Binance Square

BeIncrypto TR

image
Creatore verificato
🌍 26 dilde Son Dakika Haberler ve Tarafsız Analiz!
0 Seguiti
78 Follower
296 Mi piace
6 Condivisioni
Contenuti
·
--
Japonya 2028’e Kadar Kripto ETF’lere İzin Verecek: Asya’da Rekabet KızışıyorJaponya, 2028 yılına kadar kripto para borsasında işlem gören fonlar’a (ETF) yasal onay vermeye hazırlanıyor. Bu adım, Asya’nın en büyük ikinci ekonomisinde kriptonun ana akımda kabulü için tarihi bir dönüm noktası anlamına geliyor. Gelişme, Nikkei raporunda yer aldı. Vergi oranının %55’ten %20’ye çekilmesi planlanıyor ve büyük varlık yönetim şirketleri şimdiden yeni ürünler hazırlıklarına başladı. Japonya her ne kadar geç hareket etse de Asya’daki parçalı kripto ETF manzarasında önemli bir oyuncu olmaya hazırlanıyor. Japonya’nın Düzenleyici Reformu Japonya Finansal Hizmetler Ajansı (FSA), 2028’e kadar Yatırım Fonları Yasası’nın yürütme emrinde değişikliğe gitmeyi planlıyor. Kripto paralar, yatırım fonları için uygun “belirli varlıklar” listesine eklenecek. Tokyo Menkul Kıymetler Borsası’nın onayının ardından, yatırımcılar kripto ETF’leri standart aracı kurum hesaplarından alıp satabilecek. Yapı, mevcut altın ve gayrimenkul ETF’lerine benzeyecek. Nomura Asset Management ve SBI Global Asset Management, düzenleme değişikliklerine daha yıllar varken bile ürün geliştirme hazırlıklarına başladı bile. Sektör tahminleri, Japonya’daki kripto ETF pazarının toplam varlık büyüklüğünün 1 trilyon yen’e (6,7 milyar dolar) ulaşabileceğine işaret ediyor. Bu rakam, ABD piyasasıyla yapılan kıyaslara dayanıyor. ABD’de listelenen Bitcoin ETF’lerinin toplam varlığı 120 milyar doları aşmış durumda. Vergi Oranında %55’ten %20’ye İndirim Belki de en köklü değişim vergilendirme tarafında yaşanacak. FSA, 2026’da Japonya parlamentosuna yasa teklifini sunmayı planlıyor. Teklif yasalaşırsa, kripto paralar Finansal Araçlar ve Borsalar Yasası kapsamına alınacak. Böylece, kripto karları üzerindeki azami vergi oranı %55’ten sabit %20’ye indirilecek ve hisse senetleri ile yatırım fonlarıyla eşitlenecek. Mevcut yüksek vergi yükü, Japon yatırımcılar için önemli bir engel oluşturuyor ve pek çoğu kripto varlıklarındaki kazançlarını realize etmekten çekiniyor. Planlanan oran indirimi, beklemede olan yüksek talebin önünü açabilir ve adeta suya düşen taş gibi etkilerini hissettirebilir. Yatırımcı Koruma Framework’ü Japonya’nın yaklaşımı, son dönemde yaşanan piyasa çalkantılarından çıkarılan derslere dayanıyor. FSA, ETF saklama işlemini üstlenen tröst bankalarına sıkı güvenlik protokolleri uygulama zorunluluğu getirecek. 2024’te yaşanan DMM Bitcoin hack’inde 48,2 milyar yen’lik zarar sonrası güvenlik endişeleri tavan yaptı. Varlık yöneticilerinin ve aracı kurumların da 2028 lansmanından önce risk açıklamalarını ve operasyonel güvenlik önlemlerini iyileştirmesi gerekecek. Asya’nın Parçalı Kripto ETF Manzarası Bölgede düzenleyici yaklaşımlar oldukça farklılık gösteriyor. Hong Kong, Asya’da perakende yatırımcılara spot kripto ETF sunan tek piyasa konumunda. Nisan 2024’te altı adet Bitcoin ve Ether ürünü piyasaya sürüldü ve Solana ETF’leri ekim 2025’te listeye dahil edildi. Yönetilen varlık büyüklüğü yaklaşık 500 milyon dolar seviyesinde, yani ABD’ye kıyasla devede kulak kalıyor. Güney Kore’nin iktidardaki Demokrat Partisi, Dijital Varlık Temel Yasası için özel bir ekip kurup kendi çerçevesini oluşturuyor. Partinin hedefi, taslağı ay sonuna kadar tamamlamak. Ancak takvim belirsizliğini koruyor; Haziran yerel seçimleri yaklaşırken Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung’un vaatleri arasında yer alan Bitcoin spot ETF tartışmaları ötelenebilir. Tayvan, şubat 2025’te içerideki yatırım fonlarının yurtdışındaki pasif kripto ETF’lerine yatırım yapabilmesinin yolunu açtı. Mali Denetim Kurulu (FSC), ayrıca bir kripto yasası üzerinde de çalışıyor. Kurulun başkanı Peng Jin-lung, 2026 ortasında Tayvan dolarına endeksli bir stablecoin çıkabileceğini duyurdu. Singapur ise perakende yatırımcılar için kripto ETF’lere hala onay vermiyor. Para Otoritesi, dijital token’ların perakende kolektif yatırım fonlarına uygun olmadığını vurgulmaktan geri durmuyor. Japonya 2028’e kadar bekleyerek diğer piyasalardan ders çıkarabilir. Ancak Güney Kore kendi düzenlemelerini hızla hazırlarken ve Hong Kong ürün yelpazesini genişletirken Asya’daki yarış kızışarak devam ediyor. Satın alan alır, elini çabuk tutan kazanır gibi görünüyor.

Japonya 2028’e Kadar Kripto ETF’lere İzin Verecek: Asya’da Rekabet Kızışıyor

Japonya, 2028 yılına kadar kripto para borsasında işlem gören fonlar’a (ETF) yasal onay vermeye hazırlanıyor. Bu adım, Asya’nın en büyük ikinci ekonomisinde kriptonun ana akımda kabulü için tarihi bir dönüm noktası anlamına geliyor. Gelişme, Nikkei raporunda yer aldı.

Vergi oranının %55’ten %20’ye çekilmesi planlanıyor ve büyük varlık yönetim şirketleri şimdiden yeni ürünler hazırlıklarına başladı. Japonya her ne kadar geç hareket etse de Asya’daki parçalı kripto ETF manzarasında önemli bir oyuncu olmaya hazırlanıyor.

Japonya’nın Düzenleyici Reformu

Japonya Finansal Hizmetler Ajansı (FSA), 2028’e kadar Yatırım Fonları Yasası’nın yürütme emrinde değişikliğe gitmeyi planlıyor. Kripto paralar, yatırım fonları için uygun “belirli varlıklar” listesine eklenecek. Tokyo Menkul Kıymetler Borsası’nın onayının ardından, yatırımcılar kripto ETF’leri standart aracı kurum hesaplarından alıp satabilecek. Yapı, mevcut altın ve gayrimenkul ETF’lerine benzeyecek.

Nomura Asset Management ve SBI Global Asset Management, düzenleme değişikliklerine daha yıllar varken bile ürün geliştirme hazırlıklarına başladı bile. Sektör tahminleri, Japonya’daki kripto ETF pazarının toplam varlık büyüklüğünün 1 trilyon yen’e (6,7 milyar dolar) ulaşabileceğine işaret ediyor. Bu rakam, ABD piyasasıyla yapılan kıyaslara dayanıyor. ABD’de listelenen Bitcoin ETF’lerinin toplam varlığı 120 milyar doları aşmış durumda.

Vergi Oranında %55’ten %20’ye İndirim

Belki de en köklü değişim vergilendirme tarafında yaşanacak. FSA, 2026’da Japonya parlamentosuna yasa teklifini sunmayı planlıyor. Teklif yasalaşırsa, kripto paralar Finansal Araçlar ve Borsalar Yasası kapsamına alınacak. Böylece, kripto karları üzerindeki azami vergi oranı %55’ten sabit %20’ye indirilecek ve hisse senetleri ile yatırım fonlarıyla eşitlenecek.

Mevcut yüksek vergi yükü, Japon yatırımcılar için önemli bir engel oluşturuyor ve pek çoğu kripto varlıklarındaki kazançlarını realize etmekten çekiniyor. Planlanan oran indirimi, beklemede olan yüksek talebin önünü açabilir ve adeta suya düşen taş gibi etkilerini hissettirebilir.

Yatırımcı Koruma Framework’ü

Japonya’nın yaklaşımı, son dönemde yaşanan piyasa çalkantılarından çıkarılan derslere dayanıyor. FSA, ETF saklama işlemini üstlenen tröst bankalarına sıkı güvenlik protokolleri uygulama zorunluluğu getirecek. 2024’te yaşanan DMM Bitcoin hack’inde 48,2 milyar yen’lik zarar sonrası güvenlik endişeleri tavan yaptı.

Varlık yöneticilerinin ve aracı kurumların da 2028 lansmanından önce risk açıklamalarını ve operasyonel güvenlik önlemlerini iyileştirmesi gerekecek.

Asya’nın Parçalı Kripto ETF Manzarası

Bölgede düzenleyici yaklaşımlar oldukça farklılık gösteriyor.

Hong Kong, Asya’da perakende yatırımcılara spot kripto ETF sunan tek piyasa konumunda. Nisan 2024’te altı adet Bitcoin ve Ether ürünü piyasaya sürüldü ve Solana ETF’leri ekim 2025’te listeye dahil edildi. Yönetilen varlık büyüklüğü yaklaşık 500 milyon dolar seviyesinde, yani ABD’ye kıyasla devede kulak kalıyor.

Güney Kore’nin iktidardaki Demokrat Partisi, Dijital Varlık Temel Yasası için özel bir ekip kurup kendi çerçevesini oluşturuyor. Partinin hedefi, taslağı ay sonuna kadar tamamlamak. Ancak takvim belirsizliğini koruyor; Haziran yerel seçimleri yaklaşırken Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung’un vaatleri arasında yer alan Bitcoin spot ETF tartışmaları ötelenebilir.

Tayvan, şubat 2025’te içerideki yatırım fonlarının yurtdışındaki pasif kripto ETF’lerine yatırım yapabilmesinin yolunu açtı. Mali Denetim Kurulu (FSC), ayrıca bir kripto yasası üzerinde de çalışıyor. Kurulun başkanı Peng Jin-lung, 2026 ortasında Tayvan dolarına endeksli bir stablecoin çıkabileceğini duyurdu.

Singapur ise perakende yatırımcılar için kripto ETF’lere hala onay vermiyor. Para Otoritesi, dijital token’ların perakende kolektif yatırım fonlarına uygun olmadığını vurgulmaktan geri durmuyor.

Japonya 2028’e kadar bekleyerek diğer piyasalardan ders çıkarabilir. Ancak Güney Kore kendi düzenlemelerini hızla hazırlarken ve Hong Kong ürün yelpazesini genişletirken Asya’daki yarış kızışarak devam ediyor. Satın alan alır, elini çabuk tutan kazanır gibi görünüyor.
Kış Fırtınası Baskısı: ABD’deki Büyük Havuzlar Çekilirken Bitcoin Hashrate’i DüşüyorABD merkezli bazı büyük Bitcoin (BTC) mining havuzları, ülke genelinde elektrik şebekelerini zorlayan aşırı kış koşulları nedeniyle faaliyetlerini kısıtladı. Amerika Birleşik Devletleri’nin geniş bir bölümünü etkisi altına alan kutup soğuklarıyla birlikte, buz gibi hava sıcaklıklarının etkisiyle bu kesintiler gerçekleşiyor. Arktik Hava Bitcoin Hashrate’inde Sert Düşüşe Neden Oldu TheMinerMag‘e göre, Kuzey Amerika’da faaliyet gösteren 2 büyük Bitcoin mining havuzu birlikte ocak 2026 sonunda toplamda 110 exahash saniye (EH/s) üzerinde hash oranı azalttı. Dünyanın en büyük Bitcoin mining havuzu Foundry USA, hashrate’inde sert bir düşüş yaşadı. Geçtiğimiz hafta sonunda yaklaşık 340 EH/s seviyesinden 242 EH/s bandına kadar geriledi. Luxor’da da benzer şekilde düşüş kaydedildi; hashrate yaklaşık 45 EH/s’ten 26 EH/s seviyesine düştü. Antpool ve Binance Pool gibi diğer havuzlarda da daha küçük oranda gerilemeler görüldü. Üstelik bu rakamlar daha da aşağı çekildi. TheMinerMag şöyle yazdı: ‘Sadece FoundryUSA üzerinde Bitcoin hashrate’te cuma gününden bu yana yaklaşık 200 EH/s ya da %60 azalma var; bu da devam eden kısıtlamaya işaret ediyor. Geçici olarak blok üretimi 12 dakikaya kadar yavaşladı.’ dedi. Hashrate Index verilerine göre, Foundry halen yaklaşık 163,5 EH/s hash gücünü elinde tutuyor. Bu, lider kripto para ağının toplam hashrate’inin yaklaşık %22,59’una denk geliyor. Luxor’un payı ise %3,01 seviyesinde ve hashrate’i 21,9 EH/s’ye kadar düştü. Bitcoin Mining Pools. Kaynak: Hashrate Index Hashrate’teki yaygın düşüş, kar ve buzun yanı sıra aşırı soğuğun da etkisiyle birlikte enerji talebinde ani yükselişe denk geliyor. Birçok eyalette elektrik şebekeleri baskı altına girerken, operatörler tasarruf çağrısında bulundu. BBC‘nin aktardığına göre, kış fırtınası en az üç kişinin hayatını kaybetmesine neden olurken, yüzbinlerce evin de elektriğini kesti. Tüm ülkede okullar ve yollar kapanırken, uçuşlar da iptal edildi; Texas’tan New England’a kadar “hayati tehlike” oluşturan koşullar yaşanıyor. X’te (eski adıyla Twitter) paylaşım yapan VanEck Dijital Varlıklar Araştırma Direktörü Matthew Sigel, aşırı hava olaylarında Bitcoin mining şirketlerinin şebeke üzerindeki yükü azaltmada üstlenebileceği role dikkat çekti. Matthew Sigel, şöyle belirtti: ‘Doğudaki ABD’de kış fırtınası nedeniyle bir milyondan fazla Amerikalı elektriksiz. Bazı halka açık Bitcoin mining şirketleri, etkilenen bölgelerde kayda değer kapasiteye sahip ve CLSK, RIOT, BTDR gibi şirketler, Tennessee Valley Authority (TVA) de dahil olmak üzere kamu talep yönetimi programlarıyla esnek yük olarak hareket edecek şekilde yapılanmış durumda. Bu fırtınayla ilgili anlık kısıtlamalara dair kesin bir bilgi henüz yok ancak bu model, koşullar sıkıştığında faydasını kanıtlamıştı.’ dedi. Hashrate’teki bu düşüş aynı zamanda mining şirketlerinin rezervlerinde yaşanan azalma sürecine denk geliyor. CryptoQuant’ın verilerine göre, Bitcoin miner’ların elinde tuttuğu miktar ocak 2026’da 2010’dan bu yana en düşük seviyeye indi ve sektör genelinde artan finansal baskının altını çizdi. Sönük Bitcoin fiyatları ve artan enerji maliyetleri marjları daraltarak birçok mining şirketini zarara sürükledi. Bu nedenle bazı operatörler iş modellerini yeniden gözden geçiriyor. Bitfarms örneğinde olduğu gibi, şirket artık kaynaklarını yapay zekâ ve yüksek performanslı bilgi işlem alanlarına kaydırmaya başladı. Öte yandan mining sektöründe genel tablo hâlâ zorlu. Elektrik fiyatları eylül 2025’te kilovatsaat başına 18,07 sentle rekor kırdı ve ocaktan bu yana %10,5 arttı. BeInCrypto Trump’ın başkanı olduğu yönetimin acil bir elektrik müzayede planı hazırladığını bildirdi. Bu plana göre, teknoloji tabanlı uzun vadeli sözleşmeler yoluyla 15 milyar dolarlık yeni üretim kapasitesi hayata geçecek. Plan dahilinde yeni kapasitenin devreye alınması uzun vadede bir nebze rahatlama getirebilir. Ancak bunun etkileri hemen görülmeyecek. Özellikle şu dönemde, mining şirketleri için uygun fiyatlı enerjiye erişim ve elektrik talep yönetimi programlarına aktif katılım hayati önem taşıyor.

Kış Fırtınası Baskısı: ABD’deki Büyük Havuzlar Çekilirken Bitcoin Hashrate’i Düşüyor

ABD merkezli bazı büyük Bitcoin (BTC) mining havuzları, ülke genelinde elektrik şebekelerini zorlayan aşırı kış koşulları nedeniyle faaliyetlerini kısıtladı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin geniş bir bölümünü etkisi altına alan kutup soğuklarıyla birlikte, buz gibi hava sıcaklıklarının etkisiyle bu kesintiler gerçekleşiyor.

Arktik Hava Bitcoin Hashrate’inde Sert Düşüşe Neden Oldu

TheMinerMag‘e göre, Kuzey Amerika’da faaliyet gösteren 2 büyük Bitcoin mining havuzu birlikte ocak 2026 sonunda toplamda 110 exahash saniye (EH/s) üzerinde hash oranı azalttı.

Dünyanın en büyük Bitcoin mining havuzu Foundry USA, hashrate’inde sert bir düşüş yaşadı. Geçtiğimiz hafta sonunda yaklaşık 340 EH/s seviyesinden 242 EH/s bandına kadar geriledi.

Luxor’da da benzer şekilde düşüş kaydedildi; hashrate yaklaşık 45 EH/s’ten 26 EH/s seviyesine düştü. Antpool ve Binance Pool gibi diğer havuzlarda da daha küçük oranda gerilemeler görüldü. Üstelik bu rakamlar daha da aşağı çekildi.

TheMinerMag şöyle yazdı: ‘Sadece FoundryUSA üzerinde Bitcoin hashrate’te cuma gününden bu yana yaklaşık 200 EH/s ya da %60 azalma var; bu da devam eden kısıtlamaya işaret ediyor. Geçici olarak blok üretimi 12 dakikaya kadar yavaşladı.’ dedi.

Hashrate Index verilerine göre, Foundry halen yaklaşık 163,5 EH/s hash gücünü elinde tutuyor. Bu, lider kripto para ağının toplam hashrate’inin yaklaşık %22,59’una denk geliyor. Luxor’un payı ise %3,01 seviyesinde ve hashrate’i 21,9 EH/s’ye kadar düştü.

Bitcoin Mining Pools. Kaynak: Hashrate Index

Hashrate’teki yaygın düşüş, kar ve buzun yanı sıra aşırı soğuğun da etkisiyle birlikte enerji talebinde ani yükselişe denk geliyor. Birçok eyalette elektrik şebekeleri baskı altına girerken, operatörler tasarruf çağrısında bulundu.

BBC‘nin aktardığına göre, kış fırtınası en az üç kişinin hayatını kaybetmesine neden olurken, yüzbinlerce evin de elektriğini kesti. Tüm ülkede okullar ve yollar kapanırken, uçuşlar da iptal edildi; Texas’tan New England’a kadar “hayati tehlike” oluşturan koşullar yaşanıyor.

X’te (eski adıyla Twitter) paylaşım yapan VanEck Dijital Varlıklar Araştırma Direktörü Matthew Sigel, aşırı hava olaylarında Bitcoin mining şirketlerinin şebeke üzerindeki yükü azaltmada üstlenebileceği role dikkat çekti.

Matthew Sigel, şöyle belirtti: ‘Doğudaki ABD’de kış fırtınası nedeniyle bir milyondan fazla Amerikalı elektriksiz. Bazı halka açık Bitcoin mining şirketleri, etkilenen bölgelerde kayda değer kapasiteye sahip ve CLSK, RIOT, BTDR gibi şirketler, Tennessee Valley Authority (TVA) de dahil olmak üzere kamu talep yönetimi programlarıyla esnek yük olarak hareket edecek şekilde yapılanmış durumda. Bu fırtınayla ilgili anlık kısıtlamalara dair kesin bir bilgi henüz yok ancak bu model, koşullar sıkıştığında faydasını kanıtlamıştı.’ dedi.

Hashrate’teki bu düşüş aynı zamanda mining şirketlerinin rezervlerinde yaşanan azalma sürecine denk geliyor. CryptoQuant’ın verilerine göre, Bitcoin miner’ların elinde tuttuğu miktar ocak 2026’da 2010’dan bu yana en düşük seviyeye indi ve sektör genelinde artan finansal baskının altını çizdi.

Sönük Bitcoin fiyatları ve artan enerji maliyetleri marjları daraltarak birçok mining şirketini zarara sürükledi. Bu nedenle bazı operatörler iş modellerini yeniden gözden geçiriyor. Bitfarms örneğinde olduğu gibi, şirket artık kaynaklarını yapay zekâ ve yüksek performanslı bilgi işlem alanlarına kaydırmaya başladı.

Öte yandan mining sektöründe genel tablo hâlâ zorlu. Elektrik fiyatları eylül 2025’te kilovatsaat başına 18,07 sentle rekor kırdı ve ocaktan bu yana %10,5 arttı.

BeInCrypto Trump’ın başkanı olduğu yönetimin acil bir elektrik müzayede planı hazırladığını bildirdi. Bu plana göre, teknoloji tabanlı uzun vadeli sözleşmeler yoluyla 15 milyar dolarlık yeni üretim kapasitesi hayata geçecek.

Plan dahilinde yeni kapasitenin devreye alınması uzun vadede bir nebze rahatlama getirebilir. Ancak bunun etkileri hemen görülmeyecek. Özellikle şu dönemde, mining şirketleri için uygun fiyatlı enerjiye erişim ve elektrik talep yönetimi programlarına aktif katılım hayati önem taşıyor.
2026’da Altcoin Sezonu Neden BeklenmiyorLider kripto para Bitcoin’in dominasyonu %59 seviyesinde kalırken bu hafta 1 milyar dolar’ın üzerinde token kilit açılışı gerçekleşiyor, sermaye ise hala altcoin’lerin yanından bile geçmiyor. Piyasa yapısındaki bu köklü değişimi anlamak önemli: Nedenini açıklıyoruz. CryptoRank tarafından yayımlanan son rapor, 2026’da geniş ölçekli bir altcoin rallisinin önünü tıkayan dört temel engeli vurguluyor. Bu gelişme, yatırım stratejilerini yıllarca şekillendirebilecek bir değişime işaret ediyor. Piyasa Verileri Bitcoin’in Gücünü Gösteriyor Günümüz piyasa verileri Bitcoin’in ağırlığının sürdüğünü gösteriyor. Altcoin Season Index değeri şu anda 41 ve bu; altcoin’lerin performansının, sezonun başladığını gösteren 75 seviyesinin oldukça altında olduğunu ortaya koyuyor. Bu endeks, ilk 50 coin’in (stablecoin’ler ve varlık temelli token’lar hariç), son 90 günde Bitcoin’den daha iyi performans gösterip göstermediğini ölçüyor. Uzun vadeli göstergeler de benzer bir tablo çiziyor. Altcoin Month endeksi 49’da ve Altcoin Year endeksi ise 29’a gerilemiş durumda. Bu rakamlar, Bitcoin’in farklı zaman dilimlerinde güçlenmeye devam ettiğine işaret ediyor ve alternatif kripto para’lar için zorlukların sürdüğünü teyit ediyor. Geçmişe bakınca tablo daha netleşiyor. Piyasa, tam 122 gündür bir altcoin sezonuna girmedi ve son altcoin yılının üzerinden 1.456 gün geçti. Bu kadar uzun süredir Bitcoin’in üstün performans göstermesi, işin sadece kısa vadeli bir akım olmadığını, piyasa yapısında köklü değişimler yaşandığını gösteriyor. Altcoin sezonu denince akla ilk gelen, ilk 50 kripto para’nın en az %75’inin, 90 gün boyunca Bitcoin’den daha iyi getiri sağlaması. Binance gibi kripto para borsaları tarafından takip edilen bu kriter, şu an için karşılanamıyor ve Bitcoin’in hakimiyetini koruduğunu gözler önüne seriyor. Altcoin’lerin Büyümesini Engelleyen 4 Yapısal Bariyer CryptoRank’in analizine göre altcoin piyasasında yaşanan en büyük sıkıntı, sermayenin dağılması. Geçen yıl boyunca takip edilen token sayısı 5.8 milyon’dan 29.2 milyon’a yükselince, mevcut alım gücü çok daha fazla projeye bölündü. Bu da sektörde geniş tabanlı yükselişleri tetiklemek için gereken yoğun alımı engelledi. Sıradaki engel ise token ekonomisi. Pek çok proje piyasaya düşük dolaşımdaki arzla ancak yüksek tam seyreltilmiş değerlemeyle çıkıyor; coin’lerin büyük bölümü ise içeridekilerde ve uzun hak ediş programlarına bağlı. Token kilit açılışları başladığında ise sürekli satış baskısı oluşuyor ve piyasa talebi artsa da fiyat yükselişi zayıf kalıyor. Bir yandan da altcoin’ler, yeni yatırım araçlarıyla rekabet etmek zorunda. Memecoin’ler kısa sürede yüksek kazanç vadederek spekülatif sermayeyi buraya çekiyor; eskiden altcoin piyasasını hareketlendiren trader’lar, şimdilerde bu alanlara kaydı. Perpetual futures ve prediction market’ler de doğrudan token tutmadan, kaldıraçlı pozisyon almaya imkan tanıyor ve klasik altcoin’lerin talebini azaltıyor. Son büyük bariyer ise kurumsal sermayeden geliyor. Büyük yatırımcılar, ETH, SOL ve XRP gibi yerleşik varlıklara odaklanıyor ve çoğunlukla ETF’ler aracılığıyla pozisyon alıyor. Bu araçlar mevzuata uygunluk ve güvenlik sunuyor ancak yeni fonların büyük bölümü en büyük ve en likit kripto para’lara akıyor. Böylece orta ve küçük ölçekli altcoin’ler, doğru dürüst toplu yatırımcı ilgisi göremiyor ve toparlanmaları çok daha zorlaşıyor. 1 milyar Dolar’lık token kilit açılışı baskıyı nasıl artırıyor? Tüm bu faktörler birleşince altcoin’lerin yükselmesi için gerekli zemini iyice daraltıyor. Bireysel yatırımcıların sermayesi çok sayıda coin’e yayılırken, kurumsal fonlar ise bluechip dediğimiz büyük coin’lere odaklanıyor. Böylece orta sınıf altcoin’ler için düzenli ve güçlü bir alım dalgası oluşmuyor; üstüne bir de piyasaya sürekli yeni token arzı gelince momentum oluşturmak gittikçe zorlaşıyor. Bu ortam, geçmişe göre epey farklı. Eskiden, piyasada çok daha az token varken, sermaye ilk 100 kripto para arasında yoğunlaşır ve koordineli yükselişler daha kolay yaşanırdı. Şimdi ise piyasanın bu kadar dağılması, altcoin’ler genelinde senkronize yükseliş ihtimalini azaltıyor. Ek olarak, alternatif trading ürünlerinin yükselmesi bu tabloyu iyice pekiştiriyor. Yüksek kaldıraç sunan perpetual kontratlar ve binary prediction market’ler, volatilite ve potansiyel getiri açısından altcoin’lere çok benzer fırsatlar sunuyor, hem de direkt token sahibi olmadan ve giriş engeli olmaksızın. Yine de altcoin sezonlarının uzun süre ortalarda görünmemesi kalıcı bir “veda” anlamına gelmiyor. Geçmişte de, altcoin odaklı döngüler arasında uzun aralar olduğunu gördük ancak bu dönemin süresi gerçekten hiç olmadığı kadar uzun. Yatırımcılar şu an bu sürecin yeni bir normali mi yoksa piyasa döngülerinin şartlar değiştikçe tekrar geri mi döneceğini sorgulamak zorunda. Bekleyip göreceğiz. Ocak 2026’nın son haftasına girilirken kripto para piyasası bu yapısal engellerle mücadele etmeye devam ediyor. Önümüzdeki aylarda, altcoin’ler sermaye seyrelmesi, zorlu tokenomics, yeni rakipler ve büyük paranın lider coin’lerde toplanması sorunlarını aşacak mı, yoksa bu rüzgar tersinden mi esecek, hep birlikte göreceğiz.

2026’da Altcoin Sezonu Neden Beklenmiyor

Lider kripto para Bitcoin’in dominasyonu %59 seviyesinde kalırken bu hafta 1 milyar dolar’ın üzerinde token kilit açılışı gerçekleşiyor, sermaye ise hala altcoin’lerin yanından bile geçmiyor. Piyasa yapısındaki bu köklü değişimi anlamak önemli: Nedenini açıklıyoruz.

CryptoRank tarafından yayımlanan son rapor, 2026’da geniş ölçekli bir altcoin rallisinin önünü tıkayan dört temel engeli vurguluyor. Bu gelişme, yatırım stratejilerini yıllarca şekillendirebilecek bir değişime işaret ediyor.

Piyasa Verileri Bitcoin’in Gücünü Gösteriyor

Günümüz piyasa verileri Bitcoin’in ağırlığının sürdüğünü gösteriyor. Altcoin Season Index değeri şu anda 41 ve bu; altcoin’lerin performansının, sezonun başladığını gösteren 75 seviyesinin oldukça altında olduğunu ortaya koyuyor. Bu endeks, ilk 50 coin’in (stablecoin’ler ve varlık temelli token’lar hariç), son 90 günde Bitcoin’den daha iyi performans gösterip göstermediğini ölçüyor.

Uzun vadeli göstergeler de benzer bir tablo çiziyor. Altcoin Month endeksi 49’da ve Altcoin Year endeksi ise 29’a gerilemiş durumda. Bu rakamlar, Bitcoin’in farklı zaman dilimlerinde güçlenmeye devam ettiğine işaret ediyor ve alternatif kripto para’lar için zorlukların sürdüğünü teyit ediyor.

Geçmişe bakınca tablo daha netleşiyor. Piyasa, tam 122 gündür bir altcoin sezonuna girmedi ve son altcoin yılının üzerinden 1.456 gün geçti. Bu kadar uzun süredir Bitcoin’in üstün performans göstermesi, işin sadece kısa vadeli bir akım olmadığını, piyasa yapısında köklü değişimler yaşandığını gösteriyor.

Altcoin sezonu denince akla ilk gelen, ilk 50 kripto para’nın en az %75’inin, 90 gün boyunca Bitcoin’den daha iyi getiri sağlaması. Binance gibi kripto para borsaları tarafından takip edilen bu kriter, şu an için karşılanamıyor ve Bitcoin’in hakimiyetini koruduğunu gözler önüne seriyor.

Altcoin’lerin Büyümesini Engelleyen 4 Yapısal Bariyer

CryptoRank’in analizine göre altcoin piyasasında yaşanan en büyük sıkıntı, sermayenin dağılması. Geçen yıl boyunca takip edilen token sayısı 5.8 milyon’dan 29.2 milyon’a yükselince, mevcut alım gücü çok daha fazla projeye bölündü. Bu da sektörde geniş tabanlı yükselişleri tetiklemek için gereken yoğun alımı engelledi.

Sıradaki engel ise token ekonomisi. Pek çok proje piyasaya düşük dolaşımdaki arzla ancak yüksek tam seyreltilmiş değerlemeyle çıkıyor; coin’lerin büyük bölümü ise içeridekilerde ve uzun hak ediş programlarına bağlı. Token kilit açılışları başladığında ise sürekli satış baskısı oluşuyor ve piyasa talebi artsa da fiyat yükselişi zayıf kalıyor.

Bir yandan da altcoin’ler, yeni yatırım araçlarıyla rekabet etmek zorunda. Memecoin’ler kısa sürede yüksek kazanç vadederek spekülatif sermayeyi buraya çekiyor; eskiden altcoin piyasasını hareketlendiren trader’lar, şimdilerde bu alanlara kaydı. Perpetual futures ve prediction market’ler de doğrudan token tutmadan, kaldıraçlı pozisyon almaya imkan tanıyor ve klasik altcoin’lerin talebini azaltıyor.

Son büyük bariyer ise kurumsal sermayeden geliyor. Büyük yatırımcılar, ETH, SOL ve XRP gibi yerleşik varlıklara odaklanıyor ve çoğunlukla ETF’ler aracılığıyla pozisyon alıyor. Bu araçlar mevzuata uygunluk ve güvenlik sunuyor ancak yeni fonların büyük bölümü en büyük ve en likit kripto para’lara akıyor. Böylece orta ve küçük ölçekli altcoin’ler, doğru dürüst toplu yatırımcı ilgisi göremiyor ve toparlanmaları çok daha zorlaşıyor.

1 milyar Dolar’lık token kilit açılışı baskıyı nasıl artırıyor?

Tüm bu faktörler birleşince altcoin’lerin yükselmesi için gerekli zemini iyice daraltıyor. Bireysel yatırımcıların sermayesi çok sayıda coin’e yayılırken, kurumsal fonlar ise bluechip dediğimiz büyük coin’lere odaklanıyor. Böylece orta sınıf altcoin’ler için düzenli ve güçlü bir alım dalgası oluşmuyor; üstüne bir de piyasaya sürekli yeni token arzı gelince momentum oluşturmak gittikçe zorlaşıyor.

Bu ortam, geçmişe göre epey farklı. Eskiden, piyasada çok daha az token varken, sermaye ilk 100 kripto para arasında yoğunlaşır ve koordineli yükselişler daha kolay yaşanırdı. Şimdi ise piyasanın bu kadar dağılması, altcoin’ler genelinde senkronize yükseliş ihtimalini azaltıyor.

Ek olarak, alternatif trading ürünlerinin yükselmesi bu tabloyu iyice pekiştiriyor. Yüksek kaldıraç sunan perpetual kontratlar ve binary prediction market’ler, volatilite ve potansiyel getiri açısından altcoin’lere çok benzer fırsatlar sunuyor, hem de direkt token sahibi olmadan ve giriş engeli olmaksızın.

Yine de altcoin sezonlarının uzun süre ortalarda görünmemesi kalıcı bir “veda” anlamına gelmiyor. Geçmişte de, altcoin odaklı döngüler arasında uzun aralar olduğunu gördük ancak bu dönemin süresi gerçekten hiç olmadığı kadar uzun. Yatırımcılar şu an bu sürecin yeni bir normali mi yoksa piyasa döngülerinin şartlar değiştikçe tekrar geri mi döneceğini sorgulamak zorunda. Bekleyip göreceğiz.

Ocak 2026’nın son haftasına girilirken kripto para piyasası bu yapısal engellerle mücadele etmeye devam ediyor. Önümüzdeki aylarda, altcoin’ler sermaye seyrelmesi, zorlu tokenomics, yeni rakipler ve büyük paranın lider coin’lerde toplanması sorunlarını aşacak mı, yoksa bu rüzgar tersinden mi esecek, hep birlikte göreceğiz.
CZ’in Anı Kitabı Şubat Sonunda Geliyor: Hapishane Deneyimini Tamamen AnlatacakBinance kurucusu Changpeng “CZ” Zhao’nun uzun zamandır beklenen anı kitabı şubat ayı sonunda ya da mart ayı başında raflardaki yerini alıyor. CZ, Davos Forumunda yaptığı röportajda açıklayamadığı detayları bu kitapta paylaşacağının sözünü verdi. ‘Saklayacak bir şey yok. Tüm ayrıntılar yakında çıkacak kitapta,’ CZ 25 Ocak’ta X’te yazdı ve kitabın 4-6 hafta içerisinde yayınlanacağını doğruladı. İki Dilde Kendi Yayınını Yapmak Yaklaşık 97.000 kelimelik ve 300 sayfalık bu anı kitabı, eş zamanlı olarak İngilizce ve Çince dillerinde kendi imkanlarıyla yayınlanacak. CZ, geleneksel yayıncıları devre dışı bırakmasının sebebini zamana olan ihtiyacı olarak açıkladı. ‘Bir yayıncıyla ilerlemek çok uzun sürüyor, dağıtımda büyük katkı sunsalar da süreç fazla uzuyor’ diye belirtti. Kitaptan elde edilecek tüm gelirler hayır işlerine bağışlanacak. CZ, ‘Kitaptan para kazanmak gibi bir amacım yok’ dedi. Chinese başlığı memecoin uyarısını tetikledi CZ, 8 Ocak’ta yaptığı bir paylaşımda, kitabın Çince versiyonuna ‘币安人生’ (kabaca ‘Binance Hayatı’ ya da ‘Binance’le Bir Hayat’) ismini vermeyi düşündüğünü açıkladı. İngilizce başlık ise henüz kesinleşmedi ve çok farklı bir isimle çıkabileceğini belirtti. Memecoin ekosistemindeki gündem ifadelerinin hızla tokenize edilmesi eğilimini fark eden CZ, bu konuya önceden açıklık getirdi. ‘Tam şeffaflıkla, bunu buradan paylaşmak istiyorum ki herhangi bir sızıntı olmasın… Bu bir meme token’la ya da bir listeleme ile alakalı değil. Mem kültürünü seviyorum ve hoşuma da gidiyor. Akılda kalıcı bir kelime, benim için oldukça etkili’ diye yazdı. Kendisinin herhangi bir ‘币安人生’ memecoin’i tutmadığını ve böyle bir niyeti olmadığını net şekilde belirtti. Ancak kitabın adını son anda değiştirme hakkını saklı tuttuğunu da vurguladı. 114.000 Kelimeden Son Düzenlemeye CZ’nin anı kitabı en azından Mart 2025’ten bu yana gündemde. O dönemde CZ, ilk kez 114.000 kelimelik bir taslak yazdığını paylaşmıştı. O dönemde projenin ‘beklenenden çok daha uzun sürdüğünü’ ve tekrar yazmak için ‘3 kat daha fazla çaba gerekeceğini’ belirtmişti. O süreçte CZ, kitabın kripto para sektöründeki bazı tartışmalı olaylara da değineceğinin sinyalini vermişti. Özellikle FTX ile Terra/LUNA’nın 2022 mayısındaki çöküşü arasında bir bağlantı olabileceği iddiası bunlardan biri. Mart 2025’te, ‘Bu bölüm üzerinde çalışırken bunu düşünüyordum… Spekülasyon yapmak istemedim; dedikodular vardı fakat hiçbir zaman elle tutulur bir kanıt görmedim’ diye yazmıştı. Aylar süren düzenlemeler sonucunda nihai versiyon yaklaşık 97.000 kelimeye ve 300 sayfaya indirildi. Hapishane Detayları Dahil Bir takipçisinin, anı kitabında hapiste geçen döneme dair detaylar olup olmadığı sorusuna CZ ‘Evet, hepsi orada yer alıyor’ şeklinde yanıt verdi. Zhao, 2023 yılı sonunda ABD Kara Para Aklamayı Önleme düzenlemelerini ihlal etmekten suçunu kabul edip Binance CEO’luğundan ayrılmıştı. Kendisi Federal Correctional Institution Lompoc I’da dört ay hapis yatıp Eylül 2024’te serbest bırakıldı. Ekim 2025’te de Donald Trump’tan başkanlık affı aldı. O tarihten bu yana CZ, Binance’ın faaliyetleriyle alakalı açıklamalardan uzak durdu. Şimdi ise daha çok hayırseverlik, eğitim projeleri ve tabii kendi anı kitabı üzerinde yoğunlaşıyor. Kitap, dünyanın en büyük kripto para borsasının kuruluşundan önce, kuruluş sürecinde ve sonrasında yaşadıklarını birinci elden kapsamlı şekilde aktaracağı için heyecan yaratıyor.

CZ’in Anı Kitabı Şubat Sonunda Geliyor: Hapishane Deneyimini Tamamen Anlatacak

Binance kurucusu Changpeng “CZ” Zhao’nun uzun zamandır beklenen anı kitabı şubat ayı sonunda ya da mart ayı başında raflardaki yerini alıyor. CZ, Davos Forumunda yaptığı röportajda açıklayamadığı detayları bu kitapta paylaşacağının sözünü verdi.

‘Saklayacak bir şey yok. Tüm ayrıntılar yakında çıkacak kitapta,’ CZ 25 Ocak’ta X’te yazdı ve kitabın 4-6 hafta içerisinde yayınlanacağını doğruladı.

İki Dilde Kendi Yayınını Yapmak

Yaklaşık 97.000 kelimelik ve 300 sayfalık bu anı kitabı, eş zamanlı olarak İngilizce ve Çince dillerinde kendi imkanlarıyla yayınlanacak. CZ, geleneksel yayıncıları devre dışı bırakmasının sebebini zamana olan ihtiyacı olarak açıkladı.

‘Bir yayıncıyla ilerlemek çok uzun sürüyor, dağıtımda büyük katkı sunsalar da süreç fazla uzuyor’ diye belirtti.

Kitaptan elde edilecek tüm gelirler hayır işlerine bağışlanacak. CZ, ‘Kitaptan para kazanmak gibi bir amacım yok’ dedi.

Chinese başlığı memecoin uyarısını tetikledi

CZ, 8 Ocak’ta yaptığı bir paylaşımda, kitabın Çince versiyonuna ‘币安人生’ (kabaca ‘Binance Hayatı’ ya da ‘Binance’le Bir Hayat’) ismini vermeyi düşündüğünü açıkladı. İngilizce başlık ise henüz kesinleşmedi ve çok farklı bir isimle çıkabileceğini belirtti.

Memecoin ekosistemindeki gündem ifadelerinin hızla tokenize edilmesi eğilimini fark eden CZ, bu konuya önceden açıklık getirdi.

‘Tam şeffaflıkla, bunu buradan paylaşmak istiyorum ki herhangi bir sızıntı olmasın… Bu bir meme token’la ya da bir listeleme ile alakalı değil. Mem kültürünü seviyorum ve hoşuma da gidiyor. Akılda kalıcı bir kelime, benim için oldukça etkili’ diye yazdı.

Kendisinin herhangi bir ‘币安人生’ memecoin’i tutmadığını ve böyle bir niyeti olmadığını net şekilde belirtti. Ancak kitabın adını son anda değiştirme hakkını saklı tuttuğunu da vurguladı.

114.000 Kelimeden Son Düzenlemeye

CZ’nin anı kitabı en azından Mart 2025’ten bu yana gündemde. O dönemde CZ, ilk kez 114.000 kelimelik bir taslak yazdığını paylaşmıştı. O dönemde projenin ‘beklenenden çok daha uzun sürdüğünü’ ve tekrar yazmak için ‘3 kat daha fazla çaba gerekeceğini’ belirtmişti.

O süreçte CZ, kitabın kripto para sektöründeki bazı tartışmalı olaylara da değineceğinin sinyalini vermişti. Özellikle FTX ile Terra/LUNA’nın 2022 mayısındaki çöküşü arasında bir bağlantı olabileceği iddiası bunlardan biri.

Mart 2025’te, ‘Bu bölüm üzerinde çalışırken bunu düşünüyordum… Spekülasyon yapmak istemedim; dedikodular vardı fakat hiçbir zaman elle tutulur bir kanıt görmedim’ diye yazmıştı.

Aylar süren düzenlemeler sonucunda nihai versiyon yaklaşık 97.000 kelimeye ve 300 sayfaya indirildi.

Hapishane Detayları Dahil

Bir takipçisinin, anı kitabında hapiste geçen döneme dair detaylar olup olmadığı sorusuna CZ ‘Evet, hepsi orada yer alıyor’ şeklinde yanıt verdi.

Zhao, 2023 yılı sonunda ABD Kara Para Aklamayı Önleme düzenlemelerini ihlal etmekten suçunu kabul edip Binance CEO’luğundan ayrılmıştı. Kendisi Federal Correctional Institution Lompoc I’da dört ay hapis yatıp Eylül 2024’te serbest bırakıldı. Ekim 2025’te de Donald Trump’tan başkanlık affı aldı.

O tarihten bu yana CZ, Binance’ın faaliyetleriyle alakalı açıklamalardan uzak durdu. Şimdi ise daha çok hayırseverlik, eğitim projeleri ve tabii kendi anı kitabı üzerinde yoğunlaşıyor. Kitap, dünyanın en büyük kripto para borsasının kuruluşundan önce, kuruluş sürecinde ve sonrasında yaşadıklarını birinci elden kapsamlı şekilde aktaracağı için heyecan yaratıyor.
Altın İlk Kez 5.000 Dolar’a Ulaştı: Paniğin Arkasındaki Üç RiskAltın ilk kez ons başına 5.000 doları aşıyor. Sadece ocak ayında fiyatlar 650 doların üzerinde artıyor. Geçtiğimiz haftaki %8,5’lik yükseliş, dolar bazında tarihin en büyük haftalık artışı olarak kayıtlara geçti. Oransal olarak da, pandemi paniğinin yaşandığı Mart 2020’den bu yana en sert haftalık yükselişe imza atıldı. Gümüş de 100 dolar seviyesini aşarak bu yıl %44 yükseldi. Piyasalar üçlü bir tehdide karşı alarmda: ABD-Kanada-Çin arasında tarifelerin tırmanması, potansiyel yen müdahalesi ve ABD’de hükümetin kapanma riskinin artmasıyla güvenli limanlara yönelim hızlanıyor. Altın Rallisi Güven Erozyonuna İşaret Ediyor TD Securities stratejisti Daniel Ghali, Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada altındaki rallinin küresel finans sistemine olan güvenle ilgili soru işaretlerinden kaynaklandığını söylüyor. Ghali, güvenin sarsıldığını ama tamamen kaybolmadığını belirtiyor ve ekliyor: Eğer bu güven tamamen yıkılırsa yükseliş daha da uzun sürebilir. Altındaki sert yükselişi birden fazla etken tetikliyor. Lider kripto para olan dolar, Trump’ın Venezuela’ya müdahalesi, Fed Başkanı Jerome Powell üzerindeki baskı ve Grönland’la ilgili tarife tehditleriyle zayıfladı. Fed’in faiz indirimleriyle Hazine tahvilleri ve para piyasası fonlarında getiriler düştü, altının fırsat maliyeti iyice azaldı. Çin 14 aydır üst üste altın almaya devam ederken, Polonya Merkez Bankası da yeni bir büyük alıma onay verdi. Döngüsel olarak düzeltilmiş F/K oranları, borsadaki değerlemelerin 2000 yılındaki dot-com balonundan bu yana en yüksek seviyelere ulaştığını gösteriyor. Yatırımcılar alternatif varlıklara yöneliyor. Piyasaların Takip Ettiği Üç Büyük Risk Altına yönelişin ötesinde, yatırımcıların bu hafta tedirginliğini artıran üç temel katalizör öne çıkıyor. ABD-Kanada-Çin Gümrük Vergisi Çatışması Başkan Trump, Kanada’nın Çin ile serbest ticaret anlaşmasına yönelmesi halinde %100 tarife uygulayacağını açıkladı. Kanada Başbakanı Mark Carney ise derhal karşılık verdi ve Çin’le böyle bir anlaşma planlarının olmadığını duyurdu. Carney, ‘ABD ve Meksika ile yapılan serbest ticaret anlaşmasında, önceden haber verilmeden piyasa dışı ekonomilerle serbest ticaret anlaşmalarının imzalanmaması taahhüdü var. Çin’le ya da diğer piyasa dışı ekonomilerle böyle bir niyetimiz yok’ dedi. Kanada’nın yaptığı ise Çin’in misilleme tarifelerine cevap olarak sınırlı bir anlaşmaya varmak oldu. 2024’te Kanada da ABD’yi takip ederek Çinli elektrikli araçlara %100, çelik ve alüminyuma %25 tarife uyguladı. Çin ise karşılık olarak Kanada kanola yağına %100, domuz eti ve deniz ürünlerine %25 tarife getirdi. Şimdi Kanada, yıllık 49.000 araç kotasıyla (toplam satışın yaklaşık %3’ü) EV tarifesini %6,1’e indirdi. Sorun şu: Trump bunu ‘tarihin en kötü anlaşmalarından biri’ olarak niteledi ve hafta sonu boyunca baskıyı sürdürdü. Hazine Bakanı Scott Bessent ise ABC ekranlarında, ‘Kanada’nın Çin’in ucuz mallarını ABD’ye akıtan bir geçit olmasına izin veremeyiz’ dedi. Trump sosyal medyada Kanada ile de dalga geçti; ‘Çin, bir zamanlar Büyük Kanada ülkesini tamamen ve başarıyla ele geçiriyor. Bunu görmek çok üzücü. Umarım en azından buz hokeyini rahat bırakırlar!’ paylaşımı piyasada pazartesi günü Kanada ve Çin’in birlikte karşılık verme olasılığına dair tedirginliği artırdı. Yen Müdahale Tehdidi Yen, dolar karşısında %0,7 değer kazandı ve 154,58’e yükseldi. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, ‘anormal hareketlere’ karşı önlem alınabileceği uyarısında bulundu. New York Merkez Bankası’nın finans kuruluşlarına yen döviz kuru sorusu yönelttiği haberleri de gündeme geldi. Piyasa bu sinyali ABD’nin Japonya’ya döviz müdahalesinde destek olabileceği şeklinde yorumladı. Miller Tabak’ın baş piyasa stratejisti Matt Maley, Bloomberg’e verdiği demeçte, yen için yapılacak müdahale girişimlerinin çoğunun sadece uzun vadeli faizleri yukarı çekebileceğini ve Japon yetkililerin elini kolunu bağladığını dile getirdi. Yen, carry trade işlemleri için başlıca fonlama para birimi işlevi görüyor. Gerçek bir müdahale, yen üzerinden açılan işlemlerin hızla kapanmasına neden olarak riskli varlıklarda volatilitenin tırmanmasına yol açabilir. ABD Hükümet Kapatma İhtimali Artıyor 31 Ocak’ta süresi dolacak bütçe anlaşması yeniden gündeme oturdu. Kalshi tahmin platformlarına göre hükümetin kapanma ihtimali %78,5’e kadar fırladı. Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer, başta Minnesota’da iki sivilin Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza ajanları tarafından öldürülmesi olmak üzere yaşananlardan ötürü İç Güvenlik Bakanlığı bütçe tasarısına Demokratların karşı çıkacağını duyurdu. 12 yıllık bütçe tasarısının altısı yasalaştı ancak kalan altı kalemin geçmesi için Cumhuriyetçilerin Demokratların desteğine ihtiyacı var. Bütçe Komisyonu’ndaki en üst düzey Demokrat olan Senatör Patty Murray, daha önce destek çağrısı yaptığı tasarı hakkında geri adım attı ve ‘federal ajanlar göz göre göre insan öldürüyorsa ve cezasız kalıyorsa buna onay veremeyiz’ dedi. Ekim ayında yaşanan 43 günlük kapanmanın aksine, Adalet, Ticaret, İçişleri ve Tarım gibi bazı bakanlıklar için tam yıl bütçesi zaten hazır. Bu yüzden tamamen bir kapanma olasılığı düşüşte. Ancak diğer devlet hizmetlerinde aksaklıklar yaşanabilir. Üstelik Senato’ya da kar yağışı nedeniyle salıdan önce dönülmesi beklenmiyor. Bu Haftanın Önemli Gelişmeleri ve Olası Etkileri Fed’in Açık Piyasa Komitesi (FOMC) kararı 29 Ocak’ta açıklanacak. Beklenti faizlerin sabit tutulması yönünde. Ancak Trump sürekli olarak faiz indirimi talebinde bulunuyor. Powell’ın yerine kendi adayını açıklayacağını duyurması ise belirsizliği bir kat daha artırıyor. ABD’de bütçe 31 Ocak’ta sona eriyor ve Japonya’da seçimler 8 Şubat’ta. Ayrıca Microsoft ve Tesla gibi devler de bu hafta bilanço açıklayacak. Hafta sonu Bitcoin işlem hacmindeki sert artış, yatırımcıların paniğe kapıldığını gösteriyor. ABD borsası daha açılmadan üç büyük risk birden üst üste geldi ve Trump’ın tarife tehditleri yine piyasaların sinirini iyice bozdu. Eğer geçmişteki döngü tekrar ederse, olumsuz piyasa tepkisiyle birlikte Tarife Açıklamasının İptali (TACO) da gündeme gelebilir. Ancak o zamana dek volatilite kaçınılmaz görünüyor. Altın ve gümüşte görülen tarihi zirveler net bir mesaj veriyor: Piyasalar güvenli liman arayışında.

Altın İlk Kez 5.000 Dolar’a Ulaştı: Paniğin Arkasındaki Üç Risk

Altın ilk kez ons başına 5.000 doları aşıyor. Sadece ocak ayında fiyatlar 650 doların üzerinde artıyor. Geçtiğimiz haftaki %8,5’lik yükseliş, dolar bazında tarihin en büyük haftalık artışı olarak kayıtlara geçti. Oransal olarak da, pandemi paniğinin yaşandığı Mart 2020’den bu yana en sert haftalık yükselişe imza atıldı. Gümüş de 100 dolar seviyesini aşarak bu yıl %44 yükseldi.

Piyasalar üçlü bir tehdide karşı alarmda: ABD-Kanada-Çin arasında tarifelerin tırmanması, potansiyel yen müdahalesi ve ABD’de hükümetin kapanma riskinin artmasıyla güvenli limanlara yönelim hızlanıyor.

Altın Rallisi Güven Erozyonuna İşaret Ediyor

TD Securities stratejisti Daniel Ghali, Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada altındaki rallinin küresel finans sistemine olan güvenle ilgili soru işaretlerinden kaynaklandığını söylüyor. Ghali, güvenin sarsıldığını ama tamamen kaybolmadığını belirtiyor ve ekliyor: Eğer bu güven tamamen yıkılırsa yükseliş daha da uzun sürebilir.

Altındaki sert yükselişi birden fazla etken tetikliyor. Lider kripto para olan dolar, Trump’ın Venezuela’ya müdahalesi, Fed Başkanı Jerome Powell üzerindeki baskı ve Grönland’la ilgili tarife tehditleriyle zayıfladı. Fed’in faiz indirimleriyle Hazine tahvilleri ve para piyasası fonlarında getiriler düştü, altının fırsat maliyeti iyice azaldı.

Çin 14 aydır üst üste altın almaya devam ederken, Polonya Merkez Bankası da yeni bir büyük alıma onay verdi. Döngüsel olarak düzeltilmiş F/K oranları, borsadaki değerlemelerin 2000 yılındaki dot-com balonundan bu yana en yüksek seviyelere ulaştığını gösteriyor. Yatırımcılar alternatif varlıklara yöneliyor.

Piyasaların Takip Ettiği Üç Büyük Risk

Altına yönelişin ötesinde, yatırımcıların bu hafta tedirginliğini artıran üç temel katalizör öne çıkıyor.

ABD-Kanada-Çin Gümrük Vergisi Çatışması

Başkan Trump, Kanada’nın Çin ile serbest ticaret anlaşmasına yönelmesi halinde %100 tarife uygulayacağını açıkladı. Kanada Başbakanı Mark Carney ise derhal karşılık verdi ve Çin’le böyle bir anlaşma planlarının olmadığını duyurdu.

Carney, ‘ABD ve Meksika ile yapılan serbest ticaret anlaşmasında, önceden haber verilmeden piyasa dışı ekonomilerle serbest ticaret anlaşmalarının imzalanmaması taahhüdü var. Çin’le ya da diğer piyasa dışı ekonomilerle böyle bir niyetimiz yok’ dedi.

Kanada’nın yaptığı ise Çin’in misilleme tarifelerine cevap olarak sınırlı bir anlaşmaya varmak oldu. 2024’te Kanada da ABD’yi takip ederek Çinli elektrikli araçlara %100, çelik ve alüminyuma %25 tarife uyguladı. Çin ise karşılık olarak Kanada kanola yağına %100, domuz eti ve deniz ürünlerine %25 tarife getirdi. Şimdi Kanada, yıllık 49.000 araç kotasıyla (toplam satışın yaklaşık %3’ü) EV tarifesini %6,1’e indirdi.

Sorun şu: Trump bunu ‘tarihin en kötü anlaşmalarından biri’ olarak niteledi ve hafta sonu boyunca baskıyı sürdürdü. Hazine Bakanı Scott Bessent ise ABC ekranlarında, ‘Kanada’nın Çin’in ucuz mallarını ABD’ye akıtan bir geçit olmasına izin veremeyiz’ dedi.

Trump sosyal medyada Kanada ile de dalga geçti; ‘Çin, bir zamanlar Büyük Kanada ülkesini tamamen ve başarıyla ele geçiriyor. Bunu görmek çok üzücü. Umarım en azından buz hokeyini rahat bırakırlar!’ paylaşımı piyasada pazartesi günü Kanada ve Çin’in birlikte karşılık verme olasılığına dair tedirginliği artırdı.

Yen Müdahale Tehdidi

Yen, dolar karşısında %0,7 değer kazandı ve 154,58’e yükseldi. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, ‘anormal hareketlere’ karşı önlem alınabileceği uyarısında bulundu. New York Merkez Bankası’nın finans kuruluşlarına yen döviz kuru sorusu yönelttiği haberleri de gündeme geldi. Piyasa bu sinyali ABD’nin Japonya’ya döviz müdahalesinde destek olabileceği şeklinde yorumladı.

Miller Tabak’ın baş piyasa stratejisti Matt Maley, Bloomberg’e verdiği demeçte, yen için yapılacak müdahale girişimlerinin çoğunun sadece uzun vadeli faizleri yukarı çekebileceğini ve Japon yetkililerin elini kolunu bağladığını dile getirdi.

Yen, carry trade işlemleri için başlıca fonlama para birimi işlevi görüyor. Gerçek bir müdahale, yen üzerinden açılan işlemlerin hızla kapanmasına neden olarak riskli varlıklarda volatilitenin tırmanmasına yol açabilir.

ABD Hükümet Kapatma İhtimali Artıyor

31 Ocak’ta süresi dolacak bütçe anlaşması yeniden gündeme oturdu. Kalshi tahmin platformlarına göre hükümetin kapanma ihtimali %78,5’e kadar fırladı. Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer, başta Minnesota’da iki sivilin Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza ajanları tarafından öldürülmesi olmak üzere yaşananlardan ötürü İç Güvenlik Bakanlığı bütçe tasarısına Demokratların karşı çıkacağını duyurdu.

12 yıllık bütçe tasarısının altısı yasalaştı ancak kalan altı kalemin geçmesi için Cumhuriyetçilerin Demokratların desteğine ihtiyacı var. Bütçe Komisyonu’ndaki en üst düzey Demokrat olan Senatör Patty Murray, daha önce destek çağrısı yaptığı tasarı hakkında geri adım attı ve ‘federal ajanlar göz göre göre insan öldürüyorsa ve cezasız kalıyorsa buna onay veremeyiz’ dedi.

Ekim ayında yaşanan 43 günlük kapanmanın aksine, Adalet, Ticaret, İçişleri ve Tarım gibi bazı bakanlıklar için tam yıl bütçesi zaten hazır. Bu yüzden tamamen bir kapanma olasılığı düşüşte. Ancak diğer devlet hizmetlerinde aksaklıklar yaşanabilir. Üstelik Senato’ya da kar yağışı nedeniyle salıdan önce dönülmesi beklenmiyor.

Bu Haftanın Önemli Gelişmeleri ve Olası Etkileri

Fed’in Açık Piyasa Komitesi (FOMC) kararı 29 Ocak’ta açıklanacak. Beklenti faizlerin sabit tutulması yönünde. Ancak Trump sürekli olarak faiz indirimi talebinde bulunuyor. Powell’ın yerine kendi adayını açıklayacağını duyurması ise belirsizliği bir kat daha artırıyor. ABD’de bütçe 31 Ocak’ta sona eriyor ve Japonya’da seçimler 8 Şubat’ta. Ayrıca Microsoft ve Tesla gibi devler de bu hafta bilanço açıklayacak.

Hafta sonu Bitcoin işlem hacmindeki sert artış, yatırımcıların paniğe kapıldığını gösteriyor. ABD borsası daha açılmadan üç büyük risk birden üst üste geldi ve Trump’ın tarife tehditleri yine piyasaların sinirini iyice bozdu. Eğer geçmişteki döngü tekrar ederse, olumsuz piyasa tepkisiyle birlikte Tarife Açıklamasının İptali (TACO) da gündeme gelebilir. Ancak o zamana dek volatilite kaçınılmaz görünüyor.

Altın ve gümüşte görülen tarihi zirveler net bir mesaj veriyor: Piyasalar güvenli liman arayışında.
RAIN token yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesine (ATH) bu hafta ulaşır mı?RAIN fiyatı son 30 günde neredeyse %40 yükseliyor ve çıkış yapısının sağlamlığını koruyor. Şu anda fiyat 0,0104 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor fakat artık asıl odak noktası bu seviye değil. Aktif yükseliş yapısı, güncel seviyelerden %10’dan fazla yukarıda, 0,0110 dolar üzerinde yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesi (ATH) için işaret veriyor. Yukarı yön halen açık ancak zayıflayan momentum, iyimserliğin zirveye çıktığı noktada satıcıların piyasaya dönebileceğine işaret ediyor. Yeni Tüm Zamanların En Yüksek Seviyesi Gerçek Hedef: Satıcı’lar Hâlâ Bekliyor Aktif çıkış yapan ters omuz-baş-omuz formasyonu, 0,0110 dolar bölgesine yakın, mevcut fiyatların %10’dan fazla üzerinde yeni bir zirveye işaret ediyor. Trader’lar artık eski zirveye değil, bu hedeflenen seviyeye odaklanıyor. Şu anki fiyat durgunluğu kar alımlarıyla ilgili değil; RAIN bir sonraki yükseliş adımını atabilecek mi, asıl konu bu. RAIN Breakout Structure: TradingView Böyle analizlere mi ihtiyacınız var? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan hemen abone olabilirsiniz! Zincir üstü veriler de bu görüşü destekliyor. Tüm yaş gruplarındaki token hareketini ölçen “spent coins age band” aktivitesi, genellikle satış ya da kar alma dönemlerini gösterir. Son birkaç günde bu aktivite adeta çöktü. 22 ocak’tan bu yana geçen yalnızca üç gün içerisinde, harcanan coin aktivitesi yaklaşık 104,8 milyon seviyesinden 25,4 milyona inerek %76’lık sert bir düşüş yaşadı. Coin Activity Takes A Hit: Santiment Bu sert düşüş, fiyatlar yükselmesine rağmen yatırımcıların token’larını hareket ettirmediğini ve kısa vadede olumlu bir görüntü çizdiğini gösteriyor. Yani dağıtım değil sabır hakim. Piyasa katılımcıları, beklenen yeni ATH denemesini görmek için beklemede kalıyor. Kısaca şu anda satıcılar kenara çekilmiş durumda ve 0,0110 dolar seviyesine doğru çıkış yolu açık kalmaya devam ediyor. Fakat ‘sessiz sakin akar suyu görünce’ dikkatli olmakta fayda var; işte bu sakin ortamda riskler birikmeye başlıyor. Öngörülen Tüm Zamanların En Yüksek Seviyesinde Satıcı’lar Neden Geri Dönebilir? İlk uyarı, orijinal çıkış yapısının altındaki formasyondan geliyor. Ocak ayı başından beri RAIN yükselmeye devam ederken, ikincil bir ters omuz-baş-omuz formasyonu oluşmaya başladı. İlk yapıdan farklı olarak, bu yapının boyun çizgisi dik bir şekilde yukarı eğimli ve sağ omuzu, baş kısmından daha büyük. Bu görünüm devamını zorlaştırıyor. Bu yapının fiyat tahmini ise daha mütevazı: Yaklaşık %13–14 ve başarı için güçlü momentum gerekiyor. Uzun vadeli momentumda ise aynı güç görülmüyor. 6 ocak ile 22 ocak arasında RAIN fiyatı daha yüksek bir zirve yaparken, Göreceli Güç Endeksi (RSI) daha düşük bir tepe oluşturdu. RSI, fiyat momentumunu son kazanç ve kayıpları karşılaştırarak ölçer. Fiyat yükselirken RSI zayıflarsa, bu alıcıların baskısının azaldığına işaret eder. Yani bu düşüş yönlü RSI ayrışması, ATH’ye gelinmeden önce görüldüğü için oldukça kritik bir uyarı niteliğinde. New Pattern, Weak Momentum: TradingView Bu endişeyi Para Akış Endeksi (MFI) daha da güçlendiriyor. MFI hem fiyat hem hacme dayanarak alım-satım baskısını ölçer. 6 ocak ile 24 ocak arasında RAIN fiyatı yatay veya hafifçe yükselirken, MFI aşağı yönde trend izliyor. Bu da, satış tarafı hâlâ pasif olmasına rağmen dipten alımların zayıfladığını gösteriyor. Dip Buyers Are Weak: TradingView Yani yüzeydeki çelişkiyi bu detay açıklıyor. Harcanan coin’lerde azalma, satıcıların beklemede olmasından; RSI ve MFI’daki zayıflama ise alıcıların güçlü şekilde piyasaya girmemesinden kaynaklanıyor. Satıcıların kenara çekilmesiyle desteklenen yükselişler, kalıcı olmayabilir. Eğer RAIN fiyatı tahmini ATH bölgesine ulaşırsa, orta ölçekli bir kar satışı dengeleri anında değiştirebilir. RAIN Fiyatında Takip Edilmesi Gereken Seviyeler RAIN yine de yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesi yapabilir. Verilerde bu yolu doğrudan kapatan bir engel yok. Günlük kapanışın 0,0110 dolar üzerinde gerçekleşmesi, yükselişin devamını netleştirir ve özellikle yatırımcı hissiyatı ve momentum artışıyla birlikte 0,0128 dolar seviyelerine kapı aralar. Ancak piyasa tam o seviyeye yaklaşırken tereddüt başlarsa, riskler de adeta çorap söküğü gibi artmaya başlayabilir. Satıcılar piyasaya döner ve yakın zamanda harcanan coin’ler ATH seviyesine yaklaşırken artış gösterirse, dikkatle izlenmesi gereken ilk seviye 0,0099 dolar. Bu seviyede son fiyat yapısı zayıflamaya başlıyor. Altına inilirse, mevcut kurulumdaki güven sarsılır. RAIN Fiyat Analizi: TradingView Fiyatın 0,0082–0,0081 dolar bandının altına sarkması, yeni oluşan sağ omuz ve baş formasyonunu geçersiz kılar. Böyle bir kırılım gerçekleşirse, 0,0068 dolara kadar derin bir düzeltme dalgası başlayabilir.

RAIN token yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesine (ATH) bu hafta ulaşır mı?

RAIN fiyatı son 30 günde neredeyse %40 yükseliyor ve çıkış yapısının sağlamlığını koruyor. Şu anda fiyat 0,0104 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor fakat artık asıl odak noktası bu seviye değil.

Aktif yükseliş yapısı, güncel seviyelerden %10’dan fazla yukarıda, 0,0110 dolar üzerinde yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesi (ATH) için işaret veriyor. Yukarı yön halen açık ancak zayıflayan momentum, iyimserliğin zirveye çıktığı noktada satıcıların piyasaya dönebileceğine işaret ediyor.

Yeni Tüm Zamanların En Yüksek Seviyesi Gerçek Hedef: Satıcı’lar Hâlâ Bekliyor

Aktif çıkış yapan ters omuz-baş-omuz formasyonu, 0,0110 dolar bölgesine yakın, mevcut fiyatların %10’dan fazla üzerinde yeni bir zirveye işaret ediyor. Trader’lar artık eski zirveye değil, bu hedeflenen seviyeye odaklanıyor. Şu anki fiyat durgunluğu kar alımlarıyla ilgili değil; RAIN bir sonraki yükseliş adımını atabilecek mi, asıl konu bu.

RAIN Breakout Structure: TradingView

Böyle analizlere mi ihtiyacınız var? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan hemen abone olabilirsiniz!

Zincir üstü veriler de bu görüşü destekliyor. Tüm yaş gruplarındaki token hareketini ölçen “spent coins age band” aktivitesi, genellikle satış ya da kar alma dönemlerini gösterir. Son birkaç günde bu aktivite adeta çöktü. 22 ocak’tan bu yana geçen yalnızca üç gün içerisinde, harcanan coin aktivitesi yaklaşık 104,8 milyon seviyesinden 25,4 milyona inerek %76’lık sert bir düşüş yaşadı.

Coin Activity Takes A Hit: Santiment

Bu sert düşüş, fiyatlar yükselmesine rağmen yatırımcıların token’larını hareket ettirmediğini ve kısa vadede olumlu bir görüntü çizdiğini gösteriyor. Yani dağıtım değil sabır hakim. Piyasa katılımcıları, beklenen yeni ATH denemesini görmek için beklemede kalıyor. Kısaca şu anda satıcılar kenara çekilmiş durumda ve 0,0110 dolar seviyesine doğru çıkış yolu açık kalmaya devam ediyor. Fakat ‘sessiz sakin akar suyu görünce’ dikkatli olmakta fayda var; işte bu sakin ortamda riskler birikmeye başlıyor.

Öngörülen Tüm Zamanların En Yüksek Seviyesinde Satıcı’lar Neden Geri Dönebilir?

İlk uyarı, orijinal çıkış yapısının altındaki formasyondan geliyor.

Ocak ayı başından beri RAIN yükselmeye devam ederken, ikincil bir ters omuz-baş-omuz formasyonu oluşmaya başladı. İlk yapıdan farklı olarak, bu yapının boyun çizgisi dik bir şekilde yukarı eğimli ve sağ omuzu, baş kısmından daha büyük. Bu görünüm devamını zorlaştırıyor. Bu yapının fiyat tahmini ise daha mütevazı: Yaklaşık %13–14 ve başarı için güçlü momentum gerekiyor.

Uzun vadeli momentumda ise aynı güç görülmüyor.

6 ocak ile 22 ocak arasında RAIN fiyatı daha yüksek bir zirve yaparken, Göreceli Güç Endeksi (RSI) daha düşük bir tepe oluşturdu. RSI, fiyat momentumunu son kazanç ve kayıpları karşılaştırarak ölçer. Fiyat yükselirken RSI zayıflarsa, bu alıcıların baskısının azaldığına işaret eder. Yani bu düşüş yönlü RSI ayrışması, ATH’ye gelinmeden önce görüldüğü için oldukça kritik bir uyarı niteliğinde.

New Pattern, Weak Momentum: TradingView

Bu endişeyi Para Akış Endeksi (MFI) daha da güçlendiriyor. MFI hem fiyat hem hacme dayanarak alım-satım baskısını ölçer. 6 ocak ile 24 ocak arasında RAIN fiyatı yatay veya hafifçe yükselirken, MFI aşağı yönde trend izliyor. Bu da, satış tarafı hâlâ pasif olmasına rağmen dipten alımların zayıfladığını gösteriyor.

Dip Buyers Are Weak: TradingView

Yani yüzeydeki çelişkiyi bu detay açıklıyor. Harcanan coin’lerde azalma, satıcıların beklemede olmasından; RSI ve MFI’daki zayıflama ise alıcıların güçlü şekilde piyasaya girmemesinden kaynaklanıyor.

Satıcıların kenara çekilmesiyle desteklenen yükselişler, kalıcı olmayabilir. Eğer RAIN fiyatı tahmini ATH bölgesine ulaşırsa, orta ölçekli bir kar satışı dengeleri anında değiştirebilir.

RAIN Fiyatında Takip Edilmesi Gereken Seviyeler

RAIN yine de yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesi yapabilir. Verilerde bu yolu doğrudan kapatan bir engel yok.

Günlük kapanışın 0,0110 dolar üzerinde gerçekleşmesi, yükselişin devamını netleştirir ve özellikle yatırımcı hissiyatı ve momentum artışıyla birlikte 0,0128 dolar seviyelerine kapı aralar.

Ancak piyasa tam o seviyeye yaklaşırken tereddüt başlarsa, riskler de adeta çorap söküğü gibi artmaya başlayabilir.

Satıcılar piyasaya döner ve yakın zamanda harcanan coin’ler ATH seviyesine yaklaşırken artış gösterirse, dikkatle izlenmesi gereken ilk seviye 0,0099 dolar. Bu seviyede son fiyat yapısı zayıflamaya başlıyor. Altına inilirse, mevcut kurulumdaki güven sarsılır.

RAIN Fiyat Analizi: TradingView

Fiyatın 0,0082–0,0081 dolar bandının altına sarkması, yeni oluşan sağ omuz ve baş formasyonunu geçersiz kılar. Böyle bir kırılım gerçekleşirse, 0,0068 dolara kadar derin bir düzeltme dalgası başlayabilir.
40 milyon Dolar’lık Kripto Para Soygunu: ABD’li Hükümet Yüklenicisinin Oğluna SuçlamaABD’de büyük bir kripto para skandalı gündeme oturuyor: Online dünyada “Lick” takma adıyla tanınan John Daghita, devletin el koyduğu adreslerden 40 milyon doların üzerinde kripto para çalmakla suçlanıyor. Bu olayın arkasında Daghita’nın babası bulunuyor. Babası, Virginia merkezli bir bilişim firması olan CMDSS’nin başında yer alıyor ve şirket 2024’te ABD Federal Polis Şefleri Servisi’ne (USMS) el konulan ve müsadere edilen kripto para varlıklarının yönetimi ile tasfiyesinde destek vermek için devlet sözleşmesi aldı. İddiaya Göre İçeriden Erişimle Devlet Düzeyinde Büyük Kripto Para Hırsızlığı İddialara göre, Daghita bu hırsızlığı babasının CMDSS’deki görevi sayesinde özel kripto adreslerine erişim elde ederek gerçekleştirdi. Olayın detayları henüz netleşmese de blockchain araştırmacısı ZachXBT, en az 23 milyon doların tek bir cüzdana aktarıldığını tespit etti. Söz konusu cüzdan 2024 ve 2025’in sonlarına yayılan, 90 milyon dolardan fazla olduğu tahmin edilen hırsızlıklarla doğrudan bağlantılı. Büyüyen skandal sonrası CMDSS, X (Twitter) ve LinkedIn hesaplarını sildi. Şirket aynı zamanda web sitesinden çalışan ve ekip bilgilerini de kaldırdı. ZachXBT’ye göre Daghita Telegram’da aktif kalmaya devam ediyor; çalınan varlıklarla övünüyor ve soruşturmayla bağlantılı adreslerle etkileşim kurmayı sürdürüyor. Ayrıca Daghita’nın, paylaşım sonrası NFT kullanıcı adlarını hızlıca Telegram hesabından kaldırdığı ve profil ismini değiştirdiği bildirildi. Bu da çalınan fonların izini sürmeyi daha da zorlaştırdı. Daghita Davası: Devlet Sözleşmeleri ve İçeriden Riskler CMDSS, devlet bilişim ihalelerinde küçük bir oyuncu değil. Yıllar içinde ABD Savunma Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı (DoJ) ile aktif sözleşmelerini sürdürdü. Bu da skandal ortaya çıkmadan önce Daghita’nın ne kadar hassas bilgiye ya da varlığa erişmiş olabileceğiyle ilgili endişeleri artırıyor. Analist’ler olası kayıpların boyutunun tam olarak anlaşılması için acil denetim ve şeffaflık çağrısı yapıyor. Bu olay, kripto para saklama süreçlerinde —devlet onaylı framework’ler’de bile— tekrarlayan bir zafiyete işaret ediyor. Gelişmiş denetim sistemleri bulunsa bile, insani bağlantılar ve içeriden erişimin büyük risk oluşturabileceği bir kez daha ortaya çıktı. Soruşturmacılar, iddia edilen hırsızlığın hem teknik hem de organizasyon boyutunu incelemeye devam ediyor. Yetkililer, CMDSS’nin operasyonel protokollerini inceleyerek şirketin devletle yaptığı sözleşmelerin değerli kripto varlıklara istemeden de olsa erişimi nasıl kolaylaştırmış olabileceğini araştırıyor. John Daghita’ya atfedilen bu hırsızlık olayı, son dönemde devlet tarafından yönetilen kripto para varlıklarında yaşanan en dikkat çekici güvenlik krizlerinden biri olarak kayıtlara geçiyor.

40 milyon Dolar’lık Kripto Para Soygunu: ABD’li Hükümet Yüklenicisinin Oğluna Suçlama

ABD’de büyük bir kripto para skandalı gündeme oturuyor: Online dünyada “Lick” takma adıyla tanınan John Daghita, devletin el koyduğu adreslerden 40 milyon doların üzerinde kripto para çalmakla suçlanıyor.

Bu olayın arkasında Daghita’nın babası bulunuyor. Babası, Virginia merkezli bir bilişim firması olan CMDSS’nin başında yer alıyor ve şirket 2024’te ABD Federal Polis Şefleri Servisi’ne (USMS) el konulan ve müsadere edilen kripto para varlıklarının yönetimi ile tasfiyesinde destek vermek için devlet sözleşmesi aldı.

İddiaya Göre İçeriden Erişimle Devlet Düzeyinde Büyük Kripto Para Hırsızlığı

İddialara göre, Daghita bu hırsızlığı babasının CMDSS’deki görevi sayesinde özel kripto adreslerine erişim elde ederek gerçekleştirdi.

Olayın detayları henüz netleşmese de blockchain araştırmacısı ZachXBT, en az 23 milyon doların tek bir cüzdana aktarıldığını tespit etti. Söz konusu cüzdan 2024 ve 2025’in sonlarına yayılan, 90 milyon dolardan fazla olduğu tahmin edilen hırsızlıklarla doğrudan bağlantılı.

Büyüyen skandal sonrası CMDSS, X (Twitter) ve LinkedIn hesaplarını sildi. Şirket aynı zamanda web sitesinden çalışan ve ekip bilgilerini de kaldırdı.

ZachXBT’ye göre Daghita Telegram’da aktif kalmaya devam ediyor; çalınan varlıklarla övünüyor ve soruşturmayla bağlantılı adreslerle etkileşim kurmayı sürdürüyor.

Ayrıca Daghita’nın, paylaşım sonrası NFT kullanıcı adlarını hızlıca Telegram hesabından kaldırdığı ve profil ismini değiştirdiği bildirildi. Bu da çalınan fonların izini sürmeyi daha da zorlaştırdı.

Daghita Davası: Devlet Sözleşmeleri ve İçeriden Riskler

CMDSS, devlet bilişim ihalelerinde küçük bir oyuncu değil. Yıllar içinde ABD Savunma Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı (DoJ) ile aktif sözleşmelerini sürdürdü. Bu da skandal ortaya çıkmadan önce Daghita’nın ne kadar hassas bilgiye ya da varlığa erişmiş olabileceğiyle ilgili endişeleri artırıyor.

Analist’ler olası kayıpların boyutunun tam olarak anlaşılması için acil denetim ve şeffaflık çağrısı yapıyor.

Bu olay, kripto para saklama süreçlerinde —devlet onaylı framework’ler’de bile— tekrarlayan bir zafiyete işaret ediyor.

Gelişmiş denetim sistemleri bulunsa bile, insani bağlantılar ve içeriden erişimin büyük risk oluşturabileceği bir kez daha ortaya çıktı.

Soruşturmacılar, iddia edilen hırsızlığın hem teknik hem de organizasyon boyutunu incelemeye devam ediyor. Yetkililer, CMDSS’nin operasyonel protokollerini inceleyerek şirketin devletle yaptığı sözleşmelerin değerli kripto varlıklara istemeden de olsa erişimi nasıl kolaylaştırmış olabileceğini araştırıyor.

John Daghita’ya atfedilen bu hırsızlık olayı, son dönemde devlet tarafından yönetilen kripto para varlıklarında yaşanan en dikkat çekici güvenlik krizlerinden biri olarak kayıtlara geçiyor.
Segnale raro di intervento sullo yen giapponese dalla Fed: che significato ha per Bitcoin?I mercati globali sono in allerta mentre lo yen giapponese registra il più grande movimento degli ultimi sei mesi. Questo movimento aumenta le speculazioni sul fatto che il Giappone interverrà con il supporto degli Stati Uniti per stabilizzare la propria valuta. Avviso di intervento sullo yen Il Primo Ministro giapponese Sanae Takaichi ha avvertito riguardo ai movimenti "anormali" dello yen e, a seguito di ciò, il tasso di cambio dollaro/yene è sceso rapidamente da 160 a 155,6. In particolare, questo livello rappresenta il più forte dal 2026, mentre da agosto attira l'attenzione come il più forte aumento giornaliero.

Segnale raro di intervento sullo yen giapponese dalla Fed: che significato ha per Bitcoin?

I mercati globali sono in allerta mentre lo yen giapponese registra il più grande movimento degli ultimi sei mesi.

Questo movimento aumenta le speculazioni sul fatto che il Giappone interverrà con il supporto degli Stati Uniti per stabilizzare la propria valuta.

Avviso di intervento sullo yen

Il Primo Ministro giapponese Sanae Takaichi ha avvertito riguardo ai movimenti "anormali" dello yen e, a seguito di ciò, il tasso di cambio dollaro/yene è sceso rapidamente da 160 a 155,6.

In particolare, questo livello rappresenta il più forte dal 2026, mentre da agosto attira l'attenzione come il più forte aumento giornaliero.
Il senatore Ted Cruz critica le tariffe doganali di Trump nelle registrazioni segrete: Canada minacciato al 100%Secondo quanto riportato, una registrazione segreta di circa 10 minuti di un discorso mette in luce la contrarietà del senatore Ted Cruz alla politica commerciale protezionista di Trump in modo più chiaro che mai fino ad oggi. Queste affermazioni emergono in due incontri tenuti nel 2025 dietro porte chiuse. Trump, mentre intensifica le tensioni nel commercio con il Canada, minaccia di applicare una tariffa doganale del 100% su tutte le importazioni canadesi a causa delle presunte preoccupazioni relative alla Cina.

Il senatore Ted Cruz critica le tariffe doganali di Trump nelle registrazioni segrete: Canada minacciato al 100%

Secondo quanto riportato, una registrazione segreta di circa 10 minuti di un discorso mette in luce la contrarietà del senatore Ted Cruz alla politica commerciale protezionista di Trump in modo più chiaro che mai fino ad oggi.

Queste affermazioni emergono in due incontri tenuti nel 2025 dietro porte chiuse. Trump, mentre intensifica le tensioni nel commercio con il Canada, minaccia di applicare una tariffa doganale del 100% su tutte le importazioni canadesi a causa delle presunte preoccupazioni relative alla Cina.
Il Prezzo di Hedera è a Rischio di un Diminuzione del 20%: HBAR Può Recuperare?Hedera ha perso più del 10% di valore negli ultimi sette giorni e questa situazione non è solo una normale correzione. La struttura dei prezzi di HBAR si sta indebolendo, le uscite di capitale sono accelerate e il sentiment degli investitori è sceso ai minimi livelli degli ultimi mesi. Tutti questi segnali indicano che il rischio di una correzione più profonda sta aumentando. Tuttavia, gli acquirenti di fondo e le posizioni nel mercato dei derivati offrono una piccola possibilità di recupero. La questione se HBAR scenderà ulteriormente o si stabilizzerà dipende attualmente da alcuni livelli critici.

Il Prezzo di Hedera è a Rischio di un Diminuzione del 20%: HBAR Può Recuperare?

Hedera ha perso più del 10% di valore negli ultimi sette giorni e questa situazione non è solo una normale correzione. La struttura dei prezzi di HBAR si sta indebolendo, le uscite di capitale sono accelerate e il sentiment degli investitori è sceso ai minimi livelli degli ultimi mesi.

Tutti questi segnali indicano che il rischio di una correzione più profonda sta aumentando. Tuttavia, gli acquirenti di fondo e le posizioni nel mercato dei derivati offrono una piccola possibilità di recupero. La questione se HBAR scenderà ulteriormente o si stabilizzerà dipende attualmente da alcuni livelli critici.
Il Rischio di Chiusura del Governo degli Stati Uniti Scuote il Sentiment del Mercato delle CriptovaluteI mercati di previsione su Polymarket attualmente valutano la possibilità di chiusura del governo fino al 31 gennaio a circa il 78%. Questa percentuale era solo del 10% tre giorni fa—un'incredibile impennata! Con il rischio di una nuova chiusura del governo negli Stati Uniti in aumento, gli investitori si stanno dirigendo verso rifugi sicuri sotto l'ombra dell'incertezza. L'indice di paura e avidità delle criptovalute attualmente segnala 'Paura Estrema'. Solo una settimana fa, il dato era salito a un livello neutro. Il Dipartimento della Sicurezza Nazionale degli Stati Uniti (DHS) sta vivendo una seria controversia interpartitica riguardo al finanziamento. Questo aumento nella probabilità coincide con il forte aumento dei prezzi dell'oro e dell'argento. Questa situazione ricorda anche il record di 43 giorni di chiusura avvenuta nel novembre 2025.

Il Rischio di Chiusura del Governo degli Stati Uniti Scuote il Sentiment del Mercato delle Criptovalute

I mercati di previsione su Polymarket attualmente valutano la possibilità di chiusura del governo fino al 31 gennaio a circa il 78%. Questa percentuale era solo del 10% tre giorni fa—un'incredibile impennata!

Con il rischio di una nuova chiusura del governo negli Stati Uniti in aumento, gli investitori si stanno dirigendo verso rifugi sicuri sotto l'ombra dell'incertezza. L'indice di paura e avidità delle criptovalute attualmente segnala 'Paura Estrema'. Solo una settimana fa, il dato era salito a un livello neutro.

Il Dipartimento della Sicurezza Nazionale degli Stati Uniti (DHS) sta vivendo una seria controversia interpartitica riguardo al finanziamento. Questo aumento nella probabilità coincide con il forte aumento dei prezzi dell'oro e dell'argento. Questa situazione ricorda anche il record di 43 giorni di chiusura avvenuta nel novembre 2025.
WhiteBit’e Kapsamlı Yasak: Rusya Kripto’nun Gölge Savaşına OdaklandıRusya Başsavcılığı, Ukrayna merkezli kripto para borsası WhiteBit’i “istenmeyen organizasyon” ilan etti. Yetkililer, platformu Rusya’dan yasa dışı fon transferlerine aracılık etmek ve Ukrayna ordusunu finanse etmekle suçluyor. Bu karar WhiteBit’in ana şirketi W Group’u ve tüm bağlı kuruluşlarını da kapsayacak şekilde genişletildi. Böylece, şirket grubunun Rusya’daki faaliyetleri tamamen yasaklanmış oldu. WhiteBit’e Karşı Rusya Hamlesi: Kripto Savaşında Gerginlik Artıyor Yerel medya haberlerine göre, Rus yetkililer WhiteBit yönetiminin 2022’den bu yana Ukrayna’ya yaklaşık 11 milyon dolar aktardığını iddia ediyor. Bu miktarın yaklaşık 900 bin doları insansız hava aracı (drone) alımlarına ayrılmış durumda. Başsavcılık ayrıca platformun, Ukrayna devlet destekli kripto bağış platformu United24’e teknik destek sağladığını öne sürdü. İddialara göre WhiteBit, Rusya’dan fon kaçırmak ve diğer yasa dışı işlemleri yürütmek için “gölge şemalar” da kullandı. 2018’de Ukraynalı girişimciler tarafından kurulan WhiteBit’in, aktif kullanıcı sayısının 8 milyonun üzerinde olduğu belirtiliyor. Günlük spot trading hacmi 11 milyar dolara, vadeli işlemler hacmi ise 40 milyar dolara ulaşıyor. Platform uluslararası ölçekte faaliyet gösterse de Rusya’daki düzenleyici baskıların artmasıyla ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya. WhiteBit’e yönelik bu adım, Rusya’nın kripto para düzenlemelerini hızlandırdığı bir döneme denk geliyor. Yerel medyaya göre Rusya Merkez Bankası, kripto para borsası ve dijital saklama kuruluşları için yeni lisanslama gerekliliklerini açıkladı. Menkul kıymet dışındaki platformlara daha kolay lisans verileceği belirtiliyor. Kripto paralarda işlem yapmak isteyen banka ve broker’lar ise, geleneksel finans (TradFi) faaliyetlerindeki riskleri azaltmak için özel tedbir kurallarına tabi olacak. Rusya Merkez Bankası Finansal Piyasaların Stratejik Gelişim Departmanı Direktörü Ekaterina Lozgacheva, regülatörün hem yurt içinde hem de yurt dışında madenciliği yapılan kripto paraların satışını kolaylaştırmak istediğini vurguladı. Aynı zamanda yasa dışı faaliyetlere aracılık eden aracı kurumlara yaptırım uygulanacağını belirtti. Bu düzenlemelerin, Rusya’nın kripto mevzuatına ilişkin değişikliklerle birlikte 1 temmuz 2027 tarihine kadar yürürlüğe girmesi bekleniyor. Rusya’dan Sıkı Kripto Para Yatırım Sınırları Teklifi Söz konusu framework kapsamında, profesyonel olmayan yatırımcıların da dijital paralara yatırım yapmasına izin verilecek. Ancak yıllık sıkı limitler olacak. Halihazırda Merkez Bankası, aracı kurum başına yıllık 300.000 ruble sınırı önerisinde bulundu. Fakat Maliye Bakanlığı bu miktarın ileride değiştirilebileceğini açıkladı. Maliye Bakan Yardımcısı Ivan Chebeskov, limiti artırmaya yönelik piyasa taleplerinin değerlendirileceğini söyledi. Bu yaklaşım, yatırımcılara erişimi artırırken finansal güvenliği de sağlama amacını taşıyor. Maliye Bakanı Anton Siluanov ise planı desteklediğini belirtti. Ayrıca profesyonel olmayan kullanıcılara, sadece resmi olarak kayıtlı platformlar üzerinden ve belirli yatırım limitleri dahilinde erişim sağlanması gerektiğini söyledi. Siluanov’dan alıntı yapan yerel medya şu ifadeleri aktardı: ‘Riskleri en aza indirmek için merkez bankası ile birlikte bu tür işlemlerin ve kripto para piyasasındaki yatırımların hacmine sınır getirmeyi planlıyoruz’ dedi. Dijital paralara yönelik düzenleyici taslakların, 2026’nın ilk yarısında Devlet Duması’na sunulması bekleniyor. WhiteBit’e yönelik bu baskı, Rusya’nın özellikle Ukrayna ile süren jeopolitik gerginlik ortamında kripto para transferlerine giderek daha fazla odaklandığını gösteriyor. Yetkililer sınır ötesi faaliyet yürüten platformlar üzerinde hem operasyonel hem de hukuki baskıları artırırken, yeni yasal yükümlülüklerle kripto aracı kurumlara yönelik kontrolü de sıkılaştırıyor.

WhiteBit’e Kapsamlı Yasak: Rusya Kripto’nun Gölge Savaşına Odaklandı

Rusya Başsavcılığı, Ukrayna merkezli kripto para borsası WhiteBit’i “istenmeyen organizasyon” ilan etti. Yetkililer, platformu Rusya’dan yasa dışı fon transferlerine aracılık etmek ve Ukrayna ordusunu finanse etmekle suçluyor.

Bu karar WhiteBit’in ana şirketi W Group’u ve tüm bağlı kuruluşlarını da kapsayacak şekilde genişletildi. Böylece, şirket grubunun Rusya’daki faaliyetleri tamamen yasaklanmış oldu.

WhiteBit’e Karşı Rusya Hamlesi: Kripto Savaşında Gerginlik Artıyor

Yerel medya haberlerine göre, Rus yetkililer WhiteBit yönetiminin 2022’den bu yana Ukrayna’ya yaklaşık 11 milyon dolar aktardığını iddia ediyor. Bu miktarın yaklaşık 900 bin doları insansız hava aracı (drone) alımlarına ayrılmış durumda.

Başsavcılık ayrıca platformun, Ukrayna devlet destekli kripto bağış platformu United24’e teknik destek sağladığını öne sürdü.

İddialara göre WhiteBit, Rusya’dan fon kaçırmak ve diğer yasa dışı işlemleri yürütmek için “gölge şemalar” da kullandı.

2018’de Ukraynalı girişimciler tarafından kurulan WhiteBit’in, aktif kullanıcı sayısının 8 milyonun üzerinde olduğu belirtiliyor. Günlük spot trading hacmi 11 milyar dolara, vadeli işlemler hacmi ise 40 milyar dolara ulaşıyor.

Platform uluslararası ölçekte faaliyet gösterse de Rusya’daki düzenleyici baskıların artmasıyla ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya.

WhiteBit’e yönelik bu adım, Rusya’nın kripto para düzenlemelerini hızlandırdığı bir döneme denk geliyor. Yerel medyaya göre Rusya Merkez Bankası, kripto para borsası ve dijital saklama kuruluşları için yeni lisanslama gerekliliklerini açıkladı. Menkul kıymet dışındaki platformlara daha kolay lisans verileceği belirtiliyor.

Kripto paralarda işlem yapmak isteyen banka ve broker’lar ise, geleneksel finans (TradFi) faaliyetlerindeki riskleri azaltmak için özel tedbir kurallarına tabi olacak.

Rusya Merkez Bankası Finansal Piyasaların Stratejik Gelişim Departmanı Direktörü Ekaterina Lozgacheva, regülatörün hem yurt içinde hem de yurt dışında madenciliği yapılan kripto paraların satışını kolaylaştırmak istediğini vurguladı. Aynı zamanda yasa dışı faaliyetlere aracılık eden aracı kurumlara yaptırım uygulanacağını belirtti.

Bu düzenlemelerin, Rusya’nın kripto mevzuatına ilişkin değişikliklerle birlikte 1 temmuz 2027 tarihine kadar yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Rusya’dan Sıkı Kripto Para Yatırım Sınırları Teklifi

Söz konusu framework kapsamında, profesyonel olmayan yatırımcıların da dijital paralara yatırım yapmasına izin verilecek. Ancak yıllık sıkı limitler olacak.

Halihazırda Merkez Bankası, aracı kurum başına yıllık 300.000 ruble sınırı önerisinde bulundu. Fakat Maliye Bakanlığı bu miktarın ileride değiştirilebileceğini açıkladı.

Maliye Bakan Yardımcısı Ivan Chebeskov, limiti artırmaya yönelik piyasa taleplerinin değerlendirileceğini söyledi. Bu yaklaşım, yatırımcılara erişimi artırırken finansal güvenliği de sağlama amacını taşıyor.

Maliye Bakanı Anton Siluanov ise planı desteklediğini belirtti. Ayrıca profesyonel olmayan kullanıcılara, sadece resmi olarak kayıtlı platformlar üzerinden ve belirli yatırım limitleri dahilinde erişim sağlanması gerektiğini söyledi.

Siluanov’dan alıntı yapan yerel medya şu ifadeleri aktardı: ‘Riskleri en aza indirmek için merkez bankası ile birlikte bu tür işlemlerin ve kripto para piyasasındaki yatırımların hacmine sınır getirmeyi planlıyoruz’ dedi.

Dijital paralara yönelik düzenleyici taslakların, 2026’nın ilk yarısında Devlet Duması’na sunulması bekleniyor.

WhiteBit’e yönelik bu baskı, Rusya’nın özellikle Ukrayna ile süren jeopolitik gerginlik ortamında kripto para transferlerine giderek daha fazla odaklandığını gösteriyor.

Yetkililer sınır ötesi faaliyet yürüten platformlar üzerinde hem operasyonel hem de hukuki baskıları artırırken, yeni yasal yükümlülüklerle kripto aracı kurumlara yönelik kontrolü de sıkılaştırıyor.
Ethereum balinaları 4 milyar Dolar’lık boğa tuzağına yakalandı: ETH fiyatında sırada ne var?Ethereum son 24 saatte neredeyse %1 düşüyor. Tek başına bu hareket pek önemli değil. Asıl önemli olan ise öncesinde yaşananlar. Ocak ortasında Ethereum, net şekilde görülen bir ters omuz-baş-omuz formasyonunu yukarı kırdı. Formasyon oldukça umut vericiydi. Momentum güçleniyordu, balina’lar alım yapıyordu ve fiyat önemli bir yapının üstüne çıkmıştı. Normal şartlarda, bu tür bir birleşim yükselişin devamını destekler. Fakat Ethereum kritik bir duvarda takıldı ve o günden beri neredeyse %16 değer kaybetti. Bu gelişme rastgele bir başarısızlık değil. Yaklaşık 4 milyar dolar değerinde bir arz duvarı, talebi sessizce emerek formasyon kırılımını klasik bir boğa tuzağına çevirdi. 4 milyar Dolar Duvarına Hızla İlerleyen Bir Breakout Ethereum’un ters omuz-baş-omuz formasyonu ekim sonu oluşmaya başladı. Kırılım, 13 Ocak’ta fiyatın neckline seviyesini güçlü şekilde aşmasıyla onaylandı. Fiyat hareketinin başarısız olmasının nedeni alıcıların ortadan kaybolması değildi. ETH Boğa Tuzağı: TradingView Böyle token analizlerinde daha fazlasını mı görmek istiyorsunuz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bültenine buradan abone olabilirsiniz. Asıl sorun fiyatın yoğun bir maliyet duvarına çarpmasıydı. Maliyet bazlı veriler, Ethereum yatırımcılarının 3.490 dolar ile 3.510 dolar arasında yoğunlaştığını gösteriyor. Yaklaşık 1.190.317 ETH bu bölgede birikti. Ortalama fiyatın 3.500 dolara yakın olduğu düşünüldüğünde, bu yaklaşık 4,1 milyar dolarlık bir arz anlamına geliyor. Bir maliyet bazlı duvar, daha önce dar bir fiyat aralığında büyük miktarda ETH alındığında oluşur. Fiyat bu alana tekrar yaklaştığında yatırımcılar genellikle başa baş noktasından satış yapar. Bu tür erken dağılım, hissiyat yükseliş yönlü görünse bile güçlü bir direnç yaratır. Atalarımızın da dediği gibi, ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Kritik Arz Bölgesi: Glassnode Tam olarak bu 3.407 dolar civarında oldu ve satış baskısı kırılımı sekteye uğrattı. Ethereum duvara yaklaşınca yükseliş durdu ve fiyat geri çekilmeye başladı. Teknik olarak kırılım bir süre devam etti ancak yapısal olarak zaten zedelenmişti. Üstteki arz çok fazlaydı ve bu ortamda önemli bir yatırımcı grubu tuzağa düştü! Balina’lar Yükselişte Alım Yaptı: Tuzak mı Kuruldu? Bu tabloyu daha riskli yapan şey şu: ETH balina’ları aslında “doğru” adımı attı. 15 Ocak’tan sonra (kırılım onayı sonrası) büyük yatırımcılar pozisyonlarını istikrarlı şekilde artırdı. Balina bakiyeleri yaklaşık 103,11 milyon ETH’den 104,15 milyon ETH’ye yükseldi. Yani yaklaşık 1,04 milyon ETH veya neredeyse 3 milyar dolarlık bir ekleme oldu. Bu alımlar, fiyat geri çekilmeye başladığı süreçte de devam etti ve bariz bir ortalama maliyet düşürme davranışı gösterdi. ETH Balina’ları Tuzağa Düştü: Santiment Tek başına bakılırsa, balina birikimi destekleyici görünüyor. Ama bu kez yeterli olmadı. Sebep zincir üstü verilerin dışında yatıyor. ETF akışları yön değiştirdi. 16 Ocak haftasında güçlü girişler yaşandı ve bu kırılımı ateşledi. Sonraki hafta, yani 23 Ocak’ta ise ETF’lerde 611,17 milyon dolar net çıkış gerçekleşti. ETF Akışları Tersine Döndü: SoSo Value Bu değişim oldukça belirleyici oldu. ETF satışları, Ethereum önemli bir arz duvarını test ederken aşağı yönlü kalıcı baskı oluşturdu. Balina alımları burada güçlü bir dirençle karşılaştı ve büyük yatırımcılar bile fiyat aşağı sarkarken desteğin üzerinde tuzağa düştü. İşte bu yüzden, birikim sürdüğü halde düzeltme de devam etti. Talep vardı, ağırlıklı olarak balina’lardan geliyordu fakat arz çok daha fazlaydı. Duvar galip geldi. ETF akışları ve maliyet direnci buluştuğunda fiyat yapısı adeta bir anda çöker. Ethereum’da Sonrası İçin Belirleyici Fiyat Seviyeleri Ethereum şu anda tekrar önceki fiyat aralığında işlem görüyor ve yapı bir hayli zayıf. Aşağı yönlü riskte ise 2.773 dolar seviyesi kritik önem taşıyor. Ethereum fiyat grafiğinde bu alan ilerleyen satırlarda özellikle vurgulanıyor. Bu bölgenin altında günlük kapanış yapılması, ters baş-omuz formasyonunun sağ omzunu kırar ve yükseliş tuzağını tamamen teyit eder. Ayrıca, 2.819 dolar ile 2.835 dolar arasındaki maliyet bazındaki kümelere de tehdit oluşturur. Burası yoğun talep görülen ve satış baskısını absorbe edebilecek bir bölge. Ancak bu alanın kaybedilmesi Ethereum’a yönelik daha sert bir düşüşün önünü açabilir. Destek Duvarı: Glassnode Bu seviyenin aşağısında yapı hızla daha da zayıflıyor. Yukarı yönlü toparlanma ise adım adım gerçekleşmeli. İlk aşamada Ethereum’un 3.046 dolar seviyesini geri alması gerekiyor. Bu hareket fiyatı bir miktar dengeleyebilir fakat yeterli sayılmaz. Asıl sınav ise 3.180 dolarda: 3.146 dolar ile 3.164 dolar arasındaki satış duvarı ancak bu seviyede aşılmış olur. Bu alanın temiz bir şekilde geçilmesi piyasaya tekrar talebin döndüğüne işaret eder. Yukarıda Kritik Satış Duvarı: Glassnode Yine de direnç güçlü kalmaya devam ediyor. 3.407 dolar ile 3.487 dolar bölgesinde yoğunlaşan büyük bir satış duvarı hala grafikte ön planda. Bu bölge, daha önce yukarı yönlü kırılımı reddetmiş ve düzeltmeyi tetiklemişti. Ethereum Fiyat Analizi: TradingView Ethereum bu seviyeleri net biçimde aşmadıkça, yükselişler kırılgan kalacaktır. Buradaki ana mesaj gayet net. Ethereum, alıcılar zayıf olduğu için değil, satış baskısı çok güçlü olduğu için başarısız oldu. Bu tablo değişmediği sürece, yükseliş tuzağı devam ediyor.

Ethereum balinaları 4 milyar Dolar’lık boğa tuzağına yakalandı: ETH fiyatında sırada ne var?

Ethereum son 24 saatte neredeyse %1 düşüyor. Tek başına bu hareket pek önemli değil. Asıl önemli olan ise öncesinde yaşananlar.

Ocak ortasında Ethereum, net şekilde görülen bir ters omuz-baş-omuz formasyonunu yukarı kırdı. Formasyon oldukça umut vericiydi. Momentum güçleniyordu, balina’lar alım yapıyordu ve fiyat önemli bir yapının üstüne çıkmıştı. Normal şartlarda, bu tür bir birleşim yükselişin devamını destekler.

Fakat Ethereum kritik bir duvarda takıldı ve o günden beri neredeyse %16 değer kaybetti. Bu gelişme rastgele bir başarısızlık değil. Yaklaşık 4 milyar dolar değerinde bir arz duvarı, talebi sessizce emerek formasyon kırılımını klasik bir boğa tuzağına çevirdi.

4 milyar Dolar Duvarına Hızla İlerleyen Bir Breakout

Ethereum’un ters omuz-baş-omuz formasyonu ekim sonu oluşmaya başladı. Kırılım, 13 Ocak’ta fiyatın neckline seviyesini güçlü şekilde aşmasıyla onaylandı.

Fiyat hareketinin başarısız olmasının nedeni alıcıların ortadan kaybolması değildi.

ETH Boğa Tuzağı: TradingView

Böyle token analizlerinde daha fazlasını mı görmek istiyorsunuz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bültenine buradan abone olabilirsiniz.

Asıl sorun fiyatın yoğun bir maliyet duvarına çarpmasıydı.

Maliyet bazlı veriler, Ethereum yatırımcılarının 3.490 dolar ile 3.510 dolar arasında yoğunlaştığını gösteriyor. Yaklaşık 1.190.317 ETH bu bölgede birikti. Ortalama fiyatın 3.500 dolara yakın olduğu düşünüldüğünde, bu yaklaşık 4,1 milyar dolarlık bir arz anlamına geliyor.

Bir maliyet bazlı duvar, daha önce dar bir fiyat aralığında büyük miktarda ETH alındığında oluşur. Fiyat bu alana tekrar yaklaştığında yatırımcılar genellikle başa baş noktasından satış yapar. Bu tür erken dağılım, hissiyat yükseliş yönlü görünse bile güçlü bir direnç yaratır. Atalarımızın da dediği gibi, ateş olmayan yerden duman çıkmaz.

Kritik Arz Bölgesi: Glassnode

Tam olarak bu 3.407 dolar civarında oldu ve satış baskısı kırılımı sekteye uğrattı.

Ethereum duvara yaklaşınca yükseliş durdu ve fiyat geri çekilmeye başladı. Teknik olarak kırılım bir süre devam etti ancak yapısal olarak zaten zedelenmişti. Üstteki arz çok fazlaydı ve bu ortamda önemli bir yatırımcı grubu tuzağa düştü!

Balina’lar Yükselişte Alım Yaptı: Tuzak mı Kuruldu?

Bu tabloyu daha riskli yapan şey şu: ETH balina’ları aslında “doğru” adımı attı.

15 Ocak’tan sonra (kırılım onayı sonrası) büyük yatırımcılar pozisyonlarını istikrarlı şekilde artırdı. Balina bakiyeleri yaklaşık 103,11 milyon ETH’den 104,15 milyon ETH’ye yükseldi. Yani yaklaşık 1,04 milyon ETH veya neredeyse 3 milyar dolarlık bir ekleme oldu.

Bu alımlar, fiyat geri çekilmeye başladığı süreçte de devam etti ve bariz bir ortalama maliyet düşürme davranışı gösterdi.

ETH Balina’ları Tuzağa Düştü: Santiment

Tek başına bakılırsa, balina birikimi destekleyici görünüyor. Ama bu kez yeterli olmadı.

Sebep zincir üstü verilerin dışında yatıyor. ETF akışları yön değiştirdi. 16 Ocak haftasında güçlü girişler yaşandı ve bu kırılımı ateşledi. Sonraki hafta, yani 23 Ocak’ta ise ETF’lerde 611,17 milyon dolar net çıkış gerçekleşti.

ETF Akışları Tersine Döndü: SoSo Value

Bu değişim oldukça belirleyici oldu. ETF satışları, Ethereum önemli bir arz duvarını test ederken aşağı yönlü kalıcı baskı oluşturdu. Balina alımları burada güçlü bir dirençle karşılaştı ve büyük yatırımcılar bile fiyat aşağı sarkarken desteğin üzerinde tuzağa düştü.

İşte bu yüzden, birikim sürdüğü halde düzeltme de devam etti. Talep vardı, ağırlıklı olarak balina’lardan geliyordu fakat arz çok daha fazlaydı. Duvar galip geldi. ETF akışları ve maliyet direnci buluştuğunda fiyat yapısı adeta bir anda çöker.

Ethereum’da Sonrası İçin Belirleyici Fiyat Seviyeleri

Ethereum şu anda tekrar önceki fiyat aralığında işlem görüyor ve yapı bir hayli zayıf.

Aşağı yönlü riskte ise 2.773 dolar seviyesi kritik önem taşıyor. Ethereum fiyat grafiğinde bu alan ilerleyen satırlarda özellikle vurgulanıyor.

Bu bölgenin altında günlük kapanış yapılması, ters baş-omuz formasyonunun sağ omzunu kırar ve yükseliş tuzağını tamamen teyit eder. Ayrıca, 2.819 dolar ile 2.835 dolar arasındaki maliyet bazındaki kümelere de tehdit oluşturur.

Burası yoğun talep görülen ve satış baskısını absorbe edebilecek bir bölge. Ancak bu alanın kaybedilmesi Ethereum’a yönelik daha sert bir düşüşün önünü açabilir.

Destek Duvarı: Glassnode

Bu seviyenin aşağısında yapı hızla daha da zayıflıyor. Yukarı yönlü toparlanma ise adım adım gerçekleşmeli.

İlk aşamada Ethereum’un 3.046 dolar seviyesini geri alması gerekiyor. Bu hareket fiyatı bir miktar dengeleyebilir fakat yeterli sayılmaz. Asıl sınav ise 3.180 dolarda: 3.146 dolar ile 3.164 dolar arasındaki satış duvarı ancak bu seviyede aşılmış olur. Bu alanın temiz bir şekilde geçilmesi piyasaya tekrar talebin döndüğüne işaret eder.

Yukarıda Kritik Satış Duvarı: Glassnode

Yine de direnç güçlü kalmaya devam ediyor. 3.407 dolar ile 3.487 dolar bölgesinde yoğunlaşan büyük bir satış duvarı hala grafikte ön planda. Bu bölge, daha önce yukarı yönlü kırılımı reddetmiş ve düzeltmeyi tetiklemişti.

Ethereum Fiyat Analizi: TradingView

Ethereum bu seviyeleri net biçimde aşmadıkça, yükselişler kırılgan kalacaktır. Buradaki ana mesaj gayet net.

Ethereum, alıcılar zayıf olduğu için değil, satış baskısı çok güçlü olduğu için başarısız oldu. Bu tablo değişmediği sürece, yükseliş tuzağı devam ediyor.
Michael Saylor Bitcoin Protokolünde Sapmaya Karşı Uyarıyor: Kuantum Riski GündemdeMicroStrategy yöneticisi Michael Saylor, Bitcoin için en büyük riskin protokol değişikliklerini savunan hırslı fırsatçılar olduğunu söylüyor. Bu açıklama, Coinbase ve Ethereum ağının Bitcoin’in uzun vadeli varlığına dair en büyük tehditlerden biri olan kuantum bilgisayarlara yönelik adımlar attığı döneme denk geliyor. Bitcoin’ın Kuantum Sorunu Protokol Değişikliği Tartışmasını Gündeme Taşıdı MicroStrategy kurucu ortağı Michael Saylor, protokolün sabitlenmiş yapısını Bitcoin’in başlıca savunma mekanizması olarak görüyor. Ona göre ağı “iyileştirmeye” yönelik iç girişimler, dışarıdan gelen teknolojik tehditlerden daha tehlikeli olabilir. Bu görüş, özellikle BIP-110 “soft fork” önerisi gibi tartışmaların yaşandığı dönemde Bitcoin’in tarafsız bir dijital para olarak rolünü öne çıkarıyor. 25 Ocak 2026 itibariyle %2,38 node desteği bulan BIP-110, işlem verilerini (örneğin OP_RETURN’u 83 byte ile sınırlama) geçici olarak kısıtlayarak parasal amaçlar dışında kalan “spam” kullanıma çözüm getirmeyi amaçlıyor. Bu tartışma, Bitcoin Knots’a bağlı muhafazakarlar ile Bitcoin Core kullanan daha geniş uygulama yanlıları arasında topluluk içinde bir bölünme yaratıyor. Bazı geliştiriciler, aceleyle ya da politik motivasyonlarla yapılan değişikliklerin risklerine işaret ediyor. Diğerleri ise ortaya çıkan yeni tehditlerin görmezden gelinmesinin daha büyük bir sorun yaratabileceğini vurguluyor. Şimdi ise bu gerilim daha görünür hale geliyor çünkü Coinbase, kuantum bilgisayarlar ve blockchain güvenliği için bağımsız bir danışma kurulu oluşturduğunu duyurdu. Kurul, büyük ölçekli kuantum makinelerindeki ilerlemelerin Bitcoin’in şifreleme tabanını nasıl tehdit edebileceğini inceleyecek. Geniş ekosisteme açık araştırma raporları, risk değerlendirmeleri ve teknik rehberlik yayımlayacaklar. Endişelerin odağında ise Bitcoin’in ECDSA ve Schnorr imzalarının temelini oluşturan elliptic-curve kriptografisi (ECC) bulunuyor. Teorik olarak, yeterince güçlü bir kuantum bilgisayar Shor algoritması ile açık anahtarlardan özel anahtarları çıkarabilir: Böylece saldırganlar işlemleri taklit edebilir ya da açıkta kalan cüzdanlardaki coin’leri ele geçirebilir. Böyle bir makinenin ortaya çıkmasına en az 5 yıl olsa da, güvenli protokol geçişi için gereken uzun hazırlık süresi nedeniyle “kuantum dayanıklılığı” konusu giderek daha önemli hale geliyor. Coinbase’in danışma kurulu; kriptografi ve kuantum araştırmalarının önde gelen isimlerini bir araya getiriyor: Stanford Üniversitesi’nden Prof. Dan Boneh Teksas Üniversitesi kuantum kuramcısı Scott Aaronson Ethereum Foundation araştırmacısı Justin Drake ve EigenLayer’ın kurucusu Sreeram Kannan. Coinbase’e göre kurul, tamamen bağımsız çalışacak ve kuantum bilgisayarların mevcut durumu hakkında kapsamlı analizler yayımlayacak. Ayrıca geliştiriciler ve kurumlara rehberlik edecek, alandaki önemli gelişmelere anlık yanıt verecek. Bitcoin’ın Kuantum Tartışması: Teoriden Mühendislik Gerçekliğine Geçiş Bu hamle, Bitcoin geliştirici topluluğunun bu meseleye bakışında genel bir değişime işaret ediyor. 2025’teki verilere göre, Bitcoin e-posta gruplarında kuantum ile ilgili tartışmalar kayda değer şekilde artmış durumda: Artık teknik iletişimin %10’undan fazlası post-kuantum güvenliğine değiniyor. Oysa bu, yıllarca neredeyse hiç konuşulmayan bir mevzuydu. Kuantum Dayanıklılığı Hakkında Mesajların Tahmini Oranı. Kaynak: Willy Woo X’te Artık tartışmalar teorik düzeyde kalmak yerine, Bitcoin’in ECC’den post-kuantum imza şemalarına “soft fork” yoluyla, ağı sarsmadan geçişine dair mühendislik sorularına yöneliyor. Tüm bu ivmeye karşılık çoğu araştırmacı, protokol değişikliklerinde aceleci olmamaları gerektiği konusunda uyarıyor. Hakim görüş, NIST gibi kurumların geliştirdiği post-kuantum kriptografi standartlarının olgunlaşmasının beklenmesini savunuyor. Zira aceleye getirilecek güncellemeler, başka zafiyet kapılarını aralayabilir. Yani Coinbase’in bu hamlesinin bir panik havasından çok hazırlık amacı taşıdığı ifade ediliyor. Amaç, Bitcoin ve diğer blockchain’lerin kuantum saldırıları pratik hale gelmeden çok önce güvenli bir geçiş yoluna sahip olmalarını sağlamak. Ethereum ile olan fark ise giderek belirginleşiyor. Ethereum Foundation, yakın zamanda post-kuantum güvenliğini stratejik öncelik ilan etti. Bu kapsamda: Özel ekipler kuruyorlar Kriptografi araştırmalarına fon sağlıyorlar ve Canlı post-kuantum test ağları çalıştırıyorlar. Artık Ethereum temsilcileri de Coinbase’in danışma kurulunda yer alıyor. Bu tablo, kuantuma hazır olmanın gittikçe zincirler arası ve sektör geneline yayılan bir mücadeleye dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Kuantum araştırmalarının ivme kazanması ve kurumsal oyuncuların kripto altyapısını geleceğe hazırlama konusunda daha aktif rol üstlenmesiyle birlikte, o kırılgan dengeyi sürdürmek daha da zorlaşacak gibi görünüyor.

Michael Saylor Bitcoin Protokolünde Sapmaya Karşı Uyarıyor: Kuantum Riski Gündemde

MicroStrategy yöneticisi Michael Saylor, Bitcoin için en büyük riskin protokol değişikliklerini savunan hırslı fırsatçılar olduğunu söylüyor.

Bu açıklama, Coinbase ve Ethereum ağının Bitcoin’in uzun vadeli varlığına dair en büyük tehditlerden biri olan kuantum bilgisayarlara yönelik adımlar attığı döneme denk geliyor.

Bitcoin’ın Kuantum Sorunu Protokol Değişikliği Tartışmasını Gündeme Taşıdı

MicroStrategy kurucu ortağı Michael Saylor, protokolün sabitlenmiş yapısını Bitcoin’in başlıca savunma mekanizması olarak görüyor. Ona göre ağı “iyileştirmeye” yönelik iç girişimler, dışarıdan gelen teknolojik tehditlerden daha tehlikeli olabilir.

Bu görüş, özellikle BIP-110 “soft fork” önerisi gibi tartışmaların yaşandığı dönemde Bitcoin’in tarafsız bir dijital para olarak rolünü öne çıkarıyor.

25 Ocak 2026 itibariyle %2,38 node desteği bulan BIP-110, işlem verilerini (örneğin OP_RETURN’u 83 byte ile sınırlama) geçici olarak kısıtlayarak parasal amaçlar dışında kalan “spam” kullanıma çözüm getirmeyi amaçlıyor.

Bu tartışma, Bitcoin Knots’a bağlı muhafazakarlar ile Bitcoin Core kullanan daha geniş uygulama yanlıları arasında topluluk içinde bir bölünme yaratıyor.

Bazı geliştiriciler, aceleyle ya da politik motivasyonlarla yapılan değişikliklerin risklerine işaret ediyor. Diğerleri ise ortaya çıkan yeni tehditlerin görmezden gelinmesinin daha büyük bir sorun yaratabileceğini vurguluyor.

Şimdi ise bu gerilim daha görünür hale geliyor çünkü Coinbase, kuantum bilgisayarlar ve blockchain güvenliği için bağımsız bir danışma kurulu oluşturduğunu duyurdu.

Kurul, büyük ölçekli kuantum makinelerindeki ilerlemelerin Bitcoin’in şifreleme tabanını nasıl tehdit edebileceğini inceleyecek. Geniş ekosisteme açık araştırma raporları, risk değerlendirmeleri ve teknik rehberlik yayımlayacaklar.

Endişelerin odağında ise Bitcoin’in ECDSA ve Schnorr imzalarının temelini oluşturan elliptic-curve kriptografisi (ECC) bulunuyor.

Teorik olarak, yeterince güçlü bir kuantum bilgisayar Shor algoritması ile açık anahtarlardan özel anahtarları çıkarabilir: Böylece saldırganlar işlemleri taklit edebilir ya da açıkta kalan cüzdanlardaki coin’leri ele geçirebilir.

Böyle bir makinenin ortaya çıkmasına en az 5 yıl olsa da, güvenli protokol geçişi için gereken uzun hazırlık süresi nedeniyle “kuantum dayanıklılığı” konusu giderek daha önemli hale geliyor.

Coinbase’in danışma kurulu; kriptografi ve kuantum araştırmalarının önde gelen isimlerini bir araya getiriyor:

Stanford Üniversitesi’nden Prof. Dan Boneh

Teksas Üniversitesi kuantum kuramcısı Scott Aaronson

Ethereum Foundation araştırmacısı Justin Drake ve

EigenLayer’ın kurucusu Sreeram Kannan.

Coinbase’e göre kurul, tamamen bağımsız çalışacak ve kuantum bilgisayarların mevcut durumu hakkında kapsamlı analizler yayımlayacak.

Ayrıca geliştiriciler ve kurumlara rehberlik edecek, alandaki önemli gelişmelere anlık yanıt verecek.

Bitcoin’ın Kuantum Tartışması: Teoriden Mühendislik Gerçekliğine Geçiş

Bu hamle, Bitcoin geliştirici topluluğunun bu meseleye bakışında genel bir değişime işaret ediyor.

2025’teki verilere göre, Bitcoin e-posta gruplarında kuantum ile ilgili tartışmalar kayda değer şekilde artmış durumda: Artık teknik iletişimin %10’undan fazlası post-kuantum güvenliğine değiniyor. Oysa bu, yıllarca neredeyse hiç konuşulmayan bir mevzuydu.

Kuantum Dayanıklılığı Hakkında Mesajların Tahmini Oranı. Kaynak: Willy Woo X’te

Artık tartışmalar teorik düzeyde kalmak yerine, Bitcoin’in ECC’den post-kuantum imza şemalarına “soft fork” yoluyla, ağı sarsmadan geçişine dair mühendislik sorularına yöneliyor.

Tüm bu ivmeye karşılık çoğu araştırmacı, protokol değişikliklerinde aceleci olmamaları gerektiği konusunda uyarıyor. Hakim görüş, NIST gibi kurumların geliştirdiği post-kuantum kriptografi standartlarının olgunlaşmasının beklenmesini savunuyor. Zira aceleye getirilecek güncellemeler, başka zafiyet kapılarını aralayabilir.

Yani Coinbase’in bu hamlesinin bir panik havasından çok hazırlık amacı taşıdığı ifade ediliyor. Amaç, Bitcoin ve diğer blockchain’lerin kuantum saldırıları pratik hale gelmeden çok önce güvenli bir geçiş yoluna sahip olmalarını sağlamak.

Ethereum ile olan fark ise giderek belirginleşiyor. Ethereum Foundation, yakın zamanda post-kuantum güvenliğini stratejik öncelik ilan etti. Bu kapsamda:

Özel ekipler kuruyorlar

Kriptografi araştırmalarına fon sağlıyorlar ve

Canlı post-kuantum test ağları çalıştırıyorlar.

Artık Ethereum temsilcileri de Coinbase’in danışma kurulunda yer alıyor. Bu tablo, kuantuma hazır olmanın gittikçe zincirler arası ve sektör geneline yayılan bir mücadeleye dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

Kuantum araştırmalarının ivme kazanması ve kurumsal oyuncuların kripto altyapısını geleceğe hazırlama konusunda daha aktif rol üstlenmesiyle birlikte, o kırılgan dengeyi sürdürmek daha da zorlaşacak gibi görünüyor.
Il prezzo di XRP è di fronte a un avviso di diminuzione del 25%: diminuzione della domanda di ETFIl prezzo di XRP si trova attualmente in una zona pericolosa. XRP, che viene scambiato a 1,89 dollari, si trova appena sopra il 1% di una linea di supporto critica. In superficie, il grafico appare calmo. Tuttavia, scendendo più a fondo, ci sono molti segnali che indicano che il rischio si accumula silenziosamente. Ciò che rende questa situazione straordinaria non è solo la vicinanza al supporto, ma anche il fatto che un movimento atteso in precedenza non si sia verificato. Di recente, XRP ha dato un segnale rialzista che è generalmente considerato almeno un segno di recupero a breve termine. Ma questa volta non si è quasi mosso affatto. Qui è dove risuonano i veri campanelli di allerta.

Il prezzo di XRP è di fronte a un avviso di diminuzione del 25%: diminuzione della domanda di ETF

Il prezzo di XRP si trova attualmente in una zona pericolosa. XRP, che viene scambiato a 1,89 dollari, si trova appena sopra il 1% di una linea di supporto critica. In superficie, il grafico appare calmo. Tuttavia, scendendo più a fondo, ci sono molti segnali che indicano che il rischio si accumula silenziosamente. Ciò che rende questa situazione straordinaria non è solo la vicinanza al supporto, ma anche il fatto che un movimento atteso in precedenza non si sia verificato.

Di recente, XRP ha dato un segnale rialzista che è generalmente considerato almeno un segno di recupero a breve termine. Ma questa volta non si è quasi mosso affatto. Qui è dove risuonano i veri campanelli di allerta.
Solana’nın Gizlilik Coin’i Yeni Zincirler Arası Swap Duyurusuyla %60 YükseldiGhostWareOS’un yerel token’ı GHOST son 24 saatte neredeyse %60 değer kazandı. Bu sert yükseliş, trader’ların Solana üzerinde gizlilik odaklı ürün ekosisteminin genişletileceği yönündeki duyuruya hızlı tepki vermesini sağladı. GhostWareOS, Solana tabanlı bir gizlilik altyapısı projesi olarak öne çıkıyor. Amacı ise tamamen şeffaf bir blockchain’de anonim ödemeler, gizli transferler ve gizliliği koruyan likidite araçları sunmak. GhostSwap lansmanı GhostWare’i Solana’nın gizlilik hamlesinin odağına taşıdı Bu haberin yazıldığı sırada GHOST’un fiyatı 0,003692 dolar seviyesindeydi ve son 24 saatte %58,3 artış göstermişti. GhostwareOS (GHOST) Fiyat Performansı. Kaynak: CoinGecko GhostWareOS’tan gelen yeni ürün çıkışı haberi sonrası yükseliş ivmesi iyice hızlandı. Duyuruda şu ifadeler kullanıldı: ‘Solana’nın Gizlilik Katmanı olan GhostWareOS, GHOST tarafından destekleniyor ve önümüzdeki hafta yeni bir ürününü piyasaya sürecek. Adını GhostSwap koyduk’ dedi. Bu duyuru sonrası GhostWare’in özel ödemelerin ötesine geçip çoklu zincir (multi-chain) odaklı kapsamlı bir gizlilik altyapısına dönüşeceği yönünde iddialar oluştu. GhostSwap, gizliliği merkeze alan, çapraz zincir (cross-chain) kripto para borsası ve köprü olarak konumlanıyor. GhostWare ekibine göre, bu ürün kullanıcıların harici blockchain’lerden Solana’ya varlık transferi yapmasına izin verecek. Üstelik cüzdan kimliği, işlem geçmişi ya da varlık yolları ortaya çıkmadan bu işlemler yapılabilecek. Klasik köprülerden ve merkeziyetsiz kripto para borsası (DEX)’lerden farklı olarak, GhostSwap’te zincir üstü (on-chain) izler görünmez hale getiriliyor. Yani yatırma ile çekme işlemleri arasındaki bağlantı koparılıyor. Fonlar korumalı likidite havuzları ve atomik swap mekanizmalarıyla yönlendiriliyor. GhostWare’ın 2026 yol haritası Solana’da kapsamlı gizlilik ekonomisi vadediyor Bu lansman, GhostWare’in 21 Ocak’ta yayımlanan 2026 gizlilik yol haritasında çizdiği uzun vadeli vizyona da dayanıyor. Ekip şöyle belirtti: ‘2025’te GhostWare’i Solana’nın gizlilik katmanı olarak konumlandırdık ve GhostPay’i başlatarak zincir üstünde anonim ödemeleri hayata geçirdik’ dedi. Yol haritası bu kapsamı genişletiyor ve GHOST token tarafından desteklenen “tam teşekküllü bir gizlilik ekonomisi” hedefini ortaya koyuyor. GhostSwap’in ötesinde yol haritasında, göndericinin kimliğini alıcıdan dahi gizleyen, gönderen odaklı bir gizli transfer sistemi olan GhostSend de yer alıyor. Bu özellik özellikle özel peer-to-peer ödemeler, bağışlar ve aktivist destekleri için tasarlandı. Zira bu tarz işlemlerde bağlantının kopuk olması büyük önem taşıyor. GhostWare ayrıca 2026’nın başlarında kurumsal şirketler ve sivil toplum kuruluşları (STK) ile entegrasyon planlarını da açıkladı. Burada gizli maaş ödemeleri, B2B ödemeleri ve stablecoin transferleri öne çıkıyor. Hatta, zincir üstü maaş altyapı sağlayıcısı Zebec’in canlı pilot partner olarak şimdiden devreye alındığı belirtilmiş. Ekosistemin temelini ise Ghost Network’ün planlanan bir dizi yükseltmesi oluşturuyor. Bu ağ projenin gizliliği koruyan aktarım ve şifreleme katmanı olarak hizmet veriyor. Bu yükseltmeler arasında çoklu aktarım rotası (multi-hop), metadata temizliği, gizli adres zorunluluğu ve ileride sıfır bilgi ispatları (zero-knowledge proofs) ile çoklu taraflı hesaplama entegrasyonu da var. Böylece güvene dayalı varsayımlar azaltılıp merkeziyetsizlik güçlendirilmiş olacak. GHOST fiyatındaki sert yükseliş, gizlilik altyapısının Solana’nın yüksek hızlı ekosisteminde stratejik bir katman haline geldiğine dair yatırımcıların kararlılığının arttığını gösteriyor. Kurumsal, kurumsal ve insani uygulamalar masadayken bu anlatı daha da önem kazanıyor. GHOST: Ölçeklenebilirlik, teknik ve yasal riskler ralliyi yavaşlatıyor Ancak belirtmekte fayda var: GhostWareOS her ne kadar GHOST’u Solana’nın gizlilik katmanı olarak tanıtsa, GhostSwap, gizli transferler ve kurumsal pilotlar vadedilse de henüz tam anlamıyla kanıtlanmamış teknolojiler için fazlaca söz veriliyor. Solana’nın düşük gerçek TPS’i, ara ara yaşanan ağ kesintileri, ZK doğrulama sorunları ve gizlilik projelerinde düzenleyici riskler, ölçeklenebilirlik ve sürdürülebilirlik konusunda soru işaretleri doğuruyor. Solana Ağ Kesintisi Örneği. Kaynak: Status.Solana Özellikle şu riskler öne çıkıyor: Solana’nın gerçek TPS’i yaklaşık 700-1.400 civarında. Bu, iddia edilen 65.000’in oldukça altında. Son beş yılda yedi kez yaşanan ağ kesintileri (her ne kadar 2025 sonu ile 2026 arasında istikrar görülse de) tartışma konusu. ZK doğrulama hem hesaplama zorlukları hem de hatalar ile boğuşuyor. Gizlilik temelli kripto paralar, sıkılaşan regülasyon ortamında ekstra düzenleyici riskler taşıyor. Sonuç olarak bu yükseliş, hype’a dayalı klasik bir kripto para hareketi gibi duruyor. %60’lık artışın arkasında kalıcı faydadan çok heyecanın beslendiği anlaşılıyor.

Solana’nın Gizlilik Coin’i Yeni Zincirler Arası Swap Duyurusuyla %60 Yükseldi

GhostWareOS’un yerel token’ı GHOST son 24 saatte neredeyse %60 değer kazandı. Bu sert yükseliş, trader’ların Solana üzerinde gizlilik odaklı ürün ekosisteminin genişletileceği yönündeki duyuruya hızlı tepki vermesini sağladı.

GhostWareOS, Solana tabanlı bir gizlilik altyapısı projesi olarak öne çıkıyor. Amacı ise tamamen şeffaf bir blockchain’de anonim ödemeler, gizli transferler ve gizliliği koruyan likidite araçları sunmak.

GhostSwap lansmanı GhostWare’i Solana’nın gizlilik hamlesinin odağına taşıdı

Bu haberin yazıldığı sırada GHOST’un fiyatı 0,003692 dolar seviyesindeydi ve son 24 saatte %58,3 artış göstermişti.

GhostwareOS (GHOST) Fiyat Performansı. Kaynak: CoinGecko

GhostWareOS’tan gelen yeni ürün çıkışı haberi sonrası yükseliş ivmesi iyice hızlandı.

Duyuruda şu ifadeler kullanıldı: ‘Solana’nın Gizlilik Katmanı olan GhostWareOS, GHOST tarafından destekleniyor ve önümüzdeki hafta yeni bir ürününü piyasaya sürecek. Adını GhostSwap koyduk’ dedi.

Bu duyuru sonrası GhostWare’in özel ödemelerin ötesine geçip çoklu zincir (multi-chain) odaklı kapsamlı bir gizlilik altyapısına dönüşeceği yönünde iddialar oluştu.

GhostSwap, gizliliği merkeze alan, çapraz zincir (cross-chain) kripto para borsası ve köprü olarak konumlanıyor. GhostWare ekibine göre, bu ürün kullanıcıların harici blockchain’lerden Solana’ya varlık transferi yapmasına izin verecek. Üstelik cüzdan kimliği, işlem geçmişi ya da varlık yolları ortaya çıkmadan bu işlemler yapılabilecek.

Klasik köprülerden ve merkeziyetsiz kripto para borsası (DEX)’lerden farklı olarak, GhostSwap’te zincir üstü (on-chain) izler görünmez hale getiriliyor. Yani yatırma ile çekme işlemleri arasındaki bağlantı koparılıyor. Fonlar korumalı likidite havuzları ve atomik swap mekanizmalarıyla yönlendiriliyor.

GhostWare’ın 2026 yol haritası Solana’da kapsamlı gizlilik ekonomisi vadediyor

Bu lansman, GhostWare’in 21 Ocak’ta yayımlanan 2026 gizlilik yol haritasında çizdiği uzun vadeli vizyona da dayanıyor.

Ekip şöyle belirtti: ‘2025’te GhostWare’i Solana’nın gizlilik katmanı olarak konumlandırdık ve GhostPay’i başlatarak zincir üstünde anonim ödemeleri hayata geçirdik’ dedi.

Yol haritası bu kapsamı genişletiyor ve GHOST token tarafından desteklenen “tam teşekküllü bir gizlilik ekonomisi” hedefini ortaya koyuyor.

GhostSwap’in ötesinde yol haritasında, göndericinin kimliğini alıcıdan dahi gizleyen, gönderen odaklı bir gizli transfer sistemi olan GhostSend de yer alıyor.

Bu özellik özellikle özel peer-to-peer ödemeler, bağışlar ve aktivist destekleri için tasarlandı. Zira bu tarz işlemlerde bağlantının kopuk olması büyük önem taşıyor.

GhostWare ayrıca 2026’nın başlarında kurumsal şirketler ve sivil toplum kuruluşları (STK) ile entegrasyon planlarını da açıkladı. Burada gizli maaş ödemeleri, B2B ödemeleri ve stablecoin transferleri öne çıkıyor. Hatta, zincir üstü maaş altyapı sağlayıcısı Zebec’in canlı pilot partner olarak şimdiden devreye alındığı belirtilmiş.

Ekosistemin temelini ise Ghost Network’ün planlanan bir dizi yükseltmesi oluşturuyor. Bu ağ projenin gizliliği koruyan aktarım ve şifreleme katmanı olarak hizmet veriyor.

Bu yükseltmeler arasında çoklu aktarım rotası (multi-hop), metadata temizliği, gizli adres zorunluluğu ve ileride sıfır bilgi ispatları (zero-knowledge proofs) ile çoklu taraflı hesaplama entegrasyonu da var. Böylece güvene dayalı varsayımlar azaltılıp merkeziyetsizlik güçlendirilmiş olacak.

GHOST fiyatındaki sert yükseliş, gizlilik altyapısının Solana’nın yüksek hızlı ekosisteminde stratejik bir katman haline geldiğine dair yatırımcıların kararlılığının arttığını gösteriyor. Kurumsal, kurumsal ve insani uygulamalar masadayken bu anlatı daha da önem kazanıyor.

GHOST: Ölçeklenebilirlik, teknik ve yasal riskler ralliyi yavaşlatıyor

Ancak belirtmekte fayda var: GhostWareOS her ne kadar GHOST’u Solana’nın gizlilik katmanı olarak tanıtsa, GhostSwap, gizli transferler ve kurumsal pilotlar vadedilse de henüz tam anlamıyla kanıtlanmamış teknolojiler için fazlaca söz veriliyor.

Solana’nın düşük gerçek TPS’i, ara ara yaşanan ağ kesintileri, ZK doğrulama sorunları ve gizlilik projelerinde düzenleyici riskler, ölçeklenebilirlik ve sürdürülebilirlik konusunda soru işaretleri doğuruyor.

Solana Ağ Kesintisi Örneği. Kaynak: Status.Solana

Özellikle şu riskler öne çıkıyor:

Solana’nın gerçek TPS’i yaklaşık 700-1.400 civarında. Bu, iddia edilen 65.000’in oldukça altında.

Son beş yılda yedi kez yaşanan ağ kesintileri (her ne kadar 2025 sonu ile 2026 arasında istikrar görülse de) tartışma konusu.

ZK doğrulama hem hesaplama zorlukları hem de hatalar ile boğuşuyor.

Gizlilik temelli kripto paralar, sıkılaşan regülasyon ortamında ekstra düzenleyici riskler taşıyor.

Sonuç olarak bu yükseliş, hype’a dayalı klasik bir kripto para hareketi gibi duruyor. %60’lık artışın arkasında kalıcı faydadan çok heyecanın beslendiği anlaşılıyor.
Le balene di Axie Infinity (AXS) sono entrate in un possibile ritracciamento dopo un rally del 41%?Nel prezzo di Axie Infinity si sta verificando un ritracciamento, ma la vera domanda è: perché le balene stanno acquistando proprio adesso? Dopo il crollo del 21 gennaio, il prezzo di AXS è aumentato di circa il 41% e ha incontrato una forte resistenza avvicinandosi al livello di 3 dollari. Questo aumento è stato piuttosto rapido e quasi ininterrotto. Ora però stanno emergendo segnali di avvertimento: il prezzo sta scendendo di oltre il 17% rispetto al giorno precedente mentre i grandi investitori stanno silenziosamente aumentando le loro posizioni.

Le balene di Axie Infinity (AXS) sono entrate in un possibile ritracciamento dopo un rally del 41%?

Nel prezzo di Axie Infinity si sta verificando un ritracciamento, ma la vera domanda è: perché le balene stanno acquistando proprio adesso? Dopo il crollo del 21 gennaio, il prezzo di AXS è aumentato di circa il 41% e ha incontrato una forte resistenza avvicinandosi al livello di 3 dollari. Questo aumento è stato piuttosto rapido e quasi ininterrotto. Ora però stanno emergendo segnali di avvertimento: il prezzo sta scendendo di oltre il 17% rispetto al giorno precedente mentre i grandi investitori stanno silenziosamente aumentando le loro posizioni.
Kraken’ın Dev Satın Alımı: Kurumsal Kripto Prop Trading Büyümesine Güçlü BahisKraken, Eylül 2025’te Breakout’u satın aldığını duyurduğunda, kripto para sektörüne net bir mesaj verdi: prop trading çağı başladı. Bu anlaşma, büyük bir kripto para borsası’nın ilk kez doğrudan prop trading alanına adım atmasını sağladı ve Kraken’ın kurumsal altyapısıyla Breakout’un değerlendirme odaklı fonlama modelini birleştirdi. Kraken’ın eş CEO’su Arjun Sethi şöyle konuştu: ‘Breakout, sermayeyi kime yakın olduğuna değil, beceriye göre dağıtmamızın önünü açıyor. Bilginin, bağlantıların önüne geçtiği bir dünyada, biz de performansı ödüllendiren, geçmişten çok ispatlanmış başarıya dayanan sistemler inşa etmek istiyoruz’ dedi. Bu satın alma, sektör genelindeki daha büyük bir eğilimi yansıtıyor: Bireysel trading ile başlayan yapı, şimdilerde ciddi kurumsal ilgiyi ve büyük sermayeyi çeken bir sektöre dönüştü. Patlamanın Ardındaki Rakamlar Prop trading sektörünün büyümesi deyim yerindeyse dudak uçuklatıyor. Google Trends verilerine göre, ‘prop trading’ için küresel aramalar 2020 ile 2025 arasında %5.000’den fazla artış gösterdi. Terim, son dönemde geçmişin rekor seviyelerine çıkarak fonlu trading programlarına yönelik tarihi bir talep ve farkındalık oluştuğunu ortaya koydu. Sektör analistleri, prop trading pazarının 2024’te 5,8 milyar dolar büyüklüğünde olduğunu ve 2033’te 14,5 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyor. Yıllık bileşik büyüme oranı birçok fintech sektörünü geride bırakıyor: Prop trading, Aralık 2015-Nisan 2024 arasında %1.264 büyürken, geleneksel yatırım aramaları aynı dönemde ancak %240 artış gösterebildi. Pazarın kripto odaklı bölümü ise daha da hızlı büyüyor. Yakın tarihli bir sektör raporuna göre, ilk 20 prop trading şirketinin %90’ı yalnızca Ağustos 2025’te Google arama ilgisinin arttığını gördü; kripto odaklı şirketler özellikle dikkat çekici bir yükseliş yaşadı. Önde Gelen Oyuncular Neden Dikkatini Veriyor Kraken’ın prop trading hamlesi tek başına gelmedi. Şirket, Breakout öncesinde NinjaTrader’ı 1,5 milyar dolara ve Capitalise.ai platformunu satın aldı. Tüm bu adımlar, bireysel ve profesyonel trading’in tüm yaşam döngüsünü hedefleyen stratejik bir atağa işaret ediyor. Sektör gözlemcileri, bu girişimlerin Kraken için yaklaşan bir halka arzın (IPO) sinyalini verdiği görüşünde. Breakout satın alması ise önemli bir değere odaklanıyor: Prop trading’i doğrudan Kraken Pro’ya entegre ederek, borsa hem yetenekli trader’ları seçebiliyor hem de değerlendirme ücretleri ve kar paylaşımı ile gelir yaratabiliyor. Breakout, 2023 yılındaki lansmanından bu yana 20.000’den fazla fonlu hesap vermişti. Şimdi bu müşteri tabanı artık Kraken’ın kurumsal likiditesine ve altyapısına erişiyor. Bu satın alma, prop trading sektöründe adeta tescil niteliğinde. İtibarı üst düzeyde olan regüle bir kripto para borsası prop trader modelini tercih ettiğinde, prop trading’in artık bireysel bir akımın ötesine geçtiğini gösteriyor. Değişen Rekabet Ortamı Kraken ve Breakout anlaşması, kripto prop trading’de rekabetin koşullarını yeniden şekillendirdi. Endüstrinin 2015’ten beri altın standardı kabul edilen FTMO gibi köklü oyuncular artık yalnızca diğer prop şirketlerle değil, aynı zamanda dev kullanıcı tabanına sahip büyük kripto para borsası’larla da mücadele etmek zorunda. FTMO, cevabını Temmuz 2025’te kripto ürünlerini genişleterek verdi; 22 yeni çift ekleyip spread’leri iyileştirdi ve toplamda 30’un üzerinde kripto CFD enstrümanı sundu. Çekya merkezli şirket şu ana kadar bir milyonun üzerinde trader’a hizmet verdi ve Trustpilot’ta 5 üzerinden 4,8 puan alıyor. Güvenin çok önemli olduğu bu sektörde, bu tür referanslar hâlâ fazlasıyla değerli. Ancak bu satın alma, kendini farklı konumlandırmaya çalışan platformlara da fırsat kapısı araladı. Kripto para borsası destekli prop trading şirketleri sermaye ve altyapı yarışında öne çıkarken, yeni bir kripto odaklı dalga da trader gelişimine ve fonlamaya ağırlık veriyor. AI-İle Entegre Trading Geliştirmede Yeni Dönem Kraken’ın satın alması prop trading’in kurumsallaştığını vurgularken, yenilikçi platformların hızla doldurmaya çalıştığı bir boşluğu da gözler önüne seriyor. Çoğu prop şirketi—Breakout dahil—esas olarak değerlendirme ve sermaye sağlama aşamasına odaklanıyor. Sistemli trader gelişimini ise sunmuyorlar. Bu da önemli zira trader performansı verileri oldukça çarpıcı. Sektördeki kaynaklara göre, trader’ların yalnızca %5-%10’u ilk değerlendirmeyi geçebiliyor ve daha da küçük bir kısmı fonlu hesaplardan ödeme alıyor. Sorunun kaynağı sermaye eksikliği değil; çoğunlukla psikolojik ve teknik açığı kapatamayan trader’lar kaybediyor. Bu eksikliği doldurmaya çalışan platformlar arasında, Fondeo.xyz özellikle dikkat çekiyor. Pek çok sektör uzmanının “yeni nesil kripto prop trading” olarak nitelediği bu konseptte, platformun fonlu trader sürecine doğrudan yapay zeka koçluğu entegre ediliyor. Böylece trading psikolojisinin başarıdan ayrılmaz olduğu kabul edilmiş oluyor. Geleneksel değerlendirme modelinde zorlanan trader’lar için bu finansman ve gelişim birleşimi, temelden farklı bir değer önerisi sunuyor. Bu yaklaşım, AI destekli trading araçlarında daha geniş bir eğilimi yansıtıyor. Trading’de yapay zeka pazarının 2025’te 24,53 milyar dolar seviyesindeyken 2029’da 40,47 milyar dolara ulaşması bekleniyor—yıllık %13,3 bileşik büyüme oranı ile. Ancak çoğu yapay zeka aracı emir ve analiz üzerine kuruluyken, AI koçluğunun prop şirket altyapısına entegre edilmesi hâlâ yeni sayılabilecek bir fırsat olarak öne çıkıyor ve Fondeo.xyz gibi platformlar bu alanda öncülük ediyor. Trader’lar İçin Anlamı Ne? Yeni nesil kripto trader’lar için Kraken-Breakout anlaşması hem büyük fırsatlar hem de dikkat edilmesi gereken noktalar sunuyor. Kurumsal ilgisi olan bu platformlarda güvenilirlik artıyor, altyapı güçleniyor ve platformlar daha stabil hâle geliyor. Breakout trader’ları artık Kraken düzeyinde güvenlik, likidite ve kripto para dünyasının en güvenilir isimlerinden birinin desteğine sahip olacak. Diğer yandan, kurumsal prop trading rekabeti artırıp kuralları sertleştirebilir. Kraken’ın da açıkça belirttiği gibi, Breakout’un değerlendirme programı isteyerek ‘zorlaştırıldı’; sermaye tahsis edilmeden önce risk yönetimi ve strateji disiplini kesin bir şekilde test ediliyor. Çoğu aday, ilk başvuruda başarılı olamıyor. Bu da pazarda doğal bir ayrışmaya yol açıyor. Kendisine güvenen trader’lar FTMO gibi köklü markalara ya da Breakout gibi kripto para borsası destekli seçeneklere yönelmeye devam edecek. Yeteneklerini daha da geliştirmek ve sermayeye ulaşmak isteyenler ise—özellikle kripto’nun kesintisiz 7/24 ortamında—Fondeo.xyz gibi entegre platformlarda kendini daha rahat bulabilir. Prop Trading’de Kurumsallaşma: Geleceğe Bakış Kraken-Breakout satın alımı, bu tür hamlelerin sonuncusu olmayacak gibi görünüyor. Prop trading’e olan ilgi tarihi zirvelerde seyrederken ve piyasanın 14,5 milyar dolarlık bir değerlemeye doğru genişlemesi beklenirken, diğer büyük kripto para borsası’ları ve fintech şirketleri de benzer adımlar atmaya sıcak bakıyor. Sektör uzmanları, piyasada fiyat durgunluğu yaşanacağını öngörüyor. Küçük ölçekli, ödeme güvenilirliği düşük ya da soru işareti yaratan uygulamalara sahip şirket’ler, derin kaynağa sahip kripto para borsası destekli platform’larla rekabet etmekte zorlanacak. Ancak teknoloji, yapay zeka destekli trader gelişimi veya belirli bir piyasa alanına odaklanma gibi avantajlara sahip olan oyuncu’lar, kalıcı ve sürdürülebilir bir niş elde edecek gibi duruyor. Google Trends verileri tabloyu açıkça ortaya koyuyor: prop trading’e olan ilgi hız kesmeden devam ediyor. Trader’lar için bu, daha fazla seçenek, güçlü altyapı ve artan meşruiyet demek. Sektör içinse bireysel yatırımcı fenomeninden kurumsal bir varlık sınıfına dönüşme süreci tam gaz ilerliyor. Kraken’den Sethi’nin de belirttiği gibi: ‘Modern sermaye platform’ları böyle çalışmalı: Şeffaf, programlanabilir ve öne çıkan herkese açık.’ 2026 yılında trader’lar için üstünlük sadece trading becerisinden değil, doğru geliştirme platform’unu seçmekten de geçecek gibi görünüyor. İster kurumsal bir dev ister yapay zeka odaklı trader gelişimine oynayan yenilikçi bir platform olsun, farkı hangi oyuncu yaratacak göreceğiz.

Kraken’ın Dev Satın Alımı: Kurumsal Kripto Prop Trading Büyümesine Güçlü Bahis

Kraken, Eylül 2025’te Breakout’u satın aldığını duyurduğunda, kripto para sektörüne net bir mesaj verdi: prop trading çağı başladı. Bu anlaşma, büyük bir kripto para borsası’nın ilk kez doğrudan prop trading alanına adım atmasını sağladı ve Kraken’ın kurumsal altyapısıyla Breakout’un değerlendirme odaklı fonlama modelini birleştirdi.

Kraken’ın eş CEO’su Arjun Sethi şöyle konuştu: ‘Breakout, sermayeyi kime yakın olduğuna değil, beceriye göre dağıtmamızın önünü açıyor. Bilginin, bağlantıların önüne geçtiği bir dünyada, biz de performansı ödüllendiren, geçmişten çok ispatlanmış başarıya dayanan sistemler inşa etmek istiyoruz’ dedi.

Bu satın alma, sektör genelindeki daha büyük bir eğilimi yansıtıyor: Bireysel trading ile başlayan yapı, şimdilerde ciddi kurumsal ilgiyi ve büyük sermayeyi çeken bir sektöre dönüştü.

Patlamanın Ardındaki Rakamlar

Prop trading sektörünün büyümesi deyim yerindeyse dudak uçuklatıyor. Google Trends verilerine göre, ‘prop trading’ için küresel aramalar 2020 ile 2025 arasında %5.000’den fazla artış gösterdi. Terim, son dönemde geçmişin rekor seviyelerine çıkarak fonlu trading programlarına yönelik tarihi bir talep ve farkındalık oluştuğunu ortaya koydu.

Sektör analistleri, prop trading pazarının 2024’te 5,8 milyar dolar büyüklüğünde olduğunu ve 2033’te 14,5 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyor. Yıllık bileşik büyüme oranı birçok fintech sektörünü geride bırakıyor: Prop trading, Aralık 2015-Nisan 2024 arasında %1.264 büyürken, geleneksel yatırım aramaları aynı dönemde ancak %240 artış gösterebildi.

Pazarın kripto odaklı bölümü ise daha da hızlı büyüyor. Yakın tarihli bir sektör raporuna göre, ilk 20 prop trading şirketinin %90’ı yalnızca Ağustos 2025’te Google arama ilgisinin arttığını gördü; kripto odaklı şirketler özellikle dikkat çekici bir yükseliş yaşadı.

Önde Gelen Oyuncular Neden Dikkatini Veriyor

Kraken’ın prop trading hamlesi tek başına gelmedi. Şirket, Breakout öncesinde NinjaTrader’ı 1,5 milyar dolara ve Capitalise.ai platformunu satın aldı. Tüm bu adımlar, bireysel ve profesyonel trading’in tüm yaşam döngüsünü hedefleyen stratejik bir atağa işaret ediyor. Sektör gözlemcileri, bu girişimlerin Kraken için yaklaşan bir halka arzın (IPO) sinyalini verdiği görüşünde.

Breakout satın alması ise önemli bir değere odaklanıyor: Prop trading’i doğrudan Kraken Pro’ya entegre ederek, borsa hem yetenekli trader’ları seçebiliyor hem de değerlendirme ücretleri ve kar paylaşımı ile gelir yaratabiliyor. Breakout, 2023 yılındaki lansmanından bu yana 20.000’den fazla fonlu hesap vermişti. Şimdi bu müşteri tabanı artık Kraken’ın kurumsal likiditesine ve altyapısına erişiyor.

Bu satın alma, prop trading sektöründe adeta tescil niteliğinde. İtibarı üst düzeyde olan regüle bir kripto para borsası prop trader modelini tercih ettiğinde, prop trading’in artık bireysel bir akımın ötesine geçtiğini gösteriyor.

Değişen Rekabet Ortamı

Kraken ve Breakout anlaşması, kripto prop trading’de rekabetin koşullarını yeniden şekillendirdi. Endüstrinin 2015’ten beri altın standardı kabul edilen FTMO gibi köklü oyuncular artık yalnızca diğer prop şirketlerle değil, aynı zamanda dev kullanıcı tabanına sahip büyük kripto para borsası’larla da mücadele etmek zorunda.

FTMO, cevabını Temmuz 2025’te kripto ürünlerini genişleterek verdi; 22 yeni çift ekleyip spread’leri iyileştirdi ve toplamda 30’un üzerinde kripto CFD enstrümanı sundu. Çekya merkezli şirket şu ana kadar bir milyonun üzerinde trader’a hizmet verdi ve Trustpilot’ta 5 üzerinden 4,8 puan alıyor. Güvenin çok önemli olduğu bu sektörde, bu tür referanslar hâlâ fazlasıyla değerli.

Ancak bu satın alma, kendini farklı konumlandırmaya çalışan platformlara da fırsat kapısı araladı. Kripto para borsası destekli prop trading şirketleri sermaye ve altyapı yarışında öne çıkarken, yeni bir kripto odaklı dalga da trader gelişimine ve fonlamaya ağırlık veriyor.

AI-İle Entegre Trading Geliştirmede Yeni Dönem

Kraken’ın satın alması prop trading’in kurumsallaştığını vurgularken, yenilikçi platformların hızla doldurmaya çalıştığı bir boşluğu da gözler önüne seriyor. Çoğu prop şirketi—Breakout dahil—esas olarak değerlendirme ve sermaye sağlama aşamasına odaklanıyor. Sistemli trader gelişimini ise sunmuyorlar.

Bu da önemli zira trader performansı verileri oldukça çarpıcı. Sektördeki kaynaklara göre, trader’ların yalnızca %5-%10’u ilk değerlendirmeyi geçebiliyor ve daha da küçük bir kısmı fonlu hesaplardan ödeme alıyor. Sorunun kaynağı sermaye eksikliği değil; çoğunlukla psikolojik ve teknik açığı kapatamayan trader’lar kaybediyor.

Bu eksikliği doldurmaya çalışan platformlar arasında, Fondeo.xyz özellikle dikkat çekiyor. Pek çok sektör uzmanının “yeni nesil kripto prop trading” olarak nitelediği bu konseptte, platformun fonlu trader sürecine doğrudan yapay zeka koçluğu entegre ediliyor. Böylece trading psikolojisinin başarıdan ayrılmaz olduğu kabul edilmiş oluyor. Geleneksel değerlendirme modelinde zorlanan trader’lar için bu finansman ve gelişim birleşimi, temelden farklı bir değer önerisi sunuyor.

Bu yaklaşım, AI destekli trading araçlarında daha geniş bir eğilimi yansıtıyor. Trading’de yapay zeka pazarının 2025’te 24,53 milyar dolar seviyesindeyken 2029’da 40,47 milyar dolara ulaşması bekleniyor—yıllık %13,3 bileşik büyüme oranı ile. Ancak çoğu yapay zeka aracı emir ve analiz üzerine kuruluyken, AI koçluğunun prop şirket altyapısına entegre edilmesi hâlâ yeni sayılabilecek bir fırsat olarak öne çıkıyor ve Fondeo.xyz gibi platformlar bu alanda öncülük ediyor.

Trader’lar İçin Anlamı Ne?

Yeni nesil kripto trader’lar için Kraken-Breakout anlaşması hem büyük fırsatlar hem de dikkat edilmesi gereken noktalar sunuyor. Kurumsal ilgisi olan bu platformlarda güvenilirlik artıyor, altyapı güçleniyor ve platformlar daha stabil hâle geliyor. Breakout trader’ları artık Kraken düzeyinde güvenlik, likidite ve kripto para dünyasının en güvenilir isimlerinden birinin desteğine sahip olacak.

Diğer yandan, kurumsal prop trading rekabeti artırıp kuralları sertleştirebilir. Kraken’ın da açıkça belirttiği gibi, Breakout’un değerlendirme programı isteyerek ‘zorlaştırıldı’; sermaye tahsis edilmeden önce risk yönetimi ve strateji disiplini kesin bir şekilde test ediliyor. Çoğu aday, ilk başvuruda başarılı olamıyor.

Bu da pazarda doğal bir ayrışmaya yol açıyor. Kendisine güvenen trader’lar FTMO gibi köklü markalara ya da Breakout gibi kripto para borsası destekli seçeneklere yönelmeye devam edecek. Yeteneklerini daha da geliştirmek ve sermayeye ulaşmak isteyenler ise—özellikle kripto’nun kesintisiz 7/24 ortamında—Fondeo.xyz gibi entegre platformlarda kendini daha rahat bulabilir.

Prop Trading’de Kurumsallaşma: Geleceğe Bakış

Kraken-Breakout satın alımı, bu tür hamlelerin sonuncusu olmayacak gibi görünüyor. Prop trading’e olan ilgi tarihi zirvelerde seyrederken ve piyasanın 14,5 milyar dolarlık bir değerlemeye doğru genişlemesi beklenirken, diğer büyük kripto para borsası’ları ve fintech şirketleri de benzer adımlar atmaya sıcak bakıyor.

Sektör uzmanları, piyasada fiyat durgunluğu yaşanacağını öngörüyor. Küçük ölçekli, ödeme güvenilirliği düşük ya da soru işareti yaratan uygulamalara sahip şirket’ler, derin kaynağa sahip kripto para borsası destekli platform’larla rekabet etmekte zorlanacak. Ancak teknoloji, yapay zeka destekli trader gelişimi veya belirli bir piyasa alanına odaklanma gibi avantajlara sahip olan oyuncu’lar, kalıcı ve sürdürülebilir bir niş elde edecek gibi duruyor.

Google Trends verileri tabloyu açıkça ortaya koyuyor: prop trading’e olan ilgi hız kesmeden devam ediyor. Trader’lar için bu, daha fazla seçenek, güçlü altyapı ve artan meşruiyet demek. Sektör içinse bireysel yatırımcı fenomeninden kurumsal bir varlık sınıfına dönüşme süreci tam gaz ilerliyor.

Kraken’den Sethi’nin de belirttiği gibi: ‘Modern sermaye platform’ları böyle çalışmalı: Şeffaf, programlanabilir ve öne çıkan herkese açık.’ 2026 yılında trader’lar için üstünlük sadece trading becerisinden değil, doğru geliştirme platform’unu seçmekten de geçecek gibi görünüyor. İster kurumsal bir dev ister yapay zeka odaklı trader gelişimine oynayan yenilikçi bir platform olsun, farkı hangi oyuncu yaratacak göreceğiz.
Il Seeker Token di Solana dopo un aumento del %200 del denaro intelligenteIl prezzo del Seeker sta attualmente entrando in una fase di ritracciamento. Dopo il forte rally di lancio del %200 realizzato all'inizio della settimana, il SKR è sceso di circa %25 nelle ultime 24 ore. Questo cambiamento diventa più critico con il cambiamento dell'identità dei compratori coinvolti nel mercato. Nella nostra analisi precedente, abbiamo discusso di come il denaro intelligente abbia assorbito le vendite di airdrop stabilendo il prezzo. Ora questa situazione è cambiata. Il denaro intelligente ha iniziato a ridurre le posizioni, mentre i saldi degli exchange di criptovalute sono aumentati. Tuttavia, le balene stanno acquistando silenziosamente. Questa situazione ha diviso il mercato: ora c'è un rischio di diminuzione del %5 sotto la lente di ingrandimento.

Il Seeker Token di Solana dopo un aumento del %200 del denaro intelligente

Il prezzo del Seeker sta attualmente entrando in una fase di ritracciamento. Dopo il forte rally di lancio del %200 realizzato all'inizio della settimana, il SKR è sceso di circa %25 nelle ultime 24 ore. Questo cambiamento diventa più critico con il cambiamento dell'identità dei compratori coinvolti nel mercato.

Nella nostra analisi precedente, abbiamo discusso di come il denaro intelligente abbia assorbito le vendite di airdrop stabilendo il prezzo. Ora questa situazione è cambiata. Il denaro intelligente ha iniziato a ridurre le posizioni, mentre i saldi degli exchange di criptovalute sono aumentati. Tuttavia, le balene stanno acquistando silenziosamente. Questa situazione ha diviso il mercato: ora c'è un rischio di diminuzione del %5 sotto la lente di ingrandimento.
Zcash %15 Aumento Dopo Trappola Ribassista: Cosa Aspettarsi dal Prezzo di ZEC?Il prezzo di Zcash sta facendo un'importante mossa dopo settimane di debolezza. Dal 19 gennaio, il prezzo di ZEC è aumentato di quasi il 15%, recuperando da circa 336 dollari, che era il livello minimo dopo la rottura, fino a 362 dollari. Inoltre, questo movimento è arrivato solo pochi giorni dopo una formazione di ribasso confermata. Proprio il classico scenario in cui i venditori aggressivi cadono nella trappola! La costruzione sulla superficie sembra ancora rischiosa. Tuttavia, man mano che si scende più in profondità, si osserva che l'accumulo sta accelerando silenziosamente. Ora, gli occhi sono puntati su un solo livello: Zcash si trova a circa il 9% al di sotto di un livello di Fib critico, il che porta in primo piano una linea EMA importante. Se il prezzo riuscirà a riconquistare questo livello potrebbe determinare se questo aumento sia una piccola ripresa o un rally permanente.

Zcash %15 Aumento Dopo Trappola Ribassista: Cosa Aspettarsi dal Prezzo di ZEC?

Il prezzo di Zcash sta facendo un'importante mossa dopo settimane di debolezza. Dal 19 gennaio, il prezzo di ZEC è aumentato di quasi il 15%, recuperando da circa 336 dollari, che era il livello minimo dopo la rottura, fino a 362 dollari. Inoltre, questo movimento è arrivato solo pochi giorni dopo una formazione di ribasso confermata. Proprio il classico scenario in cui i venditori aggressivi cadono nella trappola!

La costruzione sulla superficie sembra ancora rischiosa. Tuttavia, man mano che si scende più in profondità, si osserva che l'accumulo sta accelerando silenziosamente. Ora, gli occhi sono puntati su un solo livello: Zcash si trova a circa il 9% al di sotto di un livello di Fib critico, il che porta in primo piano una linea EMA importante. Se il prezzo riuscirà a riconquistare questo livello potrebbe determinare se questo aumento sia una piccola ripresa o un rally permanente.
Accedi per esplorare altri contenuti
Esplora le ultime notizie sulle crypto
⚡️ Partecipa alle ultime discussioni sulle crypto
💬 Interagisci con i tuoi creator preferiti
👍 Goditi i contenuti che ti interessano
Email / numero di telefono
Mappa del sito
Preferenze sui cookie
T&C della piattaforma