Binance Square

BeIncrypto TR

image
認証済みクリエイター
🌍 26 dilde Son Dakika Haberler ve Tarafsız Analiz!
0 フォロー
78 フォロワー
296 いいね
6 共有
コンテンツ
·
--
Ethereum Balina’ları Ocak’ta Alım ve Satış Arasında BölündüBalinalar, 2026 Ocak ayının sonunda Ethereum’u (ETH) ikiye bölüyor! Zincir üstü veriler, büyük yatırımcıların bir yandan sermaye rotasyonu yaptığı, diğer yandan düşüşte ETH biriktirdiğini gösteriyor. Uzun vadeli pozisyon alanlarla, kar amaçlı satış yapanlar arasında resmen halat çekme yarışı başladı. Bu zıtlık da lider altcoin’in üzerinde süren baskının tam ortasında yaşanıyor. Piyasanın ikinci en büyük kripto parası geçen hafta %10’dan fazla değer kaybetti. Ocak Ayı Piyasa Baskısında Ethereum Balina’ları Ne Yapıyor? BeInCrypto Markets verileri Ethereum’un 2026 yılının başındaki tüm kazançlarını sildiğini ortaya koydu. Piyasanın ikinci büyüğü yıl başından bugüne neredeyse %5 düşmüş durumda ve 3.000 dolar seviyesinin altında zorlanmaya devam ediyor. Yazı hazırlandığı sırada Ethereum 2.863,66 dolar seviyesinden işlem görüyordu ve son 24 saatte %2,69 değer kaybetmişti. Ethereum (ETH) Fiyat Performansı. Kaynak: BeInCrypto Markets Böyle bir ortamda balina davranışlarında gözle görülür bir ayrışma yaşanıyor. Toplama tarafında, Lookonchain’in raporuna göre OTC balina adresi 0xFB7 tam 20.000 ETH’lik alım yaptı—toplamda 56,13 milyon dolar değerinde. Son beş günde aynı balina toplamda 70.013 ETH toplayarak yaklaşık 203,6 milyon dolar değerinde varlığa ulaştı. Aslında bu birikim trendi yeni bir olay değil. Daha önce BeInCrypto tarafından bildirildiği gibi, geçen hafta Ethereum balinaları tek bir günde 350.000’den fazla ETH eklemişti. Ayrıca CryptoQuant verileri, Ethereum’un kripto para borsası rezervlerinin düşmeye devam ettiğini gösteriyor. Bu durum satış tarafındaki arzın azaldığına ve büyük yatırımcıların ETH’lerini kripto para borsası dışına çekip uzun vadeli cüzdanlara aktardığına işaret ediyor. Ancak bir yandan da balinalar arasında sermaye rotasyonu dikkat çekiyor. Eski ABD Başkanı Trump’ın desteklediği DeFi projesi World Liberty Financial da pozisyonunu Bitcoin’den (BTC) Ethereum’a kaydırdı: 93,77 WBTC (8,08 milyon dolar) satıp karşılığında 2.868 ETH aldı. Bir diğer balina adresi olan 0xeA00 ise 120 BTC’yi (10,68 milyon dolar) sattı ve buradan elde ettiğiyle 3.623 ETH’ye geçti. Yine de her balina işlemi yükseliş yönlü sinyal vermiyor. Uzun süredir inaktif olan bir Ethereum balina cüzdanı 0xb5Ab, tam 9 yılın ardından Gemini’ye 50.000 ETH (145,25 milyon dolar) yatırdı. Analist EmberCN şu açıklamada bulundu: ‘Bu adres 9 yıl önce, ETH fiyatı yaklaşık 90 dolar seviyesindeyken Bitfinex’ten 135.000 ETH (12,17 milyon dolar) çekmişti. O günden bu yana fiyat tam 32 kat arttı. Bugün 50.000 ETH’yi transfer ettikten sonra bile cüzdanında hâlâ 85.000 ETH (244 milyon dolar) bulunuyor’ dedi. Büyük miktarda kripto para borsasına transfer, uzun vadeli yatırımcıların kar realize etmeye, portföylerini yeniden dengelemeye veya sermaye aktarmaya hazırlandığı endişesini artırıyor. Lookonchain ayrıca “yüksekten al, düşükten sat” balinası olarak işaretlenen 0x3c9E adresinin satışlarını da öne çıkardı. Son üç günde bu cüzdan, ortalama 2.912 dolar seviyesinden tam 5.500 ETH satarak yaklaşık 16,02 milyon dolar elde etti. İlginç olan; aynı adres sadece beş gün önce, yani daha yüksek seviyeden (yaklaşık 2.984 dolar) 2.000 ETH satın almıştı. Ethereum ağındaki hareketlilik güçlü temellere işaret ediyor Balina hareketleri karışık, fiyatlar ise durgun seyrediyor. Ama bir de Ethereum ağında dikkatleri çeken bir gelişme var: Zincir üstü metrikler yükseliş yönlü sinyal veriyor! CryptoOnchain’in açıkladığına göre Ethereum ağında 7 günlük basit hareketli ortalamaya göre aktif adres sayısı tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 718.000’e çıktı. İlgili paylaşımda şu ifadeler yer aldı: ‘Grafik, fiyat hareketiyle ağ aktivitesi arasında net bir yükseliş ayrışmasını öne çıkarıyor. Ethereum (ETH) fiyatı bir fiyat durgunluğu aşamasında olsa da, aktif katılımcı sayısı adeta uçuşa geçti’ denildi. CryptoOnchain bunun, devam eden volatiliteye rağmen Ethereum’un temel ağ aktivitesi ve kullanımının güçlü kaldığını gösterdiğini vurguladı. Analize göre geçmişte benzer ayrışmalar, yükseliş ivmesi için sinyal işlevi gördü. Analist ayrıca ‘İster Katman 2’nin benimsenmesi, ister canlanan DeFi hareketi, isterse yeni bireysel yatırımcı ilgisiyle oluşsun; veriler ağın hâlâ canlı olduğunu gösteriyor. Piyasa çok yakında bu rekor kıran temel büyümeyi fiyatlamaya başlayabilir’ dedi. Teknik tarafta da analistler, Ethereum’un yükselişe hazır olduğuna işaret eden birkaç sinyale dikkat çekiyor. Rekor seviyedeki aktif kullanıcılar, kripto para borsası rezervlerindeki azalma ve teknik sinyallerin birleşimi, Ethereum için güçlü bir tablo ortaya koyuyor. Ancak genel kripto para piyasası eğilimleri ve makro koşullar, büyük bir hareketin zamanlamasını etkileyebilir.

Ethereum Balina’ları Ocak’ta Alım ve Satış Arasında Bölündü

Balinalar, 2026 Ocak ayının sonunda Ethereum’u (ETH) ikiye bölüyor! Zincir üstü veriler, büyük yatırımcıların bir yandan sermaye rotasyonu yaptığı, diğer yandan düşüşte ETH biriktirdiğini gösteriyor. Uzun vadeli pozisyon alanlarla, kar amaçlı satış yapanlar arasında resmen halat çekme yarışı başladı.

Bu zıtlık da lider altcoin’in üzerinde süren baskının tam ortasında yaşanıyor. Piyasanın ikinci en büyük kripto parası geçen hafta %10’dan fazla değer kaybetti.

Ocak Ayı Piyasa Baskısında Ethereum Balina’ları Ne Yapıyor?

BeInCrypto Markets verileri Ethereum’un 2026 yılının başındaki tüm kazançlarını sildiğini ortaya koydu. Piyasanın ikinci büyüğü yıl başından bugüne neredeyse %5 düşmüş durumda ve 3.000 dolar seviyesinin altında zorlanmaya devam ediyor.

Yazı hazırlandığı sırada Ethereum 2.863,66 dolar seviyesinden işlem görüyordu ve son 24 saatte %2,69 değer kaybetmişti.

Ethereum (ETH) Fiyat Performansı. Kaynak: BeInCrypto Markets

Böyle bir ortamda balina davranışlarında gözle görülür bir ayrışma yaşanıyor. Toplama tarafında, Lookonchain’in raporuna göre OTC balina adresi 0xFB7 tam 20.000 ETH’lik alım yaptı—toplamda 56,13 milyon dolar değerinde.

Son beş günde aynı balina toplamda 70.013 ETH toplayarak yaklaşık 203,6 milyon dolar değerinde varlığa ulaştı. Aslında bu birikim trendi yeni bir olay değil.

Daha önce BeInCrypto tarafından bildirildiği gibi, geçen hafta Ethereum balinaları tek bir günde 350.000’den fazla ETH eklemişti. Ayrıca CryptoQuant verileri, Ethereum’un kripto para borsası rezervlerinin düşmeye devam ettiğini gösteriyor.

Bu durum satış tarafındaki arzın azaldığına ve büyük yatırımcıların ETH’lerini kripto para borsası dışına çekip uzun vadeli cüzdanlara aktardığına işaret ediyor. Ancak bir yandan da balinalar arasında sermaye rotasyonu dikkat çekiyor.

Eski ABD Başkanı Trump’ın desteklediği DeFi projesi World Liberty Financial da pozisyonunu Bitcoin’den (BTC) Ethereum’a kaydırdı: 93,77 WBTC (8,08 milyon dolar) satıp karşılığında 2.868 ETH aldı. Bir diğer balina adresi olan 0xeA00 ise 120 BTC’yi (10,68 milyon dolar) sattı ve buradan elde ettiğiyle 3.623 ETH’ye geçti.

Yine de her balina işlemi yükseliş yönlü sinyal vermiyor. Uzun süredir inaktif olan bir Ethereum balina cüzdanı 0xb5Ab, tam 9 yılın ardından Gemini’ye 50.000 ETH (145,25 milyon dolar) yatırdı.

Analist EmberCN şu açıklamada bulundu: ‘Bu adres 9 yıl önce, ETH fiyatı yaklaşık 90 dolar seviyesindeyken Bitfinex’ten 135.000 ETH (12,17 milyon dolar) çekmişti. O günden bu yana fiyat tam 32 kat arttı. Bugün 50.000 ETH’yi transfer ettikten sonra bile cüzdanında hâlâ 85.000 ETH (244 milyon dolar) bulunuyor’ dedi.

Büyük miktarda kripto para borsasına transfer, uzun vadeli yatırımcıların kar realize etmeye, portföylerini yeniden dengelemeye veya sermaye aktarmaya hazırlandığı endişesini artırıyor.

Lookonchain ayrıca “yüksekten al, düşükten sat” balinası olarak işaretlenen 0x3c9E adresinin satışlarını da öne çıkardı. Son üç günde bu cüzdan, ortalama 2.912 dolar seviyesinden tam 5.500 ETH satarak yaklaşık 16,02 milyon dolar elde etti. İlginç olan; aynı adres sadece beş gün önce, yani daha yüksek seviyeden (yaklaşık 2.984 dolar) 2.000 ETH satın almıştı.

Ethereum ağındaki hareketlilik güçlü temellere işaret ediyor

Balina hareketleri karışık, fiyatlar ise durgun seyrediyor. Ama bir de Ethereum ağında dikkatleri çeken bir gelişme var: Zincir üstü metrikler yükseliş yönlü sinyal veriyor! CryptoOnchain’in açıkladığına göre Ethereum ağında 7 günlük basit hareketli ortalamaya göre aktif adres sayısı tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 718.000’e çıktı.

İlgili paylaşımda şu ifadeler yer aldı: ‘Grafik, fiyat hareketiyle ağ aktivitesi arasında net bir yükseliş ayrışmasını öne çıkarıyor. Ethereum (ETH) fiyatı bir fiyat durgunluğu aşamasında olsa da, aktif katılımcı sayısı adeta uçuşa geçti’ denildi.

CryptoOnchain bunun, devam eden volatiliteye rağmen Ethereum’un temel ağ aktivitesi ve kullanımının güçlü kaldığını gösterdiğini vurguladı. Analize göre geçmişte benzer ayrışmalar, yükseliş ivmesi için sinyal işlevi gördü.

Analist ayrıca ‘İster Katman 2’nin benimsenmesi, ister canlanan DeFi hareketi, isterse yeni bireysel yatırımcı ilgisiyle oluşsun; veriler ağın hâlâ canlı olduğunu gösteriyor. Piyasa çok yakında bu rekor kıran temel büyümeyi fiyatlamaya başlayabilir’ dedi.

Teknik tarafta da analistler, Ethereum’un yükselişe hazır olduğuna işaret eden birkaç sinyale dikkat çekiyor.

Rekor seviyedeki aktif kullanıcılar, kripto para borsası rezervlerindeki azalma ve teknik sinyallerin birleşimi, Ethereum için güçlü bir tablo ortaya koyuyor. Ancak genel kripto para piyasası eğilimleri ve makro koşullar, büyük bir hareketin zamanlamasını etkileyebilir.
Bitcoin Fiyat Tahmini: 78.000 Dolar Riski Sürüyor, Ancak Yorgun Satıcı’lar Yükseliş Umudu VeriyorBitcoin son 24 saatte yüzde 1’den biraz fazla değer kaybediyor ama aslında asıl mesele günlük fiyat hareketi değil. Hafta sonunda Bitcoin fiyatı, düşüş yönlü bir kırılım tehlikesiyle karşı karşıya kaldıktan sonra kısa vadeli bir toparlanma yaşadı. Birkaç gündür teknik bir sinyal oluşuyordu ve şimdi zincir üstü veriler satış baskısının azaldığına işaret ediyor. Ancak önemli riskler hala masada. Artık Bitcoin’in istikrara kavuşup kavuşmayacağı ya da 78.000 dolara doğru sarkıp sarkmayacağı, BTC fiyatının bazı kritik seviyelerde nasıl hareket edeceğine bağlı. Çöküş Bölgesi Yakınında Satış Baskısı Azalırken Rebound Başladı Bitcoin hâlâ günlük grafikte bir baş ve omuzlar formasyonu içinde hareket ediyor. Bu yapı genellikle fiyat boyun çizgisinin altına sarktığında düşüş trendinin habercisi oluyor. Bitcoin tarafında bu boyun çizgisi, 86.100 dolar civarında bulunuyor. 25 Ocak’ta BTC kısa süreliğine bu bölgeye iğne attı fakat ardından toparladı. Buradaki desteğin altında net bir günlük kapanış, yaklaşık %10’luk bir düzeltmeyi tetikleyebilir. Ancak bu toparlanma, önemli bir momentum sinyaliyle desteklendi. 18 Aralık ile 25 Ocak arasında Bitcoin fiyatı daha yüksek bir dip oluştururken Göreceli Güç Endeksi (RSI) ise daha düşük bir dip yaptı. RSI, son kazançları ve kayıpları karşılaştırarak momentumu ölçer. Fiyat yüksek kalırken RSI zayıflıyorsa, çoğu zaman satış baskısının azaldığına işaret eder. Bu durum, ‘gizli yükseliş yönlü ayrışma’ olarak bilinir ve genelde kısa vadeli toparlanmaların, trend dönüşlerinden önce geldiğini gösterir. Zayıf BTC Fiyat Yapısı: TradingView Buna benzer token analizlerini merak ediyorsan Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsin. Zincir üstü veriler satış baskısındaki bu soğumayı doğruluyor. Spent Coins Age Band, yani farklı yaş gruplarındaki coin’lerin zincir üstü hareketlerini izleyen metrik, son günlerde sert düşüş gösterdi. Bu metrikte hareket eden coin miktarı yaklaşık 27.000’den 7.690’a kadar geriledi; bu da yaklaşık %72’lik bir düşüş demek. Yani piyasada daha az coin hareket ediyorsa, daha az holder satış yapıyor demektir. Bu durum RSI sinyaliyle de birebir örtüşüyor ve Bitcoin fiyatının neden ani bir kırılma yerine sıçrama yaşadığını açıklıyor. Coin Aktivitesinde Düşüş: Santiment Fakat satış baskısının azalması tek başına bu Bitcoin fiyat tahmininde güvenli bir ortam anlamına gelmiyor. Tam olarak burada sıradaki risk gündeme geliyor. ETF Çıkışları ve Kâğıt Kârlar: Aşağı Yönlü Risk Hala Devam Ediyor Satıcılar yoruluyor gibi gözükse de alıcıların henüz güçlü bir şekilde devreye girdiği söylenemez. Bitcoin spot ETF’ler, birkaç gün üst üste net çıkış kaydetti. Devam eden çıkışlar, kurumsal talebin hâlâ düşük olduğunu gösteriyor. Tarihte de ETF desteğiyle gelmeyen sıçramalar genellikle kalıcı rallilere dönüşemeden sönümleniyor. Negatif ETF Akışı: SoSo Value Kar dinamiklerinde de işler hâlâ istenen seviyeye gelmiş değil. Net Realized Profit/Loss (NUPL) metriği, holder’ların ortalama olarak ne kadar kârda ya da zararda olduğunu gösteriyor. Yüksek NUPL seviyesi, daha fazla holder’ın kârda olduğunu ve potansiyel olarak satış yapabileceğini ima ediyor. Bitcoin NUPL şu anda 0,35 civarında; bu da hala kapitülasyon bölgesinin oldukça üzerinde. BTC için Hâlâ Yüksek NUPL: Glassnode Daha önceki yerel dipler, NUPL değerinin 0,33–0,34 civarına gerilediği kasım sonu ve aralık ortasında oluştu. Şu anda NUPL hala bu seviyelerin üzerinde olduğu için, kalıcı bir dip oluşmadan önce bir miktar daha kar satışlarının yaşanabileceğini gösteriyor. Kripto analiz şirketi Alphractal, BTC’deki NUPL riskine dikkat çekiyor: Özetle satıcılar yavaşlıyor olsa da henüz tamamen piyasadan çekilmiş değiller. Bu nedenle önümüzdeki direnç bölgeleri fazlasıyla önemli hale geldi. Bitcoin Fiyat Tahminini Cost-Basis Duvarları Açıklıyor BTC fiyatındaki bu toparlanma nereye kadar devam edebilir diye merak edenler için, maliyet-bazlı veriler ışık tutuyor. Maliyet tabanlı bir ısı haritası, geçmişte büyük miktarda Bitcoin alımının gerçekleştiği fiyat seviyelerini gösteriyor. Bu bölgeler genellikle direnç görevi görüyor çünkü eldeki coin’leri olanlar, BTC fiyatı başa baş seviyelerine gelince satış yapmayı tercih ediyor. Grafikte özellikle vurgulanan, en güçlü direnç duvarı 90.168 dolar ile 90.591 dolar arasında yer alıyor ve 90.550 dolar civarında yoğunlaşıyor. BTC’deki toparlanma ivmesinin önündeki ilk büyük engel tam da burası. Key BTC Cluster: Glassnode Bitcoin 90.550 doların üzerine tırmanırsa sıradaki kritik seviye 91.210 dolar olacak. Bu seviyenin kalıcı olarak aşılması, daha önce öne çıkan baş-omuz formasyonundaki sağ omuzun kırılması anlamına gelir ve düşüş yönlü görünümü önemli ölçüde zayıflatır. Ancak Bitcoin 97.930 dolar bölgesini net şekilde geri almadıkça genel yapı tamamen nötr hale gelmiyor. O zamana kadar bu formasyonun kırılgan kaldığını söylemek mümkün. Bitcoin Fiyat Analizi: TradingView Öte yandan aşağı yönde riskler hâlâ masada. Bitcoin fiyatının günlük kapanışla birlikte 86.100–85.900 dolar aralığının altına sarkması halinde, yaşanan geri çekilmenin teyit edildiğini göreceğiz. Bu senaryoda 78.000 dolara kadar düşüş yolu yeniden açılır ve bu, formasyonun tam düşüş hedefiyle birebir örtüşür. Yani formasyonun boyun çizgisinden %10, güncel BTC fiyatından ise %11’in üzerinde bir düşüş anlamına geliyor.

Bitcoin Fiyat Tahmini: 78.000 Dolar Riski Sürüyor, Ancak Yorgun Satıcı’lar Yükseliş Umudu Veriyor

Bitcoin son 24 saatte yüzde 1’den biraz fazla değer kaybediyor ama aslında asıl mesele günlük fiyat hareketi değil. Hafta sonunda Bitcoin fiyatı, düşüş yönlü bir kırılım tehlikesiyle karşı karşıya kaldıktan sonra kısa vadeli bir toparlanma yaşadı.

Birkaç gündür teknik bir sinyal oluşuyordu ve şimdi zincir üstü veriler satış baskısının azaldığına işaret ediyor. Ancak önemli riskler hala masada. Artık Bitcoin’in istikrara kavuşup kavuşmayacağı ya da 78.000 dolara doğru sarkıp sarkmayacağı, BTC fiyatının bazı kritik seviyelerde nasıl hareket edeceğine bağlı.

Çöküş Bölgesi Yakınında Satış Baskısı Azalırken Rebound Başladı

Bitcoin hâlâ günlük grafikte bir baş ve omuzlar formasyonu içinde hareket ediyor. Bu yapı genellikle fiyat boyun çizgisinin altına sarktığında düşüş trendinin habercisi oluyor.

Bitcoin tarafında bu boyun çizgisi, 86.100 dolar civarında bulunuyor. 25 Ocak’ta BTC kısa süreliğine bu bölgeye iğne attı fakat ardından toparladı. Buradaki desteğin altında net bir günlük kapanış, yaklaşık %10’luk bir düzeltmeyi tetikleyebilir.

Ancak bu toparlanma, önemli bir momentum sinyaliyle desteklendi.

18 Aralık ile 25 Ocak arasında Bitcoin fiyatı daha yüksek bir dip oluştururken Göreceli Güç Endeksi (RSI) ise daha düşük bir dip yaptı. RSI, son kazançları ve kayıpları karşılaştırarak momentumu ölçer. Fiyat yüksek kalırken RSI zayıflıyorsa, çoğu zaman satış baskısının azaldığına işaret eder. Bu durum, ‘gizli yükseliş yönlü ayrışma’ olarak bilinir ve genelde kısa vadeli toparlanmaların, trend dönüşlerinden önce geldiğini gösterir.

Zayıf BTC Fiyat Yapısı: TradingView

Buna benzer token analizlerini merak ediyorsan Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsin.

Zincir üstü veriler satış baskısındaki bu soğumayı doğruluyor.

Spent Coins Age Band, yani farklı yaş gruplarındaki coin’lerin zincir üstü hareketlerini izleyen metrik, son günlerde sert düşüş gösterdi. Bu metrikte hareket eden coin miktarı yaklaşık 27.000’den 7.690’a kadar geriledi; bu da yaklaşık %72’lik bir düşüş demek. Yani piyasada daha az coin hareket ediyorsa, daha az holder satış yapıyor demektir. Bu durum RSI sinyaliyle de birebir örtüşüyor ve Bitcoin fiyatının neden ani bir kırılma yerine sıçrama yaşadığını açıklıyor.

Coin Aktivitesinde Düşüş: Santiment

Fakat satış baskısının azalması tek başına bu Bitcoin fiyat tahmininde güvenli bir ortam anlamına gelmiyor. Tam olarak burada sıradaki risk gündeme geliyor.

ETF Çıkışları ve Kâğıt Kârlar: Aşağı Yönlü Risk Hala Devam Ediyor

Satıcılar yoruluyor gibi gözükse de alıcıların henüz güçlü bir şekilde devreye girdiği söylenemez.

Bitcoin spot ETF’ler, birkaç gün üst üste net çıkış kaydetti. Devam eden çıkışlar, kurumsal talebin hâlâ düşük olduğunu gösteriyor. Tarihte de ETF desteğiyle gelmeyen sıçramalar genellikle kalıcı rallilere dönüşemeden sönümleniyor.

Negatif ETF Akışı: SoSo Value

Kar dinamiklerinde de işler hâlâ istenen seviyeye gelmiş değil.

Net Realized Profit/Loss (NUPL) metriği, holder’ların ortalama olarak ne kadar kârda ya da zararda olduğunu gösteriyor. Yüksek NUPL seviyesi, daha fazla holder’ın kârda olduğunu ve potansiyel olarak satış yapabileceğini ima ediyor. Bitcoin NUPL şu anda 0,35 civarında; bu da hala kapitülasyon bölgesinin oldukça üzerinde.

BTC için Hâlâ Yüksek NUPL: Glassnode

Daha önceki yerel dipler, NUPL değerinin 0,33–0,34 civarına gerilediği kasım sonu ve aralık ortasında oluştu. Şu anda NUPL hala bu seviyelerin üzerinde olduğu için, kalıcı bir dip oluşmadan önce bir miktar daha kar satışlarının yaşanabileceğini gösteriyor.

Kripto analiz şirketi Alphractal, BTC’deki NUPL riskine dikkat çekiyor:

Özetle satıcılar yavaşlıyor olsa da henüz tamamen piyasadan çekilmiş değiller. Bu nedenle önümüzdeki direnç bölgeleri fazlasıyla önemli hale geldi.

Bitcoin Fiyat Tahminini Cost-Basis Duvarları Açıklıyor

BTC fiyatındaki bu toparlanma nereye kadar devam edebilir diye merak edenler için, maliyet-bazlı veriler ışık tutuyor.

Maliyet tabanlı bir ısı haritası, geçmişte büyük miktarda Bitcoin alımının gerçekleştiği fiyat seviyelerini gösteriyor. Bu bölgeler genellikle direnç görevi görüyor çünkü eldeki coin’leri olanlar, BTC fiyatı başa baş seviyelerine gelince satış yapmayı tercih ediyor.

Grafikte özellikle vurgulanan, en güçlü direnç duvarı 90.168 dolar ile 90.591 dolar arasında yer alıyor ve 90.550 dolar civarında yoğunlaşıyor. BTC’deki toparlanma ivmesinin önündeki ilk büyük engel tam da burası.

Key BTC Cluster: Glassnode

Bitcoin 90.550 doların üzerine tırmanırsa sıradaki kritik seviye 91.210 dolar olacak. Bu seviyenin kalıcı olarak aşılması, daha önce öne çıkan baş-omuz formasyonundaki sağ omuzun kırılması anlamına gelir ve düşüş yönlü görünümü önemli ölçüde zayıflatır.

Ancak Bitcoin 97.930 dolar bölgesini net şekilde geri almadıkça genel yapı tamamen nötr hale gelmiyor. O zamana kadar bu formasyonun kırılgan kaldığını söylemek mümkün.

Bitcoin Fiyat Analizi: TradingView

Öte yandan aşağı yönde riskler hâlâ masada. Bitcoin fiyatının günlük kapanışla birlikte 86.100–85.900 dolar aralığının altına sarkması halinde, yaşanan geri çekilmenin teyit edildiğini göreceğiz. Bu senaryoda 78.000 dolara kadar düşüş yolu yeniden açılır ve bu, formasyonun tam düşüş hedefiyle birebir örtüşür. Yani formasyonun boyun çizgisinden %10, güncel BTC fiyatından ise %11’in üzerinde bir düşüş anlamına geliyor.
日本は2028年までに暗号ETFに許可を与える: アジアでの競争が激化日本は、2028年までに暗号通貨取引所で取引されるファンド(ETF)への法的承認を準備しています。このステップは、アジアで二番目に大きな経済における暗号の主流受け入れにとって歴史的なターニングポイントを意味します。この進展は、日経報道に掲載されました。 税率を55%から20%に引き下げる計画があり、大手資産運用会社はすでに新製品の準備に取り掛かっています。日本は遅れて動いているとはいえ、アジアにおける断片的な暗号ETFの風景で重要なプレーヤーになる準備をしています。

日本は2028年までに暗号ETFに許可を与える: アジアでの競争が激化

日本は、2028年までに暗号通貨取引所で取引されるファンド(ETF)への法的承認を準備しています。このステップは、アジアで二番目に大きな経済における暗号の主流受け入れにとって歴史的なターニングポイントを意味します。この進展は、日経報道に掲載されました。

税率を55%から20%に引き下げる計画があり、大手資産運用会社はすでに新製品の準備に取り掛かっています。日本は遅れて動いているとはいえ、アジアにおける断片的な暗号ETFの風景で重要なプレーヤーになる準備をしています。
Kış Fırtınası Baskısı: ABD’deki Büyük Havuzlar Çekilirken Bitcoin Hashrate’i DüşüyorABD merkezli bazı büyük Bitcoin (BTC) mining havuzları, ülke genelinde elektrik şebekelerini zorlayan aşırı kış koşulları nedeniyle faaliyetlerini kısıtladı. Amerika Birleşik Devletleri’nin geniş bir bölümünü etkisi altına alan kutup soğuklarıyla birlikte, buz gibi hava sıcaklıklarının etkisiyle bu kesintiler gerçekleşiyor. Arktik Hava Bitcoin Hashrate’inde Sert Düşüşe Neden Oldu TheMinerMag‘e göre, Kuzey Amerika’da faaliyet gösteren 2 büyük Bitcoin mining havuzu birlikte ocak 2026 sonunda toplamda 110 exahash saniye (EH/s) üzerinde hash oranı azalttı. Dünyanın en büyük Bitcoin mining havuzu Foundry USA, hashrate’inde sert bir düşüş yaşadı. Geçtiğimiz hafta sonunda yaklaşık 340 EH/s seviyesinden 242 EH/s bandına kadar geriledi. Luxor’da da benzer şekilde düşüş kaydedildi; hashrate yaklaşık 45 EH/s’ten 26 EH/s seviyesine düştü. Antpool ve Binance Pool gibi diğer havuzlarda da daha küçük oranda gerilemeler görüldü. Üstelik bu rakamlar daha da aşağı çekildi. TheMinerMag şöyle yazdı: ‘Sadece FoundryUSA üzerinde Bitcoin hashrate’te cuma gününden bu yana yaklaşık 200 EH/s ya da %60 azalma var; bu da devam eden kısıtlamaya işaret ediyor. Geçici olarak blok üretimi 12 dakikaya kadar yavaşladı.’ dedi. Hashrate Index verilerine göre, Foundry halen yaklaşık 163,5 EH/s hash gücünü elinde tutuyor. Bu, lider kripto para ağının toplam hashrate’inin yaklaşık %22,59’una denk geliyor. Luxor’un payı ise %3,01 seviyesinde ve hashrate’i 21,9 EH/s’ye kadar düştü. Bitcoin Mining Pools. Kaynak: Hashrate Index Hashrate’teki yaygın düşüş, kar ve buzun yanı sıra aşırı soğuğun da etkisiyle birlikte enerji talebinde ani yükselişe denk geliyor. Birçok eyalette elektrik şebekeleri baskı altına girerken, operatörler tasarruf çağrısında bulundu. BBC‘nin aktardığına göre, kış fırtınası en az üç kişinin hayatını kaybetmesine neden olurken, yüzbinlerce evin de elektriğini kesti. Tüm ülkede okullar ve yollar kapanırken, uçuşlar da iptal edildi; Texas’tan New England’a kadar “hayati tehlike” oluşturan koşullar yaşanıyor. X’te (eski adıyla Twitter) paylaşım yapan VanEck Dijital Varlıklar Araştırma Direktörü Matthew Sigel, aşırı hava olaylarında Bitcoin mining şirketlerinin şebeke üzerindeki yükü azaltmada üstlenebileceği role dikkat çekti. Matthew Sigel, şöyle belirtti: ‘Doğudaki ABD’de kış fırtınası nedeniyle bir milyondan fazla Amerikalı elektriksiz. Bazı halka açık Bitcoin mining şirketleri, etkilenen bölgelerde kayda değer kapasiteye sahip ve CLSK, RIOT, BTDR gibi şirketler, Tennessee Valley Authority (TVA) de dahil olmak üzere kamu talep yönetimi programlarıyla esnek yük olarak hareket edecek şekilde yapılanmış durumda. Bu fırtınayla ilgili anlık kısıtlamalara dair kesin bir bilgi henüz yok ancak bu model, koşullar sıkıştığında faydasını kanıtlamıştı.’ dedi. Hashrate’teki bu düşüş aynı zamanda mining şirketlerinin rezervlerinde yaşanan azalma sürecine denk geliyor. CryptoQuant’ın verilerine göre, Bitcoin miner’ların elinde tuttuğu miktar ocak 2026’da 2010’dan bu yana en düşük seviyeye indi ve sektör genelinde artan finansal baskının altını çizdi. Sönük Bitcoin fiyatları ve artan enerji maliyetleri marjları daraltarak birçok mining şirketini zarara sürükledi. Bu nedenle bazı operatörler iş modellerini yeniden gözden geçiriyor. Bitfarms örneğinde olduğu gibi, şirket artık kaynaklarını yapay zekâ ve yüksek performanslı bilgi işlem alanlarına kaydırmaya başladı. Öte yandan mining sektöründe genel tablo hâlâ zorlu. Elektrik fiyatları eylül 2025’te kilovatsaat başına 18,07 sentle rekor kırdı ve ocaktan bu yana %10,5 arttı. BeInCrypto Trump’ın başkanı olduğu yönetimin acil bir elektrik müzayede planı hazırladığını bildirdi. Bu plana göre, teknoloji tabanlı uzun vadeli sözleşmeler yoluyla 15 milyar dolarlık yeni üretim kapasitesi hayata geçecek. Plan dahilinde yeni kapasitenin devreye alınması uzun vadede bir nebze rahatlama getirebilir. Ancak bunun etkileri hemen görülmeyecek. Özellikle şu dönemde, mining şirketleri için uygun fiyatlı enerjiye erişim ve elektrik talep yönetimi programlarına aktif katılım hayati önem taşıyor.

Kış Fırtınası Baskısı: ABD’deki Büyük Havuzlar Çekilirken Bitcoin Hashrate’i Düşüyor

ABD merkezli bazı büyük Bitcoin (BTC) mining havuzları, ülke genelinde elektrik şebekelerini zorlayan aşırı kış koşulları nedeniyle faaliyetlerini kısıtladı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin geniş bir bölümünü etkisi altına alan kutup soğuklarıyla birlikte, buz gibi hava sıcaklıklarının etkisiyle bu kesintiler gerçekleşiyor.

Arktik Hava Bitcoin Hashrate’inde Sert Düşüşe Neden Oldu

TheMinerMag‘e göre, Kuzey Amerika’da faaliyet gösteren 2 büyük Bitcoin mining havuzu birlikte ocak 2026 sonunda toplamda 110 exahash saniye (EH/s) üzerinde hash oranı azalttı.

Dünyanın en büyük Bitcoin mining havuzu Foundry USA, hashrate’inde sert bir düşüş yaşadı. Geçtiğimiz hafta sonunda yaklaşık 340 EH/s seviyesinden 242 EH/s bandına kadar geriledi.

Luxor’da da benzer şekilde düşüş kaydedildi; hashrate yaklaşık 45 EH/s’ten 26 EH/s seviyesine düştü. Antpool ve Binance Pool gibi diğer havuzlarda da daha küçük oranda gerilemeler görüldü. Üstelik bu rakamlar daha da aşağı çekildi.

TheMinerMag şöyle yazdı: ‘Sadece FoundryUSA üzerinde Bitcoin hashrate’te cuma gününden bu yana yaklaşık 200 EH/s ya da %60 azalma var; bu da devam eden kısıtlamaya işaret ediyor. Geçici olarak blok üretimi 12 dakikaya kadar yavaşladı.’ dedi.

Hashrate Index verilerine göre, Foundry halen yaklaşık 163,5 EH/s hash gücünü elinde tutuyor. Bu, lider kripto para ağının toplam hashrate’inin yaklaşık %22,59’una denk geliyor. Luxor’un payı ise %3,01 seviyesinde ve hashrate’i 21,9 EH/s’ye kadar düştü.

Bitcoin Mining Pools. Kaynak: Hashrate Index

Hashrate’teki yaygın düşüş, kar ve buzun yanı sıra aşırı soğuğun da etkisiyle birlikte enerji talebinde ani yükselişe denk geliyor. Birçok eyalette elektrik şebekeleri baskı altına girerken, operatörler tasarruf çağrısında bulundu.

BBC‘nin aktardığına göre, kış fırtınası en az üç kişinin hayatını kaybetmesine neden olurken, yüzbinlerce evin de elektriğini kesti. Tüm ülkede okullar ve yollar kapanırken, uçuşlar da iptal edildi; Texas’tan New England’a kadar “hayati tehlike” oluşturan koşullar yaşanıyor.

X’te (eski adıyla Twitter) paylaşım yapan VanEck Dijital Varlıklar Araştırma Direktörü Matthew Sigel, aşırı hava olaylarında Bitcoin mining şirketlerinin şebeke üzerindeki yükü azaltmada üstlenebileceği role dikkat çekti.

Matthew Sigel, şöyle belirtti: ‘Doğudaki ABD’de kış fırtınası nedeniyle bir milyondan fazla Amerikalı elektriksiz. Bazı halka açık Bitcoin mining şirketleri, etkilenen bölgelerde kayda değer kapasiteye sahip ve CLSK, RIOT, BTDR gibi şirketler, Tennessee Valley Authority (TVA) de dahil olmak üzere kamu talep yönetimi programlarıyla esnek yük olarak hareket edecek şekilde yapılanmış durumda. Bu fırtınayla ilgili anlık kısıtlamalara dair kesin bir bilgi henüz yok ancak bu model, koşullar sıkıştığında faydasını kanıtlamıştı.’ dedi.

Hashrate’teki bu düşüş aynı zamanda mining şirketlerinin rezervlerinde yaşanan azalma sürecine denk geliyor. CryptoQuant’ın verilerine göre, Bitcoin miner’ların elinde tuttuğu miktar ocak 2026’da 2010’dan bu yana en düşük seviyeye indi ve sektör genelinde artan finansal baskının altını çizdi.

Sönük Bitcoin fiyatları ve artan enerji maliyetleri marjları daraltarak birçok mining şirketini zarara sürükledi. Bu nedenle bazı operatörler iş modellerini yeniden gözden geçiriyor. Bitfarms örneğinde olduğu gibi, şirket artık kaynaklarını yapay zekâ ve yüksek performanslı bilgi işlem alanlarına kaydırmaya başladı.

Öte yandan mining sektöründe genel tablo hâlâ zorlu. Elektrik fiyatları eylül 2025’te kilovatsaat başına 18,07 sentle rekor kırdı ve ocaktan bu yana %10,5 arttı.

BeInCrypto Trump’ın başkanı olduğu yönetimin acil bir elektrik müzayede planı hazırladığını bildirdi. Bu plana göre, teknoloji tabanlı uzun vadeli sözleşmeler yoluyla 15 milyar dolarlık yeni üretim kapasitesi hayata geçecek.

Plan dahilinde yeni kapasitenin devreye alınması uzun vadede bir nebze rahatlama getirebilir. Ancak bunun etkileri hemen görülmeyecek. Özellikle şu dönemde, mining şirketleri için uygun fiyatlı enerjiye erişim ve elektrik talep yönetimi programlarına aktif katılım hayati önem taşıyor.
2026’da Altcoin Sezonu Neden BeklenmiyorLider kripto para Bitcoin’in dominasyonu %59 seviyesinde kalırken bu hafta 1 milyar dolar’ın üzerinde token kilit açılışı gerçekleşiyor, sermaye ise hala altcoin’lerin yanından bile geçmiyor. Piyasa yapısındaki bu köklü değişimi anlamak önemli: Nedenini açıklıyoruz. CryptoRank tarafından yayımlanan son rapor, 2026’da geniş ölçekli bir altcoin rallisinin önünü tıkayan dört temel engeli vurguluyor. Bu gelişme, yatırım stratejilerini yıllarca şekillendirebilecek bir değişime işaret ediyor. Piyasa Verileri Bitcoin’in Gücünü Gösteriyor Günümüz piyasa verileri Bitcoin’in ağırlığının sürdüğünü gösteriyor. Altcoin Season Index değeri şu anda 41 ve bu; altcoin’lerin performansının, sezonun başladığını gösteren 75 seviyesinin oldukça altında olduğunu ortaya koyuyor. Bu endeks, ilk 50 coin’in (stablecoin’ler ve varlık temelli token’lar hariç), son 90 günde Bitcoin’den daha iyi performans gösterip göstermediğini ölçüyor. Uzun vadeli göstergeler de benzer bir tablo çiziyor. Altcoin Month endeksi 49’da ve Altcoin Year endeksi ise 29’a gerilemiş durumda. Bu rakamlar, Bitcoin’in farklı zaman dilimlerinde güçlenmeye devam ettiğine işaret ediyor ve alternatif kripto para’lar için zorlukların sürdüğünü teyit ediyor. Geçmişe bakınca tablo daha netleşiyor. Piyasa, tam 122 gündür bir altcoin sezonuna girmedi ve son altcoin yılının üzerinden 1.456 gün geçti. Bu kadar uzun süredir Bitcoin’in üstün performans göstermesi, işin sadece kısa vadeli bir akım olmadığını, piyasa yapısında köklü değişimler yaşandığını gösteriyor. Altcoin sezonu denince akla ilk gelen, ilk 50 kripto para’nın en az %75’inin, 90 gün boyunca Bitcoin’den daha iyi getiri sağlaması. Binance gibi kripto para borsaları tarafından takip edilen bu kriter, şu an için karşılanamıyor ve Bitcoin’in hakimiyetini koruduğunu gözler önüne seriyor. Altcoin’lerin Büyümesini Engelleyen 4 Yapısal Bariyer CryptoRank’in analizine göre altcoin piyasasında yaşanan en büyük sıkıntı, sermayenin dağılması. Geçen yıl boyunca takip edilen token sayısı 5.8 milyon’dan 29.2 milyon’a yükselince, mevcut alım gücü çok daha fazla projeye bölündü. Bu da sektörde geniş tabanlı yükselişleri tetiklemek için gereken yoğun alımı engelledi. Sıradaki engel ise token ekonomisi. Pek çok proje piyasaya düşük dolaşımdaki arzla ancak yüksek tam seyreltilmiş değerlemeyle çıkıyor; coin’lerin büyük bölümü ise içeridekilerde ve uzun hak ediş programlarına bağlı. Token kilit açılışları başladığında ise sürekli satış baskısı oluşuyor ve piyasa talebi artsa da fiyat yükselişi zayıf kalıyor. Bir yandan da altcoin’ler, yeni yatırım araçlarıyla rekabet etmek zorunda. Memecoin’ler kısa sürede yüksek kazanç vadederek spekülatif sermayeyi buraya çekiyor; eskiden altcoin piyasasını hareketlendiren trader’lar, şimdilerde bu alanlara kaydı. Perpetual futures ve prediction market’ler de doğrudan token tutmadan, kaldıraçlı pozisyon almaya imkan tanıyor ve klasik altcoin’lerin talebini azaltıyor. Son büyük bariyer ise kurumsal sermayeden geliyor. Büyük yatırımcılar, ETH, SOL ve XRP gibi yerleşik varlıklara odaklanıyor ve çoğunlukla ETF’ler aracılığıyla pozisyon alıyor. Bu araçlar mevzuata uygunluk ve güvenlik sunuyor ancak yeni fonların büyük bölümü en büyük ve en likit kripto para’lara akıyor. Böylece orta ve küçük ölçekli altcoin’ler, doğru dürüst toplu yatırımcı ilgisi göremiyor ve toparlanmaları çok daha zorlaşıyor. 1 milyar Dolar’lık token kilit açılışı baskıyı nasıl artırıyor? Tüm bu faktörler birleşince altcoin’lerin yükselmesi için gerekli zemini iyice daraltıyor. Bireysel yatırımcıların sermayesi çok sayıda coin’e yayılırken, kurumsal fonlar ise bluechip dediğimiz büyük coin’lere odaklanıyor. Böylece orta sınıf altcoin’ler için düzenli ve güçlü bir alım dalgası oluşmuyor; üstüne bir de piyasaya sürekli yeni token arzı gelince momentum oluşturmak gittikçe zorlaşıyor. Bu ortam, geçmişe göre epey farklı. Eskiden, piyasada çok daha az token varken, sermaye ilk 100 kripto para arasında yoğunlaşır ve koordineli yükselişler daha kolay yaşanırdı. Şimdi ise piyasanın bu kadar dağılması, altcoin’ler genelinde senkronize yükseliş ihtimalini azaltıyor. Ek olarak, alternatif trading ürünlerinin yükselmesi bu tabloyu iyice pekiştiriyor. Yüksek kaldıraç sunan perpetual kontratlar ve binary prediction market’ler, volatilite ve potansiyel getiri açısından altcoin’lere çok benzer fırsatlar sunuyor, hem de direkt token sahibi olmadan ve giriş engeli olmaksızın. Yine de altcoin sezonlarının uzun süre ortalarda görünmemesi kalıcı bir “veda” anlamına gelmiyor. Geçmişte de, altcoin odaklı döngüler arasında uzun aralar olduğunu gördük ancak bu dönemin süresi gerçekten hiç olmadığı kadar uzun. Yatırımcılar şu an bu sürecin yeni bir normali mi yoksa piyasa döngülerinin şartlar değiştikçe tekrar geri mi döneceğini sorgulamak zorunda. Bekleyip göreceğiz. Ocak 2026’nın son haftasına girilirken kripto para piyasası bu yapısal engellerle mücadele etmeye devam ediyor. Önümüzdeki aylarda, altcoin’ler sermaye seyrelmesi, zorlu tokenomics, yeni rakipler ve büyük paranın lider coin’lerde toplanması sorunlarını aşacak mı, yoksa bu rüzgar tersinden mi esecek, hep birlikte göreceğiz.

2026’da Altcoin Sezonu Neden Beklenmiyor

Lider kripto para Bitcoin’in dominasyonu %59 seviyesinde kalırken bu hafta 1 milyar dolar’ın üzerinde token kilit açılışı gerçekleşiyor, sermaye ise hala altcoin’lerin yanından bile geçmiyor. Piyasa yapısındaki bu köklü değişimi anlamak önemli: Nedenini açıklıyoruz.

CryptoRank tarafından yayımlanan son rapor, 2026’da geniş ölçekli bir altcoin rallisinin önünü tıkayan dört temel engeli vurguluyor. Bu gelişme, yatırım stratejilerini yıllarca şekillendirebilecek bir değişime işaret ediyor.

Piyasa Verileri Bitcoin’in Gücünü Gösteriyor

Günümüz piyasa verileri Bitcoin’in ağırlığının sürdüğünü gösteriyor. Altcoin Season Index değeri şu anda 41 ve bu; altcoin’lerin performansının, sezonun başladığını gösteren 75 seviyesinin oldukça altında olduğunu ortaya koyuyor. Bu endeks, ilk 50 coin’in (stablecoin’ler ve varlık temelli token’lar hariç), son 90 günde Bitcoin’den daha iyi performans gösterip göstermediğini ölçüyor.

Uzun vadeli göstergeler de benzer bir tablo çiziyor. Altcoin Month endeksi 49’da ve Altcoin Year endeksi ise 29’a gerilemiş durumda. Bu rakamlar, Bitcoin’in farklı zaman dilimlerinde güçlenmeye devam ettiğine işaret ediyor ve alternatif kripto para’lar için zorlukların sürdüğünü teyit ediyor.

Geçmişe bakınca tablo daha netleşiyor. Piyasa, tam 122 gündür bir altcoin sezonuna girmedi ve son altcoin yılının üzerinden 1.456 gün geçti. Bu kadar uzun süredir Bitcoin’in üstün performans göstermesi, işin sadece kısa vadeli bir akım olmadığını, piyasa yapısında köklü değişimler yaşandığını gösteriyor.

Altcoin sezonu denince akla ilk gelen, ilk 50 kripto para’nın en az %75’inin, 90 gün boyunca Bitcoin’den daha iyi getiri sağlaması. Binance gibi kripto para borsaları tarafından takip edilen bu kriter, şu an için karşılanamıyor ve Bitcoin’in hakimiyetini koruduğunu gözler önüne seriyor.

Altcoin’lerin Büyümesini Engelleyen 4 Yapısal Bariyer

CryptoRank’in analizine göre altcoin piyasasında yaşanan en büyük sıkıntı, sermayenin dağılması. Geçen yıl boyunca takip edilen token sayısı 5.8 milyon’dan 29.2 milyon’a yükselince, mevcut alım gücü çok daha fazla projeye bölündü. Bu da sektörde geniş tabanlı yükselişleri tetiklemek için gereken yoğun alımı engelledi.

Sıradaki engel ise token ekonomisi. Pek çok proje piyasaya düşük dolaşımdaki arzla ancak yüksek tam seyreltilmiş değerlemeyle çıkıyor; coin’lerin büyük bölümü ise içeridekilerde ve uzun hak ediş programlarına bağlı. Token kilit açılışları başladığında ise sürekli satış baskısı oluşuyor ve piyasa talebi artsa da fiyat yükselişi zayıf kalıyor.

Bir yandan da altcoin’ler, yeni yatırım araçlarıyla rekabet etmek zorunda. Memecoin’ler kısa sürede yüksek kazanç vadederek spekülatif sermayeyi buraya çekiyor; eskiden altcoin piyasasını hareketlendiren trader’lar, şimdilerde bu alanlara kaydı. Perpetual futures ve prediction market’ler de doğrudan token tutmadan, kaldıraçlı pozisyon almaya imkan tanıyor ve klasik altcoin’lerin talebini azaltıyor.

Son büyük bariyer ise kurumsal sermayeden geliyor. Büyük yatırımcılar, ETH, SOL ve XRP gibi yerleşik varlıklara odaklanıyor ve çoğunlukla ETF’ler aracılığıyla pozisyon alıyor. Bu araçlar mevzuata uygunluk ve güvenlik sunuyor ancak yeni fonların büyük bölümü en büyük ve en likit kripto para’lara akıyor. Böylece orta ve küçük ölçekli altcoin’ler, doğru dürüst toplu yatırımcı ilgisi göremiyor ve toparlanmaları çok daha zorlaşıyor.

1 milyar Dolar’lık token kilit açılışı baskıyı nasıl artırıyor?

Tüm bu faktörler birleşince altcoin’lerin yükselmesi için gerekli zemini iyice daraltıyor. Bireysel yatırımcıların sermayesi çok sayıda coin’e yayılırken, kurumsal fonlar ise bluechip dediğimiz büyük coin’lere odaklanıyor. Böylece orta sınıf altcoin’ler için düzenli ve güçlü bir alım dalgası oluşmuyor; üstüne bir de piyasaya sürekli yeni token arzı gelince momentum oluşturmak gittikçe zorlaşıyor.

Bu ortam, geçmişe göre epey farklı. Eskiden, piyasada çok daha az token varken, sermaye ilk 100 kripto para arasında yoğunlaşır ve koordineli yükselişler daha kolay yaşanırdı. Şimdi ise piyasanın bu kadar dağılması, altcoin’ler genelinde senkronize yükseliş ihtimalini azaltıyor.

Ek olarak, alternatif trading ürünlerinin yükselmesi bu tabloyu iyice pekiştiriyor. Yüksek kaldıraç sunan perpetual kontratlar ve binary prediction market’ler, volatilite ve potansiyel getiri açısından altcoin’lere çok benzer fırsatlar sunuyor, hem de direkt token sahibi olmadan ve giriş engeli olmaksızın.

Yine de altcoin sezonlarının uzun süre ortalarda görünmemesi kalıcı bir “veda” anlamına gelmiyor. Geçmişte de, altcoin odaklı döngüler arasında uzun aralar olduğunu gördük ancak bu dönemin süresi gerçekten hiç olmadığı kadar uzun. Yatırımcılar şu an bu sürecin yeni bir normali mi yoksa piyasa döngülerinin şartlar değiştikçe tekrar geri mi döneceğini sorgulamak zorunda. Bekleyip göreceğiz.

Ocak 2026’nın son haftasına girilirken kripto para piyasası bu yapısal engellerle mücadele etmeye devam ediyor. Önümüzdeki aylarda, altcoin’ler sermaye seyrelmesi, zorlu tokenomics, yeni rakipler ve büyük paranın lider coin’lerde toplanması sorunlarını aşacak mı, yoksa bu rüzgar tersinden mi esecek, hep birlikte göreceğiz.
CZ’in Anı Kitabı Şubat Sonunda Geliyor: Hapishane Deneyimini Tamamen AnlatacakBinance kurucusu Changpeng “CZ” Zhao’nun uzun zamandır beklenen anı kitabı şubat ayı sonunda ya da mart ayı başında raflardaki yerini alıyor. CZ, Davos Forumunda yaptığı röportajda açıklayamadığı detayları bu kitapta paylaşacağının sözünü verdi. ‘Saklayacak bir şey yok. Tüm ayrıntılar yakında çıkacak kitapta,’ CZ 25 Ocak’ta X’te yazdı ve kitabın 4-6 hafta içerisinde yayınlanacağını doğruladı. İki Dilde Kendi Yayınını Yapmak Yaklaşık 97.000 kelimelik ve 300 sayfalık bu anı kitabı, eş zamanlı olarak İngilizce ve Çince dillerinde kendi imkanlarıyla yayınlanacak. CZ, geleneksel yayıncıları devre dışı bırakmasının sebebini zamana olan ihtiyacı olarak açıkladı. ‘Bir yayıncıyla ilerlemek çok uzun sürüyor, dağıtımda büyük katkı sunsalar da süreç fazla uzuyor’ diye belirtti. Kitaptan elde edilecek tüm gelirler hayır işlerine bağışlanacak. CZ, ‘Kitaptan para kazanmak gibi bir amacım yok’ dedi. Chinese başlığı memecoin uyarısını tetikledi CZ, 8 Ocak’ta yaptığı bir paylaşımda, kitabın Çince versiyonuna ‘币安人生’ (kabaca ‘Binance Hayatı’ ya da ‘Binance’le Bir Hayat’) ismini vermeyi düşündüğünü açıkladı. İngilizce başlık ise henüz kesinleşmedi ve çok farklı bir isimle çıkabileceğini belirtti. Memecoin ekosistemindeki gündem ifadelerinin hızla tokenize edilmesi eğilimini fark eden CZ, bu konuya önceden açıklık getirdi. ‘Tam şeffaflıkla, bunu buradan paylaşmak istiyorum ki herhangi bir sızıntı olmasın… Bu bir meme token’la ya da bir listeleme ile alakalı değil. Mem kültürünü seviyorum ve hoşuma da gidiyor. Akılda kalıcı bir kelime, benim için oldukça etkili’ diye yazdı. Kendisinin herhangi bir ‘币安人生’ memecoin’i tutmadığını ve böyle bir niyeti olmadığını net şekilde belirtti. Ancak kitabın adını son anda değiştirme hakkını saklı tuttuğunu da vurguladı. 114.000 Kelimeden Son Düzenlemeye CZ’nin anı kitabı en azından Mart 2025’ten bu yana gündemde. O dönemde CZ, ilk kez 114.000 kelimelik bir taslak yazdığını paylaşmıştı. O dönemde projenin ‘beklenenden çok daha uzun sürdüğünü’ ve tekrar yazmak için ‘3 kat daha fazla çaba gerekeceğini’ belirtmişti. O süreçte CZ, kitabın kripto para sektöründeki bazı tartışmalı olaylara da değineceğinin sinyalini vermişti. Özellikle FTX ile Terra/LUNA’nın 2022 mayısındaki çöküşü arasında bir bağlantı olabileceği iddiası bunlardan biri. Mart 2025’te, ‘Bu bölüm üzerinde çalışırken bunu düşünüyordum… Spekülasyon yapmak istemedim; dedikodular vardı fakat hiçbir zaman elle tutulur bir kanıt görmedim’ diye yazmıştı. Aylar süren düzenlemeler sonucunda nihai versiyon yaklaşık 97.000 kelimeye ve 300 sayfaya indirildi. Hapishane Detayları Dahil Bir takipçisinin, anı kitabında hapiste geçen döneme dair detaylar olup olmadığı sorusuna CZ ‘Evet, hepsi orada yer alıyor’ şeklinde yanıt verdi. Zhao, 2023 yılı sonunda ABD Kara Para Aklamayı Önleme düzenlemelerini ihlal etmekten suçunu kabul edip Binance CEO’luğundan ayrılmıştı. Kendisi Federal Correctional Institution Lompoc I’da dört ay hapis yatıp Eylül 2024’te serbest bırakıldı. Ekim 2025’te de Donald Trump’tan başkanlık affı aldı. O tarihten bu yana CZ, Binance’ın faaliyetleriyle alakalı açıklamalardan uzak durdu. Şimdi ise daha çok hayırseverlik, eğitim projeleri ve tabii kendi anı kitabı üzerinde yoğunlaşıyor. Kitap, dünyanın en büyük kripto para borsasının kuruluşundan önce, kuruluş sürecinde ve sonrasında yaşadıklarını birinci elden kapsamlı şekilde aktaracağı için heyecan yaratıyor.

CZ’in Anı Kitabı Şubat Sonunda Geliyor: Hapishane Deneyimini Tamamen Anlatacak

Binance kurucusu Changpeng “CZ” Zhao’nun uzun zamandır beklenen anı kitabı şubat ayı sonunda ya da mart ayı başında raflardaki yerini alıyor. CZ, Davos Forumunda yaptığı röportajda açıklayamadığı detayları bu kitapta paylaşacağının sözünü verdi.

‘Saklayacak bir şey yok. Tüm ayrıntılar yakında çıkacak kitapta,’ CZ 25 Ocak’ta X’te yazdı ve kitabın 4-6 hafta içerisinde yayınlanacağını doğruladı.

İki Dilde Kendi Yayınını Yapmak

Yaklaşık 97.000 kelimelik ve 300 sayfalık bu anı kitabı, eş zamanlı olarak İngilizce ve Çince dillerinde kendi imkanlarıyla yayınlanacak. CZ, geleneksel yayıncıları devre dışı bırakmasının sebebini zamana olan ihtiyacı olarak açıkladı.

‘Bir yayıncıyla ilerlemek çok uzun sürüyor, dağıtımda büyük katkı sunsalar da süreç fazla uzuyor’ diye belirtti.

Kitaptan elde edilecek tüm gelirler hayır işlerine bağışlanacak. CZ, ‘Kitaptan para kazanmak gibi bir amacım yok’ dedi.

Chinese başlığı memecoin uyarısını tetikledi

CZ, 8 Ocak’ta yaptığı bir paylaşımda, kitabın Çince versiyonuna ‘币安人生’ (kabaca ‘Binance Hayatı’ ya da ‘Binance’le Bir Hayat’) ismini vermeyi düşündüğünü açıkladı. İngilizce başlık ise henüz kesinleşmedi ve çok farklı bir isimle çıkabileceğini belirtti.

Memecoin ekosistemindeki gündem ifadelerinin hızla tokenize edilmesi eğilimini fark eden CZ, bu konuya önceden açıklık getirdi.

‘Tam şeffaflıkla, bunu buradan paylaşmak istiyorum ki herhangi bir sızıntı olmasın… Bu bir meme token’la ya da bir listeleme ile alakalı değil. Mem kültürünü seviyorum ve hoşuma da gidiyor. Akılda kalıcı bir kelime, benim için oldukça etkili’ diye yazdı.

Kendisinin herhangi bir ‘币安人生’ memecoin’i tutmadığını ve böyle bir niyeti olmadığını net şekilde belirtti. Ancak kitabın adını son anda değiştirme hakkını saklı tuttuğunu da vurguladı.

114.000 Kelimeden Son Düzenlemeye

CZ’nin anı kitabı en azından Mart 2025’ten bu yana gündemde. O dönemde CZ, ilk kez 114.000 kelimelik bir taslak yazdığını paylaşmıştı. O dönemde projenin ‘beklenenden çok daha uzun sürdüğünü’ ve tekrar yazmak için ‘3 kat daha fazla çaba gerekeceğini’ belirtmişti.

O süreçte CZ, kitabın kripto para sektöründeki bazı tartışmalı olaylara da değineceğinin sinyalini vermişti. Özellikle FTX ile Terra/LUNA’nın 2022 mayısındaki çöküşü arasında bir bağlantı olabileceği iddiası bunlardan biri.

Mart 2025’te, ‘Bu bölüm üzerinde çalışırken bunu düşünüyordum… Spekülasyon yapmak istemedim; dedikodular vardı fakat hiçbir zaman elle tutulur bir kanıt görmedim’ diye yazmıştı.

Aylar süren düzenlemeler sonucunda nihai versiyon yaklaşık 97.000 kelimeye ve 300 sayfaya indirildi.

Hapishane Detayları Dahil

Bir takipçisinin, anı kitabında hapiste geçen döneme dair detaylar olup olmadığı sorusuna CZ ‘Evet, hepsi orada yer alıyor’ şeklinde yanıt verdi.

Zhao, 2023 yılı sonunda ABD Kara Para Aklamayı Önleme düzenlemelerini ihlal etmekten suçunu kabul edip Binance CEO’luğundan ayrılmıştı. Kendisi Federal Correctional Institution Lompoc I’da dört ay hapis yatıp Eylül 2024’te serbest bırakıldı. Ekim 2025’te de Donald Trump’tan başkanlık affı aldı.

O tarihten bu yana CZ, Binance’ın faaliyetleriyle alakalı açıklamalardan uzak durdu. Şimdi ise daha çok hayırseverlik, eğitim projeleri ve tabii kendi anı kitabı üzerinde yoğunlaşıyor. Kitap, dünyanın en büyük kripto para borsasının kuruluşundan önce, kuruluş sürecinde ve sonrasında yaşadıklarını birinci elden kapsamlı şekilde aktaracağı için heyecan yaratıyor.
Altın İlk Kez 5.000 Dolar’a Ulaştı: Paniğin Arkasındaki Üç RiskAltın ilk kez ons başına 5.000 doları aşıyor. Sadece ocak ayında fiyatlar 650 doların üzerinde artıyor. Geçtiğimiz haftaki %8,5’lik yükseliş, dolar bazında tarihin en büyük haftalık artışı olarak kayıtlara geçti. Oransal olarak da, pandemi paniğinin yaşandığı Mart 2020’den bu yana en sert haftalık yükselişe imza atıldı. Gümüş de 100 dolar seviyesini aşarak bu yıl %44 yükseldi. Piyasalar üçlü bir tehdide karşı alarmda: ABD-Kanada-Çin arasında tarifelerin tırmanması, potansiyel yen müdahalesi ve ABD’de hükümetin kapanma riskinin artmasıyla güvenli limanlara yönelim hızlanıyor. Altın Rallisi Güven Erozyonuna İşaret Ediyor TD Securities stratejisti Daniel Ghali, Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada altındaki rallinin küresel finans sistemine olan güvenle ilgili soru işaretlerinden kaynaklandığını söylüyor. Ghali, güvenin sarsıldığını ama tamamen kaybolmadığını belirtiyor ve ekliyor: Eğer bu güven tamamen yıkılırsa yükseliş daha da uzun sürebilir. Altındaki sert yükselişi birden fazla etken tetikliyor. Lider kripto para olan dolar, Trump’ın Venezuela’ya müdahalesi, Fed Başkanı Jerome Powell üzerindeki baskı ve Grönland’la ilgili tarife tehditleriyle zayıfladı. Fed’in faiz indirimleriyle Hazine tahvilleri ve para piyasası fonlarında getiriler düştü, altının fırsat maliyeti iyice azaldı. Çin 14 aydır üst üste altın almaya devam ederken, Polonya Merkez Bankası da yeni bir büyük alıma onay verdi. Döngüsel olarak düzeltilmiş F/K oranları, borsadaki değerlemelerin 2000 yılındaki dot-com balonundan bu yana en yüksek seviyelere ulaştığını gösteriyor. Yatırımcılar alternatif varlıklara yöneliyor. Piyasaların Takip Ettiği Üç Büyük Risk Altına yönelişin ötesinde, yatırımcıların bu hafta tedirginliğini artıran üç temel katalizör öne çıkıyor. ABD-Kanada-Çin Gümrük Vergisi Çatışması Başkan Trump, Kanada’nın Çin ile serbest ticaret anlaşmasına yönelmesi halinde %100 tarife uygulayacağını açıkladı. Kanada Başbakanı Mark Carney ise derhal karşılık verdi ve Çin’le böyle bir anlaşma planlarının olmadığını duyurdu. Carney, ‘ABD ve Meksika ile yapılan serbest ticaret anlaşmasında, önceden haber verilmeden piyasa dışı ekonomilerle serbest ticaret anlaşmalarının imzalanmaması taahhüdü var. Çin’le ya da diğer piyasa dışı ekonomilerle böyle bir niyetimiz yok’ dedi. Kanada’nın yaptığı ise Çin’in misilleme tarifelerine cevap olarak sınırlı bir anlaşmaya varmak oldu. 2024’te Kanada da ABD’yi takip ederek Çinli elektrikli araçlara %100, çelik ve alüminyuma %25 tarife uyguladı. Çin ise karşılık olarak Kanada kanola yağına %100, domuz eti ve deniz ürünlerine %25 tarife getirdi. Şimdi Kanada, yıllık 49.000 araç kotasıyla (toplam satışın yaklaşık %3’ü) EV tarifesini %6,1’e indirdi. Sorun şu: Trump bunu ‘tarihin en kötü anlaşmalarından biri’ olarak niteledi ve hafta sonu boyunca baskıyı sürdürdü. Hazine Bakanı Scott Bessent ise ABC ekranlarında, ‘Kanada’nın Çin’in ucuz mallarını ABD’ye akıtan bir geçit olmasına izin veremeyiz’ dedi. Trump sosyal medyada Kanada ile de dalga geçti; ‘Çin, bir zamanlar Büyük Kanada ülkesini tamamen ve başarıyla ele geçiriyor. Bunu görmek çok üzücü. Umarım en azından buz hokeyini rahat bırakırlar!’ paylaşımı piyasada pazartesi günü Kanada ve Çin’in birlikte karşılık verme olasılığına dair tedirginliği artırdı. Yen Müdahale Tehdidi Yen, dolar karşısında %0,7 değer kazandı ve 154,58’e yükseldi. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, ‘anormal hareketlere’ karşı önlem alınabileceği uyarısında bulundu. New York Merkez Bankası’nın finans kuruluşlarına yen döviz kuru sorusu yönelttiği haberleri de gündeme geldi. Piyasa bu sinyali ABD’nin Japonya’ya döviz müdahalesinde destek olabileceği şeklinde yorumladı. Miller Tabak’ın baş piyasa stratejisti Matt Maley, Bloomberg’e verdiği demeçte, yen için yapılacak müdahale girişimlerinin çoğunun sadece uzun vadeli faizleri yukarı çekebileceğini ve Japon yetkililerin elini kolunu bağladığını dile getirdi. Yen, carry trade işlemleri için başlıca fonlama para birimi işlevi görüyor. Gerçek bir müdahale, yen üzerinden açılan işlemlerin hızla kapanmasına neden olarak riskli varlıklarda volatilitenin tırmanmasına yol açabilir. ABD Hükümet Kapatma İhtimali Artıyor 31 Ocak’ta süresi dolacak bütçe anlaşması yeniden gündeme oturdu. Kalshi tahmin platformlarına göre hükümetin kapanma ihtimali %78,5’e kadar fırladı. Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer, başta Minnesota’da iki sivilin Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza ajanları tarafından öldürülmesi olmak üzere yaşananlardan ötürü İç Güvenlik Bakanlığı bütçe tasarısına Demokratların karşı çıkacağını duyurdu. 12 yıllık bütçe tasarısının altısı yasalaştı ancak kalan altı kalemin geçmesi için Cumhuriyetçilerin Demokratların desteğine ihtiyacı var. Bütçe Komisyonu’ndaki en üst düzey Demokrat olan Senatör Patty Murray, daha önce destek çağrısı yaptığı tasarı hakkında geri adım attı ve ‘federal ajanlar göz göre göre insan öldürüyorsa ve cezasız kalıyorsa buna onay veremeyiz’ dedi. Ekim ayında yaşanan 43 günlük kapanmanın aksine, Adalet, Ticaret, İçişleri ve Tarım gibi bazı bakanlıklar için tam yıl bütçesi zaten hazır. Bu yüzden tamamen bir kapanma olasılığı düşüşte. Ancak diğer devlet hizmetlerinde aksaklıklar yaşanabilir. Üstelik Senato’ya da kar yağışı nedeniyle salıdan önce dönülmesi beklenmiyor. Bu Haftanın Önemli Gelişmeleri ve Olası Etkileri Fed’in Açık Piyasa Komitesi (FOMC) kararı 29 Ocak’ta açıklanacak. Beklenti faizlerin sabit tutulması yönünde. Ancak Trump sürekli olarak faiz indirimi talebinde bulunuyor. Powell’ın yerine kendi adayını açıklayacağını duyurması ise belirsizliği bir kat daha artırıyor. ABD’de bütçe 31 Ocak’ta sona eriyor ve Japonya’da seçimler 8 Şubat’ta. Ayrıca Microsoft ve Tesla gibi devler de bu hafta bilanço açıklayacak. Hafta sonu Bitcoin işlem hacmindeki sert artış, yatırımcıların paniğe kapıldığını gösteriyor. ABD borsası daha açılmadan üç büyük risk birden üst üste geldi ve Trump’ın tarife tehditleri yine piyasaların sinirini iyice bozdu. Eğer geçmişteki döngü tekrar ederse, olumsuz piyasa tepkisiyle birlikte Tarife Açıklamasının İptali (TACO) da gündeme gelebilir. Ancak o zamana dek volatilite kaçınılmaz görünüyor. Altın ve gümüşte görülen tarihi zirveler net bir mesaj veriyor: Piyasalar güvenli liman arayışında.

Altın İlk Kez 5.000 Dolar’a Ulaştı: Paniğin Arkasındaki Üç Risk

Altın ilk kez ons başına 5.000 doları aşıyor. Sadece ocak ayında fiyatlar 650 doların üzerinde artıyor. Geçtiğimiz haftaki %8,5’lik yükseliş, dolar bazında tarihin en büyük haftalık artışı olarak kayıtlara geçti. Oransal olarak da, pandemi paniğinin yaşandığı Mart 2020’den bu yana en sert haftalık yükselişe imza atıldı. Gümüş de 100 dolar seviyesini aşarak bu yıl %44 yükseldi.

Piyasalar üçlü bir tehdide karşı alarmda: ABD-Kanada-Çin arasında tarifelerin tırmanması, potansiyel yen müdahalesi ve ABD’de hükümetin kapanma riskinin artmasıyla güvenli limanlara yönelim hızlanıyor.

Altın Rallisi Güven Erozyonuna İşaret Ediyor

TD Securities stratejisti Daniel Ghali, Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada altındaki rallinin küresel finans sistemine olan güvenle ilgili soru işaretlerinden kaynaklandığını söylüyor. Ghali, güvenin sarsıldığını ama tamamen kaybolmadığını belirtiyor ve ekliyor: Eğer bu güven tamamen yıkılırsa yükseliş daha da uzun sürebilir.

Altındaki sert yükselişi birden fazla etken tetikliyor. Lider kripto para olan dolar, Trump’ın Venezuela’ya müdahalesi, Fed Başkanı Jerome Powell üzerindeki baskı ve Grönland’la ilgili tarife tehditleriyle zayıfladı. Fed’in faiz indirimleriyle Hazine tahvilleri ve para piyasası fonlarında getiriler düştü, altının fırsat maliyeti iyice azaldı.

Çin 14 aydır üst üste altın almaya devam ederken, Polonya Merkez Bankası da yeni bir büyük alıma onay verdi. Döngüsel olarak düzeltilmiş F/K oranları, borsadaki değerlemelerin 2000 yılındaki dot-com balonundan bu yana en yüksek seviyelere ulaştığını gösteriyor. Yatırımcılar alternatif varlıklara yöneliyor.

Piyasaların Takip Ettiği Üç Büyük Risk

Altına yönelişin ötesinde, yatırımcıların bu hafta tedirginliğini artıran üç temel katalizör öne çıkıyor.

ABD-Kanada-Çin Gümrük Vergisi Çatışması

Başkan Trump, Kanada’nın Çin ile serbest ticaret anlaşmasına yönelmesi halinde %100 tarife uygulayacağını açıkladı. Kanada Başbakanı Mark Carney ise derhal karşılık verdi ve Çin’le böyle bir anlaşma planlarının olmadığını duyurdu.

Carney, ‘ABD ve Meksika ile yapılan serbest ticaret anlaşmasında, önceden haber verilmeden piyasa dışı ekonomilerle serbest ticaret anlaşmalarının imzalanmaması taahhüdü var. Çin’le ya da diğer piyasa dışı ekonomilerle böyle bir niyetimiz yok’ dedi.

Kanada’nın yaptığı ise Çin’in misilleme tarifelerine cevap olarak sınırlı bir anlaşmaya varmak oldu. 2024’te Kanada da ABD’yi takip ederek Çinli elektrikli araçlara %100, çelik ve alüminyuma %25 tarife uyguladı. Çin ise karşılık olarak Kanada kanola yağına %100, domuz eti ve deniz ürünlerine %25 tarife getirdi. Şimdi Kanada, yıllık 49.000 araç kotasıyla (toplam satışın yaklaşık %3’ü) EV tarifesini %6,1’e indirdi.

Sorun şu: Trump bunu ‘tarihin en kötü anlaşmalarından biri’ olarak niteledi ve hafta sonu boyunca baskıyı sürdürdü. Hazine Bakanı Scott Bessent ise ABC ekranlarında, ‘Kanada’nın Çin’in ucuz mallarını ABD’ye akıtan bir geçit olmasına izin veremeyiz’ dedi.

Trump sosyal medyada Kanada ile de dalga geçti; ‘Çin, bir zamanlar Büyük Kanada ülkesini tamamen ve başarıyla ele geçiriyor. Bunu görmek çok üzücü. Umarım en azından buz hokeyini rahat bırakırlar!’ paylaşımı piyasada pazartesi günü Kanada ve Çin’in birlikte karşılık verme olasılığına dair tedirginliği artırdı.

Yen Müdahale Tehdidi

Yen, dolar karşısında %0,7 değer kazandı ve 154,58’e yükseldi. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, ‘anormal hareketlere’ karşı önlem alınabileceği uyarısında bulundu. New York Merkez Bankası’nın finans kuruluşlarına yen döviz kuru sorusu yönelttiği haberleri de gündeme geldi. Piyasa bu sinyali ABD’nin Japonya’ya döviz müdahalesinde destek olabileceği şeklinde yorumladı.

Miller Tabak’ın baş piyasa stratejisti Matt Maley, Bloomberg’e verdiği demeçte, yen için yapılacak müdahale girişimlerinin çoğunun sadece uzun vadeli faizleri yukarı çekebileceğini ve Japon yetkililerin elini kolunu bağladığını dile getirdi.

Yen, carry trade işlemleri için başlıca fonlama para birimi işlevi görüyor. Gerçek bir müdahale, yen üzerinden açılan işlemlerin hızla kapanmasına neden olarak riskli varlıklarda volatilitenin tırmanmasına yol açabilir.

ABD Hükümet Kapatma İhtimali Artıyor

31 Ocak’ta süresi dolacak bütçe anlaşması yeniden gündeme oturdu. Kalshi tahmin platformlarına göre hükümetin kapanma ihtimali %78,5’e kadar fırladı. Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer, başta Minnesota’da iki sivilin Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza ajanları tarafından öldürülmesi olmak üzere yaşananlardan ötürü İç Güvenlik Bakanlığı bütçe tasarısına Demokratların karşı çıkacağını duyurdu.

12 yıllık bütçe tasarısının altısı yasalaştı ancak kalan altı kalemin geçmesi için Cumhuriyetçilerin Demokratların desteğine ihtiyacı var. Bütçe Komisyonu’ndaki en üst düzey Demokrat olan Senatör Patty Murray, daha önce destek çağrısı yaptığı tasarı hakkında geri adım attı ve ‘federal ajanlar göz göre göre insan öldürüyorsa ve cezasız kalıyorsa buna onay veremeyiz’ dedi.

Ekim ayında yaşanan 43 günlük kapanmanın aksine, Adalet, Ticaret, İçişleri ve Tarım gibi bazı bakanlıklar için tam yıl bütçesi zaten hazır. Bu yüzden tamamen bir kapanma olasılığı düşüşte. Ancak diğer devlet hizmetlerinde aksaklıklar yaşanabilir. Üstelik Senato’ya da kar yağışı nedeniyle salıdan önce dönülmesi beklenmiyor.

Bu Haftanın Önemli Gelişmeleri ve Olası Etkileri

Fed’in Açık Piyasa Komitesi (FOMC) kararı 29 Ocak’ta açıklanacak. Beklenti faizlerin sabit tutulması yönünde. Ancak Trump sürekli olarak faiz indirimi talebinde bulunuyor. Powell’ın yerine kendi adayını açıklayacağını duyurması ise belirsizliği bir kat daha artırıyor. ABD’de bütçe 31 Ocak’ta sona eriyor ve Japonya’da seçimler 8 Şubat’ta. Ayrıca Microsoft ve Tesla gibi devler de bu hafta bilanço açıklayacak.

Hafta sonu Bitcoin işlem hacmindeki sert artış, yatırımcıların paniğe kapıldığını gösteriyor. ABD borsası daha açılmadan üç büyük risk birden üst üste geldi ve Trump’ın tarife tehditleri yine piyasaların sinirini iyice bozdu. Eğer geçmişteki döngü tekrar ederse, olumsuz piyasa tepkisiyle birlikte Tarife Açıklamasının İptali (TACO) da gündeme gelebilir. Ancak o zamana dek volatilite kaçınılmaz görünüyor.

Altın ve gümüşte görülen tarihi zirveler net bir mesaj veriyor: Piyasalar güvenli liman arayışında.
RAIN token yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesine (ATH) bu hafta ulaşır mı?RAIN fiyatı son 30 günde neredeyse %40 yükseliyor ve çıkış yapısının sağlamlığını koruyor. Şu anda fiyat 0,0104 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor fakat artık asıl odak noktası bu seviye değil. Aktif yükseliş yapısı, güncel seviyelerden %10’dan fazla yukarıda, 0,0110 dolar üzerinde yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesi (ATH) için işaret veriyor. Yukarı yön halen açık ancak zayıflayan momentum, iyimserliğin zirveye çıktığı noktada satıcıların piyasaya dönebileceğine işaret ediyor. Yeni Tüm Zamanların En Yüksek Seviyesi Gerçek Hedef: Satıcı’lar Hâlâ Bekliyor Aktif çıkış yapan ters omuz-baş-omuz formasyonu, 0,0110 dolar bölgesine yakın, mevcut fiyatların %10’dan fazla üzerinde yeni bir zirveye işaret ediyor. Trader’lar artık eski zirveye değil, bu hedeflenen seviyeye odaklanıyor. Şu anki fiyat durgunluğu kar alımlarıyla ilgili değil; RAIN bir sonraki yükseliş adımını atabilecek mi, asıl konu bu. RAIN Breakout Structure: TradingView Böyle analizlere mi ihtiyacınız var? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan hemen abone olabilirsiniz! Zincir üstü veriler de bu görüşü destekliyor. Tüm yaş gruplarındaki token hareketini ölçen “spent coins age band” aktivitesi, genellikle satış ya da kar alma dönemlerini gösterir. Son birkaç günde bu aktivite adeta çöktü. 22 ocak’tan bu yana geçen yalnızca üç gün içerisinde, harcanan coin aktivitesi yaklaşık 104,8 milyon seviyesinden 25,4 milyona inerek %76’lık sert bir düşüş yaşadı. Coin Activity Takes A Hit: Santiment Bu sert düşüş, fiyatlar yükselmesine rağmen yatırımcıların token’larını hareket ettirmediğini ve kısa vadede olumlu bir görüntü çizdiğini gösteriyor. Yani dağıtım değil sabır hakim. Piyasa katılımcıları, beklenen yeni ATH denemesini görmek için beklemede kalıyor. Kısaca şu anda satıcılar kenara çekilmiş durumda ve 0,0110 dolar seviyesine doğru çıkış yolu açık kalmaya devam ediyor. Fakat ‘sessiz sakin akar suyu görünce’ dikkatli olmakta fayda var; işte bu sakin ortamda riskler birikmeye başlıyor. Öngörülen Tüm Zamanların En Yüksek Seviyesinde Satıcı’lar Neden Geri Dönebilir? İlk uyarı, orijinal çıkış yapısının altındaki formasyondan geliyor. Ocak ayı başından beri RAIN yükselmeye devam ederken, ikincil bir ters omuz-baş-omuz formasyonu oluşmaya başladı. İlk yapıdan farklı olarak, bu yapının boyun çizgisi dik bir şekilde yukarı eğimli ve sağ omuzu, baş kısmından daha büyük. Bu görünüm devamını zorlaştırıyor. Bu yapının fiyat tahmini ise daha mütevazı: Yaklaşık %13–14 ve başarı için güçlü momentum gerekiyor. Uzun vadeli momentumda ise aynı güç görülmüyor. 6 ocak ile 22 ocak arasında RAIN fiyatı daha yüksek bir zirve yaparken, Göreceli Güç Endeksi (RSI) daha düşük bir tepe oluşturdu. RSI, fiyat momentumunu son kazanç ve kayıpları karşılaştırarak ölçer. Fiyat yükselirken RSI zayıflarsa, bu alıcıların baskısının azaldığına işaret eder. Yani bu düşüş yönlü RSI ayrışması, ATH’ye gelinmeden önce görüldüğü için oldukça kritik bir uyarı niteliğinde. New Pattern, Weak Momentum: TradingView Bu endişeyi Para Akış Endeksi (MFI) daha da güçlendiriyor. MFI hem fiyat hem hacme dayanarak alım-satım baskısını ölçer. 6 ocak ile 24 ocak arasında RAIN fiyatı yatay veya hafifçe yükselirken, MFI aşağı yönde trend izliyor. Bu da, satış tarafı hâlâ pasif olmasına rağmen dipten alımların zayıfladığını gösteriyor. Dip Buyers Are Weak: TradingView Yani yüzeydeki çelişkiyi bu detay açıklıyor. Harcanan coin’lerde azalma, satıcıların beklemede olmasından; RSI ve MFI’daki zayıflama ise alıcıların güçlü şekilde piyasaya girmemesinden kaynaklanıyor. Satıcıların kenara çekilmesiyle desteklenen yükselişler, kalıcı olmayabilir. Eğer RAIN fiyatı tahmini ATH bölgesine ulaşırsa, orta ölçekli bir kar satışı dengeleri anında değiştirebilir. RAIN Fiyatında Takip Edilmesi Gereken Seviyeler RAIN yine de yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesi yapabilir. Verilerde bu yolu doğrudan kapatan bir engel yok. Günlük kapanışın 0,0110 dolar üzerinde gerçekleşmesi, yükselişin devamını netleştirir ve özellikle yatırımcı hissiyatı ve momentum artışıyla birlikte 0,0128 dolar seviyelerine kapı aralar. Ancak piyasa tam o seviyeye yaklaşırken tereddüt başlarsa, riskler de adeta çorap söküğü gibi artmaya başlayabilir. Satıcılar piyasaya döner ve yakın zamanda harcanan coin’ler ATH seviyesine yaklaşırken artış gösterirse, dikkatle izlenmesi gereken ilk seviye 0,0099 dolar. Bu seviyede son fiyat yapısı zayıflamaya başlıyor. Altına inilirse, mevcut kurulumdaki güven sarsılır. RAIN Fiyat Analizi: TradingView Fiyatın 0,0082–0,0081 dolar bandının altına sarkması, yeni oluşan sağ omuz ve baş formasyonunu geçersiz kılar. Böyle bir kırılım gerçekleşirse, 0,0068 dolara kadar derin bir düzeltme dalgası başlayabilir.

RAIN token yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesine (ATH) bu hafta ulaşır mı?

RAIN fiyatı son 30 günde neredeyse %40 yükseliyor ve çıkış yapısının sağlamlığını koruyor. Şu anda fiyat 0,0104 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor fakat artık asıl odak noktası bu seviye değil.

Aktif yükseliş yapısı, güncel seviyelerden %10’dan fazla yukarıda, 0,0110 dolar üzerinde yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesi (ATH) için işaret veriyor. Yukarı yön halen açık ancak zayıflayan momentum, iyimserliğin zirveye çıktığı noktada satıcıların piyasaya dönebileceğine işaret ediyor.

Yeni Tüm Zamanların En Yüksek Seviyesi Gerçek Hedef: Satıcı’lar Hâlâ Bekliyor

Aktif çıkış yapan ters omuz-baş-omuz formasyonu, 0,0110 dolar bölgesine yakın, mevcut fiyatların %10’dan fazla üzerinde yeni bir zirveye işaret ediyor. Trader’lar artık eski zirveye değil, bu hedeflenen seviyeye odaklanıyor. Şu anki fiyat durgunluğu kar alımlarıyla ilgili değil; RAIN bir sonraki yükseliş adımını atabilecek mi, asıl konu bu.

RAIN Breakout Structure: TradingView

Böyle analizlere mi ihtiyacınız var? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan hemen abone olabilirsiniz!

Zincir üstü veriler de bu görüşü destekliyor. Tüm yaş gruplarındaki token hareketini ölçen “spent coins age band” aktivitesi, genellikle satış ya da kar alma dönemlerini gösterir. Son birkaç günde bu aktivite adeta çöktü. 22 ocak’tan bu yana geçen yalnızca üç gün içerisinde, harcanan coin aktivitesi yaklaşık 104,8 milyon seviyesinden 25,4 milyona inerek %76’lık sert bir düşüş yaşadı.

Coin Activity Takes A Hit: Santiment

Bu sert düşüş, fiyatlar yükselmesine rağmen yatırımcıların token’larını hareket ettirmediğini ve kısa vadede olumlu bir görüntü çizdiğini gösteriyor. Yani dağıtım değil sabır hakim. Piyasa katılımcıları, beklenen yeni ATH denemesini görmek için beklemede kalıyor. Kısaca şu anda satıcılar kenara çekilmiş durumda ve 0,0110 dolar seviyesine doğru çıkış yolu açık kalmaya devam ediyor. Fakat ‘sessiz sakin akar suyu görünce’ dikkatli olmakta fayda var; işte bu sakin ortamda riskler birikmeye başlıyor.

Öngörülen Tüm Zamanların En Yüksek Seviyesinde Satıcı’lar Neden Geri Dönebilir?

İlk uyarı, orijinal çıkış yapısının altındaki formasyondan geliyor.

Ocak ayı başından beri RAIN yükselmeye devam ederken, ikincil bir ters omuz-baş-omuz formasyonu oluşmaya başladı. İlk yapıdan farklı olarak, bu yapının boyun çizgisi dik bir şekilde yukarı eğimli ve sağ omuzu, baş kısmından daha büyük. Bu görünüm devamını zorlaştırıyor. Bu yapının fiyat tahmini ise daha mütevazı: Yaklaşık %13–14 ve başarı için güçlü momentum gerekiyor.

Uzun vadeli momentumda ise aynı güç görülmüyor.

6 ocak ile 22 ocak arasında RAIN fiyatı daha yüksek bir zirve yaparken, Göreceli Güç Endeksi (RSI) daha düşük bir tepe oluşturdu. RSI, fiyat momentumunu son kazanç ve kayıpları karşılaştırarak ölçer. Fiyat yükselirken RSI zayıflarsa, bu alıcıların baskısının azaldığına işaret eder. Yani bu düşüş yönlü RSI ayrışması, ATH’ye gelinmeden önce görüldüğü için oldukça kritik bir uyarı niteliğinde.

New Pattern, Weak Momentum: TradingView

Bu endişeyi Para Akış Endeksi (MFI) daha da güçlendiriyor. MFI hem fiyat hem hacme dayanarak alım-satım baskısını ölçer. 6 ocak ile 24 ocak arasında RAIN fiyatı yatay veya hafifçe yükselirken, MFI aşağı yönde trend izliyor. Bu da, satış tarafı hâlâ pasif olmasına rağmen dipten alımların zayıfladığını gösteriyor.

Dip Buyers Are Weak: TradingView

Yani yüzeydeki çelişkiyi bu detay açıklıyor. Harcanan coin’lerde azalma, satıcıların beklemede olmasından; RSI ve MFI’daki zayıflama ise alıcıların güçlü şekilde piyasaya girmemesinden kaynaklanıyor.

Satıcıların kenara çekilmesiyle desteklenen yükselişler, kalıcı olmayabilir. Eğer RAIN fiyatı tahmini ATH bölgesine ulaşırsa, orta ölçekli bir kar satışı dengeleri anında değiştirebilir.

RAIN Fiyatında Takip Edilmesi Gereken Seviyeler

RAIN yine de yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesi yapabilir. Verilerde bu yolu doğrudan kapatan bir engel yok.

Günlük kapanışın 0,0110 dolar üzerinde gerçekleşmesi, yükselişin devamını netleştirir ve özellikle yatırımcı hissiyatı ve momentum artışıyla birlikte 0,0128 dolar seviyelerine kapı aralar.

Ancak piyasa tam o seviyeye yaklaşırken tereddüt başlarsa, riskler de adeta çorap söküğü gibi artmaya başlayabilir.

Satıcılar piyasaya döner ve yakın zamanda harcanan coin’ler ATH seviyesine yaklaşırken artış gösterirse, dikkatle izlenmesi gereken ilk seviye 0,0099 dolar. Bu seviyede son fiyat yapısı zayıflamaya başlıyor. Altına inilirse, mevcut kurulumdaki güven sarsılır.

RAIN Fiyat Analizi: TradingView

Fiyatın 0,0082–0,0081 dolar bandının altına sarkması, yeni oluşan sağ omuz ve baş formasyonunu geçersiz kılar. Böyle bir kırılım gerçekleşirse, 0,0068 dolara kadar derin bir düzeltme dalgası başlayabilir.
40 milyon Dolar’lık Kripto Para Soygunu: ABD’li Hükümet Yüklenicisinin Oğluna SuçlamaABD’de büyük bir kripto para skandalı gündeme oturuyor: Online dünyada “Lick” takma adıyla tanınan John Daghita, devletin el koyduğu adreslerden 40 milyon doların üzerinde kripto para çalmakla suçlanıyor. Bu olayın arkasında Daghita’nın babası bulunuyor. Babası, Virginia merkezli bir bilişim firması olan CMDSS’nin başında yer alıyor ve şirket 2024’te ABD Federal Polis Şefleri Servisi’ne (USMS) el konulan ve müsadere edilen kripto para varlıklarının yönetimi ile tasfiyesinde destek vermek için devlet sözleşmesi aldı. İddiaya Göre İçeriden Erişimle Devlet Düzeyinde Büyük Kripto Para Hırsızlığı İddialara göre, Daghita bu hırsızlığı babasının CMDSS’deki görevi sayesinde özel kripto adreslerine erişim elde ederek gerçekleştirdi. Olayın detayları henüz netleşmese de blockchain araştırmacısı ZachXBT, en az 23 milyon doların tek bir cüzdana aktarıldığını tespit etti. Söz konusu cüzdan 2024 ve 2025’in sonlarına yayılan, 90 milyon dolardan fazla olduğu tahmin edilen hırsızlıklarla doğrudan bağlantılı. Büyüyen skandal sonrası CMDSS, X (Twitter) ve LinkedIn hesaplarını sildi. Şirket aynı zamanda web sitesinden çalışan ve ekip bilgilerini de kaldırdı. ZachXBT’ye göre Daghita Telegram’da aktif kalmaya devam ediyor; çalınan varlıklarla övünüyor ve soruşturmayla bağlantılı adreslerle etkileşim kurmayı sürdürüyor. Ayrıca Daghita’nın, paylaşım sonrası NFT kullanıcı adlarını hızlıca Telegram hesabından kaldırdığı ve profil ismini değiştirdiği bildirildi. Bu da çalınan fonların izini sürmeyi daha da zorlaştırdı. Daghita Davası: Devlet Sözleşmeleri ve İçeriden Riskler CMDSS, devlet bilişim ihalelerinde küçük bir oyuncu değil. Yıllar içinde ABD Savunma Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı (DoJ) ile aktif sözleşmelerini sürdürdü. Bu da skandal ortaya çıkmadan önce Daghita’nın ne kadar hassas bilgiye ya da varlığa erişmiş olabileceğiyle ilgili endişeleri artırıyor. Analist’ler olası kayıpların boyutunun tam olarak anlaşılması için acil denetim ve şeffaflık çağrısı yapıyor. Bu olay, kripto para saklama süreçlerinde —devlet onaylı framework’ler’de bile— tekrarlayan bir zafiyete işaret ediyor. Gelişmiş denetim sistemleri bulunsa bile, insani bağlantılar ve içeriden erişimin büyük risk oluşturabileceği bir kez daha ortaya çıktı. Soruşturmacılar, iddia edilen hırsızlığın hem teknik hem de organizasyon boyutunu incelemeye devam ediyor. Yetkililer, CMDSS’nin operasyonel protokollerini inceleyerek şirketin devletle yaptığı sözleşmelerin değerli kripto varlıklara istemeden de olsa erişimi nasıl kolaylaştırmış olabileceğini araştırıyor. John Daghita’ya atfedilen bu hırsızlık olayı, son dönemde devlet tarafından yönetilen kripto para varlıklarında yaşanan en dikkat çekici güvenlik krizlerinden biri olarak kayıtlara geçiyor.

40 milyon Dolar’lık Kripto Para Soygunu: ABD’li Hükümet Yüklenicisinin Oğluna Suçlama

ABD’de büyük bir kripto para skandalı gündeme oturuyor: Online dünyada “Lick” takma adıyla tanınan John Daghita, devletin el koyduğu adreslerden 40 milyon doların üzerinde kripto para çalmakla suçlanıyor.

Bu olayın arkasında Daghita’nın babası bulunuyor. Babası, Virginia merkezli bir bilişim firması olan CMDSS’nin başında yer alıyor ve şirket 2024’te ABD Federal Polis Şefleri Servisi’ne (USMS) el konulan ve müsadere edilen kripto para varlıklarının yönetimi ile tasfiyesinde destek vermek için devlet sözleşmesi aldı.

İddiaya Göre İçeriden Erişimle Devlet Düzeyinde Büyük Kripto Para Hırsızlığı

İddialara göre, Daghita bu hırsızlığı babasının CMDSS’deki görevi sayesinde özel kripto adreslerine erişim elde ederek gerçekleştirdi.

Olayın detayları henüz netleşmese de blockchain araştırmacısı ZachXBT, en az 23 milyon doların tek bir cüzdana aktarıldığını tespit etti. Söz konusu cüzdan 2024 ve 2025’in sonlarına yayılan, 90 milyon dolardan fazla olduğu tahmin edilen hırsızlıklarla doğrudan bağlantılı.

Büyüyen skandal sonrası CMDSS, X (Twitter) ve LinkedIn hesaplarını sildi. Şirket aynı zamanda web sitesinden çalışan ve ekip bilgilerini de kaldırdı.

ZachXBT’ye göre Daghita Telegram’da aktif kalmaya devam ediyor; çalınan varlıklarla övünüyor ve soruşturmayla bağlantılı adreslerle etkileşim kurmayı sürdürüyor.

Ayrıca Daghita’nın, paylaşım sonrası NFT kullanıcı adlarını hızlıca Telegram hesabından kaldırdığı ve profil ismini değiştirdiği bildirildi. Bu da çalınan fonların izini sürmeyi daha da zorlaştırdı.

Daghita Davası: Devlet Sözleşmeleri ve İçeriden Riskler

CMDSS, devlet bilişim ihalelerinde küçük bir oyuncu değil. Yıllar içinde ABD Savunma Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı (DoJ) ile aktif sözleşmelerini sürdürdü. Bu da skandal ortaya çıkmadan önce Daghita’nın ne kadar hassas bilgiye ya da varlığa erişmiş olabileceğiyle ilgili endişeleri artırıyor.

Analist’ler olası kayıpların boyutunun tam olarak anlaşılması için acil denetim ve şeffaflık çağrısı yapıyor.

Bu olay, kripto para saklama süreçlerinde —devlet onaylı framework’ler’de bile— tekrarlayan bir zafiyete işaret ediyor.

Gelişmiş denetim sistemleri bulunsa bile, insani bağlantılar ve içeriden erişimin büyük risk oluşturabileceği bir kez daha ortaya çıktı.

Soruşturmacılar, iddia edilen hırsızlığın hem teknik hem de organizasyon boyutunu incelemeye devam ediyor. Yetkililer, CMDSS’nin operasyonel protokollerini inceleyerek şirketin devletle yaptığı sözleşmelerin değerli kripto varlıklara istemeden de olsa erişimi nasıl kolaylaştırmış olabileceğini araştırıyor.

John Daghita’ya atfedilen bu hırsızlık olayı, son dönemde devlet tarafından yönetilen kripto para varlıklarında yaşanan en dikkat çekici güvenlik krizlerinden biri olarak kayıtlara geçiyor.
Fed’den Japon Yeni’ne Nadir Müdahale Sinyali: Bitcoin İçin Anlamı Ne?Küresel piyasalar, Japon yeni son altı ayın en büyük hareketini gerçekleştirirken alarma geçmiş durumda. Bu hareket, Japonya’nın ABD desteğiyle birlikte devreye girip para birimini istikrara kavuşturacağı yönündeki spekülasyonları artırıyor. Yen Müdahale Uyarısı Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, “anormal” yen hareketleri konusunda uyardı ve bunun üzerine dolar/yen paritesi 160 seviyesinden hızla 155,6 seviyesine kadar geriledi. Özellikle bu seviye, 2026’nın en güçlü seviyesi olurken ağustos ayından bu yana da en sert günlük yükseliş olarak dikkat çekiyor. USDJPY Fiyat Performansı. Kaynak: TradingView Trader’lar özellikle kısa pozisyonların on yıllık rekor seviyelere ulaştığını belirtiyor. Eğer yen daha da zayıflarsa, piyasada ciddi bir dalgalanma riski oluşabilir. Piyasa yorumcusu Walter Bloomberg şöyle yazdı: ‘Yen’de kısa pozisyonlar on yılın zirvesindeyken ve seçimler yaklaşırken, yetkililer yeni bir adım atmaya hazır görünüyor. Özellikle para birimi daha da zayıflarsa müdahale kaçınılmaz olabilir’ dedi. Volatiliteye bir katkı da New York Merkez Bankası’nın (Fed) önemli bankalarla yen konusunda iletişime geçmesi oldu. Genellikle bu tür adımlar, koordineli bir kur müdahalesi öncesinde atılır. Geçmiş örnekler, ABD-Japonya ortak hareketinin oldukça etkili olabileceğini gösteriyor. 1985 Plaza Anlaşması ve 1998 Asya Finansal Krizi müdahaleleri, yen’i toparlarken doları zayıflatmış ve küresel varlık fiyatlarını yukarı taşımıştı. Analist’ler, bu sefer de benzer bir koordinasyonun, 2008’de olduğu gibi küresel piyasalara önemli ölçüde likidite sağlayabileceği konusunda uyarıyor. CFA Michael Gayed şöyle belirtti: ‘Fed, yen’i kurtarmak için müdahale ediyor.’ Gayed, sadece Japonya kaynaklı bir müdahalenin Japonya Merkez Bankası’nı dolar almak için ABD Hazine tahvillerini satmaya zorlayabileceğini, bunun da küresel borç piyasalarını istikrarsızlaştırabileceğini vurguladı. Bu nedenle, ABD ile koordineli bir müdahale gerçekleşirse doları kasıtlı olarak zayıflatıp Japon yeni desteklenirken, küresel piyasalarda olası bir şok engellenmiş olur. Küresel Piyasalar Hazırda: Dolar Zayıflıyor, Yen Güçleniyor, Kripto Para Volatilitesi Artıyor Piyasa stratejist’leri bu hamlenin daha geniş etkilerine dikkat çekiyor. Dolar satıp yen almak, ABD para biriminin değerini zayıflatırken, küresel likiditeyi artırıyor ve hisse senetleri, emtia ile kripto varlıkların fiyatlarına olumlu yansıyor. Örneğin Bitcoin, yen ile en güçlü pozitif korelasyonlardan birine sahipken, dolar ile ters yönde hareket ediyor. Bitcoin-JPY Korelasyonu. Kaynak: TradingView Daha zayıf bir dolar kripto para piyasası için ciddi bir yeniden fiyatlamanın yolunu açabilir. Ancak kaldıraçlı yen taşıma işlemlerinin çözülmesiyle kısa vadede volatilite yüksek kalabilir. Ağustos 2024’te Japonya Merkez Bankası’nın ılımlı faiz artırımı, yen’in güçlenmesine yol açtı ve altı gün süren 15 milyar dolarlık kripto satışlarını tetikledi. Bitcoin’in fiyatı da 64.000 dolardan 49.000 dolara düştü. Hazine Riskleri ve Yatırımcı Fırsatları: Yen Güçlenirken Dolar Zayıflarken Yön Bulmak ABD Hazine tahvili pozisyonları da önemli bir endişe kaynağı. Analist’ler uyarıyor: Japon devlet tahvili piyasasındaki stres, ABD Hazine tahvillerine de sıçrayabilir ve bu da küresel faiz oranlarını ve güvenli liman akımlarını etkileyebilir. Makro tarafta ise daha zayıf bir dolar, ABD borcunun yönetimini kolaylaştırabilir ve ihracatı daha rekabetçi hale getirebilir. Ancak yen’in ani güçlenmesine piyasanın uyum sürecinde dalgalanmalar kaçınılmaz olabilir. Şimdi tablo hem riskli hem de tarihsel olarak yatırımcılar için yükseliş yönlü. Eğer Fed ile Japonya ortak bir hamle yaparsa, bu durum piyasada geniş çaplı bir ralliyi tetikleyebilir. Böyle bir sonuç hisselerden emtiaya ve dijital varlıklara kadar uzun vadeli pozitif getiri anlamına gelir. Ancak kısa vadeli düzeltmeler ve tasfiye baskıları özellikle yen kaynaklı kaldıraçlı pozisyonlarda geçici kayıplar yaratabilir. Bu nedenle hem trader’lar hem politika yapıcılar yen’i yakından izliyor, çünkü bu durum yalnızca dolar ile yen’in hareketini değil 2024’ün en kritik makro senaryolarından birini de şekillendirebilir.

Fed’den Japon Yeni’ne Nadir Müdahale Sinyali: Bitcoin İçin Anlamı Ne?

Küresel piyasalar, Japon yeni son altı ayın en büyük hareketini gerçekleştirirken alarma geçmiş durumda.

Bu hareket, Japonya’nın ABD desteğiyle birlikte devreye girip para birimini istikrara kavuşturacağı yönündeki spekülasyonları artırıyor.

Yen Müdahale Uyarısı

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, “anormal” yen hareketleri konusunda uyardı ve bunun üzerine dolar/yen paritesi 160 seviyesinden hızla 155,6 seviyesine kadar geriledi.

Özellikle bu seviye, 2026’nın en güçlü seviyesi olurken ağustos ayından bu yana da en sert günlük yükseliş olarak dikkat çekiyor.

USDJPY Fiyat Performansı. Kaynak: TradingView

Trader’lar özellikle kısa pozisyonların on yıllık rekor seviyelere ulaştığını belirtiyor. Eğer yen daha da zayıflarsa, piyasada ciddi bir dalgalanma riski oluşabilir.

Piyasa yorumcusu Walter Bloomberg şöyle yazdı: ‘Yen’de kısa pozisyonlar on yılın zirvesindeyken ve seçimler yaklaşırken, yetkililer yeni bir adım atmaya hazır görünüyor. Özellikle para birimi daha da zayıflarsa müdahale kaçınılmaz olabilir’ dedi.

Volatiliteye bir katkı da New York Merkez Bankası’nın (Fed) önemli bankalarla yen konusunda iletişime geçmesi oldu. Genellikle bu tür adımlar, koordineli bir kur müdahalesi öncesinde atılır.

Geçmiş örnekler, ABD-Japonya ortak hareketinin oldukça etkili olabileceğini gösteriyor. 1985 Plaza Anlaşması ve 1998 Asya Finansal Krizi müdahaleleri, yen’i toparlarken doları zayıflatmış ve küresel varlık fiyatlarını yukarı taşımıştı.

Analist’ler, bu sefer de benzer bir koordinasyonun, 2008’de olduğu gibi küresel piyasalara önemli ölçüde likidite sağlayabileceği konusunda uyarıyor.

CFA Michael Gayed şöyle belirtti: ‘Fed, yen’i kurtarmak için müdahale ediyor.’ Gayed, sadece Japonya kaynaklı bir müdahalenin Japonya Merkez Bankası’nı dolar almak için ABD Hazine tahvillerini satmaya zorlayabileceğini, bunun da küresel borç piyasalarını istikrarsızlaştırabileceğini vurguladı.

Bu nedenle, ABD ile koordineli bir müdahale gerçekleşirse doları kasıtlı olarak zayıflatıp Japon yeni desteklenirken, küresel piyasalarda olası bir şok engellenmiş olur.

Küresel Piyasalar Hazırda: Dolar Zayıflıyor, Yen Güçleniyor, Kripto Para Volatilitesi Artıyor

Piyasa stratejist’leri bu hamlenin daha geniş etkilerine dikkat çekiyor. Dolar satıp yen almak, ABD para biriminin değerini zayıflatırken, küresel likiditeyi artırıyor ve hisse senetleri, emtia ile kripto varlıkların fiyatlarına olumlu yansıyor.

Örneğin Bitcoin, yen ile en güçlü pozitif korelasyonlardan birine sahipken, dolar ile ters yönde hareket ediyor.

Bitcoin-JPY Korelasyonu. Kaynak: TradingView

Daha zayıf bir dolar kripto para piyasası için ciddi bir yeniden fiyatlamanın yolunu açabilir. Ancak kaldıraçlı yen taşıma işlemlerinin çözülmesiyle kısa vadede volatilite yüksek kalabilir.

Ağustos 2024’te Japonya Merkez Bankası’nın ılımlı faiz artırımı, yen’in güçlenmesine yol açtı ve altı gün süren 15 milyar dolarlık kripto satışlarını tetikledi. Bitcoin’in fiyatı da 64.000 dolardan 49.000 dolara düştü.

Hazine Riskleri ve Yatırımcı Fırsatları: Yen Güçlenirken Dolar Zayıflarken Yön Bulmak

ABD Hazine tahvili pozisyonları da önemli bir endişe kaynağı. Analist’ler uyarıyor: Japon devlet tahvili piyasasındaki stres, ABD Hazine tahvillerine de sıçrayabilir ve bu da küresel faiz oranlarını ve güvenli liman akımlarını etkileyebilir.

Makro tarafta ise daha zayıf bir dolar, ABD borcunun yönetimini kolaylaştırabilir ve ihracatı daha rekabetçi hale getirebilir. Ancak yen’in ani güçlenmesine piyasanın uyum sürecinde dalgalanmalar kaçınılmaz olabilir.

Şimdi tablo hem riskli hem de tarihsel olarak yatırımcılar için yükseliş yönlü. Eğer Fed ile Japonya ortak bir hamle yaparsa, bu durum piyasada geniş çaplı bir ralliyi tetikleyebilir. Böyle bir sonuç hisselerden emtiaya ve dijital varlıklara kadar uzun vadeli pozitif getiri anlamına gelir.

Ancak kısa vadeli düzeltmeler ve tasfiye baskıları özellikle yen kaynaklı kaldıraçlı pozisyonlarda geçici kayıplar yaratabilir.

Bu nedenle hem trader’lar hem politika yapıcılar yen’i yakından izliyor, çünkü bu durum yalnızca dolar ile yen’in hareketini değil 2024’ün en kritik makro senaryolarından birini de şekillendirebilir.
Senatör Ted Cruz Gizli Kayıtlarda Trump’ın Gümrük Vergilerini Eleştiriyor: Kanada %100 Tehditle K...İddiaya göre gizli kayıtlarda yer alan yaklaşık 10 dakikalık bir konuşma, Senatör Ted Cruz’un Trump’ın korumacı ticaret politikasına perde arkasındaki karşıtlığını bugüne kadarki en net şekilde ortaya seriyor. Bu ifadeler, 2025 yılında kapalı kapılar ardında yapılan iki toplantıda gündeme geliyor. Trump, Kanada ile ticarette gerilimi tırmandırırken, Çin’e dair iddia edilen endişeler nedeniyle tüm Kanada ithalatına %100 gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunuyor. Gizli Kayıtlar: Cruz’dan Trump’ın Gümrük Vergisi Politikasına Ayrı Duruş Haberlerde yer alan bilgilere göre Senatör Ted Cruz, bağışçılara kapalı toplantıda başkan Donald Trump’ın kapsamlı gümrük vergisi planının ABD ekonomisini yerle bir edebileceğini ve Cumhuriyetçilerin Kongre’yi kaybedebileceğini söyledi. Axios tarafından elde edilen kayıtlarda Cruz’un, nisan 2025’teki gümrük vergisi hamlesinin ardından Trump ile yaptığı bir geceyarısı telefon görüşmesini oldukça gergin ve verimsiz olarak anlattığı iddia ediliyor. Cruz’un bağışçılara aktardığına göre ‘Trump’ın morali çok bozuktu’. Cruz, başkanın ‘bağırdığını’ ve ‘küfrettiğini’ belirterek, senatörlerin geri adım atması için yoğun baskı yaptığını, Trump’ın ise buna karşılık verdiğini dile getirdi. Cruz, siyasi ve ekonomik sonuçların oldukça ağır olabileceği konusunda uyardı. Bağışçılara, Amerikalıların Kasım 2026 seçimlerine girerken emeklilik hesaplarının ciddi şekilde gerilemesi ve market fiyatlarının ‘%10–20’ artması durumunda Cumhuriyetçiler için ‘kan gövdeyi götürecek’ dedi. İddialara göre Cruz, Trump’ı doğrudan bu şekilde bir sonucun hem Kongre’nin iki kanadının kaybına hem de yıllarca sürecek azil davalarına yol açabileceği yönünde uyardı. Cruz’a göre, Trump’ın yanıtı ise Senatör Ted’e sert bir hakaret oldu. Kapalı kapılar ardındaki bu tepkiler, Cruz’un Senato’da Trump’ın en güçlü destekçilerinden biri olarak çizdiği kamuoyu profilinden oldukça farklı duruyor. Axios, Cruz’un bir sözcüsüne atıf yapıyor: ‘[Senatör] başkanın Senato’daki en büyük destekçisi olarak kalmaya devam ediyor’ dedi. Sözcüye göre bu kayıtlar, yalnızca ‘bölünme yaratmaya yönelik girişimler’. Ted Cruz, BeInCrypto’nun yorum talebine ise henüz yanıt vermedi. Kanada’nın Gümrük Tehdidi: GOP İçindeki Ticaret, Kripto Para ve Güç Ayrışması Ortaya çıkan bu bilgiler, Trump’ın Kanada’ya yönelik söylemlerini daha da sertleştirip, Kanada ürünlerine %100 gümrük vergisi tehdidi savurduğu bir döneme denk geliyor. Siyasi yorumcu Jaro Giesbrecht’in analizine göre ABD, 2025 yılında Kanada’dan yaklaşık 400 milyar dolar değerinde ürün ithal etti. Böylesine kapsamlı bir gümrük vergisi, ABD’li şirketler ve tüketiciler için anında bir vergi anlamına geliyor. Giesbrecht, bunun enerji ve otomobil fiyatlarını artıracağını, enflasyonu da neredeyse bir gecede %1,5 ile %2 arasında yükselteceğini savundu. Trump’ın tutum değiştirmesinde, Kanada Başbakanı Mark Carney’in Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı açıklamaların etkili olduğu öne sürülüyor. Anthony Scaramucci, bu değişim için ‘Carney onu kırdı’ şeklinde bir espri yaptı. Kayıtlarda Cruz’un Başkan Yardımcısı JD Vance’i defalarca hedef aldığı ve onu muhafazakar yorumcu Tucker Carlson’ın bir ‘kulu’ olarak gösterdiği öne sürülüyor. İkiliyi hem dış politika hem İran gündemlerinde ulusal güvenlik ekibiyle yaşanan iç çekişmelerin baş aktörü olmakla itham ediyor. Cruz’un bir kayıtta ‘Tucker, JD’yi yarattı’ ifadelerini kullandığı aktarılıyor. Bu ikiliyi, ulusal güvenlik yapılanmasında ve İran politikası üzerinde içeride yaşanan mücadelelerle ilişkilendiriyor. Siyasetin ötesinde bu çekişme, Cumhuriyetçi Parti içindeki ideolojik bölünmeyi gösteriyor. Üstelik bu ayrışma kripto para politikasına da yansıyor. Cruz, Washington’da en açık sözlü Bitcoin destekçisi siyasetçilerden biri. Serbest piyasa ortamını, düşük enerji maliyetlerini ve minimum devlet müdahalesini savunuyor. 2024 yılında ise Teksas’ın Iraan kentinde üç Bitcoin miner’ı satın alıp işletmeye başladı. Bitcoin mining için alevlenmiş doğal gaz kullanımına yönelik yasa tekliflerini destekledi, merkez bankası dijital para birimlerine karşı çıktı ve aşırı regülasyon ile ticaret bariyerlerinin inovasyonu yurtdışına kaçırabileceği uyarısında bulundu. Cruz’a göre gümrük vergileri yalnızca siyasi değil ekonomik açıdan da büyük bir risk. Defalarca bu tür kapsamlı vergileri ‘Amerikan halkına vergi’ olarak nitelendirdi. Bunun ABD’nin enerji, teknoloji ve kripto alanlarındaki rekabet gücünü baltalayacağını savundu. Özellikle de Teksas gibi eyaletlerin bu sektörlerde küresel ölçekte öne çıktığı düşünüldüğünde… Gizli kayıtlara bakılırsa Trump ticaret milliyetçiliğinde ısrar ettikçe, Cruz kendini serbest ticaretin savunucusu olarak konumlandırıyor.

Senatör Ted Cruz Gizli Kayıtlarda Trump’ın Gümrük Vergilerini Eleştiriyor: Kanada %100 Tehditle K...

İddiaya göre gizli kayıtlarda yer alan yaklaşık 10 dakikalık bir konuşma, Senatör Ted Cruz’un Trump’ın korumacı ticaret politikasına perde arkasındaki karşıtlığını bugüne kadarki en net şekilde ortaya seriyor.

Bu ifadeler, 2025 yılında kapalı kapılar ardında yapılan iki toplantıda gündeme geliyor. Trump, Kanada ile ticarette gerilimi tırmandırırken, Çin’e dair iddia edilen endişeler nedeniyle tüm Kanada ithalatına %100 gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunuyor.

Gizli Kayıtlar: Cruz’dan Trump’ın Gümrük Vergisi Politikasına Ayrı Duruş

Haberlerde yer alan bilgilere göre Senatör Ted Cruz, bağışçılara kapalı toplantıda başkan Donald Trump’ın kapsamlı gümrük vergisi planının ABD ekonomisini yerle bir edebileceğini ve Cumhuriyetçilerin Kongre’yi kaybedebileceğini söyledi.

Axios tarafından elde edilen kayıtlarda Cruz’un, nisan 2025’teki gümrük vergisi hamlesinin ardından Trump ile yaptığı bir geceyarısı telefon görüşmesini oldukça gergin ve verimsiz olarak anlattığı iddia ediliyor.

Cruz’un bağışçılara aktardığına göre ‘Trump’ın morali çok bozuktu’. Cruz, başkanın ‘bağırdığını’ ve ‘küfrettiğini’ belirterek, senatörlerin geri adım atması için yoğun baskı yaptığını, Trump’ın ise buna karşılık verdiğini dile getirdi.

Cruz, siyasi ve ekonomik sonuçların oldukça ağır olabileceği konusunda uyardı. Bağışçılara, Amerikalıların Kasım 2026 seçimlerine girerken emeklilik hesaplarının ciddi şekilde gerilemesi ve market fiyatlarının ‘%10–20’ artması durumunda Cumhuriyetçiler için ‘kan gövdeyi götürecek’ dedi.

İddialara göre Cruz, Trump’ı doğrudan bu şekilde bir sonucun hem Kongre’nin iki kanadının kaybına hem de yıllarca sürecek azil davalarına yol açabileceği yönünde uyardı.

Cruz’a göre, Trump’ın yanıtı ise Senatör Ted’e sert bir hakaret oldu.

Kapalı kapılar ardındaki bu tepkiler, Cruz’un Senato’da Trump’ın en güçlü destekçilerinden biri olarak çizdiği kamuoyu profilinden oldukça farklı duruyor.

Axios, Cruz’un bir sözcüsüne atıf yapıyor: ‘[Senatör] başkanın Senato’daki en büyük destekçisi olarak kalmaya devam ediyor’ dedi.

Sözcüye göre bu kayıtlar, yalnızca ‘bölünme yaratmaya yönelik girişimler’. Ted Cruz, BeInCrypto’nun yorum talebine ise henüz yanıt vermedi.

Kanada’nın Gümrük Tehdidi: GOP İçindeki Ticaret, Kripto Para ve Güç Ayrışması

Ortaya çıkan bu bilgiler, Trump’ın Kanada’ya yönelik söylemlerini daha da sertleştirip, Kanada ürünlerine %100 gümrük vergisi tehdidi savurduğu bir döneme denk geliyor.

Siyasi yorumcu Jaro Giesbrecht’in analizine göre ABD, 2025 yılında Kanada’dan yaklaşık 400 milyar dolar değerinde ürün ithal etti.

Böylesine kapsamlı bir gümrük vergisi, ABD’li şirketler ve tüketiciler için anında bir vergi anlamına geliyor. Giesbrecht, bunun enerji ve otomobil fiyatlarını artıracağını, enflasyonu da neredeyse bir gecede %1,5 ile %2 arasında yükselteceğini savundu.

Trump’ın tutum değiştirmesinde, Kanada Başbakanı Mark Carney’in Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı açıklamaların etkili olduğu öne sürülüyor. Anthony Scaramucci, bu değişim için ‘Carney onu kırdı’ şeklinde bir espri yaptı.

Kayıtlarda Cruz’un Başkan Yardımcısı JD Vance’i defalarca hedef aldığı ve onu muhafazakar yorumcu Tucker Carlson’ın bir ‘kulu’ olarak gösterdiği öne sürülüyor. İkiliyi hem dış politika hem İran gündemlerinde ulusal güvenlik ekibiyle yaşanan iç çekişmelerin baş aktörü olmakla itham ediyor.

Cruz’un bir kayıtta ‘Tucker, JD’yi yarattı’ ifadelerini kullandığı aktarılıyor. Bu ikiliyi, ulusal güvenlik yapılanmasında ve İran politikası üzerinde içeride yaşanan mücadelelerle ilişkilendiriyor.

Siyasetin ötesinde bu çekişme, Cumhuriyetçi Parti içindeki ideolojik bölünmeyi gösteriyor. Üstelik bu ayrışma kripto para politikasına da yansıyor.

Cruz, Washington’da en açık sözlü Bitcoin destekçisi siyasetçilerden biri. Serbest piyasa ortamını, düşük enerji maliyetlerini ve minimum devlet müdahalesini savunuyor. 2024 yılında ise Teksas’ın Iraan kentinde üç Bitcoin miner’ı satın alıp işletmeye başladı.

Bitcoin mining için alevlenmiş doğal gaz kullanımına yönelik yasa tekliflerini destekledi, merkez bankası dijital para birimlerine karşı çıktı ve aşırı regülasyon ile ticaret bariyerlerinin inovasyonu yurtdışına kaçırabileceği uyarısında bulundu.

Cruz’a göre gümrük vergileri yalnızca siyasi değil ekonomik açıdan da büyük bir risk. Defalarca bu tür kapsamlı vergileri ‘Amerikan halkına vergi’ olarak nitelendirdi. Bunun ABD’nin enerji, teknoloji ve kripto alanlarındaki rekabet gücünü baltalayacağını savundu. Özellikle de Teksas gibi eyaletlerin bu sektörlerde küresel ölçekte öne çıktığı düşünüldüğünde…

Gizli kayıtlara bakılırsa Trump ticaret milliyetçiliğinde ısrar ettikçe, Cruz kendini serbest ticaretin savunucusu olarak konumlandırıyor.
Hedera Fiyatı %20 Düşüş Riskiyle Karşı Karşıya: HBAR Toparlanabilir mi?Hedera son yedi günde %10’dan fazla değer kaybediyor ve bu durum sıradan bir geri çekilmeden ibaret değil. HBAR fiyat yapısı zayıflıyor, sermaye çıkışları hızlandı ve yatırımcı hissiyatı son birkaç ayın en düşük seviyelerine geriledi. Tüm bu sinyaller, daha derin bir düzeltme riskinin arttığına işaret ediyor. Yine de dip alıcıları ve türev piyasa pozisyonları ufak da olsa bir toparlanma ihtimali sunuyor. HBAR’ın aşağı mı kırılacağı yoksa dengelenip dengelenmeyeceği şu anda birkaç kritik seviyeye bağlı. Head-and-Shoulders Formasyonu ve CMF Düşüşü Yapısal Risk Sinyali Veriyor Fiyat grafiği, Hedera’nın baş ve omuzlar formasyonunu tamamlamaya yaklaştığını gösteriyor. Bu yapı, genellikle boyun çizgisi kırıldığında düşüş yönlü bir dönüş sinyali verir. HBAR fiyatı için boyun çizgisi 0,102 dolar seviyesinde. Günlük kapanış bu seviyenin altına inerse, fiyatın daha önce benzer yapılarda görüldüğü gibi %20’den fazla düşmesi beklenir. Bu riski Chaikin Money Flow (CMF) de destekliyor. CMF, fiyat ve hacim verilerini birleştirerek, bir varlığa sermaye giriş mi çıkış mı olduğunu ölçer. CMF sıfırın altına indiğinde net sermaye çıkışını gösterir. HBAR’ın CMF değeri artık alçalan destek çizgisinin altına sarkarak net şekilde sıfırın altına indi. CMF bu kadar sert düştüğünde son olarak aralık başında yaşanmıştı ve hemen ardından Hedera yaklaşık %25 değer kaybetmişti. Bu gelişme, mevcut fiyat zayıflığının sadece düşük hacimden değil gerçek satış baskısından kaynaklandığını gösteriyor. HBAR Fiyat Yapısı: TradingView Böyle detaylı token analizleri için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz. CMF negatif kaldığı ve boyun çizgisinin üzerindeki baskı devam ettiği sürece, düşüş yapısı geçerliliğini korur. Pozitif Yatırımcı Hissiyatındaki Düşüş Baskıyı İkiye Katlıyor Fiyat zayıflığını yatırımcı hissiyatı verileri de destekliyor. Pozitif hissiyat, bir varlığın sosyal ve piyasa kaynaklarında ne kadar olumlu konuşulduğunu ve tartışıldığını ölçer. Pozitif hissiyat yerel diplerine indiğinde, bu genellikle güvenin azaldığını ve dipten alım isteğinin düştüğünü gösterir. Hedera’nın pozitif hissiyatı ekim sonundan bu yana en düşük seviyesine geriledi. Tarihsel olarak benzer dip seviyeleri, fiyat düşüşleriyle eş zamanlı gerçekleşmişti. 9 kasım’da hissiyat yerel dip yaparken HBAR fiyatı 0,17 dolar civarındaydı. Takip eden iki hafta içinde fiyat 0,13 dolara kadar geriledi. Zayıf Hissiyat: Santiment Şu anki tablo da benzer görünüyor. Önce hissiyat zayıflamış durumda, fiyat ise hâlâ önemli bir destek seviyesinin üzerinde gezinmekte. Bu tür ayrışmalar, fiyatın genellikle yatırımcı güveniyle aynı hizaya gelmesi için aşağı yönlü hareket etmesiyle sonuçlanıyor. Yapı ve hissiyat birlikte aşağıyı gösterdiği için, riskler şimdilik oldukça yüksek diyebiliriz. Hedera’da Dipten Alımlar ve Türevler Dönüş Umudunu Koruyor Bu düşüş sinyallerine rağmen, yüzeyin altında destek oluşmaya başladığını gösteren ilk işaretler var. Anlık kripto para borsası verileri, son iki günde HBAR fiyatı yaklaşık %5 düşerken net çıkışların arttığını gösteriyor. Net çıkış, borsalardan daha fazla token çıkışı olması anlamına gelir ve bu genellikle alım ya da uzun vadeli hodl sinyali verir. 24 ocak’ta net çıkış yaklaşık 1,41 milyon dolardı; 25 ocak’ta bu rakam 1,60 milyon dolara yükseldi. Bu da son satışların ardından dip alıcıların devreye girdiğine işaret ediyor. HBAR Vadeli İşlemler: Coinglass Türev piyasası verileri de tabloya yeni bir katman ekliyor. Bitget’in HBAR perpetual (vadeli işlemler) piyasasında, önümüzdeki yedi gün içinde toplam kısa pozisyon likidasyon riski yaklaşık 7,40 milyon dolar; uzun pozisyon likidasyonları ise sadece 4,28 milyon dolar seviyesinde. Buradaki %70’lik kısa yönlü dengesizlik, birçok trader’ın daha fazla düşüş beklediğini gösteriyor. Likidasyon Haritası: Coinglass Kısa pozisyonlar uzunlara böyle açık farkla baskın olduğunda fiyatın hafifçe toparlanması bile kısa likidasyonlarını tetikleyebilir. Zorunlu alım emirleriyle yükseliş hareketleri hızlanabilir. Yani, düşüş pozisyonların hakimiyetinde de olsa piyasada kısa süreli bir sıçrama potansiyeli oluşabilir. HBAR Fiyatında Takip Edilmesi Gereken Kritik Seviyeler HBAR fiyat hareketi ise nihai kararı verecek gibi görünüyor. Diğer taraftan 0,100-0,102 dolar aralığı kritik bir seviye olarak öne çıkıyor. Günlük kapanışın bu seviyenin altına inmesi durumunda baş-omuz formasyonunun kırıldığı netleşir ve fiyatın 0,080 dolara kadar düşme ihtimali doğar. Bu da yaklaşık %20’lik bir geri çekilmeye işaret ediyor. Yukarı yönlü hareket için Hedera’nın önce 0,105 doları yeniden kazanması şart. Kısa vadeli bir stabilizasyonun sinyali olarak kabul edilecek bu hareket sonrası asıl sınav ise 0,112 dolarda yaşanacak. Burası hem önemli bir Fibonacci seviyesiyle hem de sağ omuz direnciyle örtüşüyor. Fiyatın 0,112 doların üzerine net şekilde çıkması sağ omuzu geçersiz kılar, düşüş yönlü formasyonun etkisini zayıflatır ve muhtemelen yoğun kısa pozisyon tasfiyelerini tetikler. HBAR Fiyat Analizi: TradingView Eğer bu senaryo gerçekleşirse HBAR fiyatı, geçmişte arz ve direnç bölgesi olan 0,128 dolara kadar yükselme potansiyeli taşıyor. Şimdilik dengede kalma hali sürüyor. Düşüş yönlü göstergeler güçlenmeye başladı ancak düşüşler sırasında alım yapmak isteyenler ve açılan kısa pozisyonlar, dönüş için hala küçük de olsa bir ihtimal bırakıyor. Hangi tarafın ipleri ele alacağı, önümüzdeki birkaç günlük kapanışlarla netleşecek.

Hedera Fiyatı %20 Düşüş Riskiyle Karşı Karşıya: HBAR Toparlanabilir mi?

Hedera son yedi günde %10’dan fazla değer kaybediyor ve bu durum sıradan bir geri çekilmeden ibaret değil. HBAR fiyat yapısı zayıflıyor, sermaye çıkışları hızlandı ve yatırımcı hissiyatı son birkaç ayın en düşük seviyelerine geriledi.

Tüm bu sinyaller, daha derin bir düzeltme riskinin arttığına işaret ediyor. Yine de dip alıcıları ve türev piyasa pozisyonları ufak da olsa bir toparlanma ihtimali sunuyor. HBAR’ın aşağı mı kırılacağı yoksa dengelenip dengelenmeyeceği şu anda birkaç kritik seviyeye bağlı.

Head-and-Shoulders Formasyonu ve CMF Düşüşü Yapısal Risk Sinyali Veriyor

Fiyat grafiği, Hedera’nın baş ve omuzlar formasyonunu tamamlamaya yaklaştığını gösteriyor. Bu yapı, genellikle boyun çizgisi kırıldığında düşüş yönlü bir dönüş sinyali verir.

HBAR fiyatı için boyun çizgisi 0,102 dolar seviyesinde. Günlük kapanış bu seviyenin altına inerse, fiyatın daha önce benzer yapılarda görüldüğü gibi %20’den fazla düşmesi beklenir.

Bu riski Chaikin Money Flow (CMF) de destekliyor. CMF, fiyat ve hacim verilerini birleştirerek, bir varlığa sermaye giriş mi çıkış mı olduğunu ölçer. CMF sıfırın altına indiğinde net sermaye çıkışını gösterir.

HBAR’ın CMF değeri artık alçalan destek çizgisinin altına sarkarak net şekilde sıfırın altına indi. CMF bu kadar sert düştüğünde son olarak aralık başında yaşanmıştı ve hemen ardından Hedera yaklaşık %25 değer kaybetmişti. Bu gelişme, mevcut fiyat zayıflığının sadece düşük hacimden değil gerçek satış baskısından kaynaklandığını gösteriyor.

HBAR Fiyat Yapısı: TradingView

Böyle detaylı token analizleri için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz.

CMF negatif kaldığı ve boyun çizgisinin üzerindeki baskı devam ettiği sürece, düşüş yapısı geçerliliğini korur.

Pozitif Yatırımcı Hissiyatındaki Düşüş Baskıyı İkiye Katlıyor

Fiyat zayıflığını yatırımcı hissiyatı verileri de destekliyor.

Pozitif hissiyat, bir varlığın sosyal ve piyasa kaynaklarında ne kadar olumlu konuşulduğunu ve tartışıldığını ölçer. Pozitif hissiyat yerel diplerine indiğinde, bu genellikle güvenin azaldığını ve dipten alım isteğinin düştüğünü gösterir.

Hedera’nın pozitif hissiyatı ekim sonundan bu yana en düşük seviyesine geriledi. Tarihsel olarak benzer dip seviyeleri, fiyat düşüşleriyle eş zamanlı gerçekleşmişti.

9 kasım’da hissiyat yerel dip yaparken HBAR fiyatı 0,17 dolar civarındaydı. Takip eden iki hafta içinde fiyat 0,13 dolara kadar geriledi.

Zayıf Hissiyat: Santiment

Şu anki tablo da benzer görünüyor. Önce hissiyat zayıflamış durumda, fiyat ise hâlâ önemli bir destek seviyesinin üzerinde gezinmekte. Bu tür ayrışmalar, fiyatın genellikle yatırımcı güveniyle aynı hizaya gelmesi için aşağı yönlü hareket etmesiyle sonuçlanıyor. Yapı ve hissiyat birlikte aşağıyı gösterdiği için, riskler şimdilik oldukça yüksek diyebiliriz.

Hedera’da Dipten Alımlar ve Türevler Dönüş Umudunu Koruyor

Bu düşüş sinyallerine rağmen, yüzeyin altında destek oluşmaya başladığını gösteren ilk işaretler var.

Anlık kripto para borsası verileri, son iki günde HBAR fiyatı yaklaşık %5 düşerken net çıkışların arttığını gösteriyor. Net çıkış, borsalardan daha fazla token çıkışı olması anlamına gelir ve bu genellikle alım ya da uzun vadeli hodl sinyali verir. 24 ocak’ta net çıkış yaklaşık 1,41 milyon dolardı; 25 ocak’ta bu rakam 1,60 milyon dolara yükseldi. Bu da son satışların ardından dip alıcıların devreye girdiğine işaret ediyor.

HBAR Vadeli İşlemler: Coinglass

Türev piyasası verileri de tabloya yeni bir katman ekliyor. Bitget’in HBAR perpetual (vadeli işlemler) piyasasında, önümüzdeki yedi gün içinde toplam kısa pozisyon likidasyon riski yaklaşık 7,40 milyon dolar; uzun pozisyon likidasyonları ise sadece 4,28 milyon dolar seviyesinde. Buradaki %70’lik kısa yönlü dengesizlik, birçok trader’ın daha fazla düşüş beklediğini gösteriyor.

Likidasyon Haritası: Coinglass

Kısa pozisyonlar uzunlara böyle açık farkla baskın olduğunda fiyatın hafifçe toparlanması bile kısa likidasyonlarını tetikleyebilir. Zorunlu alım emirleriyle yükseliş hareketleri hızlanabilir. Yani, düşüş pozisyonların hakimiyetinde de olsa piyasada kısa süreli bir sıçrama potansiyeli oluşabilir.

HBAR Fiyatında Takip Edilmesi Gereken Kritik Seviyeler

HBAR fiyat hareketi ise nihai kararı verecek gibi görünüyor.

Diğer taraftan 0,100-0,102 dolar aralığı kritik bir seviye olarak öne çıkıyor. Günlük kapanışın bu seviyenin altına inmesi durumunda baş-omuz formasyonunun kırıldığı netleşir ve fiyatın 0,080 dolara kadar düşme ihtimali doğar. Bu da yaklaşık %20’lik bir geri çekilmeye işaret ediyor.

Yukarı yönlü hareket için Hedera’nın önce 0,105 doları yeniden kazanması şart. Kısa vadeli bir stabilizasyonun sinyali olarak kabul edilecek bu hareket sonrası asıl sınav ise 0,112 dolarda yaşanacak. Burası hem önemli bir Fibonacci seviyesiyle hem de sağ omuz direnciyle örtüşüyor. Fiyatın 0,112 doların üzerine net şekilde çıkması sağ omuzu geçersiz kılar, düşüş yönlü formasyonun etkisini zayıflatır ve muhtemelen yoğun kısa pozisyon tasfiyelerini tetikler.

HBAR Fiyat Analizi: TradingView

Eğer bu senaryo gerçekleşirse HBAR fiyatı, geçmişte arz ve direnç bölgesi olan 0,128 dolara kadar yükselme potansiyeli taşıyor.

Şimdilik dengede kalma hali sürüyor. Düşüş yönlü göstergeler güçlenmeye başladı ancak düşüşler sırasında alım yapmak isteyenler ve açılan kısa pozisyonlar, dönüş için hala küçük de olsa bir ihtimal bırakıyor. Hangi tarafın ipleri ele alacağı, önümüzdeki birkaç günlük kapanışlarla netleşecek.
ABD Hükümeti Kapanma Riski Kripto Para Piyasası Hissiyatını SarsıyorPolymarket’teki prediction market’ler şu anda 31 Ocak’a kadar hükümetin kapanma olasılığını yaklaşık %78 olarak fiyatlıyor. Bu oran üç gün önce yalnızca %10’du—inanılmaz bir yükseliş! ABD’de yeni bir hükümet kapanma riski artarken, yatırımcılar belirsizliğin gölgesinde güvenli limanlara yöneliyor. Kripto Fear and Greed Index şu anda ‘Aşırı Korku’ sinyali veriyor. Sadece bir hafta önce tablo nötr seviyeye yükselmişti. Kripto Fear and Greed Index. Kaynak: Alternative Polymarket’te ABD’deki Anlaşmazlık Kapanma Olasılığını Artırıyor ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) finansmanı konusunda partiler arası ciddi bir anlaşmazlık yaşanıyor. Olasılıktaki bu artış altın ve gümüşte yaşanan sert yükseliş ile aynı zamana denk geldi. Bu tablo, kasım 2025’te sona eren rekor 43 günlük eski kapanma dönemini de andırıyor. Temsilciler Meclisi 341’e 81 oyla geçici finansman tasarısını kabul etti. Ancak Senato’daki Demokratlar, Çoğunluk Lideri Chuck Schumer önderliğinde tasarıyı ilerletmeyi reddediyor. Özellikle DHS finansmanı ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) harcamaları tasarıda halen yer alıyor. Schumer şöyle dedi: ‘Demokratlar, İç Güvenlik Bakanlığı bütçesinde sağduyulu reformlar talep etti. Ancak Cumhuriyetçiler’in Trump’ın karşısında durmayı reddetmesi nedeniyle, DHS bütçesi ICE içerisindeki suistimalleri dizginlemekte son derece yetersiz kaldı. Hayır oyu vereceğim’ dedi. Çıkmaz, piyasada tam anlamıyla bir ‘veri karartması’na yol açtı. Geciken ekonomik göstergeler, örneğin TÜFE ve istihdam raporları, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) politika ve risk analizlerini daha da zorlaştırıyor. Bu ortam volatilitenin artmasına neden olabilir. Makro analist ve popüler X hesabı NoLimit şunu yazdı: ‘Hükümetin kapanmasına 6 gün kaldı. Bir önceki kapanmada altın ve gümüş yeni tüm zamanların en yüksek seviyesine (ATH) zıplamıştı. Ama elinizde hisse senedi gibi varlıklar varsa ekstra dikkatli olun… Çünkü tam anlamıyla bir veri karartmasına giriyoruz’ dedi. Gerçekten de Polymarket trader’ları benzer bir tablo çiziyor: 31 Ocak’a kadar ABD hükümetinin yeniden kapanacağına %76 olasılık ile bahis oynanıyor. ABD Hükümet Kapanma Olasılığı (31 Ocak). Kaynak: Polymarket Benzer bahislerde, ABD Hükümeti’nin 31 Ocak’ta finansman kaybı yaşama ihtimali %77 olarak fiyatlanıyor. Olası bir kapanmada analistler dört önemli risk altını çiziyor: Ekonomik verilerin gecikmesi Kredi notunda olası düşüşler Likiditenin donması Eğer kriz sürerse, haftalık yaklaşık %0,2’lik GSYİH daralması. DeFi araştırmacısı Justin Wu şöyle ekledi: ‘Çoğu insan bunu göz ardı ediyor ama kapanma riski her geçen gün daha gerçek bir hal alıyor. Son tarih iyice yaklaşırken, bütçe görüşmeleri de tamamen tıkandı. Hükümet yavaşlarsa, her şey yavaşlar. Maaşlar, sözleşmeler, kararlar gecikir. Başta piyasalar boşvermiş gibi davranır, sonra bir anda panik başlar’ dedi. Güvenli Liman Metal’ler Yükseliyor: Kapanma Riskiyle Kripto Para Volatilitesi Artıyor Kıymetli metaller şüphesiz krizden en çok faydayı sağlayan varlıklar oldu. Altın ons başına 5.000 doların üzerine çıkarak yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesine (ATH) ulaştı ve bu haber yazıldığı sırada 5.041 dolardan işlem görüyor. Aynı zamanda gümüş fiyatı ilk kez 100 dolar barajını kırdı ve şu an 103,07 dolardan alıcı buluyor. Altın (XAU) ve Gümüş (XAG) Fiyat Performansları. Kaynak: TradingView Sadece güvenli liman arayışıyla sınırlı değil: yapısal arz kısıtları, elektronik ile güneş enerjisi sektörlerinde artan endüstriyel talep ve küresel jeopolitik endişeler bu ralliyi körüklüyor. Tarihte görülen benzer durumlar bu eğilimi doğruluyor çünkü 2025’in sonundaki önceki hükümet kapanmasında altının ons fiyatı yaklaşık 3.858 dolardan 4.100 doların üzerine çıkmıştı. Gümüş ise 54 doları test ederek riskten kaçınan alımlar ve belirsizliğin getirdiği primlerle dikkat çekti. Kripto para piyasası ise bu belirsizlik ortamında yine volatil hareketler gösteriyor. 2025’teki kapanmada 43 gün boyunca yaklaşık %20 değer kaybeden Bitcoin likidite şoklarına ve geciken ekonomik verilere karşı hâlâ hassas kalıyor. Bu durum yatırımcıları temkinli olmaya itti. Uzayan bir kapanma, repo piyasalarında ve para fonlarında daha fazla baskı yaratabilir. Bazı bahisçiler hükümet kapanmasının iki aya kadar uzayabileceğini öne sürüyor. ABD Hükümet Kapanması Süre Tahminleri. Kaynak: Polymarket Risk oldukça yüksek olsa da kapanmanın kesin olacağı söylenemez. Kongre, geriye kalan bütçe tasarılarını geçirerek ya da yeni bir geçici finansman kararıyla bunu önleyebilir. The Huddle podcast sunucusu Rachel Bade, ‘Sadece birkaç ay önce tarihin en uzun kapanmasını yaşadık… açıkça görülüyor ki kimsenin bunu tekrar yaşamak istemediğine dair iştahı yok’ dedi. Son dönemde iki partili uzlaşılar görünse de Senato’daki çıkmaz ve 30 ocak tarihine bir haftadan az süre kalması nedeniyle piyasa katılımcıları önemli bir aksama beklentisini fiyatlamaya başladı. Böyle bir ortamda Polymarket trader’ları bahislerini güçlendirirken altın ve gümüş fiyatları yükseliyor. Çünkü siyasi tıkanma ve mali belirsizlik dönemlerinde güvenli liman varlıklarının geleneksel olarak koruma sağladığına inanılıyor. Ancak unutmamak gerekir ki, yaşanacak gelişmelere göre piyasalarda sert dalgalanmalar olabilir. Bu yüzden yatırımcıların kendi araştırmalarını yapmasında fayda var.

ABD Hükümeti Kapanma Riski Kripto Para Piyasası Hissiyatını Sarsıyor

Polymarket’teki prediction market’ler şu anda 31 Ocak’a kadar hükümetin kapanma olasılığını yaklaşık %78 olarak fiyatlıyor. Bu oran üç gün önce yalnızca %10’du—inanılmaz bir yükseliş!

ABD’de yeni bir hükümet kapanma riski artarken, yatırımcılar belirsizliğin gölgesinde güvenli limanlara yöneliyor. Kripto Fear and Greed Index şu anda ‘Aşırı Korku’ sinyali veriyor. Sadece bir hafta önce tablo nötr seviyeye yükselmişti.

Kripto Fear and Greed Index. Kaynak: Alternative Polymarket’te ABD’deki Anlaşmazlık Kapanma Olasılığını Artırıyor

ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) finansmanı konusunda partiler arası ciddi bir anlaşmazlık yaşanıyor. Olasılıktaki bu artış altın ve gümüşte yaşanan sert yükseliş ile aynı zamana denk geldi. Bu tablo, kasım 2025’te sona eren rekor 43 günlük eski kapanma dönemini de andırıyor.

Temsilciler Meclisi 341’e 81 oyla geçici finansman tasarısını kabul etti. Ancak Senato’daki Demokratlar, Çoğunluk Lideri Chuck Schumer önderliğinde tasarıyı ilerletmeyi reddediyor. Özellikle DHS finansmanı ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) harcamaları tasarıda halen yer alıyor.

Schumer şöyle dedi:

‘Demokratlar, İç Güvenlik Bakanlığı bütçesinde sağduyulu reformlar talep etti. Ancak Cumhuriyetçiler’in Trump’ın karşısında durmayı reddetmesi nedeniyle, DHS bütçesi ICE içerisindeki suistimalleri dizginlemekte son derece yetersiz kaldı. Hayır oyu vereceğim’ dedi.

Çıkmaz, piyasada tam anlamıyla bir ‘veri karartması’na yol açtı. Geciken ekonomik göstergeler, örneğin TÜFE ve istihdam raporları, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) politika ve risk analizlerini daha da zorlaştırıyor. Bu ortam volatilitenin artmasına neden olabilir.

Makro analist ve popüler X hesabı NoLimit şunu yazdı:

‘Hükümetin kapanmasına 6 gün kaldı. Bir önceki kapanmada altın ve gümüş yeni tüm zamanların en yüksek seviyesine (ATH) zıplamıştı. Ama elinizde hisse senedi gibi varlıklar varsa ekstra dikkatli olun… Çünkü tam anlamıyla bir veri karartmasına giriyoruz’ dedi.

Gerçekten de Polymarket trader’ları benzer bir tablo çiziyor: 31 Ocak’a kadar ABD hükümetinin yeniden kapanacağına %76 olasılık ile bahis oynanıyor.

ABD Hükümet Kapanma Olasılığı (31 Ocak). Kaynak: Polymarket

Benzer bahislerde, ABD Hükümeti’nin 31 Ocak’ta finansman kaybı yaşama ihtimali %77 olarak fiyatlanıyor. Olası bir kapanmada analistler dört önemli risk altını çiziyor:

Ekonomik verilerin gecikmesi

Kredi notunda olası düşüşler

Likiditenin donması

Eğer kriz sürerse, haftalık yaklaşık %0,2’lik GSYİH daralması.

DeFi araştırmacısı Justin Wu şöyle ekledi:

‘Çoğu insan bunu göz ardı ediyor ama kapanma riski her geçen gün daha gerçek bir hal alıyor. Son tarih iyice yaklaşırken, bütçe görüşmeleri de tamamen tıkandı. Hükümet yavaşlarsa, her şey yavaşlar. Maaşlar, sözleşmeler, kararlar gecikir. Başta piyasalar boşvermiş gibi davranır, sonra bir anda panik başlar’ dedi.

Güvenli Liman Metal’ler Yükseliyor: Kapanma Riskiyle Kripto Para Volatilitesi Artıyor

Kıymetli metaller şüphesiz krizden en çok faydayı sağlayan varlıklar oldu. Altın ons başına 5.000 doların üzerine çıkarak yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesine (ATH) ulaştı ve bu haber yazıldığı sırada 5.041 dolardan işlem görüyor. Aynı zamanda gümüş fiyatı ilk kez 100 dolar barajını kırdı ve şu an 103,07 dolardan alıcı buluyor.

Altın (XAU) ve Gümüş (XAG) Fiyat Performansları. Kaynak: TradingView

Sadece güvenli liman arayışıyla sınırlı değil: yapısal arz kısıtları, elektronik ile güneş enerjisi sektörlerinde artan endüstriyel talep ve küresel jeopolitik endişeler bu ralliyi körüklüyor.

Tarihte görülen benzer durumlar bu eğilimi doğruluyor çünkü 2025’in sonundaki önceki hükümet kapanmasında altının ons fiyatı yaklaşık 3.858 dolardan 4.100 doların üzerine çıkmıştı. Gümüş ise 54 doları test ederek riskten kaçınan alımlar ve belirsizliğin getirdiği primlerle dikkat çekti.

Kripto para piyasası ise bu belirsizlik ortamında yine volatil hareketler gösteriyor. 2025’teki kapanmada 43 gün boyunca yaklaşık %20 değer kaybeden Bitcoin likidite şoklarına ve geciken ekonomik verilere karşı hâlâ hassas kalıyor. Bu durum yatırımcıları temkinli olmaya itti.

Uzayan bir kapanma, repo piyasalarında ve para fonlarında daha fazla baskı yaratabilir. Bazı bahisçiler hükümet kapanmasının iki aya kadar uzayabileceğini öne sürüyor.

ABD Hükümet Kapanması Süre Tahminleri. Kaynak: Polymarket

Risk oldukça yüksek olsa da kapanmanın kesin olacağı söylenemez. Kongre, geriye kalan bütçe tasarılarını geçirerek ya da yeni bir geçici finansman kararıyla bunu önleyebilir.

The Huddle podcast sunucusu Rachel Bade, ‘Sadece birkaç ay önce tarihin en uzun kapanmasını yaşadık… açıkça görülüyor ki kimsenin bunu tekrar yaşamak istemediğine dair iştahı yok’ dedi.

Son dönemde iki partili uzlaşılar görünse de Senato’daki çıkmaz ve 30 ocak tarihine bir haftadan az süre kalması nedeniyle piyasa katılımcıları önemli bir aksama beklentisini fiyatlamaya başladı.

Böyle bir ortamda Polymarket trader’ları bahislerini güçlendirirken altın ve gümüş fiyatları yükseliyor. Çünkü siyasi tıkanma ve mali belirsizlik dönemlerinde güvenli liman varlıklarının geleneksel olarak koruma sağladığına inanılıyor.

Ancak unutmamak gerekir ki, yaşanacak gelişmelere göre piyasalarda sert dalgalanmalar olabilir. Bu yüzden yatırımcıların kendi araştırmalarını yapmasında fayda var.
WhiteBit’e Kapsamlı Yasak: Rusya Kripto’nun Gölge Savaşına OdaklandıRusya Başsavcılığı, Ukrayna merkezli kripto para borsası WhiteBit’i “istenmeyen organizasyon” ilan etti. Yetkililer, platformu Rusya’dan yasa dışı fon transferlerine aracılık etmek ve Ukrayna ordusunu finanse etmekle suçluyor. Bu karar WhiteBit’in ana şirketi W Group’u ve tüm bağlı kuruluşlarını da kapsayacak şekilde genişletildi. Böylece, şirket grubunun Rusya’daki faaliyetleri tamamen yasaklanmış oldu. WhiteBit’e Karşı Rusya Hamlesi: Kripto Savaşında Gerginlik Artıyor Yerel medya haberlerine göre, Rus yetkililer WhiteBit yönetiminin 2022’den bu yana Ukrayna’ya yaklaşık 11 milyon dolar aktardığını iddia ediyor. Bu miktarın yaklaşık 900 bin doları insansız hava aracı (drone) alımlarına ayrılmış durumda. Başsavcılık ayrıca platformun, Ukrayna devlet destekli kripto bağış platformu United24’e teknik destek sağladığını öne sürdü. İddialara göre WhiteBit, Rusya’dan fon kaçırmak ve diğer yasa dışı işlemleri yürütmek için “gölge şemalar” da kullandı. 2018’de Ukraynalı girişimciler tarafından kurulan WhiteBit’in, aktif kullanıcı sayısının 8 milyonun üzerinde olduğu belirtiliyor. Günlük spot trading hacmi 11 milyar dolara, vadeli işlemler hacmi ise 40 milyar dolara ulaşıyor. Platform uluslararası ölçekte faaliyet gösterse de Rusya’daki düzenleyici baskıların artmasıyla ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya. WhiteBit’e yönelik bu adım, Rusya’nın kripto para düzenlemelerini hızlandırdığı bir döneme denk geliyor. Yerel medyaya göre Rusya Merkez Bankası, kripto para borsası ve dijital saklama kuruluşları için yeni lisanslama gerekliliklerini açıkladı. Menkul kıymet dışındaki platformlara daha kolay lisans verileceği belirtiliyor. Kripto paralarda işlem yapmak isteyen banka ve broker’lar ise, geleneksel finans (TradFi) faaliyetlerindeki riskleri azaltmak için özel tedbir kurallarına tabi olacak. Rusya Merkez Bankası Finansal Piyasaların Stratejik Gelişim Departmanı Direktörü Ekaterina Lozgacheva, regülatörün hem yurt içinde hem de yurt dışında madenciliği yapılan kripto paraların satışını kolaylaştırmak istediğini vurguladı. Aynı zamanda yasa dışı faaliyetlere aracılık eden aracı kurumlara yaptırım uygulanacağını belirtti. Bu düzenlemelerin, Rusya’nın kripto mevzuatına ilişkin değişikliklerle birlikte 1 temmuz 2027 tarihine kadar yürürlüğe girmesi bekleniyor. Rusya’dan Sıkı Kripto Para Yatırım Sınırları Teklifi Söz konusu framework kapsamında, profesyonel olmayan yatırımcıların da dijital paralara yatırım yapmasına izin verilecek. Ancak yıllık sıkı limitler olacak. Halihazırda Merkez Bankası, aracı kurum başına yıllık 300.000 ruble sınırı önerisinde bulundu. Fakat Maliye Bakanlığı bu miktarın ileride değiştirilebileceğini açıkladı. Maliye Bakan Yardımcısı Ivan Chebeskov, limiti artırmaya yönelik piyasa taleplerinin değerlendirileceğini söyledi. Bu yaklaşım, yatırımcılara erişimi artırırken finansal güvenliği de sağlama amacını taşıyor. Maliye Bakanı Anton Siluanov ise planı desteklediğini belirtti. Ayrıca profesyonel olmayan kullanıcılara, sadece resmi olarak kayıtlı platformlar üzerinden ve belirli yatırım limitleri dahilinde erişim sağlanması gerektiğini söyledi. Siluanov’dan alıntı yapan yerel medya şu ifadeleri aktardı: ‘Riskleri en aza indirmek için merkez bankası ile birlikte bu tür işlemlerin ve kripto para piyasasındaki yatırımların hacmine sınır getirmeyi planlıyoruz’ dedi. Dijital paralara yönelik düzenleyici taslakların, 2026’nın ilk yarısında Devlet Duması’na sunulması bekleniyor. WhiteBit’e yönelik bu baskı, Rusya’nın özellikle Ukrayna ile süren jeopolitik gerginlik ortamında kripto para transferlerine giderek daha fazla odaklandığını gösteriyor. Yetkililer sınır ötesi faaliyet yürüten platformlar üzerinde hem operasyonel hem de hukuki baskıları artırırken, yeni yasal yükümlülüklerle kripto aracı kurumlara yönelik kontrolü de sıkılaştırıyor.

WhiteBit’e Kapsamlı Yasak: Rusya Kripto’nun Gölge Savaşına Odaklandı

Rusya Başsavcılığı, Ukrayna merkezli kripto para borsası WhiteBit’i “istenmeyen organizasyon” ilan etti. Yetkililer, platformu Rusya’dan yasa dışı fon transferlerine aracılık etmek ve Ukrayna ordusunu finanse etmekle suçluyor.

Bu karar WhiteBit’in ana şirketi W Group’u ve tüm bağlı kuruluşlarını da kapsayacak şekilde genişletildi. Böylece, şirket grubunun Rusya’daki faaliyetleri tamamen yasaklanmış oldu.

WhiteBit’e Karşı Rusya Hamlesi: Kripto Savaşında Gerginlik Artıyor

Yerel medya haberlerine göre, Rus yetkililer WhiteBit yönetiminin 2022’den bu yana Ukrayna’ya yaklaşık 11 milyon dolar aktardığını iddia ediyor. Bu miktarın yaklaşık 900 bin doları insansız hava aracı (drone) alımlarına ayrılmış durumda.

Başsavcılık ayrıca platformun, Ukrayna devlet destekli kripto bağış platformu United24’e teknik destek sağladığını öne sürdü.

İddialara göre WhiteBit, Rusya’dan fon kaçırmak ve diğer yasa dışı işlemleri yürütmek için “gölge şemalar” da kullandı.

2018’de Ukraynalı girişimciler tarafından kurulan WhiteBit’in, aktif kullanıcı sayısının 8 milyonun üzerinde olduğu belirtiliyor. Günlük spot trading hacmi 11 milyar dolara, vadeli işlemler hacmi ise 40 milyar dolara ulaşıyor.

Platform uluslararası ölçekte faaliyet gösterse de Rusya’daki düzenleyici baskıların artmasıyla ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya.

WhiteBit’e yönelik bu adım, Rusya’nın kripto para düzenlemelerini hızlandırdığı bir döneme denk geliyor. Yerel medyaya göre Rusya Merkez Bankası, kripto para borsası ve dijital saklama kuruluşları için yeni lisanslama gerekliliklerini açıkladı. Menkul kıymet dışındaki platformlara daha kolay lisans verileceği belirtiliyor.

Kripto paralarda işlem yapmak isteyen banka ve broker’lar ise, geleneksel finans (TradFi) faaliyetlerindeki riskleri azaltmak için özel tedbir kurallarına tabi olacak.

Rusya Merkez Bankası Finansal Piyasaların Stratejik Gelişim Departmanı Direktörü Ekaterina Lozgacheva, regülatörün hem yurt içinde hem de yurt dışında madenciliği yapılan kripto paraların satışını kolaylaştırmak istediğini vurguladı. Aynı zamanda yasa dışı faaliyetlere aracılık eden aracı kurumlara yaptırım uygulanacağını belirtti.

Bu düzenlemelerin, Rusya’nın kripto mevzuatına ilişkin değişikliklerle birlikte 1 temmuz 2027 tarihine kadar yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Rusya’dan Sıkı Kripto Para Yatırım Sınırları Teklifi

Söz konusu framework kapsamında, profesyonel olmayan yatırımcıların da dijital paralara yatırım yapmasına izin verilecek. Ancak yıllık sıkı limitler olacak.

Halihazırda Merkez Bankası, aracı kurum başına yıllık 300.000 ruble sınırı önerisinde bulundu. Fakat Maliye Bakanlığı bu miktarın ileride değiştirilebileceğini açıkladı.

Maliye Bakan Yardımcısı Ivan Chebeskov, limiti artırmaya yönelik piyasa taleplerinin değerlendirileceğini söyledi. Bu yaklaşım, yatırımcılara erişimi artırırken finansal güvenliği de sağlama amacını taşıyor.

Maliye Bakanı Anton Siluanov ise planı desteklediğini belirtti. Ayrıca profesyonel olmayan kullanıcılara, sadece resmi olarak kayıtlı platformlar üzerinden ve belirli yatırım limitleri dahilinde erişim sağlanması gerektiğini söyledi.

Siluanov’dan alıntı yapan yerel medya şu ifadeleri aktardı: ‘Riskleri en aza indirmek için merkez bankası ile birlikte bu tür işlemlerin ve kripto para piyasasındaki yatırımların hacmine sınır getirmeyi planlıyoruz’ dedi.

Dijital paralara yönelik düzenleyici taslakların, 2026’nın ilk yarısında Devlet Duması’na sunulması bekleniyor.

WhiteBit’e yönelik bu baskı, Rusya’nın özellikle Ukrayna ile süren jeopolitik gerginlik ortamında kripto para transferlerine giderek daha fazla odaklandığını gösteriyor.

Yetkililer sınır ötesi faaliyet yürüten platformlar üzerinde hem operasyonel hem de hukuki baskıları artırırken, yeni yasal yükümlülüklerle kripto aracı kurumlara yönelik kontrolü de sıkılaştırıyor.
Ethereum balinaları 4 milyar Dolar’lık boğa tuzağına yakalandı: ETH fiyatında sırada ne var?Ethereum son 24 saatte neredeyse %1 düşüyor. Tek başına bu hareket pek önemli değil. Asıl önemli olan ise öncesinde yaşananlar. Ocak ortasında Ethereum, net şekilde görülen bir ters omuz-baş-omuz formasyonunu yukarı kırdı. Formasyon oldukça umut vericiydi. Momentum güçleniyordu, balina’lar alım yapıyordu ve fiyat önemli bir yapının üstüne çıkmıştı. Normal şartlarda, bu tür bir birleşim yükselişin devamını destekler. Fakat Ethereum kritik bir duvarda takıldı ve o günden beri neredeyse %16 değer kaybetti. Bu gelişme rastgele bir başarısızlık değil. Yaklaşık 4 milyar dolar değerinde bir arz duvarı, talebi sessizce emerek formasyon kırılımını klasik bir boğa tuzağına çevirdi. 4 milyar Dolar Duvarına Hızla İlerleyen Bir Breakout Ethereum’un ters omuz-baş-omuz formasyonu ekim sonu oluşmaya başladı. Kırılım, 13 Ocak’ta fiyatın neckline seviyesini güçlü şekilde aşmasıyla onaylandı. Fiyat hareketinin başarısız olmasının nedeni alıcıların ortadan kaybolması değildi. ETH Boğa Tuzağı: TradingView Böyle token analizlerinde daha fazlasını mı görmek istiyorsunuz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bültenine buradan abone olabilirsiniz. Asıl sorun fiyatın yoğun bir maliyet duvarına çarpmasıydı. Maliyet bazlı veriler, Ethereum yatırımcılarının 3.490 dolar ile 3.510 dolar arasında yoğunlaştığını gösteriyor. Yaklaşık 1.190.317 ETH bu bölgede birikti. Ortalama fiyatın 3.500 dolara yakın olduğu düşünüldüğünde, bu yaklaşık 4,1 milyar dolarlık bir arz anlamına geliyor. Bir maliyet bazlı duvar, daha önce dar bir fiyat aralığında büyük miktarda ETH alındığında oluşur. Fiyat bu alana tekrar yaklaştığında yatırımcılar genellikle başa baş noktasından satış yapar. Bu tür erken dağılım, hissiyat yükseliş yönlü görünse bile güçlü bir direnç yaratır. Atalarımızın da dediği gibi, ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Kritik Arz Bölgesi: Glassnode Tam olarak bu 3.407 dolar civarında oldu ve satış baskısı kırılımı sekteye uğrattı. Ethereum duvara yaklaşınca yükseliş durdu ve fiyat geri çekilmeye başladı. Teknik olarak kırılım bir süre devam etti ancak yapısal olarak zaten zedelenmişti. Üstteki arz çok fazlaydı ve bu ortamda önemli bir yatırımcı grubu tuzağa düştü! Balina’lar Yükselişte Alım Yaptı: Tuzak mı Kuruldu? Bu tabloyu daha riskli yapan şey şu: ETH balina’ları aslında “doğru” adımı attı. 15 Ocak’tan sonra (kırılım onayı sonrası) büyük yatırımcılar pozisyonlarını istikrarlı şekilde artırdı. Balina bakiyeleri yaklaşık 103,11 milyon ETH’den 104,15 milyon ETH’ye yükseldi. Yani yaklaşık 1,04 milyon ETH veya neredeyse 3 milyar dolarlık bir ekleme oldu. Bu alımlar, fiyat geri çekilmeye başladığı süreçte de devam etti ve bariz bir ortalama maliyet düşürme davranışı gösterdi. ETH Balina’ları Tuzağa Düştü: Santiment Tek başına bakılırsa, balina birikimi destekleyici görünüyor. Ama bu kez yeterli olmadı. Sebep zincir üstü verilerin dışında yatıyor. ETF akışları yön değiştirdi. 16 Ocak haftasında güçlü girişler yaşandı ve bu kırılımı ateşledi. Sonraki hafta, yani 23 Ocak’ta ise ETF’lerde 611,17 milyon dolar net çıkış gerçekleşti. ETF Akışları Tersine Döndü: SoSo Value Bu değişim oldukça belirleyici oldu. ETF satışları, Ethereum önemli bir arz duvarını test ederken aşağı yönlü kalıcı baskı oluşturdu. Balina alımları burada güçlü bir dirençle karşılaştı ve büyük yatırımcılar bile fiyat aşağı sarkarken desteğin üzerinde tuzağa düştü. İşte bu yüzden, birikim sürdüğü halde düzeltme de devam etti. Talep vardı, ağırlıklı olarak balina’lardan geliyordu fakat arz çok daha fazlaydı. Duvar galip geldi. ETF akışları ve maliyet direnci buluştuğunda fiyat yapısı adeta bir anda çöker. Ethereum’da Sonrası İçin Belirleyici Fiyat Seviyeleri Ethereum şu anda tekrar önceki fiyat aralığında işlem görüyor ve yapı bir hayli zayıf. Aşağı yönlü riskte ise 2.773 dolar seviyesi kritik önem taşıyor. Ethereum fiyat grafiğinde bu alan ilerleyen satırlarda özellikle vurgulanıyor. Bu bölgenin altında günlük kapanış yapılması, ters baş-omuz formasyonunun sağ omzunu kırar ve yükseliş tuzağını tamamen teyit eder. Ayrıca, 2.819 dolar ile 2.835 dolar arasındaki maliyet bazındaki kümelere de tehdit oluşturur. Burası yoğun talep görülen ve satış baskısını absorbe edebilecek bir bölge. Ancak bu alanın kaybedilmesi Ethereum’a yönelik daha sert bir düşüşün önünü açabilir. Destek Duvarı: Glassnode Bu seviyenin aşağısında yapı hızla daha da zayıflıyor. Yukarı yönlü toparlanma ise adım adım gerçekleşmeli. İlk aşamada Ethereum’un 3.046 dolar seviyesini geri alması gerekiyor. Bu hareket fiyatı bir miktar dengeleyebilir fakat yeterli sayılmaz. Asıl sınav ise 3.180 dolarda: 3.146 dolar ile 3.164 dolar arasındaki satış duvarı ancak bu seviyede aşılmış olur. Bu alanın temiz bir şekilde geçilmesi piyasaya tekrar talebin döndüğüne işaret eder. Yukarıda Kritik Satış Duvarı: Glassnode Yine de direnç güçlü kalmaya devam ediyor. 3.407 dolar ile 3.487 dolar bölgesinde yoğunlaşan büyük bir satış duvarı hala grafikte ön planda. Bu bölge, daha önce yukarı yönlü kırılımı reddetmiş ve düzeltmeyi tetiklemişti. Ethereum Fiyat Analizi: TradingView Ethereum bu seviyeleri net biçimde aşmadıkça, yükselişler kırılgan kalacaktır. Buradaki ana mesaj gayet net. Ethereum, alıcılar zayıf olduğu için değil, satış baskısı çok güçlü olduğu için başarısız oldu. Bu tablo değişmediği sürece, yükseliş tuzağı devam ediyor.

Ethereum balinaları 4 milyar Dolar’lık boğa tuzağına yakalandı: ETH fiyatında sırada ne var?

Ethereum son 24 saatte neredeyse %1 düşüyor. Tek başına bu hareket pek önemli değil. Asıl önemli olan ise öncesinde yaşananlar.

Ocak ortasında Ethereum, net şekilde görülen bir ters omuz-baş-omuz formasyonunu yukarı kırdı. Formasyon oldukça umut vericiydi. Momentum güçleniyordu, balina’lar alım yapıyordu ve fiyat önemli bir yapının üstüne çıkmıştı. Normal şartlarda, bu tür bir birleşim yükselişin devamını destekler.

Fakat Ethereum kritik bir duvarda takıldı ve o günden beri neredeyse %16 değer kaybetti. Bu gelişme rastgele bir başarısızlık değil. Yaklaşık 4 milyar dolar değerinde bir arz duvarı, talebi sessizce emerek formasyon kırılımını klasik bir boğa tuzağına çevirdi.

4 milyar Dolar Duvarına Hızla İlerleyen Bir Breakout

Ethereum’un ters omuz-baş-omuz formasyonu ekim sonu oluşmaya başladı. Kırılım, 13 Ocak’ta fiyatın neckline seviyesini güçlü şekilde aşmasıyla onaylandı.

Fiyat hareketinin başarısız olmasının nedeni alıcıların ortadan kaybolması değildi.

ETH Boğa Tuzağı: TradingView

Böyle token analizlerinde daha fazlasını mı görmek istiyorsunuz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bültenine buradan abone olabilirsiniz.

Asıl sorun fiyatın yoğun bir maliyet duvarına çarpmasıydı.

Maliyet bazlı veriler, Ethereum yatırımcılarının 3.490 dolar ile 3.510 dolar arasında yoğunlaştığını gösteriyor. Yaklaşık 1.190.317 ETH bu bölgede birikti. Ortalama fiyatın 3.500 dolara yakın olduğu düşünüldüğünde, bu yaklaşık 4,1 milyar dolarlık bir arz anlamına geliyor.

Bir maliyet bazlı duvar, daha önce dar bir fiyat aralığında büyük miktarda ETH alındığında oluşur. Fiyat bu alana tekrar yaklaştığında yatırımcılar genellikle başa baş noktasından satış yapar. Bu tür erken dağılım, hissiyat yükseliş yönlü görünse bile güçlü bir direnç yaratır. Atalarımızın da dediği gibi, ateş olmayan yerden duman çıkmaz.

Kritik Arz Bölgesi: Glassnode

Tam olarak bu 3.407 dolar civarında oldu ve satış baskısı kırılımı sekteye uğrattı.

Ethereum duvara yaklaşınca yükseliş durdu ve fiyat geri çekilmeye başladı. Teknik olarak kırılım bir süre devam etti ancak yapısal olarak zaten zedelenmişti. Üstteki arz çok fazlaydı ve bu ortamda önemli bir yatırımcı grubu tuzağa düştü!

Balina’lar Yükselişte Alım Yaptı: Tuzak mı Kuruldu?

Bu tabloyu daha riskli yapan şey şu: ETH balina’ları aslında “doğru” adımı attı.

15 Ocak’tan sonra (kırılım onayı sonrası) büyük yatırımcılar pozisyonlarını istikrarlı şekilde artırdı. Balina bakiyeleri yaklaşık 103,11 milyon ETH’den 104,15 milyon ETH’ye yükseldi. Yani yaklaşık 1,04 milyon ETH veya neredeyse 3 milyar dolarlık bir ekleme oldu.

Bu alımlar, fiyat geri çekilmeye başladığı süreçte de devam etti ve bariz bir ortalama maliyet düşürme davranışı gösterdi.

ETH Balina’ları Tuzağa Düştü: Santiment

Tek başına bakılırsa, balina birikimi destekleyici görünüyor. Ama bu kez yeterli olmadı.

Sebep zincir üstü verilerin dışında yatıyor. ETF akışları yön değiştirdi. 16 Ocak haftasında güçlü girişler yaşandı ve bu kırılımı ateşledi. Sonraki hafta, yani 23 Ocak’ta ise ETF’lerde 611,17 milyon dolar net çıkış gerçekleşti.

ETF Akışları Tersine Döndü: SoSo Value

Bu değişim oldukça belirleyici oldu. ETF satışları, Ethereum önemli bir arz duvarını test ederken aşağı yönlü kalıcı baskı oluşturdu. Balina alımları burada güçlü bir dirençle karşılaştı ve büyük yatırımcılar bile fiyat aşağı sarkarken desteğin üzerinde tuzağa düştü.

İşte bu yüzden, birikim sürdüğü halde düzeltme de devam etti. Talep vardı, ağırlıklı olarak balina’lardan geliyordu fakat arz çok daha fazlaydı. Duvar galip geldi. ETF akışları ve maliyet direnci buluştuğunda fiyat yapısı adeta bir anda çöker.

Ethereum’da Sonrası İçin Belirleyici Fiyat Seviyeleri

Ethereum şu anda tekrar önceki fiyat aralığında işlem görüyor ve yapı bir hayli zayıf.

Aşağı yönlü riskte ise 2.773 dolar seviyesi kritik önem taşıyor. Ethereum fiyat grafiğinde bu alan ilerleyen satırlarda özellikle vurgulanıyor.

Bu bölgenin altında günlük kapanış yapılması, ters baş-omuz formasyonunun sağ omzunu kırar ve yükseliş tuzağını tamamen teyit eder. Ayrıca, 2.819 dolar ile 2.835 dolar arasındaki maliyet bazındaki kümelere de tehdit oluşturur.

Burası yoğun talep görülen ve satış baskısını absorbe edebilecek bir bölge. Ancak bu alanın kaybedilmesi Ethereum’a yönelik daha sert bir düşüşün önünü açabilir.

Destek Duvarı: Glassnode

Bu seviyenin aşağısında yapı hızla daha da zayıflıyor. Yukarı yönlü toparlanma ise adım adım gerçekleşmeli.

İlk aşamada Ethereum’un 3.046 dolar seviyesini geri alması gerekiyor. Bu hareket fiyatı bir miktar dengeleyebilir fakat yeterli sayılmaz. Asıl sınav ise 3.180 dolarda: 3.146 dolar ile 3.164 dolar arasındaki satış duvarı ancak bu seviyede aşılmış olur. Bu alanın temiz bir şekilde geçilmesi piyasaya tekrar talebin döndüğüne işaret eder.

Yukarıda Kritik Satış Duvarı: Glassnode

Yine de direnç güçlü kalmaya devam ediyor. 3.407 dolar ile 3.487 dolar bölgesinde yoğunlaşan büyük bir satış duvarı hala grafikte ön planda. Bu bölge, daha önce yukarı yönlü kırılımı reddetmiş ve düzeltmeyi tetiklemişti.

Ethereum Fiyat Analizi: TradingView

Ethereum bu seviyeleri net biçimde aşmadıkça, yükselişler kırılgan kalacaktır. Buradaki ana mesaj gayet net.

Ethereum, alıcılar zayıf olduğu için değil, satış baskısı çok güçlü olduğu için başarısız oldu. Bu tablo değişmediği sürece, yükseliş tuzağı devam ediyor.
Michael Saylor Bitcoin Protokolünde Sapmaya Karşı Uyarıyor: Kuantum Riski GündemdeMicroStrategy yöneticisi Michael Saylor, Bitcoin için en büyük riskin protokol değişikliklerini savunan hırslı fırsatçılar olduğunu söylüyor. Bu açıklama, Coinbase ve Ethereum ağının Bitcoin’in uzun vadeli varlığına dair en büyük tehditlerden biri olan kuantum bilgisayarlara yönelik adımlar attığı döneme denk geliyor. Bitcoin’ın Kuantum Sorunu Protokol Değişikliği Tartışmasını Gündeme Taşıdı MicroStrategy kurucu ortağı Michael Saylor, protokolün sabitlenmiş yapısını Bitcoin’in başlıca savunma mekanizması olarak görüyor. Ona göre ağı “iyileştirmeye” yönelik iç girişimler, dışarıdan gelen teknolojik tehditlerden daha tehlikeli olabilir. Bu görüş, özellikle BIP-110 “soft fork” önerisi gibi tartışmaların yaşandığı dönemde Bitcoin’in tarafsız bir dijital para olarak rolünü öne çıkarıyor. 25 Ocak 2026 itibariyle %2,38 node desteği bulan BIP-110, işlem verilerini (örneğin OP_RETURN’u 83 byte ile sınırlama) geçici olarak kısıtlayarak parasal amaçlar dışında kalan “spam” kullanıma çözüm getirmeyi amaçlıyor. Bu tartışma, Bitcoin Knots’a bağlı muhafazakarlar ile Bitcoin Core kullanan daha geniş uygulama yanlıları arasında topluluk içinde bir bölünme yaratıyor. Bazı geliştiriciler, aceleyle ya da politik motivasyonlarla yapılan değişikliklerin risklerine işaret ediyor. Diğerleri ise ortaya çıkan yeni tehditlerin görmezden gelinmesinin daha büyük bir sorun yaratabileceğini vurguluyor. Şimdi ise bu gerilim daha görünür hale geliyor çünkü Coinbase, kuantum bilgisayarlar ve blockchain güvenliği için bağımsız bir danışma kurulu oluşturduğunu duyurdu. Kurul, büyük ölçekli kuantum makinelerindeki ilerlemelerin Bitcoin’in şifreleme tabanını nasıl tehdit edebileceğini inceleyecek. Geniş ekosisteme açık araştırma raporları, risk değerlendirmeleri ve teknik rehberlik yayımlayacaklar. Endişelerin odağında ise Bitcoin’in ECDSA ve Schnorr imzalarının temelini oluşturan elliptic-curve kriptografisi (ECC) bulunuyor. Teorik olarak, yeterince güçlü bir kuantum bilgisayar Shor algoritması ile açık anahtarlardan özel anahtarları çıkarabilir: Böylece saldırganlar işlemleri taklit edebilir ya da açıkta kalan cüzdanlardaki coin’leri ele geçirebilir. Böyle bir makinenin ortaya çıkmasına en az 5 yıl olsa da, güvenli protokol geçişi için gereken uzun hazırlık süresi nedeniyle “kuantum dayanıklılığı” konusu giderek daha önemli hale geliyor. Coinbase’in danışma kurulu; kriptografi ve kuantum araştırmalarının önde gelen isimlerini bir araya getiriyor: Stanford Üniversitesi’nden Prof. Dan Boneh Teksas Üniversitesi kuantum kuramcısı Scott Aaronson Ethereum Foundation araştırmacısı Justin Drake ve EigenLayer’ın kurucusu Sreeram Kannan. Coinbase’e göre kurul, tamamen bağımsız çalışacak ve kuantum bilgisayarların mevcut durumu hakkında kapsamlı analizler yayımlayacak. Ayrıca geliştiriciler ve kurumlara rehberlik edecek, alandaki önemli gelişmelere anlık yanıt verecek. Bitcoin’ın Kuantum Tartışması: Teoriden Mühendislik Gerçekliğine Geçiş Bu hamle, Bitcoin geliştirici topluluğunun bu meseleye bakışında genel bir değişime işaret ediyor. 2025’teki verilere göre, Bitcoin e-posta gruplarında kuantum ile ilgili tartışmalar kayda değer şekilde artmış durumda: Artık teknik iletişimin %10’undan fazlası post-kuantum güvenliğine değiniyor. Oysa bu, yıllarca neredeyse hiç konuşulmayan bir mevzuydu. Kuantum Dayanıklılığı Hakkında Mesajların Tahmini Oranı. Kaynak: Willy Woo X’te Artık tartışmalar teorik düzeyde kalmak yerine, Bitcoin’in ECC’den post-kuantum imza şemalarına “soft fork” yoluyla, ağı sarsmadan geçişine dair mühendislik sorularına yöneliyor. Tüm bu ivmeye karşılık çoğu araştırmacı, protokol değişikliklerinde aceleci olmamaları gerektiği konusunda uyarıyor. Hakim görüş, NIST gibi kurumların geliştirdiği post-kuantum kriptografi standartlarının olgunlaşmasının beklenmesini savunuyor. Zira aceleye getirilecek güncellemeler, başka zafiyet kapılarını aralayabilir. Yani Coinbase’in bu hamlesinin bir panik havasından çok hazırlık amacı taşıdığı ifade ediliyor. Amaç, Bitcoin ve diğer blockchain’lerin kuantum saldırıları pratik hale gelmeden çok önce güvenli bir geçiş yoluna sahip olmalarını sağlamak. Ethereum ile olan fark ise giderek belirginleşiyor. Ethereum Foundation, yakın zamanda post-kuantum güvenliğini stratejik öncelik ilan etti. Bu kapsamda: Özel ekipler kuruyorlar Kriptografi araştırmalarına fon sağlıyorlar ve Canlı post-kuantum test ağları çalıştırıyorlar. Artık Ethereum temsilcileri de Coinbase’in danışma kurulunda yer alıyor. Bu tablo, kuantuma hazır olmanın gittikçe zincirler arası ve sektör geneline yayılan bir mücadeleye dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Kuantum araştırmalarının ivme kazanması ve kurumsal oyuncuların kripto altyapısını geleceğe hazırlama konusunda daha aktif rol üstlenmesiyle birlikte, o kırılgan dengeyi sürdürmek daha da zorlaşacak gibi görünüyor.

Michael Saylor Bitcoin Protokolünde Sapmaya Karşı Uyarıyor: Kuantum Riski Gündemde

MicroStrategy yöneticisi Michael Saylor, Bitcoin için en büyük riskin protokol değişikliklerini savunan hırslı fırsatçılar olduğunu söylüyor.

Bu açıklama, Coinbase ve Ethereum ağının Bitcoin’in uzun vadeli varlığına dair en büyük tehditlerden biri olan kuantum bilgisayarlara yönelik adımlar attığı döneme denk geliyor.

Bitcoin’ın Kuantum Sorunu Protokol Değişikliği Tartışmasını Gündeme Taşıdı

MicroStrategy kurucu ortağı Michael Saylor, protokolün sabitlenmiş yapısını Bitcoin’in başlıca savunma mekanizması olarak görüyor. Ona göre ağı “iyileştirmeye” yönelik iç girişimler, dışarıdan gelen teknolojik tehditlerden daha tehlikeli olabilir.

Bu görüş, özellikle BIP-110 “soft fork” önerisi gibi tartışmaların yaşandığı dönemde Bitcoin’in tarafsız bir dijital para olarak rolünü öne çıkarıyor.

25 Ocak 2026 itibariyle %2,38 node desteği bulan BIP-110, işlem verilerini (örneğin OP_RETURN’u 83 byte ile sınırlama) geçici olarak kısıtlayarak parasal amaçlar dışında kalan “spam” kullanıma çözüm getirmeyi amaçlıyor.

Bu tartışma, Bitcoin Knots’a bağlı muhafazakarlar ile Bitcoin Core kullanan daha geniş uygulama yanlıları arasında topluluk içinde bir bölünme yaratıyor.

Bazı geliştiriciler, aceleyle ya da politik motivasyonlarla yapılan değişikliklerin risklerine işaret ediyor. Diğerleri ise ortaya çıkan yeni tehditlerin görmezden gelinmesinin daha büyük bir sorun yaratabileceğini vurguluyor.

Şimdi ise bu gerilim daha görünür hale geliyor çünkü Coinbase, kuantum bilgisayarlar ve blockchain güvenliği için bağımsız bir danışma kurulu oluşturduğunu duyurdu.

Kurul, büyük ölçekli kuantum makinelerindeki ilerlemelerin Bitcoin’in şifreleme tabanını nasıl tehdit edebileceğini inceleyecek. Geniş ekosisteme açık araştırma raporları, risk değerlendirmeleri ve teknik rehberlik yayımlayacaklar.

Endişelerin odağında ise Bitcoin’in ECDSA ve Schnorr imzalarının temelini oluşturan elliptic-curve kriptografisi (ECC) bulunuyor.

Teorik olarak, yeterince güçlü bir kuantum bilgisayar Shor algoritması ile açık anahtarlardan özel anahtarları çıkarabilir: Böylece saldırganlar işlemleri taklit edebilir ya da açıkta kalan cüzdanlardaki coin’leri ele geçirebilir.

Böyle bir makinenin ortaya çıkmasına en az 5 yıl olsa da, güvenli protokol geçişi için gereken uzun hazırlık süresi nedeniyle “kuantum dayanıklılığı” konusu giderek daha önemli hale geliyor.

Coinbase’in danışma kurulu; kriptografi ve kuantum araştırmalarının önde gelen isimlerini bir araya getiriyor:

Stanford Üniversitesi’nden Prof. Dan Boneh

Teksas Üniversitesi kuantum kuramcısı Scott Aaronson

Ethereum Foundation araştırmacısı Justin Drake ve

EigenLayer’ın kurucusu Sreeram Kannan.

Coinbase’e göre kurul, tamamen bağımsız çalışacak ve kuantum bilgisayarların mevcut durumu hakkında kapsamlı analizler yayımlayacak.

Ayrıca geliştiriciler ve kurumlara rehberlik edecek, alandaki önemli gelişmelere anlık yanıt verecek.

Bitcoin’ın Kuantum Tartışması: Teoriden Mühendislik Gerçekliğine Geçiş

Bu hamle, Bitcoin geliştirici topluluğunun bu meseleye bakışında genel bir değişime işaret ediyor.

2025’teki verilere göre, Bitcoin e-posta gruplarında kuantum ile ilgili tartışmalar kayda değer şekilde artmış durumda: Artık teknik iletişimin %10’undan fazlası post-kuantum güvenliğine değiniyor. Oysa bu, yıllarca neredeyse hiç konuşulmayan bir mevzuydu.

Kuantum Dayanıklılığı Hakkında Mesajların Tahmini Oranı. Kaynak: Willy Woo X’te

Artık tartışmalar teorik düzeyde kalmak yerine, Bitcoin’in ECC’den post-kuantum imza şemalarına “soft fork” yoluyla, ağı sarsmadan geçişine dair mühendislik sorularına yöneliyor.

Tüm bu ivmeye karşılık çoğu araştırmacı, protokol değişikliklerinde aceleci olmamaları gerektiği konusunda uyarıyor. Hakim görüş, NIST gibi kurumların geliştirdiği post-kuantum kriptografi standartlarının olgunlaşmasının beklenmesini savunuyor. Zira aceleye getirilecek güncellemeler, başka zafiyet kapılarını aralayabilir.

Yani Coinbase’in bu hamlesinin bir panik havasından çok hazırlık amacı taşıdığı ifade ediliyor. Amaç, Bitcoin ve diğer blockchain’lerin kuantum saldırıları pratik hale gelmeden çok önce güvenli bir geçiş yoluna sahip olmalarını sağlamak.

Ethereum ile olan fark ise giderek belirginleşiyor. Ethereum Foundation, yakın zamanda post-kuantum güvenliğini stratejik öncelik ilan etti. Bu kapsamda:

Özel ekipler kuruyorlar

Kriptografi araştırmalarına fon sağlıyorlar ve

Canlı post-kuantum test ağları çalıştırıyorlar.

Artık Ethereum temsilcileri de Coinbase’in danışma kurulunda yer alıyor. Bu tablo, kuantuma hazır olmanın gittikçe zincirler arası ve sektör geneline yayılan bir mücadeleye dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

Kuantum araştırmalarının ivme kazanması ve kurumsal oyuncuların kripto altyapısını geleceğe hazırlama konusunda daha aktif rol üstlenmesiyle birlikte, o kırılgan dengeyi sürdürmek daha da zorlaşacak gibi görünüyor.
XRP Fiyatı %25 Düşüş Uyarısıyla Karşı Karşıya: ETF Talebinde DüşüşXRP fiyatı şu anda tehlikeli bir bölgede seyrediyor. 1,89 dolar seviyesinden işlem gören XRP, kritik bir destek hattının yalnızca %1 üzerinde bulunuyor. Yüzeyde grafik sakin görünüyor. Ancak daha derine inildiğinde riskin sessizce biriktiğini gösteren çok sayıda sinyal var. Bu tabloyu sıra dışı kılan yalnızca desteğe yakınlık değil, aynı zamanda daha önce olması beklenen bir hareketin gerçekleşmemiş olması. XRP kısa süre önce genellikle en azından kısa vadeli bir toparlanma işareti olarak kabul edilen yükseliş yönlü bir sinyal verdi. Fakat bu kez neredeyse hiç hareket etmedi. İşte esas tehlike çanları burada çalıyor. Gizli Yükseliş Yönlü Ayrışma Başarısız Oldu: Tehlike İşareti mi? 31 Aralık ile 20 Ocak arasında XRP fiyatı günlük grafikte gizli bir yükseliş ayrışması oluşturdu. Fiyat daha yüksek bir dip yaparken Göreceli Güç Endeksi (RSI) ise daha düşük bir seviye kaydetti. Gizli yükseliş ayrışması genellikle satış baskısının zayıfladığını ve alıcıların yakında yeniden kontrolü ele geçirebileceğini gösterir. Bu bir ralli garantisi vermez fakat genelde bir sıçramaya veya en azından kısa süreli bir nefes almaya zemin hazırlar. Burada ise bu olmadı. Söz konusu ayrışma sonrasında XRP neredeyse hiç yükselmedi. Fiyat takıldı, momentumdaki artış da gelmedi. Bu tablo bize önemli bir gerçeği fısıldıyor. Satıcılar yavaşladı ama alıcılar yerlerini almaya yanaşmadı. Kritik Ayrışma Başarısız Oldu: TradingView Buna benzer daha fazla token analizi için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan ücretsiz abone olabilirsiniz. Böyle bir ayrışmanın sonuçsuz kalması genellikle zayıf piyasalarda görülür. Güç değil, kararsızlık gösterir. Yükseliş sinyalinin boşa çıkması çoğunlukla talebin eksik olduğunu, sinyalin hatalı olmadığını ortaya koyar. XRP’nin yükselen kama formasyonu desteğin kırılması halinde yaklaşık %25’lik ek bir düşüş riskine işaret etmeye devam ediyor. Alıcılar ortada gözükmezken ve satıcılar yeniden sahneye çıkmaya başlarken XRP’de artık küçük bir düşüş bile zincirleme daha büyük hareketlere yol açabilir hale geldi. Satış baskısı hafifledikten sonra alıcılar ortaya çıkmazsa satıcılar yeniden sahneye döndüğünde ne olacak dersiniz? ETF Akışları ve Holder Verileri Talebin Zayıfladığını Gösteriyor Cevabın ilk adımı sermaye akışlarında saklı. Haftalardır ilk kez XRP bağlantılı ETF ürünlerinde net çıkış yaşandı. 23 Ocak’ta biten haftada toplamda yaklaşık 40,5 milyon dolarlık bir çıkış görüldü. Oysa uzun süredir ETF’lerde istikrarlı girişler hakimdi. Dolayısıyla bu, yatırımcı davranışında bariz bir değişikliği işaret ediyor. ETF akışları önemli çünkü büyük ve yönlü sermayeyi gösterir. Girişler durup net negatif seyretmeye başladığında genellikle kurumsal talebin yavaşladığı veya geri çekildiği anlamına gelir. Zayıflayan ETF Talebi: SoSo Value Zincir üstü veriler de benzer bir tablo çiziyor. Uzun vadeli tutucuların (Hodler’ların) aylık bakiyesini izleyen XRP Hodler Net Position Change göstergesi yataylaştı ve düşmeye başladı. 20 Ocak’ta uzun vadeli tutucular yaklaşık 232,1 milyon XRP’yi elinde bulunduruyordu. 24 Ocak’a gelindiğinde ise bu rakam 231,55 milyon XRP’ye kadar geriledi. Hodler’lar Alım Yapmıyor: Glassnode Bu agresif bir satış değil ama birikim süreci de değil. Ayrışma yaşandıktan sonra uzun vadeli tutucular anlamlı bir ekleme yapmadı. Bu durum, fiyat hareketinin ortaya koyduğu tabloyu da destekliyor. Alıcılar o kadar kararlı değildi ki ciddi pozisyon almadılar. Hem ETF talebi sönükleşip hem de uzun vadeli tutucular hareketsiz kalınca piyasada toparlanmalar genellikle zayıf kalıyor. XRP fiyatındaki düşüş riski balina satışlarıyla devam ediyor Alıcılar tereddüt ederken bir grup harekete geçti. Bakiyesinde 10 milyon ila 100 milyon XRP tutan cüzdanlar pozisyonlarını azaltmaya başladı. 18 Ocak’ta bu grup yaklaşık 11,16 milyar XRP’ye sahipti. Son verilerle birlikte bakiyeleri 11,07 milyar XRP’ye kadar gerilemiş durumda. Yaklaşık 90 milyon XRP’lik satış söz konusu. Güncel XRP fiyatı ile hesaplarsak, bu yaklaşık 170 milyon dolarlık bir dağıtıma karşılık geliyor. XRP Balinaları Dump Yapıyor: Santiment Bu satış baskısı, XRP’nin gizli yükseliş yönlü ayrışmaya neden tepki vermediğini de gösteriyor. Ayrıca fiyatın destek seviyesine çakılı kalmasının da nedenini ortaya koyuyor. Teknik açıdan bakıldığında risk artık net: rüzgar yatırımcının karşısında esiyor. Günlük kapanışın 1,85-1,86 dolar bandının altına inmesi, kama şeklindeki destek hattını kıracak ve aşağı yönlü hedefi tetikleyecek. Bu durumda ilk durak 1,70 dolar bölgesi olurken, momentum artarsa 1,42 dolara kadar daha derin bir geri çekilme gelebilir. Yaklaşık %25’lik bir düşüş hedefi de böylece yakına gelmiş olacak. XRP Fiyat Analizi: TradingView Yukarıda ise XRP’nin 1,98 doları tekrar ele geçirmesi, düşüş baskısını zayıflatabilir. Bu, kısa vadede yatırımcıya rahat nefes aldırır fakat yeni alıcıların piyasaya dönmemesi halinde, bu hareket yalnızca teknik bir tepkiye dönüşür. Şu anda tablo net: Satışlar var, alıcılar yok. Terazi satıcıların tarafında.

XRP Fiyatı %25 Düşüş Uyarısıyla Karşı Karşıya: ETF Talebinde Düşüş

XRP fiyatı şu anda tehlikeli bir bölgede seyrediyor. 1,89 dolar seviyesinden işlem gören XRP, kritik bir destek hattının yalnızca %1 üzerinde bulunuyor. Yüzeyde grafik sakin görünüyor. Ancak daha derine inildiğinde riskin sessizce biriktiğini gösteren çok sayıda sinyal var. Bu tabloyu sıra dışı kılan yalnızca desteğe yakınlık değil, aynı zamanda daha önce olması beklenen bir hareketin gerçekleşmemiş olması.

XRP kısa süre önce genellikle en azından kısa vadeli bir toparlanma işareti olarak kabul edilen yükseliş yönlü bir sinyal verdi. Fakat bu kez neredeyse hiç hareket etmedi. İşte esas tehlike çanları burada çalıyor.

Gizli Yükseliş Yönlü Ayrışma Başarısız Oldu: Tehlike İşareti mi?

31 Aralık ile 20 Ocak arasında XRP fiyatı günlük grafikte gizli bir yükseliş ayrışması oluşturdu. Fiyat daha yüksek bir dip yaparken Göreceli Güç Endeksi (RSI) ise daha düşük bir seviye kaydetti.

Gizli yükseliş ayrışması genellikle satış baskısının zayıfladığını ve alıcıların yakında yeniden kontrolü ele geçirebileceğini gösterir. Bu bir ralli garantisi vermez fakat genelde bir sıçramaya veya en azından kısa süreli bir nefes almaya zemin hazırlar.

Burada ise bu olmadı.

Söz konusu ayrışma sonrasında XRP neredeyse hiç yükselmedi. Fiyat takıldı, momentumdaki artış da gelmedi. Bu tablo bize önemli bir gerçeği fısıldıyor. Satıcılar yavaşladı ama alıcılar yerlerini almaya yanaşmadı.

Kritik Ayrışma Başarısız Oldu: TradingView

Buna benzer daha fazla token analizi için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan ücretsiz abone olabilirsiniz.

Böyle bir ayrışmanın sonuçsuz kalması genellikle zayıf piyasalarda görülür. Güç değil, kararsızlık gösterir. Yükseliş sinyalinin boşa çıkması çoğunlukla talebin eksik olduğunu, sinyalin hatalı olmadığını ortaya koyar.

XRP’nin yükselen kama formasyonu desteğin kırılması halinde yaklaşık %25’lik ek bir düşüş riskine işaret etmeye devam ediyor. Alıcılar ortada gözükmezken ve satıcılar yeniden sahneye çıkmaya başlarken XRP’de artık küçük bir düşüş bile zincirleme daha büyük hareketlere yol açabilir hale geldi.

Satış baskısı hafifledikten sonra alıcılar ortaya çıkmazsa satıcılar yeniden sahneye döndüğünde ne olacak dersiniz?

ETF Akışları ve Holder Verileri Talebin Zayıfladığını Gösteriyor

Cevabın ilk adımı sermaye akışlarında saklı.

Haftalardır ilk kez XRP bağlantılı ETF ürünlerinde net çıkış yaşandı. 23 Ocak’ta biten haftada toplamda yaklaşık 40,5 milyon dolarlık bir çıkış görüldü. Oysa uzun süredir ETF’lerde istikrarlı girişler hakimdi. Dolayısıyla bu, yatırımcı davranışında bariz bir değişikliği işaret ediyor.

ETF akışları önemli çünkü büyük ve yönlü sermayeyi gösterir. Girişler durup net negatif seyretmeye başladığında genellikle kurumsal talebin yavaşladığı veya geri çekildiği anlamına gelir.

Zayıflayan ETF Talebi: SoSo Value

Zincir üstü veriler de benzer bir tablo çiziyor.

Uzun vadeli tutucuların (Hodler’ların) aylık bakiyesini izleyen XRP Hodler Net Position Change göstergesi yataylaştı ve düşmeye başladı. 20 Ocak’ta uzun vadeli tutucular yaklaşık 232,1 milyon XRP’yi elinde bulunduruyordu. 24 Ocak’a gelindiğinde ise bu rakam 231,55 milyon XRP’ye kadar geriledi.

Hodler’lar Alım Yapmıyor: Glassnode

Bu agresif bir satış değil ama birikim süreci de değil. Ayrışma yaşandıktan sonra uzun vadeli tutucular anlamlı bir ekleme yapmadı. Bu durum, fiyat hareketinin ortaya koyduğu tabloyu da destekliyor. Alıcılar o kadar kararlı değildi ki ciddi pozisyon almadılar.

Hem ETF talebi sönükleşip hem de uzun vadeli tutucular hareketsiz kalınca piyasada toparlanmalar genellikle zayıf kalıyor.

XRP fiyatındaki düşüş riski balina satışlarıyla devam ediyor

Alıcılar tereddüt ederken bir grup harekete geçti.

Bakiyesinde 10 milyon ila 100 milyon XRP tutan cüzdanlar pozisyonlarını azaltmaya başladı. 18 Ocak’ta bu grup yaklaşık 11,16 milyar XRP’ye sahipti. Son verilerle birlikte bakiyeleri 11,07 milyar XRP’ye kadar gerilemiş durumda.

Yaklaşık 90 milyon XRP’lik satış söz konusu. Güncel XRP fiyatı ile hesaplarsak, bu yaklaşık 170 milyon dolarlık bir dağıtıma karşılık geliyor.

XRP Balinaları Dump Yapıyor: Santiment

Bu satış baskısı, XRP’nin gizli yükseliş yönlü ayrışmaya neden tepki vermediğini de gösteriyor. Ayrıca fiyatın destek seviyesine çakılı kalmasının da nedenini ortaya koyuyor. Teknik açıdan bakıldığında risk artık net: rüzgar yatırımcının karşısında esiyor.

Günlük kapanışın 1,85-1,86 dolar bandının altına inmesi, kama şeklindeki destek hattını kıracak ve aşağı yönlü hedefi tetikleyecek. Bu durumda ilk durak 1,70 dolar bölgesi olurken, momentum artarsa 1,42 dolara kadar daha derin bir geri çekilme gelebilir. Yaklaşık %25’lik bir düşüş hedefi de böylece yakına gelmiş olacak.

XRP Fiyat Analizi: TradingView

Yukarıda ise XRP’nin 1,98 doları tekrar ele geçirmesi, düşüş baskısını zayıflatabilir. Bu, kısa vadede yatırımcıya rahat nefes aldırır fakat yeni alıcıların piyasaya dönmemesi halinde, bu hareket yalnızca teknik bir tepkiye dönüşür. Şu anda tablo net: Satışlar var, alıcılar yok. Terazi satıcıların tarafında.
Solana’nın Gizlilik Coin’i Yeni Zincirler Arası Swap Duyurusuyla %60 YükseldiGhostWareOS’un yerel token’ı GHOST son 24 saatte neredeyse %60 değer kazandı. Bu sert yükseliş, trader’ların Solana üzerinde gizlilik odaklı ürün ekosisteminin genişletileceği yönündeki duyuruya hızlı tepki vermesini sağladı. GhostWareOS, Solana tabanlı bir gizlilik altyapısı projesi olarak öne çıkıyor. Amacı ise tamamen şeffaf bir blockchain’de anonim ödemeler, gizli transferler ve gizliliği koruyan likidite araçları sunmak. GhostSwap lansmanı GhostWare’i Solana’nın gizlilik hamlesinin odağına taşıdı Bu haberin yazıldığı sırada GHOST’un fiyatı 0,003692 dolar seviyesindeydi ve son 24 saatte %58,3 artış göstermişti. GhostwareOS (GHOST) Fiyat Performansı. Kaynak: CoinGecko GhostWareOS’tan gelen yeni ürün çıkışı haberi sonrası yükseliş ivmesi iyice hızlandı. Duyuruda şu ifadeler kullanıldı: ‘Solana’nın Gizlilik Katmanı olan GhostWareOS, GHOST tarafından destekleniyor ve önümüzdeki hafta yeni bir ürününü piyasaya sürecek. Adını GhostSwap koyduk’ dedi. Bu duyuru sonrası GhostWare’in özel ödemelerin ötesine geçip çoklu zincir (multi-chain) odaklı kapsamlı bir gizlilik altyapısına dönüşeceği yönünde iddialar oluştu. GhostSwap, gizliliği merkeze alan, çapraz zincir (cross-chain) kripto para borsası ve köprü olarak konumlanıyor. GhostWare ekibine göre, bu ürün kullanıcıların harici blockchain’lerden Solana’ya varlık transferi yapmasına izin verecek. Üstelik cüzdan kimliği, işlem geçmişi ya da varlık yolları ortaya çıkmadan bu işlemler yapılabilecek. Klasik köprülerden ve merkeziyetsiz kripto para borsası (DEX)’lerden farklı olarak, GhostSwap’te zincir üstü (on-chain) izler görünmez hale getiriliyor. Yani yatırma ile çekme işlemleri arasındaki bağlantı koparılıyor. Fonlar korumalı likidite havuzları ve atomik swap mekanizmalarıyla yönlendiriliyor. GhostWare’ın 2026 yol haritası Solana’da kapsamlı gizlilik ekonomisi vadediyor Bu lansman, GhostWare’in 21 Ocak’ta yayımlanan 2026 gizlilik yol haritasında çizdiği uzun vadeli vizyona da dayanıyor. Ekip şöyle belirtti: ‘2025’te GhostWare’i Solana’nın gizlilik katmanı olarak konumlandırdık ve GhostPay’i başlatarak zincir üstünde anonim ödemeleri hayata geçirdik’ dedi. Yol haritası bu kapsamı genişletiyor ve GHOST token tarafından desteklenen “tam teşekküllü bir gizlilik ekonomisi” hedefini ortaya koyuyor. GhostSwap’in ötesinde yol haritasında, göndericinin kimliğini alıcıdan dahi gizleyen, gönderen odaklı bir gizli transfer sistemi olan GhostSend de yer alıyor. Bu özellik özellikle özel peer-to-peer ödemeler, bağışlar ve aktivist destekleri için tasarlandı. Zira bu tarz işlemlerde bağlantının kopuk olması büyük önem taşıyor. GhostWare ayrıca 2026’nın başlarında kurumsal şirketler ve sivil toplum kuruluşları (STK) ile entegrasyon planlarını da açıkladı. Burada gizli maaş ödemeleri, B2B ödemeleri ve stablecoin transferleri öne çıkıyor. Hatta, zincir üstü maaş altyapı sağlayıcısı Zebec’in canlı pilot partner olarak şimdiden devreye alındığı belirtilmiş. Ekosistemin temelini ise Ghost Network’ün planlanan bir dizi yükseltmesi oluşturuyor. Bu ağ projenin gizliliği koruyan aktarım ve şifreleme katmanı olarak hizmet veriyor. Bu yükseltmeler arasında çoklu aktarım rotası (multi-hop), metadata temizliği, gizli adres zorunluluğu ve ileride sıfır bilgi ispatları (zero-knowledge proofs) ile çoklu taraflı hesaplama entegrasyonu da var. Böylece güvene dayalı varsayımlar azaltılıp merkeziyetsizlik güçlendirilmiş olacak. GHOST fiyatındaki sert yükseliş, gizlilik altyapısının Solana’nın yüksek hızlı ekosisteminde stratejik bir katman haline geldiğine dair yatırımcıların kararlılığının arttığını gösteriyor. Kurumsal, kurumsal ve insani uygulamalar masadayken bu anlatı daha da önem kazanıyor. GHOST: Ölçeklenebilirlik, teknik ve yasal riskler ralliyi yavaşlatıyor Ancak belirtmekte fayda var: GhostWareOS her ne kadar GHOST’u Solana’nın gizlilik katmanı olarak tanıtsa, GhostSwap, gizli transferler ve kurumsal pilotlar vadedilse de henüz tam anlamıyla kanıtlanmamış teknolojiler için fazlaca söz veriliyor. Solana’nın düşük gerçek TPS’i, ara ara yaşanan ağ kesintileri, ZK doğrulama sorunları ve gizlilik projelerinde düzenleyici riskler, ölçeklenebilirlik ve sürdürülebilirlik konusunda soru işaretleri doğuruyor. Solana Ağ Kesintisi Örneği. Kaynak: Status.Solana Özellikle şu riskler öne çıkıyor: Solana’nın gerçek TPS’i yaklaşık 700-1.400 civarında. Bu, iddia edilen 65.000’in oldukça altında. Son beş yılda yedi kez yaşanan ağ kesintileri (her ne kadar 2025 sonu ile 2026 arasında istikrar görülse de) tartışma konusu. ZK doğrulama hem hesaplama zorlukları hem de hatalar ile boğuşuyor. Gizlilik temelli kripto paralar, sıkılaşan regülasyon ortamında ekstra düzenleyici riskler taşıyor. Sonuç olarak bu yükseliş, hype’a dayalı klasik bir kripto para hareketi gibi duruyor. %60’lık artışın arkasında kalıcı faydadan çok heyecanın beslendiği anlaşılıyor.

Solana’nın Gizlilik Coin’i Yeni Zincirler Arası Swap Duyurusuyla %60 Yükseldi

GhostWareOS’un yerel token’ı GHOST son 24 saatte neredeyse %60 değer kazandı. Bu sert yükseliş, trader’ların Solana üzerinde gizlilik odaklı ürün ekosisteminin genişletileceği yönündeki duyuruya hızlı tepki vermesini sağladı.

GhostWareOS, Solana tabanlı bir gizlilik altyapısı projesi olarak öne çıkıyor. Amacı ise tamamen şeffaf bir blockchain’de anonim ödemeler, gizli transferler ve gizliliği koruyan likidite araçları sunmak.

GhostSwap lansmanı GhostWare’i Solana’nın gizlilik hamlesinin odağına taşıdı

Bu haberin yazıldığı sırada GHOST’un fiyatı 0,003692 dolar seviyesindeydi ve son 24 saatte %58,3 artış göstermişti.

GhostwareOS (GHOST) Fiyat Performansı. Kaynak: CoinGecko

GhostWareOS’tan gelen yeni ürün çıkışı haberi sonrası yükseliş ivmesi iyice hızlandı.

Duyuruda şu ifadeler kullanıldı: ‘Solana’nın Gizlilik Katmanı olan GhostWareOS, GHOST tarafından destekleniyor ve önümüzdeki hafta yeni bir ürününü piyasaya sürecek. Adını GhostSwap koyduk’ dedi.

Bu duyuru sonrası GhostWare’in özel ödemelerin ötesine geçip çoklu zincir (multi-chain) odaklı kapsamlı bir gizlilik altyapısına dönüşeceği yönünde iddialar oluştu.

GhostSwap, gizliliği merkeze alan, çapraz zincir (cross-chain) kripto para borsası ve köprü olarak konumlanıyor. GhostWare ekibine göre, bu ürün kullanıcıların harici blockchain’lerden Solana’ya varlık transferi yapmasına izin verecek. Üstelik cüzdan kimliği, işlem geçmişi ya da varlık yolları ortaya çıkmadan bu işlemler yapılabilecek.

Klasik köprülerden ve merkeziyetsiz kripto para borsası (DEX)’lerden farklı olarak, GhostSwap’te zincir üstü (on-chain) izler görünmez hale getiriliyor. Yani yatırma ile çekme işlemleri arasındaki bağlantı koparılıyor. Fonlar korumalı likidite havuzları ve atomik swap mekanizmalarıyla yönlendiriliyor.

GhostWare’ın 2026 yol haritası Solana’da kapsamlı gizlilik ekonomisi vadediyor

Bu lansman, GhostWare’in 21 Ocak’ta yayımlanan 2026 gizlilik yol haritasında çizdiği uzun vadeli vizyona da dayanıyor.

Ekip şöyle belirtti: ‘2025’te GhostWare’i Solana’nın gizlilik katmanı olarak konumlandırdık ve GhostPay’i başlatarak zincir üstünde anonim ödemeleri hayata geçirdik’ dedi.

Yol haritası bu kapsamı genişletiyor ve GHOST token tarafından desteklenen “tam teşekküllü bir gizlilik ekonomisi” hedefini ortaya koyuyor.

GhostSwap’in ötesinde yol haritasında, göndericinin kimliğini alıcıdan dahi gizleyen, gönderen odaklı bir gizli transfer sistemi olan GhostSend de yer alıyor.

Bu özellik özellikle özel peer-to-peer ödemeler, bağışlar ve aktivist destekleri için tasarlandı. Zira bu tarz işlemlerde bağlantının kopuk olması büyük önem taşıyor.

GhostWare ayrıca 2026’nın başlarında kurumsal şirketler ve sivil toplum kuruluşları (STK) ile entegrasyon planlarını da açıkladı. Burada gizli maaş ödemeleri, B2B ödemeleri ve stablecoin transferleri öne çıkıyor. Hatta, zincir üstü maaş altyapı sağlayıcısı Zebec’in canlı pilot partner olarak şimdiden devreye alındığı belirtilmiş.

Ekosistemin temelini ise Ghost Network’ün planlanan bir dizi yükseltmesi oluşturuyor. Bu ağ projenin gizliliği koruyan aktarım ve şifreleme katmanı olarak hizmet veriyor.

Bu yükseltmeler arasında çoklu aktarım rotası (multi-hop), metadata temizliği, gizli adres zorunluluğu ve ileride sıfır bilgi ispatları (zero-knowledge proofs) ile çoklu taraflı hesaplama entegrasyonu da var. Böylece güvene dayalı varsayımlar azaltılıp merkeziyetsizlik güçlendirilmiş olacak.

GHOST fiyatındaki sert yükseliş, gizlilik altyapısının Solana’nın yüksek hızlı ekosisteminde stratejik bir katman haline geldiğine dair yatırımcıların kararlılığının arttığını gösteriyor. Kurumsal, kurumsal ve insani uygulamalar masadayken bu anlatı daha da önem kazanıyor.

GHOST: Ölçeklenebilirlik, teknik ve yasal riskler ralliyi yavaşlatıyor

Ancak belirtmekte fayda var: GhostWareOS her ne kadar GHOST’u Solana’nın gizlilik katmanı olarak tanıtsa, GhostSwap, gizli transferler ve kurumsal pilotlar vadedilse de henüz tam anlamıyla kanıtlanmamış teknolojiler için fazlaca söz veriliyor.

Solana’nın düşük gerçek TPS’i, ara ara yaşanan ağ kesintileri, ZK doğrulama sorunları ve gizlilik projelerinde düzenleyici riskler, ölçeklenebilirlik ve sürdürülebilirlik konusunda soru işaretleri doğuruyor.

Solana Ağ Kesintisi Örneği. Kaynak: Status.Solana

Özellikle şu riskler öne çıkıyor:

Solana’nın gerçek TPS’i yaklaşık 700-1.400 civarında. Bu, iddia edilen 65.000’in oldukça altında.

Son beş yılda yedi kez yaşanan ağ kesintileri (her ne kadar 2025 sonu ile 2026 arasında istikrar görülse de) tartışma konusu.

ZK doğrulama hem hesaplama zorlukları hem de hatalar ile boğuşuyor.

Gizlilik temelli kripto paralar, sıkılaşan regülasyon ortamında ekstra düzenleyici riskler taşıyor.

Sonuç olarak bu yükseliş, hype’a dayalı klasik bir kripto para hareketi gibi duruyor. %60’lık artışın arkasında kalıcı faydadan çok heyecanın beslendiği anlaşılıyor.
Axie Infinity (AXS)のクジラたちは41%のラリーの後に可能な調整に入ったのか?Axie Infinityの価格は調整を経験していますが、重要な質問は次のとおりです: クジラたちはなぜ今、購入を行っているのでしょうか? 1月21日に発生した崩壊の後、AXSの価格は約41%上昇し、3ドルのレベルに近づくと強い抵抗に直面しました。この上昇は非常に迅速で、ほぼ途切れることがありませんでした。現在、警告信号が現れています: 価格は前日比で17%以上下落し、大口投資家たちは静かにポジションを増やしています。

Axie Infinity (AXS)のクジラたちは41%のラリーの後に可能な調整に入ったのか?

Axie Infinityの価格は調整を経験していますが、重要な質問は次のとおりです: クジラたちはなぜ今、購入を行っているのでしょうか? 1月21日に発生した崩壊の後、AXSの価格は約41%上昇し、3ドルのレベルに近づくと強い抵抗に直面しました。この上昇は非常に迅速で、ほぼ途切れることがありませんでした。現在、警告信号が現れています: 価格は前日比で17%以上下落し、大口投資家たちは静かにポジションを増やしています。
Kraken’ın Dev Satın Alımı: Kurumsal Kripto Prop Trading Büyümesine Güçlü BahisKraken, Eylül 2025’te Breakout’u satın aldığını duyurduğunda, kripto para sektörüne net bir mesaj verdi: prop trading çağı başladı. Bu anlaşma, büyük bir kripto para borsası’nın ilk kez doğrudan prop trading alanına adım atmasını sağladı ve Kraken’ın kurumsal altyapısıyla Breakout’un değerlendirme odaklı fonlama modelini birleştirdi. Kraken’ın eş CEO’su Arjun Sethi şöyle konuştu: ‘Breakout, sermayeyi kime yakın olduğuna değil, beceriye göre dağıtmamızın önünü açıyor. Bilginin, bağlantıların önüne geçtiği bir dünyada, biz de performansı ödüllendiren, geçmişten çok ispatlanmış başarıya dayanan sistemler inşa etmek istiyoruz’ dedi. Bu satın alma, sektör genelindeki daha büyük bir eğilimi yansıtıyor: Bireysel trading ile başlayan yapı, şimdilerde ciddi kurumsal ilgiyi ve büyük sermayeyi çeken bir sektöre dönüştü. Patlamanın Ardındaki Rakamlar Prop trading sektörünün büyümesi deyim yerindeyse dudak uçuklatıyor. Google Trends verilerine göre, ‘prop trading’ için küresel aramalar 2020 ile 2025 arasında %5.000’den fazla artış gösterdi. Terim, son dönemde geçmişin rekor seviyelerine çıkarak fonlu trading programlarına yönelik tarihi bir talep ve farkındalık oluştuğunu ortaya koydu. Sektör analistleri, prop trading pazarının 2024’te 5,8 milyar dolar büyüklüğünde olduğunu ve 2033’te 14,5 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyor. Yıllık bileşik büyüme oranı birçok fintech sektörünü geride bırakıyor: Prop trading, Aralık 2015-Nisan 2024 arasında %1.264 büyürken, geleneksel yatırım aramaları aynı dönemde ancak %240 artış gösterebildi. Pazarın kripto odaklı bölümü ise daha da hızlı büyüyor. Yakın tarihli bir sektör raporuna göre, ilk 20 prop trading şirketinin %90’ı yalnızca Ağustos 2025’te Google arama ilgisinin arttığını gördü; kripto odaklı şirketler özellikle dikkat çekici bir yükseliş yaşadı. Önde Gelen Oyuncular Neden Dikkatini Veriyor Kraken’ın prop trading hamlesi tek başına gelmedi. Şirket, Breakout öncesinde NinjaTrader’ı 1,5 milyar dolara ve Capitalise.ai platformunu satın aldı. Tüm bu adımlar, bireysel ve profesyonel trading’in tüm yaşam döngüsünü hedefleyen stratejik bir atağa işaret ediyor. Sektör gözlemcileri, bu girişimlerin Kraken için yaklaşan bir halka arzın (IPO) sinyalini verdiği görüşünde. Breakout satın alması ise önemli bir değere odaklanıyor: Prop trading’i doğrudan Kraken Pro’ya entegre ederek, borsa hem yetenekli trader’ları seçebiliyor hem de değerlendirme ücretleri ve kar paylaşımı ile gelir yaratabiliyor. Breakout, 2023 yılındaki lansmanından bu yana 20.000’den fazla fonlu hesap vermişti. Şimdi bu müşteri tabanı artık Kraken’ın kurumsal likiditesine ve altyapısına erişiyor. Bu satın alma, prop trading sektöründe adeta tescil niteliğinde. İtibarı üst düzeyde olan regüle bir kripto para borsası prop trader modelini tercih ettiğinde, prop trading’in artık bireysel bir akımın ötesine geçtiğini gösteriyor. Değişen Rekabet Ortamı Kraken ve Breakout anlaşması, kripto prop trading’de rekabetin koşullarını yeniden şekillendirdi. Endüstrinin 2015’ten beri altın standardı kabul edilen FTMO gibi köklü oyuncular artık yalnızca diğer prop şirketlerle değil, aynı zamanda dev kullanıcı tabanına sahip büyük kripto para borsası’larla da mücadele etmek zorunda. FTMO, cevabını Temmuz 2025’te kripto ürünlerini genişleterek verdi; 22 yeni çift ekleyip spread’leri iyileştirdi ve toplamda 30’un üzerinde kripto CFD enstrümanı sundu. Çekya merkezli şirket şu ana kadar bir milyonun üzerinde trader’a hizmet verdi ve Trustpilot’ta 5 üzerinden 4,8 puan alıyor. Güvenin çok önemli olduğu bu sektörde, bu tür referanslar hâlâ fazlasıyla değerli. Ancak bu satın alma, kendini farklı konumlandırmaya çalışan platformlara da fırsat kapısı araladı. Kripto para borsası destekli prop trading şirketleri sermaye ve altyapı yarışında öne çıkarken, yeni bir kripto odaklı dalga da trader gelişimine ve fonlamaya ağırlık veriyor. AI-İle Entegre Trading Geliştirmede Yeni Dönem Kraken’ın satın alması prop trading’in kurumsallaştığını vurgularken, yenilikçi platformların hızla doldurmaya çalıştığı bir boşluğu da gözler önüne seriyor. Çoğu prop şirketi—Breakout dahil—esas olarak değerlendirme ve sermaye sağlama aşamasına odaklanıyor. Sistemli trader gelişimini ise sunmuyorlar. Bu da önemli zira trader performansı verileri oldukça çarpıcı. Sektördeki kaynaklara göre, trader’ların yalnızca %5-%10’u ilk değerlendirmeyi geçebiliyor ve daha da küçük bir kısmı fonlu hesaplardan ödeme alıyor. Sorunun kaynağı sermaye eksikliği değil; çoğunlukla psikolojik ve teknik açığı kapatamayan trader’lar kaybediyor. Bu eksikliği doldurmaya çalışan platformlar arasında, Fondeo.xyz özellikle dikkat çekiyor. Pek çok sektör uzmanının “yeni nesil kripto prop trading” olarak nitelediği bu konseptte, platformun fonlu trader sürecine doğrudan yapay zeka koçluğu entegre ediliyor. Böylece trading psikolojisinin başarıdan ayrılmaz olduğu kabul edilmiş oluyor. Geleneksel değerlendirme modelinde zorlanan trader’lar için bu finansman ve gelişim birleşimi, temelden farklı bir değer önerisi sunuyor. Bu yaklaşım, AI destekli trading araçlarında daha geniş bir eğilimi yansıtıyor. Trading’de yapay zeka pazarının 2025’te 24,53 milyar dolar seviyesindeyken 2029’da 40,47 milyar dolara ulaşması bekleniyor—yıllık %13,3 bileşik büyüme oranı ile. Ancak çoğu yapay zeka aracı emir ve analiz üzerine kuruluyken, AI koçluğunun prop şirket altyapısına entegre edilmesi hâlâ yeni sayılabilecek bir fırsat olarak öne çıkıyor ve Fondeo.xyz gibi platformlar bu alanda öncülük ediyor. Trader’lar İçin Anlamı Ne? Yeni nesil kripto trader’lar için Kraken-Breakout anlaşması hem büyük fırsatlar hem de dikkat edilmesi gereken noktalar sunuyor. Kurumsal ilgisi olan bu platformlarda güvenilirlik artıyor, altyapı güçleniyor ve platformlar daha stabil hâle geliyor. Breakout trader’ları artık Kraken düzeyinde güvenlik, likidite ve kripto para dünyasının en güvenilir isimlerinden birinin desteğine sahip olacak. Diğer yandan, kurumsal prop trading rekabeti artırıp kuralları sertleştirebilir. Kraken’ın da açıkça belirttiği gibi, Breakout’un değerlendirme programı isteyerek ‘zorlaştırıldı’; sermaye tahsis edilmeden önce risk yönetimi ve strateji disiplini kesin bir şekilde test ediliyor. Çoğu aday, ilk başvuruda başarılı olamıyor. Bu da pazarda doğal bir ayrışmaya yol açıyor. Kendisine güvenen trader’lar FTMO gibi köklü markalara ya da Breakout gibi kripto para borsası destekli seçeneklere yönelmeye devam edecek. Yeteneklerini daha da geliştirmek ve sermayeye ulaşmak isteyenler ise—özellikle kripto’nun kesintisiz 7/24 ortamında—Fondeo.xyz gibi entegre platformlarda kendini daha rahat bulabilir. Prop Trading’de Kurumsallaşma: Geleceğe Bakış Kraken-Breakout satın alımı, bu tür hamlelerin sonuncusu olmayacak gibi görünüyor. Prop trading’e olan ilgi tarihi zirvelerde seyrederken ve piyasanın 14,5 milyar dolarlık bir değerlemeye doğru genişlemesi beklenirken, diğer büyük kripto para borsası’ları ve fintech şirketleri de benzer adımlar atmaya sıcak bakıyor. Sektör uzmanları, piyasada fiyat durgunluğu yaşanacağını öngörüyor. Küçük ölçekli, ödeme güvenilirliği düşük ya da soru işareti yaratan uygulamalara sahip şirket’ler, derin kaynağa sahip kripto para borsası destekli platform’larla rekabet etmekte zorlanacak. Ancak teknoloji, yapay zeka destekli trader gelişimi veya belirli bir piyasa alanına odaklanma gibi avantajlara sahip olan oyuncu’lar, kalıcı ve sürdürülebilir bir niş elde edecek gibi duruyor. Google Trends verileri tabloyu açıkça ortaya koyuyor: prop trading’e olan ilgi hız kesmeden devam ediyor. Trader’lar için bu, daha fazla seçenek, güçlü altyapı ve artan meşruiyet demek. Sektör içinse bireysel yatırımcı fenomeninden kurumsal bir varlık sınıfına dönüşme süreci tam gaz ilerliyor. Kraken’den Sethi’nin de belirttiği gibi: ‘Modern sermaye platform’ları böyle çalışmalı: Şeffaf, programlanabilir ve öne çıkan herkese açık.’ 2026 yılında trader’lar için üstünlük sadece trading becerisinden değil, doğru geliştirme platform’unu seçmekten de geçecek gibi görünüyor. İster kurumsal bir dev ister yapay zeka odaklı trader gelişimine oynayan yenilikçi bir platform olsun, farkı hangi oyuncu yaratacak göreceğiz.

Kraken’ın Dev Satın Alımı: Kurumsal Kripto Prop Trading Büyümesine Güçlü Bahis

Kraken, Eylül 2025’te Breakout’u satın aldığını duyurduğunda, kripto para sektörüne net bir mesaj verdi: prop trading çağı başladı. Bu anlaşma, büyük bir kripto para borsası’nın ilk kez doğrudan prop trading alanına adım atmasını sağladı ve Kraken’ın kurumsal altyapısıyla Breakout’un değerlendirme odaklı fonlama modelini birleştirdi.

Kraken’ın eş CEO’su Arjun Sethi şöyle konuştu: ‘Breakout, sermayeyi kime yakın olduğuna değil, beceriye göre dağıtmamızın önünü açıyor. Bilginin, bağlantıların önüne geçtiği bir dünyada, biz de performansı ödüllendiren, geçmişten çok ispatlanmış başarıya dayanan sistemler inşa etmek istiyoruz’ dedi.

Bu satın alma, sektör genelindeki daha büyük bir eğilimi yansıtıyor: Bireysel trading ile başlayan yapı, şimdilerde ciddi kurumsal ilgiyi ve büyük sermayeyi çeken bir sektöre dönüştü.

Patlamanın Ardındaki Rakamlar

Prop trading sektörünün büyümesi deyim yerindeyse dudak uçuklatıyor. Google Trends verilerine göre, ‘prop trading’ için küresel aramalar 2020 ile 2025 arasında %5.000’den fazla artış gösterdi. Terim, son dönemde geçmişin rekor seviyelerine çıkarak fonlu trading programlarına yönelik tarihi bir talep ve farkındalık oluştuğunu ortaya koydu.

Sektör analistleri, prop trading pazarının 2024’te 5,8 milyar dolar büyüklüğünde olduğunu ve 2033’te 14,5 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyor. Yıllık bileşik büyüme oranı birçok fintech sektörünü geride bırakıyor: Prop trading, Aralık 2015-Nisan 2024 arasında %1.264 büyürken, geleneksel yatırım aramaları aynı dönemde ancak %240 artış gösterebildi.

Pazarın kripto odaklı bölümü ise daha da hızlı büyüyor. Yakın tarihli bir sektör raporuna göre, ilk 20 prop trading şirketinin %90’ı yalnızca Ağustos 2025’te Google arama ilgisinin arttığını gördü; kripto odaklı şirketler özellikle dikkat çekici bir yükseliş yaşadı.

Önde Gelen Oyuncular Neden Dikkatini Veriyor

Kraken’ın prop trading hamlesi tek başına gelmedi. Şirket, Breakout öncesinde NinjaTrader’ı 1,5 milyar dolara ve Capitalise.ai platformunu satın aldı. Tüm bu adımlar, bireysel ve profesyonel trading’in tüm yaşam döngüsünü hedefleyen stratejik bir atağa işaret ediyor. Sektör gözlemcileri, bu girişimlerin Kraken için yaklaşan bir halka arzın (IPO) sinyalini verdiği görüşünde.

Breakout satın alması ise önemli bir değere odaklanıyor: Prop trading’i doğrudan Kraken Pro’ya entegre ederek, borsa hem yetenekli trader’ları seçebiliyor hem de değerlendirme ücretleri ve kar paylaşımı ile gelir yaratabiliyor. Breakout, 2023 yılındaki lansmanından bu yana 20.000’den fazla fonlu hesap vermişti. Şimdi bu müşteri tabanı artık Kraken’ın kurumsal likiditesine ve altyapısına erişiyor.

Bu satın alma, prop trading sektöründe adeta tescil niteliğinde. İtibarı üst düzeyde olan regüle bir kripto para borsası prop trader modelini tercih ettiğinde, prop trading’in artık bireysel bir akımın ötesine geçtiğini gösteriyor.

Değişen Rekabet Ortamı

Kraken ve Breakout anlaşması, kripto prop trading’de rekabetin koşullarını yeniden şekillendirdi. Endüstrinin 2015’ten beri altın standardı kabul edilen FTMO gibi köklü oyuncular artık yalnızca diğer prop şirketlerle değil, aynı zamanda dev kullanıcı tabanına sahip büyük kripto para borsası’larla da mücadele etmek zorunda.

FTMO, cevabını Temmuz 2025’te kripto ürünlerini genişleterek verdi; 22 yeni çift ekleyip spread’leri iyileştirdi ve toplamda 30’un üzerinde kripto CFD enstrümanı sundu. Çekya merkezli şirket şu ana kadar bir milyonun üzerinde trader’a hizmet verdi ve Trustpilot’ta 5 üzerinden 4,8 puan alıyor. Güvenin çok önemli olduğu bu sektörde, bu tür referanslar hâlâ fazlasıyla değerli.

Ancak bu satın alma, kendini farklı konumlandırmaya çalışan platformlara da fırsat kapısı araladı. Kripto para borsası destekli prop trading şirketleri sermaye ve altyapı yarışında öne çıkarken, yeni bir kripto odaklı dalga da trader gelişimine ve fonlamaya ağırlık veriyor.

AI-İle Entegre Trading Geliştirmede Yeni Dönem

Kraken’ın satın alması prop trading’in kurumsallaştığını vurgularken, yenilikçi platformların hızla doldurmaya çalıştığı bir boşluğu da gözler önüne seriyor. Çoğu prop şirketi—Breakout dahil—esas olarak değerlendirme ve sermaye sağlama aşamasına odaklanıyor. Sistemli trader gelişimini ise sunmuyorlar.

Bu da önemli zira trader performansı verileri oldukça çarpıcı. Sektördeki kaynaklara göre, trader’ların yalnızca %5-%10’u ilk değerlendirmeyi geçebiliyor ve daha da küçük bir kısmı fonlu hesaplardan ödeme alıyor. Sorunun kaynağı sermaye eksikliği değil; çoğunlukla psikolojik ve teknik açığı kapatamayan trader’lar kaybediyor.

Bu eksikliği doldurmaya çalışan platformlar arasında, Fondeo.xyz özellikle dikkat çekiyor. Pek çok sektör uzmanının “yeni nesil kripto prop trading” olarak nitelediği bu konseptte, platformun fonlu trader sürecine doğrudan yapay zeka koçluğu entegre ediliyor. Böylece trading psikolojisinin başarıdan ayrılmaz olduğu kabul edilmiş oluyor. Geleneksel değerlendirme modelinde zorlanan trader’lar için bu finansman ve gelişim birleşimi, temelden farklı bir değer önerisi sunuyor.

Bu yaklaşım, AI destekli trading araçlarında daha geniş bir eğilimi yansıtıyor. Trading’de yapay zeka pazarının 2025’te 24,53 milyar dolar seviyesindeyken 2029’da 40,47 milyar dolara ulaşması bekleniyor—yıllık %13,3 bileşik büyüme oranı ile. Ancak çoğu yapay zeka aracı emir ve analiz üzerine kuruluyken, AI koçluğunun prop şirket altyapısına entegre edilmesi hâlâ yeni sayılabilecek bir fırsat olarak öne çıkıyor ve Fondeo.xyz gibi platformlar bu alanda öncülük ediyor.

Trader’lar İçin Anlamı Ne?

Yeni nesil kripto trader’lar için Kraken-Breakout anlaşması hem büyük fırsatlar hem de dikkat edilmesi gereken noktalar sunuyor. Kurumsal ilgisi olan bu platformlarda güvenilirlik artıyor, altyapı güçleniyor ve platformlar daha stabil hâle geliyor. Breakout trader’ları artık Kraken düzeyinde güvenlik, likidite ve kripto para dünyasının en güvenilir isimlerinden birinin desteğine sahip olacak.

Diğer yandan, kurumsal prop trading rekabeti artırıp kuralları sertleştirebilir. Kraken’ın da açıkça belirttiği gibi, Breakout’un değerlendirme programı isteyerek ‘zorlaştırıldı’; sermaye tahsis edilmeden önce risk yönetimi ve strateji disiplini kesin bir şekilde test ediliyor. Çoğu aday, ilk başvuruda başarılı olamıyor.

Bu da pazarda doğal bir ayrışmaya yol açıyor. Kendisine güvenen trader’lar FTMO gibi köklü markalara ya da Breakout gibi kripto para borsası destekli seçeneklere yönelmeye devam edecek. Yeteneklerini daha da geliştirmek ve sermayeye ulaşmak isteyenler ise—özellikle kripto’nun kesintisiz 7/24 ortamında—Fondeo.xyz gibi entegre platformlarda kendini daha rahat bulabilir.

Prop Trading’de Kurumsallaşma: Geleceğe Bakış

Kraken-Breakout satın alımı, bu tür hamlelerin sonuncusu olmayacak gibi görünüyor. Prop trading’e olan ilgi tarihi zirvelerde seyrederken ve piyasanın 14,5 milyar dolarlık bir değerlemeye doğru genişlemesi beklenirken, diğer büyük kripto para borsası’ları ve fintech şirketleri de benzer adımlar atmaya sıcak bakıyor.

Sektör uzmanları, piyasada fiyat durgunluğu yaşanacağını öngörüyor. Küçük ölçekli, ödeme güvenilirliği düşük ya da soru işareti yaratan uygulamalara sahip şirket’ler, derin kaynağa sahip kripto para borsası destekli platform’larla rekabet etmekte zorlanacak. Ancak teknoloji, yapay zeka destekli trader gelişimi veya belirli bir piyasa alanına odaklanma gibi avantajlara sahip olan oyuncu’lar, kalıcı ve sürdürülebilir bir niş elde edecek gibi duruyor.

Google Trends verileri tabloyu açıkça ortaya koyuyor: prop trading’e olan ilgi hız kesmeden devam ediyor. Trader’lar için bu, daha fazla seçenek, güçlü altyapı ve artan meşruiyet demek. Sektör içinse bireysel yatırımcı fenomeninden kurumsal bir varlık sınıfına dönüşme süreci tam gaz ilerliyor.

Kraken’den Sethi’nin de belirttiği gibi: ‘Modern sermaye platform’ları böyle çalışmalı: Şeffaf, programlanabilir ve öne çıkan herkese açık.’ 2026 yılında trader’lar için üstünlük sadece trading becerisinden değil, doğru geliştirme platform’unu seçmekten de geçecek gibi görünüyor. İster kurumsal bir dev ister yapay zeka odaklı trader gelişimine oynayan yenilikçi bir platform olsun, farkı hangi oyuncu yaratacak göreceğiz.
さらにコンテンツを探すには、ログインしてください
暗号資産関連最新ニュース総まとめ
⚡️ 暗号資産に関する最新のディスカッションに参加
💬 お気に入りのクリエイターと交流
👍 興味のあるコンテンツがきっと見つかります
メール / 電話番号
サイトマップ
Cookieの設定
プラットフォーム利用規約