Binance Square

BeIncrypto TR

image
Ověřený tvůrce
🌍 26 dilde Son Dakika Haberler ve Tarafsız Analiz!
0 Sledujících
78 Sledujících
298 Označeno To se mi líbí
6 Sdílené
Obsah
·
--
Ocak 2026’nın Son Haftasında Takip Edilecek 3 Büyük Token Kilit AçılışıKripto para piyasası, ocak 2025’in son haftasında 464 milyon dolardan fazla değere sahip yeni token’lara kapılarını açıyor. Sign (SIGN), Kamino (KMNO) ve Jupiter (JUP) gibi büyük projeler önemli miktarda yeni token arz edecek. Milyonlarca dolarlık bu token kilit açılışları, piyasa üzerinde volatilite yaratabilir ve kısa vadeli fiyat hareketlerini etkileyebilir. Bu nedenle, gözden kaçırmamanız gereken detayları sizin için derledik. Sign (SIGN): Temel Bilgiler ve Özellikler Kilit Açılış Tarihi: 28 Ocak Kilitten Çıkacak Token Sayısı: 290 milyon SIGN Açık Dolaşımdaki Arz: 1.640 milyon SIGN Toplam Arz: 10 milyar SIGN Sign, omni-chain sertifikasyon protokolü olarak öne çıkıyor. Kullanıcılara ve şirketlere, iddia veya beyanlar için güvenli ve doğrulanabilir kanıtlar oluşturma olanağı sağlıyor. 28 Ocak’ta ekip, 11,61 milyon dolar değerinde 290 milyon SIGN’ın kilidini açacak. Bu miktar, dolaşımdaki arzın %17,68’ini temsil ediyor. SIGN Kripto Token Kilit Açılışı Ocak Ayında. Kaynak: Tokenomist Ekip, kilidi açılan 150 milyon altcoin’i topluluk teşviklerine, 45 milyon token’ı ise ekosisteme yönlendirecek. Ayrıca, vakıf 95 milyon SIGN alacak. 2. Kamino (KMNO) Kilit Açılış Tarihi: 30 Ocak Kilitten Çıkacak Token Sayısı: 229,17 milyon KMNO Açık Dolaşımdaki Arz: 6.230 milyon KMNO Toplam Arz: 10 milyar KMNO Kamino Finance, Solana (SOL) blockchain üzerinde faaliyet gösteren merkeziyetsiz finans (DeFi) protokolü. Borç alma, borç verme ve likidite sağlama konusunda uzmanlaşıyor. 30 Ocak’ta Kamino, 229,17 milyon KMNO token’ın kilidini açacak. Bu token’lar yaklaşık 10,07 milyon dolar değerinde ve dolaşımdaki arzın %3,68’ine karşılık geliyor. KMNO Kripto Token Kilit Açılışı Ocak Ayında. Kaynak: Tokenomist  Kilit açılan token’ların büyük kısmı, yani 145,83 milyon KMNO, önemli paydaşlara ve danışmanlara dağıtılacak. Ayrıca Kamino, ana katkı sağlayanlara 83,33 milyon token ödüllendirecek. Jupiter (JUP): 3. Sırada Kilit Açılış Tarihi: 28 Ocak Kilitten Çıkacak Token Sayısı: 53,47 milyon JUP Açık Dolaşımdaki Arz: 3.270 milyon JUP Toplam Arz: 7 milyar JUP Jupiter, Solana blockchain üzerinde çalışan merkeziyetsiz bir likidite toplayıcı. Kullanıcılarına, birden fazla merkeziyetsiz kripto para borsası (DEX) üzerinden en uygun token takası fiyatlarını minimum kaymayla sunmak için trade rotalarını optimize ediyor. 28 Ocak’ta Jupiter, 53,47 milyon JUP token’ının kilidini açacak. Bu token’lar yaklaşık 9,94 milyon dolar değerinde ve dolaşımdaki arzın %1,7’sini oluşturuyor. Açılış, aylık periyotlu hak ediş programı kapsamında gerçekleşiyor. JUP Kripto Token Kilit Açılışı Ocak Ayında. Kaynak: Tokenomist  Jupiter, token’ların büyük çoğunluğunu ekibe (38,89 milyon JUP) ayırdı. Ayrıca, Mercurial paydaşları 14,58 milyon JUP altcoin elde edecek. Bu üç projenin yanı sıra, Optimism (OP), Treehouse (TREE) ve Zora (ZORA) da yeni arz artışlarıyla gündemde olacak.

Ocak 2026’nın Son Haftasında Takip Edilecek 3 Büyük Token Kilit Açılışı

Kripto para piyasası, ocak 2025’in son haftasında 464 milyon dolardan fazla değere sahip yeni token’lara kapılarını açıyor. Sign (SIGN), Kamino (KMNO) ve Jupiter (JUP) gibi büyük projeler önemli miktarda yeni token arz edecek.

Milyonlarca dolarlık bu token kilit açılışları, piyasa üzerinde volatilite yaratabilir ve kısa vadeli fiyat hareketlerini etkileyebilir. Bu nedenle, gözden kaçırmamanız gereken detayları sizin için derledik.

Sign (SIGN): Temel Bilgiler ve Özellikler

Kilit Açılış Tarihi: 28 Ocak

Kilitten Çıkacak Token Sayısı: 290 milyon SIGN

Açık Dolaşımdaki Arz: 1.640 milyon SIGN

Toplam Arz: 10 milyar SIGN

Sign, omni-chain sertifikasyon protokolü olarak öne çıkıyor. Kullanıcılara ve şirketlere, iddia veya beyanlar için güvenli ve doğrulanabilir kanıtlar oluşturma olanağı sağlıyor.

28 Ocak’ta ekip, 11,61 milyon dolar değerinde 290 milyon SIGN’ın kilidini açacak. Bu miktar, dolaşımdaki arzın %17,68’ini temsil ediyor.

SIGN Kripto Token Kilit Açılışı Ocak Ayında. Kaynak: Tokenomist

Ekip, kilidi açılan 150 milyon altcoin’i topluluk teşviklerine, 45 milyon token’ı ise ekosisteme yönlendirecek. Ayrıca, vakıf 95 milyon SIGN alacak.

2. Kamino (KMNO)

Kilit Açılış Tarihi: 30 Ocak

Kilitten Çıkacak Token Sayısı: 229,17 milyon KMNO

Açık Dolaşımdaki Arz: 6.230 milyon KMNO

Toplam Arz: 10 milyar KMNO

Kamino Finance, Solana (SOL) blockchain üzerinde faaliyet gösteren merkeziyetsiz finans (DeFi) protokolü. Borç alma, borç verme ve likidite sağlama konusunda uzmanlaşıyor.

30 Ocak’ta Kamino, 229,17 milyon KMNO token’ın kilidini açacak. Bu token’lar yaklaşık 10,07 milyon dolar değerinde ve dolaşımdaki arzın %3,68’ine karşılık geliyor.

KMNO Kripto Token Kilit Açılışı Ocak Ayında. Kaynak: Tokenomist 

Kilit açılan token’ların büyük kısmı, yani 145,83 milyon KMNO, önemli paydaşlara ve danışmanlara dağıtılacak. Ayrıca Kamino, ana katkı sağlayanlara 83,33 milyon token ödüllendirecek.

Jupiter (JUP): 3. Sırada

Kilit Açılış Tarihi: 28 Ocak

Kilitten Çıkacak Token Sayısı: 53,47 milyon JUP

Açık Dolaşımdaki Arz: 3.270 milyon JUP

Toplam Arz: 7 milyar JUP

Jupiter, Solana blockchain üzerinde çalışan merkeziyetsiz bir likidite toplayıcı. Kullanıcılarına, birden fazla merkeziyetsiz kripto para borsası (DEX) üzerinden en uygun token takası fiyatlarını minimum kaymayla sunmak için trade rotalarını optimize ediyor.

28 Ocak’ta Jupiter, 53,47 milyon JUP token’ının kilidini açacak. Bu token’lar yaklaşık 9,94 milyon dolar değerinde ve dolaşımdaki arzın %1,7’sini oluşturuyor. Açılış, aylık periyotlu hak ediş programı kapsamında gerçekleşiyor.

JUP Kripto Token Kilit Açılışı Ocak Ayında. Kaynak: Tokenomist 

Jupiter, token’ların büyük çoğunluğunu ekibe (38,89 milyon JUP) ayırdı. Ayrıca, Mercurial paydaşları 14,58 milyon JUP altcoin elde edecek.

Bu üç projenin yanı sıra, Optimism (OP), Treehouse (TREE) ve Zora (ZORA) da yeni arz artışlarıyla gündemde olacak.
Bu Hafta Bitcoin, Altın ve Gümüş Fiyatlarını Etkileyecek 4 ABD Ekonomi HaberiBu hafta Bitcoin, altın ve gümüş yatırımcıları, piyasa hissiyatını ve varlık fiyatlarını etkileyebilecek önemli ABD ekonomik göstergelerini yakından takip ediyor. Bitcoin’in 88.000 dolar civarında dalgalandığı, altının ons başına 5.000 dolara yaklaştığı ve gümüşün devam eden güvenli liman talebiyle 100 doları aştığı bu dönemde gelişmeler büyük önem taşıyor. 4 ABD Ekonomi Verisi Bu Hafta Yatırımcı Hissiyatını Etkileyecek Amerikan Merkez Bankası’nın (Fed) faiz konusundaki tutumu kritik bir rol oynuyor. Düşük faiz oranları genellikle Bitcoin gibi riskli varlıklara talebi artırırken, altın ve gümüş gibi getiri sağlamayan varlıkları elde tutmanın fırsat maliyetini azaltıyor. Öte yandan ekonomik gücün işaretleri ya da kalıcı enflasyon, yüksek faizi destekleyerek bu varlıklar üzerinde baskı oluşturabilir. Teknoloji devlerinden gelen bilançolar da daha geniş risk iştahını etkileyebilir ve bu da kripto para ve kıymetli maden piyasalarına yansıyabilir. Küresel belirsizlikler sürerken ve ABD hükümetinin olası kapanmasının gündemde olduğu bir ortamda, aşağıdaki göstergeler bu alternatif yatırımların kısa vadeli yönünü belirleyecek. Bu Hafta Takip Edilecek ABD Ekonomik Gelişmeleri. Kaynak: Trading Economics Fed Faiz Kararı (FOMC) ve Powell Basın Toplantısı Amerikan Merkez Bankası Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) 28 Ocak 2026’da vereceği faiz kararı ve ardından Başkan Jerome Powell’ın yapacağı basın toplantısı; Bitcoin, altın ve gümüş fiyatlarında önemli bir katalizör olacak. Mevcut beklentiler büyük oranda Fed’in politika faizini %3,50-%3,75 aralığında sabit tutacağı yönünde. Reuters’ın yakın zamanda yaptığı bir ankete katılan 100 ekonomistin tamamı bu sonucu bekliyor ve güçlü ekonomik büyümeye dikkat çekiyor. Bu ortamda piyasalar, yakın zamandaki 2025 sonundaki faiz indirimlerinin istikrarı artırmasının ardından, %97,2 olasılıkla değişiklik olmayacağını fiyatlıyor. Fed Faiz İndirimi Olasılıkları. Kaynak: CME FedWatch Tool JPMorgan, Fed’in 2026 yılı boyunca faizleri sabit tutmasını, enflasyonun yeniden hızlanması durumunda ise 2027’de artırıma gidebileceğini öngörüyor. Bitcoin tarafında, güvercin bir tutum ve ileride indirim sinyali verilmesi yukarı yönlü hareketi hızlandırabilir. Düşük faizler, risk iştahını ve piyasadaki likiditeyi artırıyor. Tarihsel olarak da, bu tür faiz gevşetme dönemlerinde kripto para piyasası ivme kazanıyor. Ancak Powell’ın enflasyon konusunda şahin açıklamaları satış baskılarını tetikleyebilir zira Bitcoin, sıkı para politikalarına oldukça hassas. [Mister Crypto](https://x.com/misterrcrypto/status/2015067565220086161?s=20) şu yorumu yaptı: ‘Piyasa, faiz indirimi olmayacağını tamamen fiyatlamış durumda. Neden mi? – Düşük enflasyon, – Beklenenden iyi GSYH, – Sıradan istihdam rakamları. Asıl dikkat etmeniz gereken şey, Powell’ın konuşması ve 2026 için sunulacak rehberlik olacak’ dedi. Altın ve gümüş ise genellikle enflasyona karşı koruma aracı olarak görülüyor ve faizler düştüğünde değer kazanıyorlar çünkü fırsat maliyetleri azalıyor. Faizin sabit kalması bu metallerin rekor seviyelere yakın kalmasını sağlayabilir fakat faiz indirimi olmayacağı kesinleşirse kazançlar sınırlı kalabilir. Altının yıl başından bu yana %18’in üzerinde yükselerek 5.096 dolara, gümüşün ise %53 artışla 108 dolara ulaşması dikkat çekici. Ancak daha uzun süreli yüksek faiz sinyali gelirse, güçlenen dolar bu metaller üzerinde baskı kurabilir. Bitcoin (BTC), Altın (XAU) ve Gümüş (XAG) Fiyat Performansları. Kaynak: TradingView Powell’ın konut piyasası ya da büyüme hakkındaki yorumları da altı çizilecek noktalar arasında. Çünkü bu açıklamalar, piyasanın mevcut jeopolitik gerilimlerle birlikte hareketliliğini daha da artırabilir. İlk İşsizlik Başvuruları Perşembe günü açıklanacak, 24 Ocak 2026 haftasına ait ilk işsizlik başvuruları verisi, Amerikan işgücü piyasasının sağlığı hakkında taze sinyaller verecek. Bu gelişme, Bitcoin, altın ve gümüş üzerindeki yatırımcı hissiyatını doğrudan etkileyebilir. Tahminler değişken: RBC Economics 195.000 başvuru bekliyor ki bu geçen haftaki 200.000’in altında. Ancak Kalshi gibi platformlardaki piyasa beklentisi ise 210.000 ya da üzeri yönünde şekilleniyor. Son veriler, 17 Ocak’ta sona eren haftada işsizlik başvurularının 200.000 seviyesinde sabit kaldığını gösteriyor. Bu durum, düşük işten çıkarma oranına ve dirençli bir ekonomiye işaret ediyor. Dört haftalık ortalamanın da gerilemesi, piyasanın istikrarlı olduğunu güçlendiriyor. Beklenenden düşük başvuru sayısı, ekonomik gücün sürdüğü algısını artırabilir ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimi adımlarını geciktirebilir. Bu, kripto para piyasasında risk iştahını azaltıp Bitcoin’de aşağı yönlü baskı oluşturabilir. Diğer yandan, başvurulardaki ani bir artış, ekonomide yumuşama sinyali olabilir. Bu durumda güvercin beklentiler artar ve geçmişte de zayıf istihdam verileriyle gördüğümüz gibi, Bitcoin fiyatları yukarı hareket edebilir. Altın ve gümüşte ise güçlü veriler, Fed’in şahin duruşunu destekler ve fırsat maliyetini artırarak fiyatları baskılayabilir. Ancak başvurular artarsa, bu metaller belirsizlik ortamında güvenli liman olarak destek bulabilir. Bitcoin duraksarken altın ve gümüş yükselişini sürdürürken, bu rapor piyasalardaki volatiliteyi artırabilir. Özellikle başvuru sayısı 209.000 olan medyan tahminden saparsa, fiyat oynaklığı daha da artabilir. Bu Hafta ABD Ekonomi Haberleri: Tahminler ve Önceki Veriler. Kaynak: MarketWatch Böyle bir tablo, haftanın başında gelen Fed sinyallerine yönelik piyasa tepkilerini daha da artırabilir. Aralık PPI ve Çekirdek PPI 30 Ocak 2026’da açıklanacak aralık ayı 2025 Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Çekirdek ÜFE verileri, toptan enflasyon eğilimleri hakkında ipuçları sunacak. Bitcoin, altın ve gümüş fiyatlarında da yankılar görülebilir. Tahminler, manşet ÜFE’nin aylık bazda %0,3 artmasını, kasım ayındaki %0,2’nin üzerine çıkmasını öngörüyor. Yıllık artışın ise %3 seviyesine ulaşabileceği bekleniyor. Çekirdek ÜFE’nin ise aylık sabit kalarak yıllık bazda %3,5’e yükselebileceği belirtiliyor. Kasım ayında açıklanan veriler yıllık %3 artış göstermiş, çekirdek ÜFE ekimde %2,9 olmuştu. Analistler, artışın sınırlı kalmasını tahmin ediyor. Ancak sürpriz rakamlar Fed beklentilerini alt üst edebilir. Beklentilerin üzerinde gelen bir ÜFE verisi, enflasyonun kalıcı olduğuna işaret edebilir. Böylece faizlerin sabit kalması veya artması ihtimali güçlenir. Bu durum, spekülatif varlıklar için likidite cazibesini azalttığından Bitcoin’de baskı oluşturabilir. Daha düşük gelen veriler ise geçmişteki gibi Bitcoin’e yükseliş yönlü destek verebilir ve faiz indirimi beklentilerini artırabilir. Altın ve gümüş de sıklıkla enflasyon sinyalleriyle kazanç sağladığı için, yüksek gelen ÜFE bu metallerin yükselişini destekleyebilir ve yılbaşından beri kazançlarını artırabilir. Ancak veriler dezenflasyona işaret ederse, güçlü dolar karşısında fiyatlar gerileyebilir. Söz konusu bu ÜFE verisi, FOMC toplantısı ve işsizlik başvurularının ardından haftalık volatiliteyi artırabilir. Çünkü ÜFE, ekonomik döngülere daha duyarlı olduğu için; söz konusu varlıkların gidişatına dair önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor. Microsoft, Meta, Tesla ve Apple’ın Finansal Raporları Teknoloji devleri Microsoft, Meta Platforms ve Tesla, 28 Ocak 2026 Çarşamba günü bilançolarını açıklayacak. Apple ise 29 Ocak Perşembe günü sonuçlarını duyuracak. Tüm gözler, yapay zeka ve büyüme beklentilerinde olacak. Bu “Muhteşem 7” şirketin 2026 yılında S&P kar büyümesine %14,7 katkı yapması bekleniyor. Şirket yorumlarında da yapay zeka ana tema olacak gibi görünüyor. Güçlü finansal sonuçlar, risk iştahını artırarak teknolojideki iyimserliğin kripto para piyasasına da yansımasına neden olabilir. Özellikle boğa piyasasında Bitcoin’in büyüme odaklı hisselerle korelasyonuna dikkat! Zayıf rakamlar ya da beklentilerin altında kalan projeksiyonlar ise satış baskısı yaratabilir. Genel hisselerdeki düşüş, Bitcoin fiyatını da aşağı çekebilir. Altın ve gümüş içinse güçlü finansallar risk iştahını artırabilir. Bu da güvenli limanlardan çıkışı tetikleyip fiyatları baskılayabilir. Tersine, beklentilerin altında kalan sonuçlar, bu metallerin belirsizlik ortamında sığınılacak liman olarak öne çıkmasını sağlar.

Bu Hafta Bitcoin, Altın ve Gümüş Fiyatlarını Etkileyecek 4 ABD Ekonomi Haberi

Bu hafta Bitcoin, altın ve gümüş yatırımcıları, piyasa hissiyatını ve varlık fiyatlarını etkileyebilecek önemli ABD ekonomik göstergelerini yakından takip ediyor.

Bitcoin’in 88.000 dolar civarında dalgalandığı, altının ons başına 5.000 dolara yaklaştığı ve gümüşün devam eden güvenli liman talebiyle 100 doları aştığı bu dönemde gelişmeler büyük önem taşıyor.

4 ABD Ekonomi Verisi Bu Hafta Yatırımcı Hissiyatını Etkileyecek

Amerikan Merkez Bankası’nın (Fed) faiz konusundaki tutumu kritik bir rol oynuyor. Düşük faiz oranları genellikle Bitcoin gibi riskli varlıklara talebi artırırken, altın ve gümüş gibi getiri sağlamayan varlıkları elde tutmanın fırsat maliyetini azaltıyor.

Öte yandan ekonomik gücün işaretleri ya da kalıcı enflasyon, yüksek faizi destekleyerek bu varlıklar üzerinde baskı oluşturabilir.

Teknoloji devlerinden gelen bilançolar da daha geniş risk iştahını etkileyebilir ve bu da kripto para ve kıymetli maden piyasalarına yansıyabilir.

Küresel belirsizlikler sürerken ve ABD hükümetinin olası kapanmasının gündemde olduğu bir ortamda, aşağıdaki göstergeler bu alternatif yatırımların kısa vadeli yönünü belirleyecek.

Bu Hafta Takip Edilecek ABD Ekonomik Gelişmeleri. Kaynak: Trading Economics Fed Faiz Kararı (FOMC) ve Powell Basın Toplantısı

Amerikan Merkez Bankası Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) 28 Ocak 2026’da vereceği faiz kararı ve ardından Başkan Jerome Powell’ın yapacağı basın toplantısı; Bitcoin, altın ve gümüş fiyatlarında önemli bir katalizör olacak.

Mevcut beklentiler büyük oranda Fed’in politika faizini %3,50-%3,75 aralığında sabit tutacağı yönünde. Reuters’ın yakın zamanda yaptığı bir ankete katılan 100 ekonomistin tamamı bu sonucu bekliyor ve güçlü ekonomik büyümeye dikkat çekiyor.

Bu ortamda piyasalar, yakın zamandaki 2025 sonundaki faiz indirimlerinin istikrarı artırmasının ardından, %97,2 olasılıkla değişiklik olmayacağını fiyatlıyor.

Fed Faiz İndirimi Olasılıkları. Kaynak: CME FedWatch Tool

JPMorgan, Fed’in 2026 yılı boyunca faizleri sabit tutmasını, enflasyonun yeniden hızlanması durumunda ise 2027’de artırıma gidebileceğini öngörüyor.

Bitcoin tarafında, güvercin bir tutum ve ileride indirim sinyali verilmesi yukarı yönlü hareketi hızlandırabilir. Düşük faizler, risk iştahını ve piyasadaki likiditeyi artırıyor. Tarihsel olarak da, bu tür faiz gevşetme dönemlerinde kripto para piyasası ivme kazanıyor.

Ancak Powell’ın enflasyon konusunda şahin açıklamaları satış baskılarını tetikleyebilir zira Bitcoin, sıkı para politikalarına oldukça hassas.

[Mister Crypto](https://x.com/misterrcrypto/status/2015067565220086161?s=20) şu yorumu yaptı: ‘Piyasa, faiz indirimi olmayacağını tamamen fiyatlamış durumda. Neden mi? – Düşük enflasyon, – Beklenenden iyi GSYH, – Sıradan istihdam rakamları. Asıl dikkat etmeniz gereken şey, Powell’ın konuşması ve 2026 için sunulacak rehberlik olacak’ dedi.

Altın ve gümüş ise genellikle enflasyona karşı koruma aracı olarak görülüyor ve faizler düştüğünde değer kazanıyorlar çünkü fırsat maliyetleri azalıyor. Faizin sabit kalması bu metallerin rekor seviyelere yakın kalmasını sağlayabilir fakat faiz indirimi olmayacağı kesinleşirse kazançlar sınırlı kalabilir.

Altının yıl başından bu yana %18’in üzerinde yükselerek 5.096 dolara, gümüşün ise %53 artışla 108 dolara ulaşması dikkat çekici. Ancak daha uzun süreli yüksek faiz sinyali gelirse, güçlenen dolar bu metaller üzerinde baskı kurabilir.

Bitcoin (BTC), Altın (XAU) ve Gümüş (XAG) Fiyat Performansları. Kaynak: TradingView

Powell’ın konut piyasası ya da büyüme hakkındaki yorumları da altı çizilecek noktalar arasında. Çünkü bu açıklamalar, piyasanın mevcut jeopolitik gerilimlerle birlikte hareketliliğini daha da artırabilir.

İlk İşsizlik Başvuruları

Perşembe günü açıklanacak, 24 Ocak 2026 haftasına ait ilk işsizlik başvuruları verisi, Amerikan işgücü piyasasının sağlığı hakkında taze sinyaller verecek. Bu gelişme, Bitcoin, altın ve gümüş üzerindeki yatırımcı hissiyatını doğrudan etkileyebilir.

Tahminler değişken: RBC Economics 195.000 başvuru bekliyor ki bu geçen haftaki 200.000’in altında. Ancak Kalshi gibi platformlardaki piyasa beklentisi ise 210.000 ya da üzeri yönünde şekilleniyor.

Son veriler, 17 Ocak’ta sona eren haftada işsizlik başvurularının 200.000 seviyesinde sabit kaldığını gösteriyor. Bu durum, düşük işten çıkarma oranına ve dirençli bir ekonomiye işaret ediyor. Dört haftalık ortalamanın da gerilemesi, piyasanın istikrarlı olduğunu güçlendiriyor.

Beklenenden düşük başvuru sayısı, ekonomik gücün sürdüğü algısını artırabilir ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimi adımlarını geciktirebilir. Bu, kripto para piyasasında risk iştahını azaltıp Bitcoin’de aşağı yönlü baskı oluşturabilir.

Diğer yandan, başvurulardaki ani bir artış, ekonomide yumuşama sinyali olabilir. Bu durumda güvercin beklentiler artar ve geçmişte de zayıf istihdam verileriyle gördüğümüz gibi, Bitcoin fiyatları yukarı hareket edebilir.

Altın ve gümüşte ise güçlü veriler, Fed’in şahin duruşunu destekler ve fırsat maliyetini artırarak fiyatları baskılayabilir. Ancak başvurular artarsa, bu metaller belirsizlik ortamında güvenli liman olarak destek bulabilir.

Bitcoin duraksarken altın ve gümüş yükselişini sürdürürken, bu rapor piyasalardaki volatiliteyi artırabilir. Özellikle başvuru sayısı 209.000 olan medyan tahminden saparsa, fiyat oynaklığı daha da artabilir.

Bu Hafta ABD Ekonomi Haberleri: Tahminler ve Önceki Veriler. Kaynak: MarketWatch

Böyle bir tablo, haftanın başında gelen Fed sinyallerine yönelik piyasa tepkilerini daha da artırabilir.

Aralık PPI ve Çekirdek PPI

30 Ocak 2026’da açıklanacak aralık ayı 2025 Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Çekirdek ÜFE verileri, toptan enflasyon eğilimleri hakkında ipuçları sunacak. Bitcoin, altın ve gümüş fiyatlarında da yankılar görülebilir.

Tahminler, manşet ÜFE’nin aylık bazda %0,3 artmasını, kasım ayındaki %0,2’nin üzerine çıkmasını öngörüyor. Yıllık artışın ise %3 seviyesine ulaşabileceği bekleniyor. Çekirdek ÜFE’nin ise aylık sabit kalarak yıllık bazda %3,5’e yükselebileceği belirtiliyor.

Kasım ayında açıklanan veriler yıllık %3 artış göstermiş, çekirdek ÜFE ekimde %2,9 olmuştu. Analistler, artışın sınırlı kalmasını tahmin ediyor. Ancak sürpriz rakamlar Fed beklentilerini alt üst edebilir.

Beklentilerin üzerinde gelen bir ÜFE verisi, enflasyonun kalıcı olduğuna işaret edebilir. Böylece faizlerin sabit kalması veya artması ihtimali güçlenir. Bu durum, spekülatif varlıklar için likidite cazibesini azalttığından Bitcoin’de baskı oluşturabilir.

Daha düşük gelen veriler ise geçmişteki gibi Bitcoin’e yükseliş yönlü destek verebilir ve faiz indirimi beklentilerini artırabilir. Altın ve gümüş de sıklıkla enflasyon sinyalleriyle kazanç sağladığı için, yüksek gelen ÜFE bu metallerin yükselişini destekleyebilir ve yılbaşından beri kazançlarını artırabilir.

Ancak veriler dezenflasyona işaret ederse, güçlü dolar karşısında fiyatlar gerileyebilir. Söz konusu bu ÜFE verisi, FOMC toplantısı ve işsizlik başvurularının ardından haftalık volatiliteyi artırabilir. Çünkü ÜFE, ekonomik döngülere daha duyarlı olduğu için; söz konusu varlıkların gidişatına dair önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor.

Microsoft, Meta, Tesla ve Apple’ın Finansal Raporları

Teknoloji devleri Microsoft, Meta Platforms ve Tesla, 28 Ocak 2026 Çarşamba günü bilançolarını açıklayacak. Apple ise 29 Ocak Perşembe günü sonuçlarını duyuracak. Tüm gözler, yapay zeka ve büyüme beklentilerinde olacak.

Bu “Muhteşem 7” şirketin 2026 yılında S&P kar büyümesine %14,7 katkı yapması bekleniyor. Şirket yorumlarında da yapay zeka ana tema olacak gibi görünüyor.

Güçlü finansal sonuçlar, risk iştahını artırarak teknolojideki iyimserliğin kripto para piyasasına da yansımasına neden olabilir. Özellikle boğa piyasasında Bitcoin’in büyüme odaklı hisselerle korelasyonuna dikkat!

Zayıf rakamlar ya da beklentilerin altında kalan projeksiyonlar ise satış baskısı yaratabilir. Genel hisselerdeki düşüş, Bitcoin fiyatını da aşağı çekebilir.

Altın ve gümüş içinse güçlü finansallar risk iştahını artırabilir. Bu da güvenli limanlardan çıkışı tetikleyip fiyatları baskılayabilir. Tersine, beklentilerin altında kalan sonuçlar, bu metallerin belirsizlik ortamında sığınılacak liman olarak öne çıkmasını sağlar.
Ethereum Fiyat Grafiği %20 Düşüş Uyarısı Veriyor: BTC’den ETH’ye Rotasyon Engelleyebilir mi?Ethereum fiyatı son 24 saatte yaklaşık %1,3 düştü, son bir haftada ise değer kaybı %10’a yaklaştı. Bu artık sıradan bir kısa vadeli volatilite gibi görünmüyor. Günlük grafikte ETH fiyatı, önemli bir boyun çizgisinin altına sarkarak düşüş yönlü bir yapıyı tetikledi. Eğer destek kırılırsa, aşağı yönlü %20’lik bir potansiyel risk yatırımcıların karşısına çıkıyor. Öte yandan ortada yeni bir gelişme var. Bitcoin’den Ethereum’a doğru bir sermaye hareketi başladı. Bu da kısa vadeli bir toparlanma başlattı. Ancak bu dönüş hareketiyle düşüş yapısı bir ayı tuzağına dönüşebilir mi sorusunun cevabı: Kimlerin alım yaptığı, kimlerin satışta olduğu ve hangi fiyat seviyelerinin korunacağına bağlı olacak gibi görünüyor. Ethereum’da Fiyat Kırılımı Başladı BTC’den ETH’ye Geçiş İle Toparlanma Geldi Ethereum, kasım sonundan bu yana günlük grafikte büyük bir omuz-baş-omuz formasyonu oluşturuyor. Bu formasyon çoğu zaman düşüş sinyali verir ve ETH fiyatı boyun çizgisini kırdığında, yani yapıyı ayakta tutan son desteğin altına indiğinde, atak başlar. Bu kırılım 25 Ocak’ta gerçekleşti: Ethereum, 2.880 dolar seviyesindeki boyun çizgisinin altına sarktı ve hızlıca 2.780 dolar bölgesine bir iğne attı. Formasyonun yüksekliğine göre, satış baskısının hızlanması durumunda bu kırılım yaklaşık %20’lik yeni bir düşüş hedefi anlamına geliyor. Ancak, bu hamlenin devamı anında gelmedi. Alt seviyelere değdikten sonra Ethereum, yaklaşık %4-%5 oranında toparlandı. Ethereum Breakdown Structure: TradingView Buna benzer token analizlerini kaçırmak istemiyorsanız Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz. Bu kısa süreli yükselişe, Bitcoin’den Ethereum’a görülen açık sermaye rotasyonu eşlik etti. Büyük çapta zincir üstü swap’lar yoluyla, BTC pozisyonları azaltılırken ETH’ye girişler hızlandı. Böylesi rotasyon hamleleri genellikle yerel diplerde görülür. Trader’lar daha önce düşen varlıklara geçiş yaparak ortalamaya dönüş beklentisiyle pozisyonlarını yeniden şekillendirir. Ancak tek başına rotasyon yönün değiştiğini göstermez. O nedenle bu toparlanmanın kalıcı bir destek mi yoksa geçici bir nefeslenme mi olduğunu anlamak için piyasadaki oyuncuları analiz etmek faydalı olacaktır. Balina’lar Yükselişte Satıyor: Uzun Vadeli Yatırımcılar Devrede Balina hareketleri, bu toparlanmanın neden güçlü bir devam getirmediğini net biçimde gösteriyor. Kripto para borsaları hariç tutulduğunda büyük Ethereum sahipleri, bu yükselişi alım için değerlendirmenin aksine, pozisyonlarını hafifçe azalttı. Toparlanma başladığından bu yana, balina cüzdanlarındaki toplam Ethereum miktarı yaklaşık 100,24 milyon ETH’den 100,20 milyon ETH seviyesine geriledi. Bu agresif bir satış değil ama balinaların bu seviyeyi güçlü bir birikim bölgesi olarak görmediğini ortaya koyuyor. Yani deyim yerindeyse, balinalar riskten biraz kırparak temkinli davranıyor. Ethereum Whales: Santiment Burada önemli bir soru ortaya çıkıyor: Balinalar öncülük etmiyorsa, fiyat neden tekrar düşüşe geçmedi? Cevap uzun vadeli tutuculardan geliyor. Altı ile on iki ay arası elde tutan grup, kısa vadeli fiyattaki dalgalanmalardan fazla etkilenmeyen, daha sağlam bir kararlılığa sahip yatırımcıları temsil ediyor ve bu grubun Ethereum’daki payı istikrarlı şekilde artıyor. 23 Ocak’tan bu yana, arz içindeki payları %17,23’ten %18,26 seviyelerine yükseldi. Long-Term Holders Selling: Glassnode Basitçe söylemek gerekirse, balina’lar yükselişlerde satış yapıyor, uzun vadeli tutucular ise düşüşlerde alım yapmayı sürdürüyor. Bu arz değişimi, Ethereum’un düşüşten sonra neden çökmediğini, dengede kaldığını açıklıyor. Yani şimdi sıradaki risk katmanı: Vadeli işlemler piyasasındaki pozisyonlar. Ethereum fiyatı kritik seviyeleri denerken short yoğunluğu ayı tuzağı riskini artırıyor Vadeli işlemler verileri, piyasadaki küçük fiyat hareketlerine bile neden büyük tepkiler geldiğini gösteriyor. Tasfiye kaldıraç oranı, ETH fiyatı belirli seviyelere gelirse ne kadar zorunlu alım ya da satım olabileceğini ortaya koyuyor. Binance’in ETH-USDT sürekli vadeli işlemler piyasasında, önümüzdeki yedi günlük toplam kısa pozisyon tasfiye riski yaklaşık 1,69 milyar dolar. Uzun pozisyonların tasfiye riski ise 700 milyon dolara yakın. Yani kısa pozisyonlar, uzunlara göre açık ara daha baskın ve dengeyi ikiye katlamış durumda. ETH Liquidation Map: Glassnode Çok fazla trader aşağı yönlü pozisyon aldıysa, en ufak bir fiyat artışı bile ETH short’çularının pozisyon kapatmasına neden olabilir. Yani short pozisyonlar ETH alımıyla kapanır ve bu ‘short squeeze’ etkisiyle ETH fiyatı yukarı fırlayabilir. Şimdi kritik seviyeler, buranın bir ayı tuzağı mı yoksa düşüşün devamı mı olacağını belirliyor. Ethereum fiyatının 3.020 dolar üzerine çıkması, büyük miktarda short pozisyonun likide edilmesini başlatır ve 700 milyon doların üzerinde short kapatma zorunluluğu doğurabilir. Bu noktanın üzerinde 3.170 dolar ve 3.270 dolar seviyeleri sıradaki sıkışma bölgeleri haline gelir. 3.270 doların aşılması ise tüm mevcut short baskısını ortadan kaldırır. 3.020 Dolar Üzerinde Short’lar Likide Olabilir: Coinglass Düşüş yönlü yapının zayıflaması için Ethereum’un 3.410 doları, yani sağ omuz zirvesini tekrar ele geçirmesi şart. Ancak aşağı yönlü risk hala masada. 2.780 doların net biçimde kaybedilmesi, neckline kırılmasını teyit eder ve yaklaşık 2.300 dolara (kesin rakamla 2.290 dolar) kadar %20’lik tam düşüş hedefinin kapısını tekrar aralar. Ethereum şu an yapı ile pozisyonlar arasında sıkışmış durumda. Grafik %20’lik sert düzeltmeye işaret ediyor, balina’lar ise net bir şekilde devreye girmiş değil. Buna karşın uzun vadeli yatırımcılar ETH toplamaya devam ediyor, short pozisyonlar ise bir hayli kalabalık. Ethereum Fiyat Analizi: TradingView Bitcoin’den rotasyon gelmeye devam eder ve fiyat 3.020 doların üzerine çıkarsa, zorunlu alımlar piyasada çok hızlı bir yön değişimi yaratabilir. Olmazsa ve 2.780 dolar desteği yine kırılırsa, düşüş beklentisi güçlenerek devam eder.

Ethereum Fiyat Grafiği %20 Düşüş Uyarısı Veriyor: BTC’den ETH’ye Rotasyon Engelleyebilir mi?

Ethereum fiyatı son 24 saatte yaklaşık %1,3 düştü, son bir haftada ise değer kaybı %10’a yaklaştı. Bu artık sıradan bir kısa vadeli volatilite gibi görünmüyor. Günlük grafikte ETH fiyatı, önemli bir boyun çizgisinin altına sarkarak düşüş yönlü bir yapıyı tetikledi. Eğer destek kırılırsa, aşağı yönlü %20’lik bir potansiyel risk yatırımcıların karşısına çıkıyor.

Öte yandan ortada yeni bir gelişme var. Bitcoin’den Ethereum’a doğru bir sermaye hareketi başladı. Bu da kısa vadeli bir toparlanma başlattı. Ancak bu dönüş hareketiyle düşüş yapısı bir ayı tuzağına dönüşebilir mi sorusunun cevabı: Kimlerin alım yaptığı, kimlerin satışta olduğu ve hangi fiyat seviyelerinin korunacağına bağlı olacak gibi görünüyor.

Ethereum’da Fiyat Kırılımı Başladı BTC’den ETH’ye Geçiş İle Toparlanma Geldi

Ethereum, kasım sonundan bu yana günlük grafikte büyük bir omuz-baş-omuz formasyonu oluşturuyor. Bu formasyon çoğu zaman düşüş sinyali verir ve ETH fiyatı boyun çizgisini kırdığında, yani yapıyı ayakta tutan son desteğin altına indiğinde, atak başlar.

Bu kırılım 25 Ocak’ta gerçekleşti: Ethereum, 2.880 dolar seviyesindeki boyun çizgisinin altına sarktı ve hızlıca 2.780 dolar bölgesine bir iğne attı. Formasyonun yüksekliğine göre, satış baskısının hızlanması durumunda bu kırılım yaklaşık %20’lik yeni bir düşüş hedefi anlamına geliyor.

Ancak, bu hamlenin devamı anında gelmedi. Alt seviyelere değdikten sonra Ethereum, yaklaşık %4-%5 oranında toparlandı.

Ethereum Breakdown Structure: TradingView

Buna benzer token analizlerini kaçırmak istemiyorsanız Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz.

Bu kısa süreli yükselişe, Bitcoin’den Ethereum’a görülen açık sermaye rotasyonu eşlik etti. Büyük çapta zincir üstü swap’lar yoluyla, BTC pozisyonları azaltılırken ETH’ye girişler hızlandı.

Böylesi rotasyon hamleleri genellikle yerel diplerde görülür. Trader’lar daha önce düşen varlıklara geçiş yaparak ortalamaya dönüş beklentisiyle pozisyonlarını yeniden şekillendirir. Ancak tek başına rotasyon yönün değiştiğini göstermez. O nedenle bu toparlanmanın kalıcı bir destek mi yoksa geçici bir nefeslenme mi olduğunu anlamak için piyasadaki oyuncuları analiz etmek faydalı olacaktır.

Balina’lar Yükselişte Satıyor: Uzun Vadeli Yatırımcılar Devrede

Balina hareketleri, bu toparlanmanın neden güçlü bir devam getirmediğini net biçimde gösteriyor. Kripto para borsaları hariç tutulduğunda büyük Ethereum sahipleri, bu yükselişi alım için değerlendirmenin aksine, pozisyonlarını hafifçe azalttı.

Toparlanma başladığından bu yana, balina cüzdanlarındaki toplam Ethereum miktarı yaklaşık 100,24 milyon ETH’den 100,20 milyon ETH seviyesine geriledi. Bu agresif bir satış değil ama balinaların bu seviyeyi güçlü bir birikim bölgesi olarak görmediğini ortaya koyuyor. Yani deyim yerindeyse, balinalar riskten biraz kırparak temkinli davranıyor.

Ethereum Whales: Santiment

Burada önemli bir soru ortaya çıkıyor: Balinalar öncülük etmiyorsa, fiyat neden tekrar düşüşe geçmedi?

Cevap uzun vadeli tutuculardan geliyor. Altı ile on iki ay arası elde tutan grup, kısa vadeli fiyattaki dalgalanmalardan fazla etkilenmeyen, daha sağlam bir kararlılığa sahip yatırımcıları temsil ediyor ve bu grubun Ethereum’daki payı istikrarlı şekilde artıyor. 23 Ocak’tan bu yana, arz içindeki payları %17,23’ten %18,26 seviyelerine yükseldi.

Long-Term Holders Selling: Glassnode

Basitçe söylemek gerekirse, balina’lar yükselişlerde satış yapıyor, uzun vadeli tutucular ise düşüşlerde alım yapmayı sürdürüyor. Bu arz değişimi, Ethereum’un düşüşten sonra neden çökmediğini, dengede kaldığını açıklıyor. Yani şimdi sıradaki risk katmanı: Vadeli işlemler piyasasındaki pozisyonlar.

Ethereum fiyatı kritik seviyeleri denerken short yoğunluğu ayı tuzağı riskini artırıyor

Vadeli işlemler verileri, piyasadaki küçük fiyat hareketlerine bile neden büyük tepkiler geldiğini gösteriyor. Tasfiye kaldıraç oranı, ETH fiyatı belirli seviyelere gelirse ne kadar zorunlu alım ya da satım olabileceğini ortaya koyuyor.

Binance’in ETH-USDT sürekli vadeli işlemler piyasasında, önümüzdeki yedi günlük toplam kısa pozisyon tasfiye riski yaklaşık 1,69 milyar dolar. Uzun pozisyonların tasfiye riski ise 700 milyon dolara yakın. Yani kısa pozisyonlar, uzunlara göre açık ara daha baskın ve dengeyi ikiye katlamış durumda.

ETH Liquidation Map: Glassnode

Çok fazla trader aşağı yönlü pozisyon aldıysa, en ufak bir fiyat artışı bile ETH short’çularının pozisyon kapatmasına neden olabilir. Yani short pozisyonlar ETH alımıyla kapanır ve bu ‘short squeeze’ etkisiyle ETH fiyatı yukarı fırlayabilir.

Şimdi kritik seviyeler, buranın bir ayı tuzağı mı yoksa düşüşün devamı mı olacağını belirliyor.

Ethereum fiyatının 3.020 dolar üzerine çıkması, büyük miktarda short pozisyonun likide edilmesini başlatır ve 700 milyon doların üzerinde short kapatma zorunluluğu doğurabilir. Bu noktanın üzerinde 3.170 dolar ve 3.270 dolar seviyeleri sıradaki sıkışma bölgeleri haline gelir. 3.270 doların aşılması ise tüm mevcut short baskısını ortadan kaldırır.

3.020 Dolar Üzerinde Short’lar Likide Olabilir: Coinglass

Düşüş yönlü yapının zayıflaması için Ethereum’un 3.410 doları, yani sağ omuz zirvesini tekrar ele geçirmesi şart.

Ancak aşağı yönlü risk hala masada. 2.780 doların net biçimde kaybedilmesi, neckline kırılmasını teyit eder ve yaklaşık 2.300 dolara (kesin rakamla 2.290 dolar) kadar %20’lik tam düşüş hedefinin kapısını tekrar aralar.

Ethereum şu an yapı ile pozisyonlar arasında sıkışmış durumda. Grafik %20’lik sert düzeltmeye işaret ediyor, balina’lar ise net bir şekilde devreye girmiş değil. Buna karşın uzun vadeli yatırımcılar ETH toplamaya devam ediyor, short pozisyonlar ise bir hayli kalabalık.

Ethereum Fiyat Analizi: TradingView

Bitcoin’den rotasyon gelmeye devam eder ve fiyat 3.020 doların üzerine çıkarsa, zorunlu alımlar piyasada çok hızlı bir yön değişimi yaratabilir. Olmazsa ve 2.780 dolar desteği yine kırılırsa, düşüş beklentisi güçlenerek devam eder.
Kripto Fonlarından 1,73 Milyar Dolar Çıkışı: Düşüş Hissiyatını Tetikleyen 3 Ana NedenKripto fon’lardan geçen hafta kasım 2025 ortasından bu yana en büyük haftalık çıkış gerçekleşiyor; toplamda 1,73 milyar dolar piyasadan çıkıyor. Bu çapta bir çıkışın üç temel nedeni var: Yatırımcı hissiyatı hala güçlü bir şekilde riskten kaçıyor ve piyasalar güven tazeleyemiyor. Çekişlerin büyüklüğüyle genişliğine baktığımızda piyasanın güven sorununu hala aşamadığı görülüyor. Hem inatçı makroekonomik belirsizlikler hem de kripto para piyasası’nın hedge aracı anlatısının zayıflaması bu duruma yol açıyor. Kripto Para Çıkışları Geçen Hafta 1,73 Milyar Dolar’a Ulaştı: Bilmeniz Gerekenler CoinShares’in son raporuna göre, satışların neredeyse tamamı ABD’de yoğunlaştı ve toplam çıkışların yaklaşık 1,8 milyar doları ABD kaynaklı oldu. Varlık bazında ise geri çekilme yaygın şekilde görüldü; Bitcoin 1,09 milyar dolarlık çıkışla düşüşe öncülük etti. Geçen Hafta Kripto Fon Akışları. Kaynak: CoinShares Raporu Özellikle, bu Bitcoin ürünlerinde kasım 2025 ortasından beri görülen en yüksek çıkışa işaret ediyor. Bu durum, ekim ayında yaşanan sert fiyat dalgalanmasının ardından piyasanın henüz toparlanmadığını gösteriyor. Short-Bitcoin yatırım ürünlerinde 500 bin dolarlık mütevazı bir giriş yaşanıyor. Yine de bu dengesizlik, net bir düşüş yönlü bahis yerine daha çok savunmacı pozisyonlanmaya işaret ediyor. Ethereum da benzer şekilde 630 milyon dolarlık çıkış yaşarken XRP yatırım ürünlerinde ise 18,2 milyon dolarlık daha sınırlı bir çıkış görüldü. Veriler, satış baskısının tek bir anlatıya ya da token’a özgü olmadığını gösteriyor. Aksine, portföyler genelinde kripto para pozisyonlarının yeniden ayarlandığı görülüyor. Ancak bazı dikkat çekici istisnalar da mevcut. CoinShares raporunda şöyle denildi: ‘Solana bu eğilimi bozarak 17,1 milyon dolarlık giriş sağladı; ayrıca Binance (4,6 milyon dolar) ve Chainlink (3,8 milyon dolar) gibi bazı projelere de sınırlı da olsa giriş oldu’ dedi. Bu yönelimler, piyasada hâlâ ilgi çeken birçok alan olduğunu, özellikle de ekosistem bazlı katalizörler arayan yatırımcıların sektörleri takip ettiğini gösteriyor. Yatırımcı Davranışını Şekillendiren Üç Temel Güç Geçtiğimiz haftaki kripto fon akışları, 17 Ocak’ta biten hafta ile tam anlamıyla tezat oluşturuyor. BeInCrypto’nun aktardığına göre, o hafta fonlara 2,17 milyar dolara kadar giriş yaşanmıştı ve Bitcoin yine başı çekmişti. İki Hafta Önce Kripto Fon Akışları. Kaynak: CoinShares Raporu Bu tabloya bakıldığında CoinShares araştırma direktörü James Butterfill, kripto varlıklardan çıkışları tetikleyen üç ana faktörü öne çıkarıyor. Faiz indirimi beklentilerinin azalması İlk olarak, faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması kripto paralar için önemli bir yükseliş yönlü makro rüzgarı ortadan kaldırıyor. CME FedWatch Tool verilerine göre piyasalar, Fed’in faiz indireceğine dair yalnızca %2,8’lik bir olasılığı fiyatlıyor. Fed Faiz İndirimi Olasılıkları. Kaynak: CME FedWatch Tool Piyasalar parasal gevşemeyi öteledikçe, dijital varlıklar da dahil olmak üzere spekülatif varlıklar yeniden baskı altında kalıyor. Özellikle likidite ve reel getiriye duyarlı kurumsal yatırımcılar bu baskıyı hissediyor. Negatif fiyat momentumu İkinci olarak, negatif fiyat momentumu düşüş yönlü pozisyonlanmayı desteklemeye devam ediyor. Ekim 2025 düzeltmesinden bu yana büyük kripto varlıkların kalıcı yükselişler yakalayamaması, trend takipçisi ve risk odaklı stratejilere mesafeli durmayı sürdürüyor. Bu baskın düşüş yönlü yatırımcı hissiyatı her dalgalanma döneminde kripto para piyasasından çıkışları daha da artırıyor. Kriptonun değer kaybı anlatısını yakalayamaması Üçüncü olarak, Butterfill dijital varlıkların hala değer kaybı anlatısında önemli bir rol oynayamamış olmasının yarattığı hayal kırıklığının altını çiziyor. Sürekli artan bütçe açıklarına, devlet borçlanmasındaki yükselişe ve uzun vadeli para birimi değer kaybı endişelerine rağmen kripto, para politikası çöküşüne karşı bir koruma aracı olma anlatısını yeniden sahiplenmekte başarısız oldu. Butterfill’e göre bu durum bazı yatırımcıların kısa vadede kriptonun çeşitlendirilmiş portföylerdeki rolünü sorgulamasına yol açıyor. CoinShares yöneticisi şunları yazdı: ‘Faiz indirimi beklentilerinin azalması, fiyatlarda olumsuz momentum ve dijital varlıkların henüz değer kaybı anlatısında öne çıkamamasının hayal kırıklığı, muhtemelen bu çıkışları tetikledi.’ dedi. Sonuç olarak son çıkışlar, hâlâ güçlü bir tetikleyici arayan bir piyasaya işaret ediyor. Makro beklentiler değişmedikçe, fiyatlardaki dalgalanma durulmadıkça ya da kripto, makro piyasalar açısından gerçek bir anlam kazanmadıkça kripto fon’lar üzerinde baskı devam edebilir.

Kripto Fonlarından 1,73 Milyar Dolar Çıkışı: Düşüş Hissiyatını Tetikleyen 3 Ana Neden

Kripto fon’lardan geçen hafta kasım 2025 ortasından bu yana en büyük haftalık çıkış gerçekleşiyor; toplamda 1,73 milyar dolar piyasadan çıkıyor. Bu çapta bir çıkışın üç temel nedeni var: Yatırımcı hissiyatı hala güçlü bir şekilde riskten kaçıyor ve piyasalar güven tazeleyemiyor.

Çekişlerin büyüklüğüyle genişliğine baktığımızda piyasanın güven sorununu hala aşamadığı görülüyor. Hem inatçı makroekonomik belirsizlikler hem de kripto para piyasası’nın hedge aracı anlatısının zayıflaması bu duruma yol açıyor.

Kripto Para Çıkışları Geçen Hafta 1,73 Milyar Dolar’a Ulaştı: Bilmeniz Gerekenler

CoinShares’in son raporuna göre, satışların neredeyse tamamı ABD’de yoğunlaştı ve toplam çıkışların yaklaşık 1,8 milyar doları ABD kaynaklı oldu.

Varlık bazında ise geri çekilme yaygın şekilde görüldü; Bitcoin 1,09 milyar dolarlık çıkışla düşüşe öncülük etti.

Geçen Hafta Kripto Fon Akışları. Kaynak: CoinShares Raporu

Özellikle, bu Bitcoin ürünlerinde kasım 2025 ortasından beri görülen en yüksek çıkışa işaret ediyor. Bu durum, ekim ayında yaşanan sert fiyat dalgalanmasının ardından piyasanın henüz toparlanmadığını gösteriyor.

Short-Bitcoin yatırım ürünlerinde 500 bin dolarlık mütevazı bir giriş yaşanıyor. Yine de bu dengesizlik, net bir düşüş yönlü bahis yerine daha çok savunmacı pozisyonlanmaya işaret ediyor.

Ethereum da benzer şekilde 630 milyon dolarlık çıkış yaşarken XRP yatırım ürünlerinde ise 18,2 milyon dolarlık daha sınırlı bir çıkış görüldü.

Veriler, satış baskısının tek bir anlatıya ya da token’a özgü olmadığını gösteriyor. Aksine, portföyler genelinde kripto para pozisyonlarının yeniden ayarlandığı görülüyor. Ancak bazı dikkat çekici istisnalar da mevcut.

CoinShares raporunda şöyle denildi: ‘Solana bu eğilimi bozarak 17,1 milyon dolarlık giriş sağladı; ayrıca Binance (4,6 milyon dolar) ve Chainlink (3,8 milyon dolar) gibi bazı projelere de sınırlı da olsa giriş oldu’ dedi.

Bu yönelimler, piyasada hâlâ ilgi çeken birçok alan olduğunu, özellikle de ekosistem bazlı katalizörler arayan yatırımcıların sektörleri takip ettiğini gösteriyor.

Yatırımcı Davranışını Şekillendiren Üç Temel Güç

Geçtiğimiz haftaki kripto fon akışları, 17 Ocak’ta biten hafta ile tam anlamıyla tezat oluşturuyor. BeInCrypto’nun aktardığına göre, o hafta fonlara 2,17 milyar dolara kadar giriş yaşanmıştı ve Bitcoin yine başı çekmişti.

İki Hafta Önce Kripto Fon Akışları. Kaynak: CoinShares Raporu

Bu tabloya bakıldığında CoinShares araştırma direktörü James Butterfill, kripto varlıklardan çıkışları tetikleyen üç ana faktörü öne çıkarıyor.

Faiz indirimi beklentilerinin azalması

İlk olarak, faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması kripto paralar için önemli bir yükseliş yönlü makro rüzgarı ortadan kaldırıyor. CME FedWatch Tool verilerine göre piyasalar, Fed’in faiz indireceğine dair yalnızca %2,8’lik bir olasılığı fiyatlıyor.

Fed Faiz İndirimi Olasılıkları. Kaynak: CME FedWatch Tool

Piyasalar parasal gevşemeyi öteledikçe, dijital varlıklar da dahil olmak üzere spekülatif varlıklar yeniden baskı altında kalıyor. Özellikle likidite ve reel getiriye duyarlı kurumsal yatırımcılar bu baskıyı hissediyor.

Negatif fiyat momentumu

İkinci olarak, negatif fiyat momentumu düşüş yönlü pozisyonlanmayı desteklemeye devam ediyor. Ekim 2025 düzeltmesinden bu yana büyük kripto varlıkların kalıcı yükselişler yakalayamaması, trend takipçisi ve risk odaklı stratejilere mesafeli durmayı sürdürüyor.

Bu baskın düşüş yönlü yatırımcı hissiyatı her dalgalanma döneminde kripto para piyasasından çıkışları daha da artırıyor.

Kriptonun değer kaybı anlatısını yakalayamaması

Üçüncü olarak, Butterfill dijital varlıkların hala değer kaybı anlatısında önemli bir rol oynayamamış olmasının yarattığı hayal kırıklığının altını çiziyor.

Sürekli artan bütçe açıklarına, devlet borçlanmasındaki yükselişe ve uzun vadeli para birimi değer kaybı endişelerine rağmen kripto, para politikası çöküşüne karşı bir koruma aracı olma anlatısını yeniden sahiplenmekte başarısız oldu.

Butterfill’e göre bu durum bazı yatırımcıların kısa vadede kriptonun çeşitlendirilmiş portföylerdeki rolünü sorgulamasına yol açıyor.

CoinShares yöneticisi şunları yazdı: ‘Faiz indirimi beklentilerinin azalması, fiyatlarda olumsuz momentum ve dijital varlıkların henüz değer kaybı anlatısında öne çıkamamasının hayal kırıklığı, muhtemelen bu çıkışları tetikledi.’ dedi.

Sonuç olarak son çıkışlar, hâlâ güçlü bir tetikleyici arayan bir piyasaya işaret ediyor. Makro beklentiler değişmedikçe, fiyatlardaki dalgalanma durulmadıkça ya da kripto, makro piyasalar açısından gerçek bir anlam kazanmadıkça kripto fon’lar üzerinde baskı devam edebilir.
Tři altcoiny, které budou sledovány na konci ledna 2026Na trhu s kryptoměnami se v posledních dnech situace obrátila a i když se objevují signály zlepšení makroekonomických podmínek, altcoiny se spoléhají více na vývoj ve svých vlastních ekosystémech. Jako BeInCrypto jsme na konci ledna analyzovali tři altcoiny, které mají potenciál změnit směr. Hedera (HBAR) HBAR se při přípravě tohoto textu obchoduje kolem 0,1058 dolaru a nadále pokračuje v poklesu, který trvá už více než tři měsíce. Současné klesající tržní podmínky zpomalují růst Hedery. Tlak na cenový pohyb pokračuje; investoři jsou opatrní, zda tento dlouhotrvající pokles končí, nebo zda bude pokračovat.

Tři altcoiny, které budou sledovány na konci ledna 2026

Na trhu s kryptoměnami se v posledních dnech situace obrátila a i když se objevují signály zlepšení makroekonomických podmínek, altcoiny se spoléhají více na vývoj ve svých vlastních ekosystémech.

Jako BeInCrypto jsme na konci ledna analyzovali tři altcoiny, které mají potenciál změnit směr.

Hedera (HBAR)

HBAR se při přípravě tohoto textu obchoduje kolem 0,1058 dolaru a nadále pokračuje v poklesu, který trvá už více než tři měsíce. Současné klesající tržní podmínky zpomalují růst Hedery. Tlak na cenový pohyb pokračuje; investoři jsou opatrní, zda tento dlouhotrvající pokles končí, nebo zda bude pokračovat.
Ocak’ın Son Haftasında 3 Altcoin’de Yüksek Likidite RiskiOcak ayının son haftasında “aşırı korku” hissiyatı kripto para piyasasına geri döndü. Bu psikolojiyle birlikte short (kısa) pozisyonlar ağırlık kazandı. Ancak elimizdeki pek çok zincir üstü veri, bazı altcoin’lerin kendi dinamikleriyle bu hafta büyük çaplı likidasyonları tetikleyebileceğine işaret ediyor. Ethereum (ETH), Chainlink (LINK) ve River (RIVER) gibi altcoin’ler, bu hafta toplamda neredeyse 5 milyar dolarlık bir likidasyona yol açabilir. Peki neden? 1. Ethereum (ETH) Ethereum’un 7 günlük likidasyon haritasına bakıldığında, short pozisyonların potansiyel kümülatif likidasyonu ile long (uzun) pozisyonların potansiyel likidasyonu arasında sert bir dengesizlik gözlemleniyor. Özellikle ETH bu hafta yeniden 3.200 dolara sıçrarsa, short pozisyonlar için likidasyon kayıpları 4,8 milyar doları aşabilir. ETH Kripto Para Borsası Likidasyon Haritası. Kaynak: Coinglass Trader’lar için temkinli olmak adına oldukça net nedenler var. Analist CW, Ethereum Whale vs. Retail Delta verisine dayanarak, geçtiğimiz hafta ETH’de balinaların yeniden kontrolü ele aldığını gösteriyor. Bu metrik negatife döndükten sonra pozitif tarafa geçti ve hızlı yükselişini sürdürüyor. Ethereum Balina ve Bireysel Yatırımcı Delta’sı. Kaynak: Coinglass Analist CW, ‘Bireysel yatırımcılar likide olurken balinalar long pozisyonlarını artırıyor. Bu düşüşten zarar görenler yine bireysel yatırımcılar oldu. Balina’lar, küçük yatırımcılar tamamen vazgeçene kadar korku yaratmaya devam edecek’ dedi. BeInCrypto’nun güncel analizine göre, ETH fiyatı 3.000 dolar altına gerilese de, pek çok balina birikimini artırdı. Bu davranış, ETH’de bir sıçrama ihtimalini güçlendiriyor ve short pozisyonlar için yüklü kayıplar anlamına geliyor. Chainlink (LINK): 2. Sırada ETH gibi LINK de likidasyon haritasında dengesizlik yaşıyor. Ocak sonunda altcoin piyasasındaki olumsuz hissiyat nedeniyle türev trader’ları daha fazla sermaye ve kaldıraçla LINK short pozisyonlarına yöneldi. Bu durumda, LINK toparlanırsa short’ta olan trader’lar ciddi kayıplarla karşı karşıya kalacak. LINK’in fiyatı bu hafta 13 dolara yükselirse, short pozisyonların toplam potansiyel likidasyonu 40 milyon doları bile aşabilir. LINK Kripto Para Borsası Likidasyon Haritası. Kaynak: Coinglass Bu sırada, CryptoQuant’a göre kripto para borsalarındaki LINK rezervleri ocak ayında yeni bir aylık dip gördü. Grafikte fiyat gerilese de yatırımcıların LINK biriktirmeye ve borsalardan çekmeye devam ettiği anlaşılıyor. Bu davranış, varlığa olan uzun vadeli güvenin göstergesi. LINK Kripto Para Borsası Rezervi. Kaynak: CryptoQuant. Ayrıca zincir üstü analiz platformu Santiment’in verileri de LINK’i son piyasa düşüşünden sonra hala değeri düşük kalan altcoin’ler arasında gösteriyor. Eğer birikim baskısı fiyat gerilerken artarsa beklenmedik bir sıçrama görülebilir. Böyle bir hareket, bu hafta LINK short pozisyonları için likidasyon riskini büyütür. River (RIVER): 3 Önemli Detay River, merkeziyetsiz finans (DeFi) alanında chain-abstraction stablecoin sistemi sunan bir protokol. Kullanıcılar, teminatlarını bir blockchain’de kilitleyip, bir diğer blockchain’de köprü veya wrapped varlık ihtiyacı olmadan likiditeye ulaşabiliyor. RIVER’ın piyasa değeri genel piyasadan ayrışarak 1,6 milyar doların üstüne çıktı. Sadece bir ay önce piyasa değeri 100 milyon doların altındaydı. Bu hızlı yükseliş, birçok trader’ın FOMO’ya kapılmasına sebep oldu. Şu anda long pozisyonlar hakim ve bu da long tarafında yüksek bir likidasyon riskine kapı aralıyor. RIVER Kripto Para Borsası Likidasyon Haritası. Kaynak: Coinglass RIVER, beklentilerin tersine hareket edip bu hafta 60 dolar altına inerse long pozisyonlar için 35 milyon dolara varan likidasyon riski kapıda. Peki bu olasılık gerçekten mümkün mü? Zincir üstü veriler ciddi uyarılar veriyor. Etherscan’e göre, en büyük beş River cüzdanı toplam arzın %96,6’sından fazlasını kontrol ediyor. Bu da ciddi bir yoğunlaşmaya işaret ediyor. En Büyük 5 RIVER Token Sahibi. Kaynak: Etherscan Honey adlı yatırımcı şöyle belirtti: ‘İçeridenler tarafından yönetiliyor, anlatacaklarım bu kadar. Mani̇pülasyon sürüyor. MYX, COAI, AIA’yla başladı ve neredeyse sıfıra indi. Dikkatli olun’ dedi. Bazı yatırımcılar RIVER’ın yakında 100 dolar seviyesine çıkacağına güvenmeye devam etse de artık pek çok kişi fiyatın tersine dönebileceğinden korkuyor. Böyle bir dönüş, RIVER long pozisyonlarında ciddi likidasyon risklerini tetikleyebilir. Bu altcoin’ler, ocak ayının sonunda altcoin piyasasında yaşanan farklı dinamikleri gözler önüne seriyor. Uzmanlar genel olarak altcoin piyasasının artık çok daha seçici bir yapıya büründüğü konusunda hemfikir. Sadece kurumsal ilgiyi çekebilen varlıklar sermaye akışını ve uzun vadeli büyümeyi sürdürebilecek gibi görünüyor.

Ocak’ın Son Haftasında 3 Altcoin’de Yüksek Likidite Riski

Ocak ayının son haftasında “aşırı korku” hissiyatı kripto para piyasasına geri döndü. Bu psikolojiyle birlikte short (kısa) pozisyonlar ağırlık kazandı. Ancak elimizdeki pek çok zincir üstü veri, bazı altcoin’lerin kendi dinamikleriyle bu hafta büyük çaplı likidasyonları tetikleyebileceğine işaret ediyor.

Ethereum (ETH), Chainlink (LINK) ve River (RIVER) gibi altcoin’ler, bu hafta toplamda neredeyse 5 milyar dolarlık bir likidasyona yol açabilir. Peki neden?

1. Ethereum (ETH)

Ethereum’un 7 günlük likidasyon haritasına bakıldığında, short pozisyonların potansiyel kümülatif likidasyonu ile long (uzun) pozisyonların potansiyel likidasyonu arasında sert bir dengesizlik gözlemleniyor.

Özellikle ETH bu hafta yeniden 3.200 dolara sıçrarsa, short pozisyonlar için likidasyon kayıpları 4,8 milyar doları aşabilir.

ETH Kripto Para Borsası Likidasyon Haritası. Kaynak: Coinglass

Trader’lar için temkinli olmak adına oldukça net nedenler var. Analist CW, Ethereum Whale vs. Retail Delta verisine dayanarak, geçtiğimiz hafta ETH’de balinaların yeniden kontrolü ele aldığını gösteriyor. Bu metrik negatife döndükten sonra pozitif tarafa geçti ve hızlı yükselişini sürdürüyor.

Ethereum Balina ve Bireysel Yatırımcı Delta’sı. Kaynak: Coinglass

Analist CW, ‘Bireysel yatırımcılar likide olurken balinalar long pozisyonlarını artırıyor. Bu düşüşten zarar görenler yine bireysel yatırımcılar oldu. Balina’lar, küçük yatırımcılar tamamen vazgeçene kadar korku yaratmaya devam edecek’ dedi.

BeInCrypto’nun güncel analizine göre, ETH fiyatı 3.000 dolar altına gerilese de, pek çok balina birikimini artırdı. Bu davranış, ETH’de bir sıçrama ihtimalini güçlendiriyor ve short pozisyonlar için yüklü kayıplar anlamına geliyor.

Chainlink (LINK): 2. Sırada

ETH gibi LINK de likidasyon haritasında dengesizlik yaşıyor. Ocak sonunda altcoin piyasasındaki olumsuz hissiyat nedeniyle türev trader’ları daha fazla sermaye ve kaldıraçla LINK short pozisyonlarına yöneldi.

Bu durumda, LINK toparlanırsa short’ta olan trader’lar ciddi kayıplarla karşı karşıya kalacak. LINK’in fiyatı bu hafta 13 dolara yükselirse, short pozisyonların toplam potansiyel likidasyonu 40 milyon doları bile aşabilir.

LINK Kripto Para Borsası Likidasyon Haritası. Kaynak: Coinglass

Bu sırada, CryptoQuant’a göre kripto para borsalarındaki LINK rezervleri ocak ayında yeni bir aylık dip gördü. Grafikte fiyat gerilese de yatırımcıların LINK biriktirmeye ve borsalardan çekmeye devam ettiği anlaşılıyor. Bu davranış, varlığa olan uzun vadeli güvenin göstergesi.

LINK Kripto Para Borsası Rezervi. Kaynak: CryptoQuant.

Ayrıca zincir üstü analiz platformu Santiment’in verileri de LINK’i son piyasa düşüşünden sonra hala değeri düşük kalan altcoin’ler arasında gösteriyor.

Eğer birikim baskısı fiyat gerilerken artarsa beklenmedik bir sıçrama görülebilir. Böyle bir hareket, bu hafta LINK short pozisyonları için likidasyon riskini büyütür.

River (RIVER): 3 Önemli Detay

River, merkeziyetsiz finans (DeFi) alanında chain-abstraction stablecoin sistemi sunan bir protokol. Kullanıcılar, teminatlarını bir blockchain’de kilitleyip, bir diğer blockchain’de köprü veya wrapped varlık ihtiyacı olmadan likiditeye ulaşabiliyor.

RIVER’ın piyasa değeri genel piyasadan ayrışarak 1,6 milyar doların üstüne çıktı. Sadece bir ay önce piyasa değeri 100 milyon doların altındaydı.

Bu hızlı yükseliş, birçok trader’ın FOMO’ya kapılmasına sebep oldu. Şu anda long pozisyonlar hakim ve bu da long tarafında yüksek bir likidasyon riskine kapı aralıyor.

RIVER Kripto Para Borsası Likidasyon Haritası. Kaynak: Coinglass

RIVER, beklentilerin tersine hareket edip bu hafta 60 dolar altına inerse long pozisyonlar için 35 milyon dolara varan likidasyon riski kapıda.

Peki bu olasılık gerçekten mümkün mü? Zincir üstü veriler ciddi uyarılar veriyor. Etherscan’e göre, en büyük beş River cüzdanı toplam arzın %96,6’sından fazlasını kontrol ediyor. Bu da ciddi bir yoğunlaşmaya işaret ediyor.

En Büyük 5 RIVER Token Sahibi. Kaynak: Etherscan

Honey adlı yatırımcı şöyle belirtti: ‘İçeridenler tarafından yönetiliyor, anlatacaklarım bu kadar. Mani̇pülasyon sürüyor. MYX, COAI, AIA’yla başladı ve neredeyse sıfıra indi. Dikkatli olun’ dedi.

Bazı yatırımcılar RIVER’ın yakında 100 dolar seviyesine çıkacağına güvenmeye devam etse de artık pek çok kişi fiyatın tersine dönebileceğinden korkuyor. Böyle bir dönüş, RIVER long pozisyonlarında ciddi likidasyon risklerini tetikleyebilir.

Bu altcoin’ler, ocak ayının sonunda altcoin piyasasında yaşanan farklı dinamikleri gözler önüne seriyor. Uzmanlar genel olarak altcoin piyasasının artık çok daha seçici bir yapıya büründüğü konusunda hemfikir. Sadece kurumsal ilgiyi çekebilen varlıklar sermaye akışını ve uzun vadeli büyümeyi sürdürebilecek gibi görünüyor.
Zcash fiyatı %35 düşüş yolunda mı? Yine de bir grup umutlu kalıyorZcash fiyatı son iki haftadır sürekli baskı altında seyrediyor ve genel yapı artık net şekilde düşüş yönlü. Ocak ayı ortasından bu yana ZEC, ana desteklerin kırılması halinde %35’lik ek bir düşüş riskine işaret eden bir kırılım yoluna girmiş durumda. Diğer yandan tüm sinyaller aynı yönde değil. Bazı büyük yatırımcılar hâlâ pozisyonlarını artırıyor ve kısa vadeli momentum göstergeleri, hızlı çıkışlara rağmen dipten alımın tamamen bitmediğini gösteriyor. Artık Zcash’in fiyatının birkaç kritik seviye civarında nasıl tepki vereceği; istikrar mı yoksa düşüşün devamı mı olacağını belirleyecek. Breakdown Yapısı %35 Düşüşe İşaret Ediyor Zcash’in günlük grafiği ayı bayrağının kırılımının 16 Ocak tarihinde, fiyatın 414 dolar bölgesinin altına düşmesiyle başladığını gösteriyor. Bu hareket, önceki fiyat durgunluğu aralığının kaybedildiğini ve düşüş eğiliminin teyit edildiğini gösteriyor. Bu önceki aralığın yüksekliği, ayı bayrağı direği ve kırılım projeksiyonuyla birlikte yapı, yaklaşık 266 dolar civarına işaret ediyor. Bu da kırılım bölgesinden itibaren yaklaşık %35’lik potansiyel bir düşüş anlamına geliyor. ZEC Breakdown Structure: TradingView Buna benzer token analizlerinden daha fazlası için Editör Harsh Notariya’nın günlük kripto para bültenine buradan abone olabilirsiniz. Artık bu, teorik bir risk olmaktan çıktı. ZEC fiyatı şimdiden projeksiyona paralel hareket ederek satıcıların genel trend üzerindeki hakimiyetini ortaya koydu. Ancak sadece yapı, fiyatın neden daha hızlı çökmediğini açıklamıyor. İşin sırrı momentumda ve sermaye akışında gizli. Büyük Yatırımcı’lar Devrede Ancak Bireysel Kararlılık Zayıf Düşüş yönlü yapıya rağmen Zcash, 25 Ocak dip seviyesinden bu yana kısa vadede yaklaşık %9 toparlanma yaşadı. Bu yükselişin, Chaikin Money Flow (CMF) göstergesindeki değişimle yakından ilişkili olduğu görülüyor. CMF, fiyattaki ve hacimdeki değişimleri birleştirerek büyük sermaye girişleri ya da çıkışlarını ölçer. CMF yükselirse, alım baskısı artıyor demektir. Sıfır çizgisinin altına inerse net çıkış sinyali verir. Son günlerde ZEC’in CMF verisi, haftalardır düşüş gösteren trend çizgisinin üzerine çıktı. Bu değişim, kısa vadeli toparlanmayı destekledi. Fakat CMF hâlâ sıfır çizgisinin altında. Yani alım baskısı var ancak genel trendi tersine çevirecek kadar güçlü değil. Daha önce benzer şekilde CMF’nin sıfırın üzerine çıkması yaklaşık %31’lik bir ralliye yol açmıştı. Bu nedenle kırılım riskinin yok sayılması için CMF sıfır seviyesinin geri kazanılması kritik önemde. CMF Breaks Out: TradingView Zincir üstü büyük yatırımcı verileri ise tabloya yeni bir boyut katıyor. Son 24 saatte balina ve mega balina adresleri sırasıyla yaklaşık %5,96 ve %1,39 oranında varlıklarını artırdı. Bu birikim, muhtemelen CMF’deki iyileşmenin sebebi. Yani büyük yatırımcılar zayıflığı fırsata çevirip alım yapmaktan kaçınmıyor. ZEC Whales: Nansen Bireysel yatırımcının davranışı ise farklı. Spot akış verileri, kısa süreli çıkışların ardından toparlanma sırasında net girişlerin geri döndüğünü gösteriyor. Kısaca, dünkü dip seviyeden neredeyse %9 yukarıya bir sıçrama olduğunda, satış baskısı yaklaşık 9 milyon dolara tırmandı. Bu da katılımcıların—muhtemelen bireysel yatırımcıların—bu yükselişleri pozisyon azaltma fırsatı olarak kullandığına, pozisyon artırmadığına işaret ediyor. Spot Inflows: Coinglass Bu ayrım, kararsız sinyalleri açıklıyor. Balinalar ZEC fiyatını belirli seviyelerde desteklerken bireysel yatırımcılar hâlâ temkinli davranıyor ve yükselişleri genellikle satış fırsatı olarak kullanıyor. Zcash fiyat yapısı belirleyici: MFI dip alımlarının sürdüğünü gösteriyor Para Akışı Endeksi (Money Flow Index / MFI), bu çelişkiyi daha net anlamamıza yardımcı oluyor. MFI, hem fiyat hem hacim verilerini kullanarak alım-satım baskısını izler. 14 Ocak ile 25 Ocak arasında ZEC fiyatı aşağı yönlü bir seyir izliyor, ancak MFI göstergesi yukarı yönlü hareket ediyor. Bu yükseliş yönlü ayrışma, fiyat düşerken bile özellikle dipten alımların devrede olduğunu gözler önüne seriyor. Böylece ZEC’teki düşüş eğilimine rağmen fiyatın tek seferde kırılmamasını da açıklıyor. Önceki grafikler ve metriklere bakılırsa, ‘Dipten Alım’ hareketlerinin arkasında büyük ihtimalle balina’lar yer alıyor. Dipten Alımlar Güçlü: TradingView Yine de tek başına dipten alım momentumu her zaman piyasanın yapısına galip gelemez. Artık fiyat seviyeleri, teknik göstergelerden çok daha önemli hale geliyor. Aşağı yönlü hareketlerde, 326 dolar seviyesi kritik öneme sahip. Bu seviye, önemli bir Fibonacci geri çekilmesiyle uyumlu ilerliyor ve şu ana kadar geçici bir taban görevi gördü. 326 doların altında net bir kırılma, hareketin hızlanarak 266 dolara inmesine yol açabilir ki bu da temel kırılım hedefi olarak öne çıkıyor. Satış baskısı daha da artarsa 250 dolar bile masada olabilir. Zcash Fiyat Analizi: TradingView Yukarıda ise Zcash fiyatının önce 402 doları geri alması şart. Bu seviye eski destek ve kısa vadeli direnç olarak öne çıkıyor. 402 doların aşılmasıyla birlikte sırada önemli bir eşik olarak 449 dolar seviyesi var. 449 doların üstüne kalıcı bir hareket gelirse, düşüş yapısını büyük ölçüde geçersiz kılacak ve kırılım senaryosunun geçerliliğini yitirdiğine işaret edecek.

Zcash fiyatı %35 düşüş yolunda mı? Yine de bir grup umutlu kalıyor

Zcash fiyatı son iki haftadır sürekli baskı altında seyrediyor ve genel yapı artık net şekilde düşüş yönlü. Ocak ayı ortasından bu yana ZEC, ana desteklerin kırılması halinde %35’lik ek bir düşüş riskine işaret eden bir kırılım yoluna girmiş durumda.

Diğer yandan tüm sinyaller aynı yönde değil. Bazı büyük yatırımcılar hâlâ pozisyonlarını artırıyor ve kısa vadeli momentum göstergeleri, hızlı çıkışlara rağmen dipten alımın tamamen bitmediğini gösteriyor. Artık Zcash’in fiyatının birkaç kritik seviye civarında nasıl tepki vereceği; istikrar mı yoksa düşüşün devamı mı olacağını belirleyecek.

Breakdown Yapısı %35 Düşüşe İşaret Ediyor

Zcash’in günlük grafiği ayı bayrağının kırılımının 16 Ocak tarihinde, fiyatın 414 dolar bölgesinin altına düşmesiyle başladığını gösteriyor. Bu hareket, önceki fiyat durgunluğu aralığının kaybedildiğini ve düşüş eğiliminin teyit edildiğini gösteriyor.

Bu önceki aralığın yüksekliği, ayı bayrağı direği ve kırılım projeksiyonuyla birlikte yapı, yaklaşık 266 dolar civarına işaret ediyor. Bu da kırılım bölgesinden itibaren yaklaşık %35’lik potansiyel bir düşüş anlamına geliyor.

ZEC Breakdown Structure: TradingView

Buna benzer token analizlerinden daha fazlası için Editör Harsh Notariya’nın günlük kripto para bültenine buradan abone olabilirsiniz.

Artık bu, teorik bir risk olmaktan çıktı. ZEC fiyatı şimdiden projeksiyona paralel hareket ederek satıcıların genel trend üzerindeki hakimiyetini ortaya koydu.

Ancak sadece yapı, fiyatın neden daha hızlı çökmediğini açıklamıyor. İşin sırrı momentumda ve sermaye akışında gizli.

Büyük Yatırımcı’lar Devrede Ancak Bireysel Kararlılık Zayıf

Düşüş yönlü yapıya rağmen Zcash, 25 Ocak dip seviyesinden bu yana kısa vadede yaklaşık %9 toparlanma yaşadı. Bu yükselişin, Chaikin Money Flow (CMF) göstergesindeki değişimle yakından ilişkili olduğu görülüyor.

CMF, fiyattaki ve hacimdeki değişimleri birleştirerek büyük sermaye girişleri ya da çıkışlarını ölçer. CMF yükselirse, alım baskısı artıyor demektir. Sıfır çizgisinin altına inerse net çıkış sinyali verir.

Son günlerde ZEC’in CMF verisi, haftalardır düşüş gösteren trend çizgisinin üzerine çıktı. Bu değişim, kısa vadeli toparlanmayı destekledi. Fakat CMF hâlâ sıfır çizgisinin altında. Yani alım baskısı var ancak genel trendi tersine çevirecek kadar güçlü değil.

Daha önce benzer şekilde CMF’nin sıfırın üzerine çıkması yaklaşık %31’lik bir ralliye yol açmıştı. Bu nedenle kırılım riskinin yok sayılması için CMF sıfır seviyesinin geri kazanılması kritik önemde.

CMF Breaks Out: TradingView

Zincir üstü büyük yatırımcı verileri ise tabloya yeni bir boyut katıyor. Son 24 saatte balina ve mega balina adresleri sırasıyla yaklaşık %5,96 ve %1,39 oranında varlıklarını artırdı. Bu birikim, muhtemelen CMF’deki iyileşmenin sebebi. Yani büyük yatırımcılar zayıflığı fırsata çevirip alım yapmaktan kaçınmıyor.

ZEC Whales: Nansen

Bireysel yatırımcının davranışı ise farklı. Spot akış verileri, kısa süreli çıkışların ardından toparlanma sırasında net girişlerin geri döndüğünü gösteriyor. Kısaca, dünkü dip seviyeden neredeyse %9 yukarıya bir sıçrama olduğunda, satış baskısı yaklaşık 9 milyon dolara tırmandı. Bu da katılımcıların—muhtemelen bireysel yatırımcıların—bu yükselişleri pozisyon azaltma fırsatı olarak kullandığına, pozisyon artırmadığına işaret ediyor.

Spot Inflows: Coinglass

Bu ayrım, kararsız sinyalleri açıklıyor. Balinalar ZEC fiyatını belirli seviyelerde desteklerken bireysel yatırımcılar hâlâ temkinli davranıyor ve yükselişleri genellikle satış fırsatı olarak kullanıyor.

Zcash fiyat yapısı belirleyici: MFI dip alımlarının sürdüğünü gösteriyor

Para Akışı Endeksi (Money Flow Index / MFI), bu çelişkiyi daha net anlamamıza yardımcı oluyor. MFI, hem fiyat hem hacim verilerini kullanarak alım-satım baskısını izler.

14 Ocak ile 25 Ocak arasında ZEC fiyatı aşağı yönlü bir seyir izliyor, ancak MFI göstergesi yukarı yönlü hareket ediyor. Bu yükseliş yönlü ayrışma, fiyat düşerken bile özellikle dipten alımların devrede olduğunu gözler önüne seriyor. Böylece ZEC’teki düşüş eğilimine rağmen fiyatın tek seferde kırılmamasını da açıklıyor. Önceki grafikler ve metriklere bakılırsa, ‘Dipten Alım’ hareketlerinin arkasında büyük ihtimalle balina’lar yer alıyor.

Dipten Alımlar Güçlü: TradingView

Yine de tek başına dipten alım momentumu her zaman piyasanın yapısına galip gelemez. Artık fiyat seviyeleri, teknik göstergelerden çok daha önemli hale geliyor.

Aşağı yönlü hareketlerde, 326 dolar seviyesi kritik öneme sahip. Bu seviye, önemli bir Fibonacci geri çekilmesiyle uyumlu ilerliyor ve şu ana kadar geçici bir taban görevi gördü. 326 doların altında net bir kırılma, hareketin hızlanarak 266 dolara inmesine yol açabilir ki bu da temel kırılım hedefi olarak öne çıkıyor. Satış baskısı daha da artarsa 250 dolar bile masada olabilir.

Zcash Fiyat Analizi: TradingView

Yukarıda ise Zcash fiyatının önce 402 doları geri alması şart.

Bu seviye eski destek ve kısa vadeli direnç olarak öne çıkıyor. 402 doların aşılmasıyla birlikte sırada önemli bir eşik olarak 449 dolar seviyesi var. 449 doların üstüne kalıcı bir hareket gelirse, düşüş yapısını büyük ölçüde geçersiz kılacak ve kırılım senaryosunun geçerliliğini yitirdiğine işaret edecek.
Wirex Limited CEO’su Chet Shah: Dolandırıcılık, Fon Dondurma ve 2025 Şeffaflık RaporuWirex Limited, 2025 yılında hem artan regülasyon baskısı hem de çoğunlukla fon dondurma şikayetleriyle gündeme gelirken, bireysel yatırımcı dolandırıcılığı kaynaklı 180.000 sterlin’den fazla zararı önlemeyi başarıyor. Şirket, bu süreçteki denge arayışını 2025 Şeffaflık Raporu’nda detaylı biçimde paylaşıyor. BeInCrypto’ya özel verdiği röportajda CEO Chet Shah, Wirex’in dolandırıcılıkla mücadele kontrollerinin, müşteri koruma adımlarının ve regülatif şeffaflık kararlarının arka planında yer alan hassas dengeyi açıklıyor. BeInCrypto: Piyasadaki çoğu kripto para şirketi bu kadar detaylı veriyi —hele kusurları da gösteren istatistikleri— gönüllü biçimde paylaşmıyor. Şikayet çözüm süreleri ve FOS kararları gibi verileri kamuoyu ile paylaşırken şirket içinde nasıl tartışmalar yaşandı? Şeffaflıkla birlikte rakiplere karşı zayıf noktaları ifşa etme riskini nasıl değerlendirdiniz? Chet: ‘Şeffaf olmak konusunda uzun süren iç tartışmalar yaşanmadı. Wirex Limited’ın CEO’su olduğumda, güven inşa etmenin yolu olarak şeffaflığı seçmeye söz verdim. Her şeyi kusursuz göstermek isteyen diğer şirketlerin aksine, mükemmel olmak için öğrenmeye ve açık olmaya ihtiyaç olduğuna inanıyor ve paydaşların böyle dürüst bir yaklaşıma daha çok değer vereceğini biliyordum. Benim için şeffaflık, müşterilerimize, iş ortaklarımıza ve ekip arkadaşlarımıza sorumluluklarımızı ciddiye aldığımızı ve dürüstçe iletişim kurmaya hazır olduğumuzu gösteriyor. Aynı zamanda bu yaklaşım kurum içinde de olumlu bir kültür yaratıyor: Zor konuları halının altına süpürmek yerine çözüm odaklılık ve işbirliği teşvik ediliyor. Sonuç olarak, açıklık güveni güçlendiriyor, hesap verebilirliği destekliyor ve şirketi uzun vadede daha saygın ve dayanıklı kılıyor’ dedi. BeInCrypto: Lider şikayet teması olarak fon dondurma karşımıza çıkıyor. Dolandırıcılığı önleme zorunluluğunuz ile gerçek müşterilere zarar verme riski arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? Haksız yere işaretlendiğini düşünen müşteriler için Wirex içinde gerçekten hangi yollar açık? Chet: “Bu dengeyi her gün göz önünde bulunduruyoruz. Bir yanda müşterilerimizi koruma ve finansal sistemin bütünlüğünü sağlama konusunda hem ahlaki hem de regülatif sorumluluğumuz var. Diğer yanda ise hizmetlerimizin erişilebilir ve güvenilir olmasını sağlamak zorundayız. Doğru dengeyi bulmak her zaman kolay olmuyor ve şeffafça kabul ediyoruz: Gelişime açık olduğumuz anlar var. Ne yazık ki dolandırıcılık ve finansal suçlar yaygın. Dikkatli olmak şart. Ancak bazen bu hassasiyet, gerçek kullanıcılarımızın da geçici aksaklıklar yaşamasına —örneğin fon dondurma— yol açabiliyor. Amacımız her zaman, yasal görevlerimizden ödün vermeden bu etkiyi en aza indirmek. Haksız yere işaretlendiğini düşünen müşteriler için Wirex’te, şikayetlerin hızlı ve detaylıca ele alınmasını sağlayan sıkı SLA’lar ile net bir başvuru sürecimiz var. Mümkün olan her durumda anlamlı çözüm sunmayı hedefliyoruz. Bunun yanında, regülasyonlar soruşturma sırasında paylaşabileceğimiz bilgiler üzerinde kısıtlar getiriyor: Bazen hesapları yeniden açamayabiliyor veya tüm detayları açıklayamıyoruz. Bu durum bazen rahatsızlık yaratsa da yaklaşımımız hem bütünlükten hem de finansal ekosistemin güvenliğinden ödün vermemek üzerine kurulu. Sonuç olarak, bu karmaşık süreci yönetirken adil, şeffaf ve hızlı olmaya azami çabayı gösteriyoruz’ dedi. BeInCrypto: Sosyal medya platformlarından, dolandırıcılık yayılımındaki rolleriyle ilgili sizden herhangi bir geri dönüş oldu mu? Fintech ve Big Tech arasında bu soruna karşı anlamlı bir işbirliği mümkün mü sizce? Chet: ‘Wirex, diğer fintech şirketleri ve sektör kurumları olarak konuyla ilgili sürekli çaba harcamamıza rağmen, sosyal medya platformlarından bu konuda sınırlı bir ilgi gördük. Online platformların dolandırıcılığın yayılmasındaki rolüne dair farkındalık artsa da bu farkındalığın geniş ölçekli ve koordineli aksiyona dönüşmesi halen zor. Regülatif ilerleme de yavaş ilerliyor: Hükümetler dijital dolandırıcılığın değişen doğasına ayak uydurmak için zamanla yarışıyor adeta. Bu arada, finansal hizmet kuruluşları, dolandırıcılık müşteri yolculuğunun erken aşamalarında başlasa bile, müşteriyi koruma ve dolandırıcılığı önleme yükünün büyük kısmını omuzluyor. İleriye bakarsak, fintech’ler ve Big Tech arasında daha yakın bir işbirliği için açık bir fırsat var. Daha net regülasyonlar ve birlikte çalışma taahhüdüyle, sektör, dolandırıcılığın müşteriye ulaşmadan engellenebileceği, uçtan uca daha etkili çözümler ortaya koyabilir’ diye belirtti. BeInCrypto: Fintech sektörü halen erkek egemen, özellikle teknik ve liderlik rollerinde. Wirex’in çalışanlarının %51’inin kadın olması dikkat çekiyor. Bu oran bilinçli işe alım ve politika tercihlerinin sonucu mu, yoksa şirket kültürü ve uzaktan çalışma modeli doğal olarak başvuran adayları mı değiştirdi? Bu denge üst yönetim ve teknik ekiplere de yansıyor mu, yoksa halen kapatılması gereken yapısal farklar var mı? Chet: ‘Cinsiyet dengemiz kotalara veya manşet hedeflere dayanmıyor, adil ve yetkinlik odaklı işe alım ile kapsayıcı bir iş ortamının sonucu. Biz, yeteneğe öncelik verir, işe alımda bilinçsiz önyargıyı en aza indirmeye çalışır ve esnek, uzaktan çalışma imkanıyla daha geniş bir yetenek havuzu yaratırız. Bu yaklaşım şirketin büyük kısmında karşılık buluyor. Fakat genel sektörde olduğu gibi, üst yönetim ve yüksek teknik pozisyonlarda ilerleme biraz daha yavaş olabiliyor: Çünkü yetenek havuzu daha sınırlı ve sirkülasyon az. Kısa vadeli çözümler yerine, uzun vadeli çeşitliliği garantileyen sürdürülebilir bir yetenek hattı inşa etmeye odaklanıyoruz. Daha geniş açıdan bakarsak, farklılıklara gerçek anlamda değer veren bir şirket olmayı hedefliyoruz. Wirex için çeşitlilik yalnızca cinsiyetle sınırlı değil; çok çeşitli geçmişlerden, deneyimlerden ve bakış açılarından insanları şirketimize çekmek, desteklemek ve geliştirmek temel ilkemiz’ dedi. BeInCrypto: Önümüzdeki 18 aya bakınca, Birleşik Krallık’ta değişen kripto para regülasyonları, Avrupa’da devreye girecek MiCA çerçevesi, potansiyel makroekonomik rüzgarlar ve ödeme sektöründe artan rekabetle birlikte, stratejik açıdan en çok sizi düşündüren veya endişelendiren belirsizlik nedir? Chet: “Küresel bir grubun parçası olarak faaliyet gösteren bir şirket için, önümüzdeki 18 ayda en büyük zorluklardan biri regülasyonların coğrafi olarak tutarsızlığı. Regülasyon birçok pazarda ilerlerken, her ülke ya da ticaret bloku kendi framework’ünü, yorumunu ve takvimini, kendine has yerel dinamiklerle uyguluyor. Brexit sonrası bu karmaşa daha da arttı: Artık Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği kendi regülasyonlarını ayrı ayrı yürütüyor. Buna ek olarak AB, ABD ve APAC ülkeleri arasında da farklar ve ayrışmalar büyüyor. Farklı regülasyon beklentileriyle küresel bir operasyonu yönetmek ciddi koordinasyon ve uzun vadeli plan gerektiriyor. Yerel regülasyonlar gereklilik ve uygunluk açısından önemli. Ancak, piyasa bazında belirli gereksinimlerle desteklenen ortak küresel standartlarda daha fazla uyum, gereksiz karmaşıklığı azaltabilir. Şu anki durumda ise regülasyonlar, öncelikle yerel ihtiyaçlara odaklanıyor ve bu da küresel tutarlılığı zorlaştırıyor. Stratejik olarak, farklı bölgelerde regülasyona uyumla birlikte sürekli inovasyon yapabilmek, önümüzdeki dönem için odakta kalıyor’ diye ifade etti. BeInCrypto: Raporda ‘gerçekten bir sonuç yok’ diyorsunuz. Ama 2025 yılını Wirex adına tek bir cümleyle özetlemeniz gerekse nasıl tanımlardınız? Chet: “2025, Wirex Limited’ın güçlü ve dayanıklı bir şirket olarak konumunu pekiştirirken, aynı zamanda sürdürülebilir büyüme için temelleri de attı. Organizasyonu mükemmeliyet, şeffaflık ve uzun vadeli düşünceyle güçlendirdik. Bundan sonra da şirketi bu ilkelerle inşa etmeye ve büyütmeye devam edeceğiz’ dedi. Wirex Limited’in 2025 Şeffaflık Raporu’nun tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Wirex Limited CEO’su Chet Shah: Dolandırıcılık, Fon Dondurma ve 2025 Şeffaflık Raporu

Wirex Limited, 2025 yılında hem artan regülasyon baskısı hem de çoğunlukla fon dondurma şikayetleriyle gündeme gelirken, bireysel yatırımcı dolandırıcılığı kaynaklı 180.000 sterlin’den fazla zararı önlemeyi başarıyor.

Şirket, bu süreçteki denge arayışını 2025 Şeffaflık Raporu’nda detaylı biçimde paylaşıyor. BeInCrypto’ya özel verdiği röportajda CEO Chet Shah, Wirex’in dolandırıcılıkla mücadele kontrollerinin, müşteri koruma adımlarının ve regülatif şeffaflık kararlarının arka planında yer alan hassas dengeyi açıklıyor.

BeInCrypto: Piyasadaki çoğu kripto para şirketi bu kadar detaylı veriyi —hele kusurları da gösteren istatistikleri— gönüllü biçimde paylaşmıyor. Şikayet çözüm süreleri ve FOS kararları gibi verileri kamuoyu ile paylaşırken şirket içinde nasıl tartışmalar yaşandı? Şeffaflıkla birlikte rakiplere karşı zayıf noktaları ifşa etme riskini nasıl değerlendirdiniz?

Chet: ‘Şeffaf olmak konusunda uzun süren iç tartışmalar yaşanmadı. Wirex Limited’ın CEO’su olduğumda, güven inşa etmenin yolu olarak şeffaflığı seçmeye söz verdim. Her şeyi kusursuz göstermek isteyen diğer şirketlerin aksine, mükemmel olmak için öğrenmeye ve açık olmaya ihtiyaç olduğuna inanıyor ve paydaşların böyle dürüst bir yaklaşıma daha çok değer vereceğini biliyordum.

Benim için şeffaflık, müşterilerimize, iş ortaklarımıza ve ekip arkadaşlarımıza sorumluluklarımızı ciddiye aldığımızı ve dürüstçe iletişim kurmaya hazır olduğumuzu gösteriyor. Aynı zamanda bu yaklaşım kurum içinde de olumlu bir kültür yaratıyor: Zor konuları halının altına süpürmek yerine çözüm odaklılık ve işbirliği teşvik ediliyor. Sonuç olarak, açıklık güveni güçlendiriyor, hesap verebilirliği destekliyor ve şirketi uzun vadede daha saygın ve dayanıklı kılıyor’ dedi.

BeInCrypto: Lider şikayet teması olarak fon dondurma karşımıza çıkıyor. Dolandırıcılığı önleme zorunluluğunuz ile gerçek müşterilere zarar verme riski arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? Haksız yere işaretlendiğini düşünen müşteriler için Wirex içinde gerçekten hangi yollar açık?

Chet: “Bu dengeyi her gün göz önünde bulunduruyoruz. Bir yanda müşterilerimizi koruma ve finansal sistemin bütünlüğünü sağlama konusunda hem ahlaki hem de regülatif sorumluluğumuz var. Diğer yanda ise hizmetlerimizin erişilebilir ve güvenilir olmasını sağlamak zorundayız. Doğru dengeyi bulmak her zaman kolay olmuyor ve şeffafça kabul ediyoruz: Gelişime açık olduğumuz anlar var.

Ne yazık ki dolandırıcılık ve finansal suçlar yaygın. Dikkatli olmak şart. Ancak bazen bu hassasiyet, gerçek kullanıcılarımızın da geçici aksaklıklar yaşamasına —örneğin fon dondurma— yol açabiliyor. Amacımız her zaman, yasal görevlerimizden ödün vermeden bu etkiyi en aza indirmek.

Haksız yere işaretlendiğini düşünen müşteriler için Wirex’te, şikayetlerin hızlı ve detaylıca ele alınmasını sağlayan sıkı SLA’lar ile net bir başvuru sürecimiz var. Mümkün olan her durumda anlamlı çözüm sunmayı hedefliyoruz.

Bunun yanında, regülasyonlar soruşturma sırasında paylaşabileceğimiz bilgiler üzerinde kısıtlar getiriyor: Bazen hesapları yeniden açamayabiliyor veya tüm detayları açıklayamıyoruz. Bu durum bazen rahatsızlık yaratsa da yaklaşımımız hem bütünlükten hem de finansal ekosistemin güvenliğinden ödün vermemek üzerine kurulu. Sonuç olarak, bu karmaşık süreci yönetirken adil, şeffaf ve hızlı olmaya azami çabayı gösteriyoruz’ dedi.

BeInCrypto: Sosyal medya platformlarından, dolandırıcılık yayılımındaki rolleriyle ilgili sizden herhangi bir geri dönüş oldu mu? Fintech ve Big Tech arasında bu soruna karşı anlamlı bir işbirliği mümkün mü sizce?

Chet: ‘Wirex, diğer fintech şirketleri ve sektör kurumları olarak konuyla ilgili sürekli çaba harcamamıza rağmen, sosyal medya platformlarından bu konuda sınırlı bir ilgi gördük. Online platformların dolandırıcılığın yayılmasındaki rolüne dair farkındalık artsa da bu farkındalığın geniş ölçekli ve koordineli aksiyona dönüşmesi halen zor.

Regülatif ilerleme de yavaş ilerliyor: Hükümetler dijital dolandırıcılığın değişen doğasına ayak uydurmak için zamanla yarışıyor adeta. Bu arada, finansal hizmet kuruluşları, dolandırıcılık müşteri yolculuğunun erken aşamalarında başlasa bile, müşteriyi koruma ve dolandırıcılığı önleme yükünün büyük kısmını omuzluyor.

İleriye bakarsak, fintech’ler ve Big Tech arasında daha yakın bir işbirliği için açık bir fırsat var. Daha net regülasyonlar ve birlikte çalışma taahhüdüyle, sektör, dolandırıcılığın müşteriye ulaşmadan engellenebileceği, uçtan uca daha etkili çözümler ortaya koyabilir’ diye belirtti.

BeInCrypto: Fintech sektörü halen erkek egemen, özellikle teknik ve liderlik rollerinde. Wirex’in çalışanlarının %51’inin kadın olması dikkat çekiyor. Bu oran bilinçli işe alım ve politika tercihlerinin sonucu mu, yoksa şirket kültürü ve uzaktan çalışma modeli doğal olarak başvuran adayları mı değiştirdi? Bu denge üst yönetim ve teknik ekiplere de yansıyor mu, yoksa halen kapatılması gereken yapısal farklar var mı?

Chet: ‘Cinsiyet dengemiz kotalara veya manşet hedeflere dayanmıyor, adil ve yetkinlik odaklı işe alım ile kapsayıcı bir iş ortamının sonucu. Biz, yeteneğe öncelik verir, işe alımda bilinçsiz önyargıyı en aza indirmeye çalışır ve esnek, uzaktan çalışma imkanıyla daha geniş bir yetenek havuzu yaratırız.

Bu yaklaşım şirketin büyük kısmında karşılık buluyor. Fakat genel sektörde olduğu gibi, üst yönetim ve yüksek teknik pozisyonlarda ilerleme biraz daha yavaş olabiliyor: Çünkü yetenek havuzu daha sınırlı ve sirkülasyon az. Kısa vadeli çözümler yerine, uzun vadeli çeşitliliği garantileyen sürdürülebilir bir yetenek hattı inşa etmeye odaklanıyoruz.

Daha geniş açıdan bakarsak, farklılıklara gerçek anlamda değer veren bir şirket olmayı hedefliyoruz. Wirex için çeşitlilik yalnızca cinsiyetle sınırlı değil; çok çeşitli geçmişlerden, deneyimlerden ve bakış açılarından insanları şirketimize çekmek, desteklemek ve geliştirmek temel ilkemiz’ dedi.

BeInCrypto: Önümüzdeki 18 aya bakınca, Birleşik Krallık’ta değişen kripto para regülasyonları, Avrupa’da devreye girecek MiCA çerçevesi, potansiyel makroekonomik rüzgarlar ve ödeme sektöründe artan rekabetle birlikte, stratejik açıdan en çok sizi düşündüren veya endişelendiren belirsizlik nedir?

Chet: “Küresel bir grubun parçası olarak faaliyet gösteren bir şirket için, önümüzdeki 18 ayda en büyük zorluklardan biri regülasyonların coğrafi olarak tutarsızlığı. Regülasyon birçok pazarda ilerlerken, her ülke ya da ticaret bloku kendi framework’ünü, yorumunu ve takvimini, kendine has yerel dinamiklerle uyguluyor.

Brexit sonrası bu karmaşa daha da arttı: Artık Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği kendi regülasyonlarını ayrı ayrı yürütüyor. Buna ek olarak AB, ABD ve APAC ülkeleri arasında da farklar ve ayrışmalar büyüyor. Farklı regülasyon beklentileriyle küresel bir operasyonu yönetmek ciddi koordinasyon ve uzun vadeli plan gerektiriyor.

Yerel regülasyonlar gereklilik ve uygunluk açısından önemli. Ancak, piyasa bazında belirli gereksinimlerle desteklenen ortak küresel standartlarda daha fazla uyum, gereksiz karmaşıklığı azaltabilir. Şu anki durumda ise regülasyonlar, öncelikle yerel ihtiyaçlara odaklanıyor ve bu da küresel tutarlılığı zorlaştırıyor.

Stratejik olarak, farklı bölgelerde regülasyona uyumla birlikte sürekli inovasyon yapabilmek, önümüzdeki dönem için odakta kalıyor’ diye ifade etti.

BeInCrypto: Raporda ‘gerçekten bir sonuç yok’ diyorsunuz. Ama 2025 yılını Wirex adına tek bir cümleyle özetlemeniz gerekse nasıl tanımlardınız?

Chet: “2025, Wirex Limited’ın güçlü ve dayanıklı bir şirket olarak konumunu pekiştirirken, aynı zamanda sürdürülebilir büyüme için temelleri de attı. Organizasyonu mükemmeliyet, şeffaflık ve uzun vadeli düşünceyle güçlendirdik. Bundan sonra da şirketi bu ilkelerle inşa etmeye ve büyütmeye devam edeceğiz’ dedi.

Wirex Limited’in 2025 Şeffaflık Raporu’nun tamamını buradan okuyabilirsiniz.
XRP rezervleri Binance ve Upbit’te Ocak ayında arttı: Satış baskısı endişesiXRP fiyatı 2 dolar seviyesinin altına gerileyerek yıl başından bu yana kaydettiği toparlanmayı neredeyse tamamen sildi. Aynı süreçte, birçok büyük kripto para borsasında XRP bakiyeleri de artış gösterdi. Bu eğilim, daha fazla düşüş riski konusunda yatırımcıların endişesini artırdı. Geri çekilme, jeopolitik gerginliklerin yatırımcıları riskten kaçınmaya yöneltmesiyle, genel kripto para piyasasındaki zayıflıkla aynı döneme denk geldi. Ancak birçok analist 2026 yılı için XRP konusunda hâlâ iyimserliğini koruyor. XRP Kripto Para Borsası Rezervleri ve Balina’dan Borsaya Aktarımlar Ocakta Arttı CryptoQuant verilerine göre, başta Binance ve Upbit olmak üzere büyük borsalardaki XRP rezervlerinde Ocak 2026’da dikkat çekici bir artış yaşandı. XRP Exchange Reserve. Kaynak: CryptoQuant. Grafik, yıl başından bu yana yatırımcıların sürekli olarak XRP’lerini borsalara aktardığını gösteriyor. Bu nedenle Binance’teki bakiyeler 2,72 milyar XRP’ye çıkarken, Upbit neredeyse 6,3 milyar XRP tutuyor. Toplamda, borsa rezervleri artık dolaşımdaki arzın yaklaşık %10’una karşılık geliyor. Özellikle Upbit bakiyeleri ile XRP fiyatı arasında ters bir korelasyonun giderek netleştiği dikkat çekiyor. Ocak ayının ilk haftasında Upbit rezervleri yükselmeye başladığından beri, XRP fiyatı 2,40 dolardan 1,83 dolara geriledi. Bu tablo, Koreli yatırımcıların XRP fiyatındaki hareket üzerindeki etkisinin büyüklüğüne işaret ediyor. Diğer önemli bir zincir üstü veri ise Whale Exchange Transactions (Binance üzerinde), yani balina’ların borsalarla yaptığı transferlerin sayısı. Bu gösterge, büyük yatırımcıların coin’lerini trading platformlarına ne kadar aktif taşıdığını ortaya koyuyor. XRP Whale to Exchange Transaction. Kaynak: CryptoQuant Hem borsa rezervlerinde artış hem balina transferlerinin yükselmesi, satış baskısının güçlenmesine yol açabilir. Veriler, daha fazla balina’nın XRP’lerini borsalara taşıdığını işaret ediyor. Ek olarak, XRP ETF’leri kasım 2025’te piyasaya girdiğinden beri sadece iki gün çıkış kaydetti. İlk çıkış 7 Ocak’ta yaşanırken, fonlardan 40,80 milyon dolar çekildi. İkinci ve şimdiye kadarki en büyük çıkış ise 20 Ocak’ta; bu tarihte Grayscale’in GXRP’sinden ağırlıklı olmak üzere toplam 53,32 milyon dolar çıkış oldu. 20 Ocak satışı, büyük ölçüde Başkan Trump’ın Avrupa’daki NATO üyelerine yönelik gümrük tarifesi tehditleriyle tetiklenen Amerikan piyasalarında genel bir riskten kaçış hamlesinin sonucu olarak gerçekleşti. Toplam XRP Spot ETF Net Girişi. Kaynak: SoSoValue BeInCrypto’nun son analizine göre eğer fon girişleri duraklar ve negatife dönerse, bu genellikle kurumsal talepte bir mola veya geri çekilmeye işaret ediyor. Bu sırada XRP, yıl başındaki toparlanmanın neredeyse tamamını sildi ve şu anda kritik 1,88 dolar destek seviyesinin hemen üzerinde işlem görüyor. Önceki analizlerde, bu seviyenin altına inilirse ek olarak %4-5 oranında bir düşüşün tetiklenebileceği ve fiyatı 1 doların altına çekebileceği uyarısı yapılmıştı. Tüm bu risklere karşın, XRP’nin satış baskısını absorbe etmesini sağlayacak bazı olumlu faktörler de var. Token Relations’ın yakın tarihli raporunda, özellikle ocak ayında XRP ETF trading hacimlerinde önemli bir yükseliş olduğuna dikkat çekiliyor. Raporda ayrıca XRP Ledger (XRPL) üzerinde DeFi ürünlerine yönelik talebin de arttığı belirtiliyor. XRP Spot ETF Trading Volümü. Kaynak: Token Relations [Token Relations](https://x.com/TokenRelations/status/2014753428954911038) şunları belirtti: Aralık 2025’te XRP ETF’lerine 483 milyon dolar giriş olurken, aynı dönemde Bitcoin ETF’lerinden vergi amaçlı satış sezonunda 1,09 milyar dolar çıkış yaşandı. Bu tablo, 2026 öncesinde kurumsal yatırımcıların Bitcoin’den XRP’ye yöneldiğine işaret ediyor. Trading likiditesi sağlam kalmaya devam etti ve günlük işlenen değer 20 milyon dolar ile 80 milyon dolar arasında seyretti. Altcoin ETF lansmanlarında beklenenden daha iyi bir benimseme görüldü; günlük düzenli girişler, spekülatif trading’den ziyade sistematik portföy dağılım stratejilerini yansıtıyor dedi. Bu iki çıkış gününe rağmen, toplam net girişler 23 Ocak itibarıyla hâlâ 1,23 milyar dolar seviyesinde bulunuyor ve toplam net varlıklar 1,36 milyar dolara ulaşıyor. Analistler, çıkışların temel olarak makro faktörlerle ilgili olduğunu ve XRP’ye yönelik yatırımcı hissiyatında temel bir değişim olmadığına dikkat çekiyor. Ripple son dönemde XRP Ledger’daki stablecoin’i RLUSD’nin kullanım alanlarını artırmaya devam ediyor. Şirket, farklı ülkeler ve kurumlarla yeni iş birliklerine imza atıyor. Bu olumlu gelişmeler, XRP fiyatı için önemli bir destek oluşturabilir. Eğer token 1,88 dolar üzerinde kalır ve ETF’lere girişler sürerse, 2,40 dolar seviyesinin yeniden test edilme ihtimali güçlü. Ancak destek seviyesinin altına inilirse gözler 1,25 dolara çevrilecek.

XRP rezervleri Binance ve Upbit’te Ocak ayında arttı: Satış baskısı endişesi

XRP fiyatı 2 dolar seviyesinin altına gerileyerek yıl başından bu yana kaydettiği toparlanmayı neredeyse tamamen sildi. Aynı süreçte, birçok büyük kripto para borsasında XRP bakiyeleri de artış gösterdi. Bu eğilim, daha fazla düşüş riski konusunda yatırımcıların endişesini artırdı.

Geri çekilme, jeopolitik gerginliklerin yatırımcıları riskten kaçınmaya yöneltmesiyle, genel kripto para piyasasındaki zayıflıkla aynı döneme denk geldi. Ancak birçok analist 2026 yılı için XRP konusunda hâlâ iyimserliğini koruyor.

XRP Kripto Para Borsası Rezervleri ve Balina’dan Borsaya Aktarımlar Ocakta Arttı

CryptoQuant verilerine göre, başta Binance ve Upbit olmak üzere büyük borsalardaki XRP rezervlerinde Ocak 2026’da dikkat çekici bir artış yaşandı.

XRP Exchange Reserve. Kaynak: CryptoQuant.

Grafik, yıl başından bu yana yatırımcıların sürekli olarak XRP’lerini borsalara aktardığını gösteriyor. Bu nedenle Binance’teki bakiyeler 2,72 milyar XRP’ye çıkarken, Upbit neredeyse 6,3 milyar XRP tutuyor. Toplamda, borsa rezervleri artık dolaşımdaki arzın yaklaşık %10’una karşılık geliyor.

Özellikle Upbit bakiyeleri ile XRP fiyatı arasında ters bir korelasyonun giderek netleştiği dikkat çekiyor. Ocak ayının ilk haftasında Upbit rezervleri yükselmeye başladığından beri, XRP fiyatı 2,40 dolardan 1,83 dolara geriledi. Bu tablo, Koreli yatırımcıların XRP fiyatındaki hareket üzerindeki etkisinin büyüklüğüne işaret ediyor.

Diğer önemli bir zincir üstü veri ise Whale Exchange Transactions (Binance üzerinde), yani balina’ların borsalarla yaptığı transferlerin sayısı. Bu gösterge, büyük yatırımcıların coin’lerini trading platformlarına ne kadar aktif taşıdığını ortaya koyuyor.

XRP Whale to Exchange Transaction. Kaynak: CryptoQuant

Hem borsa rezervlerinde artış hem balina transferlerinin yükselmesi, satış baskısının güçlenmesine yol açabilir. Veriler, daha fazla balina’nın XRP’lerini borsalara taşıdığını işaret ediyor.

Ek olarak, XRP ETF’leri kasım 2025’te piyasaya girdiğinden beri sadece iki gün çıkış kaydetti. İlk çıkış 7 Ocak’ta yaşanırken, fonlardan 40,80 milyon dolar çekildi. İkinci ve şimdiye kadarki en büyük çıkış ise 20 Ocak’ta; bu tarihte Grayscale’in GXRP’sinden ağırlıklı olmak üzere toplam 53,32 milyon dolar çıkış oldu. 20 Ocak satışı, büyük ölçüde Başkan Trump’ın Avrupa’daki NATO üyelerine yönelik gümrük tarifesi tehditleriyle tetiklenen Amerikan piyasalarında genel bir riskten kaçış hamlesinin sonucu olarak gerçekleşti.

Toplam XRP Spot ETF Net Girişi. Kaynak: SoSoValue

BeInCrypto’nun son analizine göre eğer fon girişleri duraklar ve negatife dönerse, bu genellikle kurumsal talepte bir mola veya geri çekilmeye işaret ediyor.

Bu sırada XRP, yıl başındaki toparlanmanın neredeyse tamamını sildi ve şu anda kritik 1,88 dolar destek seviyesinin hemen üzerinde işlem görüyor. Önceki analizlerde, bu seviyenin altına inilirse ek olarak %4-5 oranında bir düşüşün tetiklenebileceği ve fiyatı 1 doların altına çekebileceği uyarısı yapılmıştı.

Tüm bu risklere karşın, XRP’nin satış baskısını absorbe etmesini sağlayacak bazı olumlu faktörler de var. Token Relations’ın yakın tarihli raporunda, özellikle ocak ayında XRP ETF trading hacimlerinde önemli bir yükseliş olduğuna dikkat çekiliyor. Raporda ayrıca XRP Ledger (XRPL) üzerinde DeFi ürünlerine yönelik talebin de arttığı belirtiliyor.

XRP Spot ETF Trading Volümü. Kaynak: Token Relations

[Token Relations](https://x.com/TokenRelations/status/2014753428954911038) şunları belirtti: Aralık 2025’te XRP ETF’lerine 483 milyon dolar giriş olurken, aynı dönemde Bitcoin ETF’lerinden vergi amaçlı satış sezonunda 1,09 milyar dolar çıkış yaşandı. Bu tablo, 2026 öncesinde kurumsal yatırımcıların Bitcoin’den XRP’ye yöneldiğine işaret ediyor. Trading likiditesi sağlam kalmaya devam etti ve günlük işlenen değer 20 milyon dolar ile 80 milyon dolar arasında seyretti. Altcoin ETF lansmanlarında beklenenden daha iyi bir benimseme görüldü; günlük düzenli girişler, spekülatif trading’den ziyade sistematik portföy dağılım stratejilerini yansıtıyor dedi.

Bu iki çıkış gününe rağmen, toplam net girişler 23 Ocak itibarıyla hâlâ 1,23 milyar dolar seviyesinde bulunuyor ve toplam net varlıklar 1,36 milyar dolara ulaşıyor. Analistler, çıkışların temel olarak makro faktörlerle ilgili olduğunu ve XRP’ye yönelik yatırımcı hissiyatında temel bir değişim olmadığına dikkat çekiyor.

Ripple son dönemde XRP Ledger’daki stablecoin’i RLUSD’nin kullanım alanlarını artırmaya devam ediyor. Şirket, farklı ülkeler ve kurumlarla yeni iş birliklerine imza atıyor. Bu olumlu gelişmeler, XRP fiyatı için önemli bir destek oluşturabilir. Eğer token 1,88 dolar üzerinde kalır ve ETF’lere girişler sürerse, 2,40 dolar seviyesinin yeniden test edilme ihtimali güçlü. Ancak destek seviyesinin altına inilirse gözler 1,25 dolara çevrilecek.
XRP Fiyatı Dipte: %11’lik Yukarı Yönlü Hamle Şansı GüçleniyorXRP, ay başından beri satış baskısı altında kalarak sürekli bir düşüş trendine girdi ve token aylık dip seviyesini test etti. Dışarıdan bakıldığında bu düşüş ‘düşüş yönlü’ görünüyor ancak geçmiş veriler bu sürecin devamdan çok bir yorgunluk işareti olabileceğine işaret ediyor. Bu tür formasyonlar genellikle satış baskısı azalınca ve birikim başladığında dönüşlerin habercisi olur. XRP Holder’lar Yükseliş Yönlü Baskı Yapıyor Zincir üstü veriler uzun vadeli yatırımcılarda güvenin arttığına dikkat çekiyor. XRP’nin Liveliness metriği son altı haftada sert şekilde geriledi ve şu anda iki ayın en düşük seviyesinde. Liveliness, yatırımcıların coin’leri harcayıp harcamadığını ya da hodl mı yaptığını ölçüyor. Bu değerin düşmesi dağıtımdan çok birikim yaşandığını gösteriyor. Uzun vadeli yatırımcılar, özellikle düzeltme dönemlerinde fiyatın yönünü belirleme eğiliminde olur. Süregelen birikimleri hem dolaşımdaki arzı azaltıyor hem de satış baskısını hafifletiyor. XRP özelinde bu durum, son zayıflığa rağmen yatırımcıların kararlılığını koruduğuna işaret ediyor ve genel yatırımcı hissiyatı dengelendiğinde toparlanma olasılığını arttırıyor. XRP Liveliness. Kaynak: Glassnode Momentum göstergeleri de ‘dönüş’ anlatısını güçlendiriyor. Göreceli Güç Endeksi (RSI) kısa süre önce 30 seviyesinin altına inerek aşırı satım bölgesine girdi ve bu noktadan toparladı. RSI, fiyat hareketindeki aşırılıkları ölçer; aşırı satım verisi genellikle yeni bir çöküşten çok yerel diplerin oluştuğuna işaret eder. XRP’nin aşırı satım bölgesine girmesi, zayıf ellerin pes ettiğini gösteriyor. Ardından gelen toparlanma ise satış baskısının azaldığına işaret ediyor. Aşırı satım alanından çıkan varlıklar, özellikle uzun vadeli yatırımcıların birikimiyle destekleniyorsa, kısa vadede yeniden toparlanma denemesi yapabiliyor. XRP RSI. Kaynak: TradingView XRP fiyatında yükseliş bekleniyor XRP, ayın başından bu yana düşen bir takoz formasyonu içinde hareket etti. Bu formasyon genellikle ‘yükseliş yönlü’ olarak kabul edilir çünkü aşağı yönlü ivmenin zayıfladığını gösterir. Bu yapıda kırılmalar çoğu zaman satıcıların kontrolü kaybetmesi ve alıcıların yeniden sahneye çıkmasıyla gerçekleşiyor. Takoz formasyonu doğrulanırsa teknik olarak yaklaşık %11,7’lik bir yükseliş öngörülüyor. XRP’nin fiyatı 1,87 dolar civarındayken teknik hedef 2,10 dolar seviyesinde. Daha temkinli bir senaryoda ise 2,03 dolar seviyesinde kırılım gerçekleşirse bu, formasyonun doğrulandığını ve yukarı yönlü momentumu desteklediğini gösterir. XRP Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView Yükseliş beklentisi, fiyatın takozu yukarı yönlü kıramaması halinde zayıflayabilir. Satış baskısı devam ederse XRP 1,79 dolar seviyesine kadar gerileyebilir. Daha derin bir düşüş ise kayıpları 1,75 dolara kadar uzatabilir, böylece dönüş senaryosu geçersiz hale gelir ve genel düşüş trendi güçlenir.

XRP Fiyatı Dipte: %11’lik Yukarı Yönlü Hamle Şansı Güçleniyor

XRP, ay başından beri satış baskısı altında kalarak sürekli bir düşüş trendine girdi ve token aylık dip seviyesini test etti.

Dışarıdan bakıldığında bu düşüş ‘düşüş yönlü’ görünüyor ancak geçmiş veriler bu sürecin devamdan çok bir yorgunluk işareti olabileceğine işaret ediyor. Bu tür formasyonlar genellikle satış baskısı azalınca ve birikim başladığında dönüşlerin habercisi olur.

XRP Holder’lar Yükseliş Yönlü Baskı Yapıyor

Zincir üstü veriler uzun vadeli yatırımcılarda güvenin arttığına dikkat çekiyor. XRP’nin Liveliness metriği son altı haftada sert şekilde geriledi ve şu anda iki ayın en düşük seviyesinde. Liveliness, yatırımcıların coin’leri harcayıp harcamadığını ya da hodl mı yaptığını ölçüyor. Bu değerin düşmesi dağıtımdan çok birikim yaşandığını gösteriyor.

Uzun vadeli yatırımcılar, özellikle düzeltme dönemlerinde fiyatın yönünü belirleme eğiliminde olur. Süregelen birikimleri hem dolaşımdaki arzı azaltıyor hem de satış baskısını hafifletiyor. XRP özelinde bu durum, son zayıflığa rağmen yatırımcıların kararlılığını koruduğuna işaret ediyor ve genel yatırımcı hissiyatı dengelendiğinde toparlanma olasılığını arttırıyor.

XRP Liveliness. Kaynak: Glassnode

Momentum göstergeleri de ‘dönüş’ anlatısını güçlendiriyor. Göreceli Güç Endeksi (RSI) kısa süre önce 30 seviyesinin altına inerek aşırı satım bölgesine girdi ve bu noktadan toparladı. RSI, fiyat hareketindeki aşırılıkları ölçer; aşırı satım verisi genellikle yeni bir çöküşten çok yerel diplerin oluştuğuna işaret eder.

XRP’nin aşırı satım bölgesine girmesi, zayıf ellerin pes ettiğini gösteriyor. Ardından gelen toparlanma ise satış baskısının azaldığına işaret ediyor. Aşırı satım alanından çıkan varlıklar, özellikle uzun vadeli yatırımcıların birikimiyle destekleniyorsa, kısa vadede yeniden toparlanma denemesi yapabiliyor.

XRP RSI. Kaynak: TradingView XRP fiyatında yükseliş bekleniyor

XRP, ayın başından bu yana düşen bir takoz formasyonu içinde hareket etti. Bu formasyon genellikle ‘yükseliş yönlü’ olarak kabul edilir çünkü aşağı yönlü ivmenin zayıfladığını gösterir. Bu yapıda kırılmalar çoğu zaman satıcıların kontrolü kaybetmesi ve alıcıların yeniden sahneye çıkmasıyla gerçekleşiyor.

Takoz formasyonu doğrulanırsa teknik olarak yaklaşık %11,7’lik bir yükseliş öngörülüyor. XRP’nin fiyatı 1,87 dolar civarındayken teknik hedef 2,10 dolar seviyesinde. Daha temkinli bir senaryoda ise 2,03 dolar seviyesinde kırılım gerçekleşirse bu, formasyonun doğrulandığını ve yukarı yönlü momentumu desteklediğini gösterir.

XRP Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView

Yükseliş beklentisi, fiyatın takozu yukarı yönlü kıramaması halinde zayıflayabilir. Satış baskısı devam ederse XRP 1,79 dolar seviyesine kadar gerileyebilir. Daha derin bir düşüş ise kayıpları 1,75 dolara kadar uzatabilir, böylece dönüş senaryosu geçersiz hale gelir ve genel düşüş trendi güçlenir.
Ethereum’da Vitalik Buterin’in Bir Zamanlar Reddettiği Alternatif Yeniden GündemdeEthereum kurucu ortağı Vitalik Buterin, neredeyse on yıllık bir görüşünü kamuoyunda tersine çevirerek blockchain’de bireysel egemenlik konusundaki düşüncelerinde önemli bir değişime işaret ediyor. Buterin, X (Twitter) üzerinde yaptığı son paylaşımda, kullanıcıların tam kendi kendine doğrulama yapmasının bir “dağ başında yaşama fantezisi” olduğu yönündeki 2017’deki ifadesine artık katılmadığını söyledi. Ethereum’un Öz-Doğrulama Varsayımlarını Vitalik Buterin Neden Yeniden Değerlendiriyor? Buterin, bu açıklamanın hem kriptografi alanındaki gelişmeleri hem de gerçek hayatta yaşanan ağ arızalarından çıkarılan dersleri yansıttığını belirtiyor. 2017’de Buterin, blockchain teorisyeni Ian Grigg ile blockchain’lerin zincir üstü duruma bağlı kalıp kalmaması konusunda tartışmıştı. Grigg, blockchain’ler’in yalnızca işlem sırasını kaydedip kullanıcı bakiyesi, akıllı kontrat kodu veya saklama verisi tutmasına gerek olmadığını savunuyordu. Buterin ise bu yaklaşıma karşı çıkmıştı ve kullanıcıların ya zincir geçmişini baştan sona çalıştırmak ya da üçüncü parti RPC sağlayıcılarına tamamen güvenmek zorunda kalacaklarını dile getirmişti. O dönemde Ethereum kurucusu bu iki seçeneğin de ortalama bir katılımcı için mantıklı olmadığını vurguluyordu. Buterin o dönem, Ethereum’un zincir üstü duruma bağlı kalmasının ve Merkle kanıtları ile değerlerin doğrulanabilmesinin, tüm ağı tek bir sağlayıcıya emanet etmekten çok daha güvenli olduğunu özellikle vurguluyordu. O zamandan bu yana değişen şey ise, ZK-SNARKs teknolojisinin yükselişi oldu. Bu kriptografik atılım, kullanıcıların ağ üzerindeki her işlemi tek tek yeniden çalıştırmaya ihtiyaç duymadan blockchain’in doğruluğunu sınamalarına imkan tanıyor. Buterin bu gelişmeyi, “15 dolara tüm hastalıkları iyileştiren bir hap” keşfetmeye benzetiyor: Yani maliyeti yüksek olmayan ama güvenlikte büyük bir sıçrama yaratan dönüştürücü bir teknoloji. Buterin’e göre bu yenilik, Ethereum’a geçmişte istemeden kabul edilen ölçeklenebilirlik, doğrulama ve merkeziyetsizlik arasındaki dengeleri tekrar değerlendirme şansı tanıyor. Ethereum’un “Dağ Adamı” Seçeneği: Merkeziyetsiz Gelecek İçin Güvenli Liman Buterin, gerçek dünyadaki dayanıklılığın da önemine dikkat çekiyor. Buterin şöyle dedi: Bazen P2P ağı tamamen devre dışı kalıyor. Bazen gecikme süresi yirmi katına çıkıyor. Kimi zaman güvendiğiniz bir hizmet kapanıyor. Bazen madenciler veya staking yapanlar güçlerini bir araya getiriyor, aracı kurumlar uygulamaları sansürlüyor. Böyle durumlarda, kullanıcıların “geliştiricileri aramadan” doğrudan zinciri doğrulayıp kullanabilmeleri gerekir. Bu sayede, en kötü senaryoda bile bireysel egemenliklerini korumuş olurlar. Bu ilke, Buterin’in “Dağ Adamı” seçeneğine yeniden güçlü şekilde sahip çıkmasının temelini oluşturuyor. Tam kapsamlı kendi kendine doğrulama günlük bir alışkanlık olmasa da, Ethereum için kritik bir güvenlik alternatifi ve pazarlık kozu anlamına geliyor, tam anlamıyla “son sığınak” gibi bir rol üstleniyor. Tıpkı BitTorrent’in yayın platformlarını kullanıcılara daha iyi fırsatlar sunmaya zorladığı gibi, Dağ Adamı’nın kulübesi de Ethereum kullanıcılarına belirsizlik ortamlarında hem ekstra güç hem de güvenlik sağlıyor. Özetle Buterin’in yeniden değerlendirmesi teknik olduğu kadar felsefi de bir anlam taşıyor. ZK-SNARKs sayesinde artık kendi kendine doğrulamaya dair önceki engeller kalkarken, pratik deneyimler de merkezileşme, ağ hataları ve sansür risklerinin gerçek ve ciddi tehditler olduğunu açıkça gösteriyor. Dağ Adamı seçeneği canlı tutulduğu sürece, Ethereum ağı hem uzun vadeli dayanıklılığını hem de bireysel egemenlik ruhunu korumuş oluyor. Buterin’in görüş değişikliği, yeni kararlara giden yolda eskiden rehber alınan varsayımların artık sabit olmadığını ve merkeziyetsiz bir gelecek için güçlü geri dönüş yollarının hayati olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Ethereum’da Vitalik Buterin’in Bir Zamanlar Reddettiği Alternatif Yeniden Gündemde

Ethereum kurucu ortağı Vitalik Buterin, neredeyse on yıllık bir görüşünü kamuoyunda tersine çevirerek blockchain’de bireysel egemenlik konusundaki düşüncelerinde önemli bir değişime işaret ediyor.

Buterin, X (Twitter) üzerinde yaptığı son paylaşımda, kullanıcıların tam kendi kendine doğrulama yapmasının bir “dağ başında yaşama fantezisi” olduğu yönündeki 2017’deki ifadesine artık katılmadığını söyledi.

Ethereum’un Öz-Doğrulama Varsayımlarını Vitalik Buterin Neden Yeniden Değerlendiriyor?

Buterin, bu açıklamanın hem kriptografi alanındaki gelişmeleri hem de gerçek hayatta yaşanan ağ arızalarından çıkarılan dersleri yansıttığını belirtiyor.

2017’de Buterin, blockchain teorisyeni Ian Grigg ile blockchain’lerin zincir üstü duruma bağlı kalıp kalmaması konusunda tartışmıştı. Grigg, blockchain’ler’in yalnızca işlem sırasını kaydedip kullanıcı bakiyesi, akıllı kontrat kodu veya saklama verisi tutmasına gerek olmadığını savunuyordu.

Buterin ise bu yaklaşıma karşı çıkmıştı ve kullanıcıların ya zincir geçmişini baştan sona çalıştırmak ya da üçüncü parti RPC sağlayıcılarına tamamen güvenmek zorunda kalacaklarını dile getirmişti. O dönemde Ethereum kurucusu bu iki seçeneğin de ortalama bir katılımcı için mantıklı olmadığını vurguluyordu.

Buterin o dönem, Ethereum’un zincir üstü duruma bağlı kalmasının ve Merkle kanıtları ile değerlerin doğrulanabilmesinin, tüm ağı tek bir sağlayıcıya emanet etmekten çok daha güvenli olduğunu özellikle vurguluyordu.

O zamandan bu yana değişen şey ise, ZK-SNARKs teknolojisinin yükselişi oldu. Bu kriptografik atılım, kullanıcıların ağ üzerindeki her işlemi tek tek yeniden çalıştırmaya ihtiyaç duymadan blockchain’in doğruluğunu sınamalarına imkan tanıyor.

Buterin bu gelişmeyi, “15 dolara tüm hastalıkları iyileştiren bir hap” keşfetmeye benzetiyor: Yani maliyeti yüksek olmayan ama güvenlikte büyük bir sıçrama yaratan dönüştürücü bir teknoloji.

Buterin’e göre bu yenilik, Ethereum’a geçmişte istemeden kabul edilen ölçeklenebilirlik, doğrulama ve merkeziyetsizlik arasındaki dengeleri tekrar değerlendirme şansı tanıyor.

Ethereum’un “Dağ Adamı” Seçeneği: Merkeziyetsiz Gelecek İçin Güvenli Liman

Buterin, gerçek dünyadaki dayanıklılığın da önemine dikkat çekiyor.

Buterin şöyle dedi: Bazen P2P ağı tamamen devre dışı kalıyor. Bazen gecikme süresi yirmi katına çıkıyor. Kimi zaman güvendiğiniz bir hizmet kapanıyor. Bazen madenciler veya staking yapanlar güçlerini bir araya getiriyor, aracı kurumlar uygulamaları sansürlüyor.

Böyle durumlarda, kullanıcıların “geliştiricileri aramadan” doğrudan zinciri doğrulayıp kullanabilmeleri gerekir. Bu sayede, en kötü senaryoda bile bireysel egemenliklerini korumuş olurlar.

Bu ilke, Buterin’in “Dağ Adamı” seçeneğine yeniden güçlü şekilde sahip çıkmasının temelini oluşturuyor. Tam kapsamlı kendi kendine doğrulama günlük bir alışkanlık olmasa da, Ethereum için kritik bir güvenlik alternatifi ve pazarlık kozu anlamına geliyor, tam anlamıyla “son sığınak” gibi bir rol üstleniyor.

Tıpkı BitTorrent’in yayın platformlarını kullanıcılara daha iyi fırsatlar sunmaya zorladığı gibi, Dağ Adamı’nın kulübesi de Ethereum kullanıcılarına belirsizlik ortamlarında hem ekstra güç hem de güvenlik sağlıyor.

Özetle Buterin’in yeniden değerlendirmesi teknik olduğu kadar felsefi de bir anlam taşıyor. ZK-SNARKs sayesinde artık kendi kendine doğrulamaya dair önceki engeller kalkarken, pratik deneyimler de merkezileşme, ağ hataları ve sansür risklerinin gerçek ve ciddi tehditler olduğunu açıkça gösteriyor.

Dağ Adamı seçeneği canlı tutulduğu sürece, Ethereum ağı hem uzun vadeli dayanıklılığını hem de bireysel egemenlik ruhunu korumuş oluyor.

Buterin’in görüş değişikliği, yeni kararlara giden yolda eskiden rehber alınan varsayımların artık sabit olmadığını ve merkeziyetsiz bir gelecek için güçlü geri dönüş yollarının hayati olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Ethereum Balina’ları Ocak’ta Alım ve Satış Arasında BölündüBalinalar, 2026 Ocak ayının sonunda Ethereum’u (ETH) ikiye bölüyor! Zincir üstü veriler, büyük yatırımcıların bir yandan sermaye rotasyonu yaptığı, diğer yandan düşüşte ETH biriktirdiğini gösteriyor. Uzun vadeli pozisyon alanlarla, kar amaçlı satış yapanlar arasında resmen halat çekme yarışı başladı. Bu zıtlık da lider altcoin’in üzerinde süren baskının tam ortasında yaşanıyor. Piyasanın ikinci en büyük kripto parası geçen hafta %10’dan fazla değer kaybetti. Ocak Ayı Piyasa Baskısında Ethereum Balina’ları Ne Yapıyor? BeInCrypto Markets verileri Ethereum’un 2026 yılının başındaki tüm kazançlarını sildiğini ortaya koydu. Piyasanın ikinci büyüğü yıl başından bugüne neredeyse %5 düşmüş durumda ve 3.000 dolar seviyesinin altında zorlanmaya devam ediyor. Yazı hazırlandığı sırada Ethereum 2.863,66 dolar seviyesinden işlem görüyordu ve son 24 saatte %2,69 değer kaybetmişti. Ethereum (ETH) Fiyat Performansı. Kaynak: BeInCrypto Markets Böyle bir ortamda balina davranışlarında gözle görülür bir ayrışma yaşanıyor. Toplama tarafında, Lookonchain’in raporuna göre OTC balina adresi 0xFB7 tam 20.000 ETH’lik alım yaptı—toplamda 56,13 milyon dolar değerinde. Son beş günde aynı balina toplamda 70.013 ETH toplayarak yaklaşık 203,6 milyon dolar değerinde varlığa ulaştı. Aslında bu birikim trendi yeni bir olay değil. Daha önce BeInCrypto tarafından bildirildiği gibi, geçen hafta Ethereum balinaları tek bir günde 350.000’den fazla ETH eklemişti. Ayrıca CryptoQuant verileri, Ethereum’un kripto para borsası rezervlerinin düşmeye devam ettiğini gösteriyor. Bu durum satış tarafındaki arzın azaldığına ve büyük yatırımcıların ETH’lerini kripto para borsası dışına çekip uzun vadeli cüzdanlara aktardığına işaret ediyor. Ancak bir yandan da balinalar arasında sermaye rotasyonu dikkat çekiyor. Eski ABD Başkanı Trump’ın desteklediği DeFi projesi World Liberty Financial da pozisyonunu Bitcoin’den (BTC) Ethereum’a kaydırdı: 93,77 WBTC (8,08 milyon dolar) satıp karşılığında 2.868 ETH aldı. Bir diğer balina adresi olan 0xeA00 ise 120 BTC’yi (10,68 milyon dolar) sattı ve buradan elde ettiğiyle 3.623 ETH’ye geçti. Yine de her balina işlemi yükseliş yönlü sinyal vermiyor. Uzun süredir inaktif olan bir Ethereum balina cüzdanı 0xb5Ab, tam 9 yılın ardından Gemini’ye 50.000 ETH (145,25 milyon dolar) yatırdı. Analist EmberCN şu açıklamada bulundu: ‘Bu adres 9 yıl önce, ETH fiyatı yaklaşık 90 dolar seviyesindeyken Bitfinex’ten 135.000 ETH (12,17 milyon dolar) çekmişti. O günden bu yana fiyat tam 32 kat arttı. Bugün 50.000 ETH’yi transfer ettikten sonra bile cüzdanında hâlâ 85.000 ETH (244 milyon dolar) bulunuyor’ dedi. Büyük miktarda kripto para borsasına transfer, uzun vadeli yatırımcıların kar realize etmeye, portföylerini yeniden dengelemeye veya sermaye aktarmaya hazırlandığı endişesini artırıyor. Lookonchain ayrıca “yüksekten al, düşükten sat” balinası olarak işaretlenen 0x3c9E adresinin satışlarını da öne çıkardı. Son üç günde bu cüzdan, ortalama 2.912 dolar seviyesinden tam 5.500 ETH satarak yaklaşık 16,02 milyon dolar elde etti. İlginç olan; aynı adres sadece beş gün önce, yani daha yüksek seviyeden (yaklaşık 2.984 dolar) 2.000 ETH satın almıştı. Ethereum ağındaki hareketlilik güçlü temellere işaret ediyor Balina hareketleri karışık, fiyatlar ise durgun seyrediyor. Ama bir de Ethereum ağında dikkatleri çeken bir gelişme var: Zincir üstü metrikler yükseliş yönlü sinyal veriyor! CryptoOnchain’in açıkladığına göre Ethereum ağında 7 günlük basit hareketli ortalamaya göre aktif adres sayısı tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 718.000’e çıktı. İlgili paylaşımda şu ifadeler yer aldı: ‘Grafik, fiyat hareketiyle ağ aktivitesi arasında net bir yükseliş ayrışmasını öne çıkarıyor. Ethereum (ETH) fiyatı bir fiyat durgunluğu aşamasında olsa da, aktif katılımcı sayısı adeta uçuşa geçti’ denildi. CryptoOnchain bunun, devam eden volatiliteye rağmen Ethereum’un temel ağ aktivitesi ve kullanımının güçlü kaldığını gösterdiğini vurguladı. Analize göre geçmişte benzer ayrışmalar, yükseliş ivmesi için sinyal işlevi gördü. Analist ayrıca ‘İster Katman 2’nin benimsenmesi, ister canlanan DeFi hareketi, isterse yeni bireysel yatırımcı ilgisiyle oluşsun; veriler ağın hâlâ canlı olduğunu gösteriyor. Piyasa çok yakında bu rekor kıran temel büyümeyi fiyatlamaya başlayabilir’ dedi. Teknik tarafta da analistler, Ethereum’un yükselişe hazır olduğuna işaret eden birkaç sinyale dikkat çekiyor. Rekor seviyedeki aktif kullanıcılar, kripto para borsası rezervlerindeki azalma ve teknik sinyallerin birleşimi, Ethereum için güçlü bir tablo ortaya koyuyor. Ancak genel kripto para piyasası eğilimleri ve makro koşullar, büyük bir hareketin zamanlamasını etkileyebilir.

Ethereum Balina’ları Ocak’ta Alım ve Satış Arasında Bölündü

Balinalar, 2026 Ocak ayının sonunda Ethereum’u (ETH) ikiye bölüyor! Zincir üstü veriler, büyük yatırımcıların bir yandan sermaye rotasyonu yaptığı, diğer yandan düşüşte ETH biriktirdiğini gösteriyor. Uzun vadeli pozisyon alanlarla, kar amaçlı satış yapanlar arasında resmen halat çekme yarışı başladı.

Bu zıtlık da lider altcoin’in üzerinde süren baskının tam ortasında yaşanıyor. Piyasanın ikinci en büyük kripto parası geçen hafta %10’dan fazla değer kaybetti.

Ocak Ayı Piyasa Baskısında Ethereum Balina’ları Ne Yapıyor?

BeInCrypto Markets verileri Ethereum’un 2026 yılının başındaki tüm kazançlarını sildiğini ortaya koydu. Piyasanın ikinci büyüğü yıl başından bugüne neredeyse %5 düşmüş durumda ve 3.000 dolar seviyesinin altında zorlanmaya devam ediyor.

Yazı hazırlandığı sırada Ethereum 2.863,66 dolar seviyesinden işlem görüyordu ve son 24 saatte %2,69 değer kaybetmişti.

Ethereum (ETH) Fiyat Performansı. Kaynak: BeInCrypto Markets

Böyle bir ortamda balina davranışlarında gözle görülür bir ayrışma yaşanıyor. Toplama tarafında, Lookonchain’in raporuna göre OTC balina adresi 0xFB7 tam 20.000 ETH’lik alım yaptı—toplamda 56,13 milyon dolar değerinde.

Son beş günde aynı balina toplamda 70.013 ETH toplayarak yaklaşık 203,6 milyon dolar değerinde varlığa ulaştı. Aslında bu birikim trendi yeni bir olay değil.

Daha önce BeInCrypto tarafından bildirildiği gibi, geçen hafta Ethereum balinaları tek bir günde 350.000’den fazla ETH eklemişti. Ayrıca CryptoQuant verileri, Ethereum’un kripto para borsası rezervlerinin düşmeye devam ettiğini gösteriyor.

Bu durum satış tarafındaki arzın azaldığına ve büyük yatırımcıların ETH’lerini kripto para borsası dışına çekip uzun vadeli cüzdanlara aktardığına işaret ediyor. Ancak bir yandan da balinalar arasında sermaye rotasyonu dikkat çekiyor.

Eski ABD Başkanı Trump’ın desteklediği DeFi projesi World Liberty Financial da pozisyonunu Bitcoin’den (BTC) Ethereum’a kaydırdı: 93,77 WBTC (8,08 milyon dolar) satıp karşılığında 2.868 ETH aldı. Bir diğer balina adresi olan 0xeA00 ise 120 BTC’yi (10,68 milyon dolar) sattı ve buradan elde ettiğiyle 3.623 ETH’ye geçti.

Yine de her balina işlemi yükseliş yönlü sinyal vermiyor. Uzun süredir inaktif olan bir Ethereum balina cüzdanı 0xb5Ab, tam 9 yılın ardından Gemini’ye 50.000 ETH (145,25 milyon dolar) yatırdı.

Analist EmberCN şu açıklamada bulundu: ‘Bu adres 9 yıl önce, ETH fiyatı yaklaşık 90 dolar seviyesindeyken Bitfinex’ten 135.000 ETH (12,17 milyon dolar) çekmişti. O günden bu yana fiyat tam 32 kat arttı. Bugün 50.000 ETH’yi transfer ettikten sonra bile cüzdanında hâlâ 85.000 ETH (244 milyon dolar) bulunuyor’ dedi.

Büyük miktarda kripto para borsasına transfer, uzun vadeli yatırımcıların kar realize etmeye, portföylerini yeniden dengelemeye veya sermaye aktarmaya hazırlandığı endişesini artırıyor.

Lookonchain ayrıca “yüksekten al, düşükten sat” balinası olarak işaretlenen 0x3c9E adresinin satışlarını da öne çıkardı. Son üç günde bu cüzdan, ortalama 2.912 dolar seviyesinden tam 5.500 ETH satarak yaklaşık 16,02 milyon dolar elde etti. İlginç olan; aynı adres sadece beş gün önce, yani daha yüksek seviyeden (yaklaşık 2.984 dolar) 2.000 ETH satın almıştı.

Ethereum ağındaki hareketlilik güçlü temellere işaret ediyor

Balina hareketleri karışık, fiyatlar ise durgun seyrediyor. Ama bir de Ethereum ağında dikkatleri çeken bir gelişme var: Zincir üstü metrikler yükseliş yönlü sinyal veriyor! CryptoOnchain’in açıkladığına göre Ethereum ağında 7 günlük basit hareketli ortalamaya göre aktif adres sayısı tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 718.000’e çıktı.

İlgili paylaşımda şu ifadeler yer aldı: ‘Grafik, fiyat hareketiyle ağ aktivitesi arasında net bir yükseliş ayrışmasını öne çıkarıyor. Ethereum (ETH) fiyatı bir fiyat durgunluğu aşamasında olsa da, aktif katılımcı sayısı adeta uçuşa geçti’ denildi.

CryptoOnchain bunun, devam eden volatiliteye rağmen Ethereum’un temel ağ aktivitesi ve kullanımının güçlü kaldığını gösterdiğini vurguladı. Analize göre geçmişte benzer ayrışmalar, yükseliş ivmesi için sinyal işlevi gördü.

Analist ayrıca ‘İster Katman 2’nin benimsenmesi, ister canlanan DeFi hareketi, isterse yeni bireysel yatırımcı ilgisiyle oluşsun; veriler ağın hâlâ canlı olduğunu gösteriyor. Piyasa çok yakında bu rekor kıran temel büyümeyi fiyatlamaya başlayabilir’ dedi.

Teknik tarafta da analistler, Ethereum’un yükselişe hazır olduğuna işaret eden birkaç sinyale dikkat çekiyor.

Rekor seviyedeki aktif kullanıcılar, kripto para borsası rezervlerindeki azalma ve teknik sinyallerin birleşimi, Ethereum için güçlü bir tablo ortaya koyuyor. Ancak genel kripto para piyasası eğilimleri ve makro koşullar, büyük bir hareketin zamanlamasını etkileyebilir.
Bitcoin Fiyat Tahmini: 78.000 Dolar Riski Sürüyor, Ancak Yorgun Satıcı’lar Yükseliş Umudu VeriyorBitcoin son 24 saatte yüzde 1’den biraz fazla değer kaybediyor ama aslında asıl mesele günlük fiyat hareketi değil. Hafta sonunda Bitcoin fiyatı, düşüş yönlü bir kırılım tehlikesiyle karşı karşıya kaldıktan sonra kısa vadeli bir toparlanma yaşadı. Birkaç gündür teknik bir sinyal oluşuyordu ve şimdi zincir üstü veriler satış baskısının azaldığına işaret ediyor. Ancak önemli riskler hala masada. Artık Bitcoin’in istikrara kavuşup kavuşmayacağı ya da 78.000 dolara doğru sarkıp sarkmayacağı, BTC fiyatının bazı kritik seviyelerde nasıl hareket edeceğine bağlı. Çöküş Bölgesi Yakınında Satış Baskısı Azalırken Rebound Başladı Bitcoin hâlâ günlük grafikte bir baş ve omuzlar formasyonu içinde hareket ediyor. Bu yapı genellikle fiyat boyun çizgisinin altına sarktığında düşüş trendinin habercisi oluyor. Bitcoin tarafında bu boyun çizgisi, 86.100 dolar civarında bulunuyor. 25 Ocak’ta BTC kısa süreliğine bu bölgeye iğne attı fakat ardından toparladı. Buradaki desteğin altında net bir günlük kapanış, yaklaşık %10’luk bir düzeltmeyi tetikleyebilir. Ancak bu toparlanma, önemli bir momentum sinyaliyle desteklendi. 18 Aralık ile 25 Ocak arasında Bitcoin fiyatı daha yüksek bir dip oluştururken Göreceli Güç Endeksi (RSI) ise daha düşük bir dip yaptı. RSI, son kazançları ve kayıpları karşılaştırarak momentumu ölçer. Fiyat yüksek kalırken RSI zayıflıyorsa, çoğu zaman satış baskısının azaldığına işaret eder. Bu durum, ‘gizli yükseliş yönlü ayrışma’ olarak bilinir ve genelde kısa vadeli toparlanmaların, trend dönüşlerinden önce geldiğini gösterir. Zayıf BTC Fiyat Yapısı: TradingView Buna benzer token analizlerini merak ediyorsan Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsin. Zincir üstü veriler satış baskısındaki bu soğumayı doğruluyor. Spent Coins Age Band, yani farklı yaş gruplarındaki coin’lerin zincir üstü hareketlerini izleyen metrik, son günlerde sert düşüş gösterdi. Bu metrikte hareket eden coin miktarı yaklaşık 27.000’den 7.690’a kadar geriledi; bu da yaklaşık %72’lik bir düşüş demek. Yani piyasada daha az coin hareket ediyorsa, daha az holder satış yapıyor demektir. Bu durum RSI sinyaliyle de birebir örtüşüyor ve Bitcoin fiyatının neden ani bir kırılma yerine sıçrama yaşadığını açıklıyor. Coin Aktivitesinde Düşüş: Santiment Fakat satış baskısının azalması tek başına bu Bitcoin fiyat tahmininde güvenli bir ortam anlamına gelmiyor. Tam olarak burada sıradaki risk gündeme geliyor. ETF Çıkışları ve Kâğıt Kârlar: Aşağı Yönlü Risk Hala Devam Ediyor Satıcılar yoruluyor gibi gözükse de alıcıların henüz güçlü bir şekilde devreye girdiği söylenemez. Bitcoin spot ETF’ler, birkaç gün üst üste net çıkış kaydetti. Devam eden çıkışlar, kurumsal talebin hâlâ düşük olduğunu gösteriyor. Tarihte de ETF desteğiyle gelmeyen sıçramalar genellikle kalıcı rallilere dönüşemeden sönümleniyor. Negatif ETF Akışı: SoSo Value Kar dinamiklerinde de işler hâlâ istenen seviyeye gelmiş değil. Net Realized Profit/Loss (NUPL) metriği, holder’ların ortalama olarak ne kadar kârda ya da zararda olduğunu gösteriyor. Yüksek NUPL seviyesi, daha fazla holder’ın kârda olduğunu ve potansiyel olarak satış yapabileceğini ima ediyor. Bitcoin NUPL şu anda 0,35 civarında; bu da hala kapitülasyon bölgesinin oldukça üzerinde. BTC için Hâlâ Yüksek NUPL: Glassnode Daha önceki yerel dipler, NUPL değerinin 0,33–0,34 civarına gerilediği kasım sonu ve aralık ortasında oluştu. Şu anda NUPL hala bu seviyelerin üzerinde olduğu için, kalıcı bir dip oluşmadan önce bir miktar daha kar satışlarının yaşanabileceğini gösteriyor. Kripto analiz şirketi Alphractal, BTC’deki NUPL riskine dikkat çekiyor: Özetle satıcılar yavaşlıyor olsa da henüz tamamen piyasadan çekilmiş değiller. Bu nedenle önümüzdeki direnç bölgeleri fazlasıyla önemli hale geldi. Bitcoin Fiyat Tahminini Cost-Basis Duvarları Açıklıyor BTC fiyatındaki bu toparlanma nereye kadar devam edebilir diye merak edenler için, maliyet-bazlı veriler ışık tutuyor. Maliyet tabanlı bir ısı haritası, geçmişte büyük miktarda Bitcoin alımının gerçekleştiği fiyat seviyelerini gösteriyor. Bu bölgeler genellikle direnç görevi görüyor çünkü eldeki coin’leri olanlar, BTC fiyatı başa baş seviyelerine gelince satış yapmayı tercih ediyor. Grafikte özellikle vurgulanan, en güçlü direnç duvarı 90.168 dolar ile 90.591 dolar arasında yer alıyor ve 90.550 dolar civarında yoğunlaşıyor. BTC’deki toparlanma ivmesinin önündeki ilk büyük engel tam da burası. Key BTC Cluster: Glassnode Bitcoin 90.550 doların üzerine tırmanırsa sıradaki kritik seviye 91.210 dolar olacak. Bu seviyenin kalıcı olarak aşılması, daha önce öne çıkan baş-omuz formasyonundaki sağ omuzun kırılması anlamına gelir ve düşüş yönlü görünümü önemli ölçüde zayıflatır. Ancak Bitcoin 97.930 dolar bölgesini net şekilde geri almadıkça genel yapı tamamen nötr hale gelmiyor. O zamana kadar bu formasyonun kırılgan kaldığını söylemek mümkün. Bitcoin Fiyat Analizi: TradingView Öte yandan aşağı yönde riskler hâlâ masada. Bitcoin fiyatının günlük kapanışla birlikte 86.100–85.900 dolar aralığının altına sarkması halinde, yaşanan geri çekilmenin teyit edildiğini göreceğiz. Bu senaryoda 78.000 dolara kadar düşüş yolu yeniden açılır ve bu, formasyonun tam düşüş hedefiyle birebir örtüşür. Yani formasyonun boyun çizgisinden %10, güncel BTC fiyatından ise %11’in üzerinde bir düşüş anlamına geliyor.

Bitcoin Fiyat Tahmini: 78.000 Dolar Riski Sürüyor, Ancak Yorgun Satıcı’lar Yükseliş Umudu Veriyor

Bitcoin son 24 saatte yüzde 1’den biraz fazla değer kaybediyor ama aslında asıl mesele günlük fiyat hareketi değil. Hafta sonunda Bitcoin fiyatı, düşüş yönlü bir kırılım tehlikesiyle karşı karşıya kaldıktan sonra kısa vadeli bir toparlanma yaşadı.

Birkaç gündür teknik bir sinyal oluşuyordu ve şimdi zincir üstü veriler satış baskısının azaldığına işaret ediyor. Ancak önemli riskler hala masada. Artık Bitcoin’in istikrara kavuşup kavuşmayacağı ya da 78.000 dolara doğru sarkıp sarkmayacağı, BTC fiyatının bazı kritik seviyelerde nasıl hareket edeceğine bağlı.

Çöküş Bölgesi Yakınında Satış Baskısı Azalırken Rebound Başladı

Bitcoin hâlâ günlük grafikte bir baş ve omuzlar formasyonu içinde hareket ediyor. Bu yapı genellikle fiyat boyun çizgisinin altına sarktığında düşüş trendinin habercisi oluyor.

Bitcoin tarafında bu boyun çizgisi, 86.100 dolar civarında bulunuyor. 25 Ocak’ta BTC kısa süreliğine bu bölgeye iğne attı fakat ardından toparladı. Buradaki desteğin altında net bir günlük kapanış, yaklaşık %10’luk bir düzeltmeyi tetikleyebilir.

Ancak bu toparlanma, önemli bir momentum sinyaliyle desteklendi.

18 Aralık ile 25 Ocak arasında Bitcoin fiyatı daha yüksek bir dip oluştururken Göreceli Güç Endeksi (RSI) ise daha düşük bir dip yaptı. RSI, son kazançları ve kayıpları karşılaştırarak momentumu ölçer. Fiyat yüksek kalırken RSI zayıflıyorsa, çoğu zaman satış baskısının azaldığına işaret eder. Bu durum, ‘gizli yükseliş yönlü ayrışma’ olarak bilinir ve genelde kısa vadeli toparlanmaların, trend dönüşlerinden önce geldiğini gösterir.

Zayıf BTC Fiyat Yapısı: TradingView

Buna benzer token analizlerini merak ediyorsan Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsin.

Zincir üstü veriler satış baskısındaki bu soğumayı doğruluyor.

Spent Coins Age Band, yani farklı yaş gruplarındaki coin’lerin zincir üstü hareketlerini izleyen metrik, son günlerde sert düşüş gösterdi. Bu metrikte hareket eden coin miktarı yaklaşık 27.000’den 7.690’a kadar geriledi; bu da yaklaşık %72’lik bir düşüş demek. Yani piyasada daha az coin hareket ediyorsa, daha az holder satış yapıyor demektir. Bu durum RSI sinyaliyle de birebir örtüşüyor ve Bitcoin fiyatının neden ani bir kırılma yerine sıçrama yaşadığını açıklıyor.

Coin Aktivitesinde Düşüş: Santiment

Fakat satış baskısının azalması tek başına bu Bitcoin fiyat tahmininde güvenli bir ortam anlamına gelmiyor. Tam olarak burada sıradaki risk gündeme geliyor.

ETF Çıkışları ve Kâğıt Kârlar: Aşağı Yönlü Risk Hala Devam Ediyor

Satıcılar yoruluyor gibi gözükse de alıcıların henüz güçlü bir şekilde devreye girdiği söylenemez.

Bitcoin spot ETF’ler, birkaç gün üst üste net çıkış kaydetti. Devam eden çıkışlar, kurumsal talebin hâlâ düşük olduğunu gösteriyor. Tarihte de ETF desteğiyle gelmeyen sıçramalar genellikle kalıcı rallilere dönüşemeden sönümleniyor.

Negatif ETF Akışı: SoSo Value

Kar dinamiklerinde de işler hâlâ istenen seviyeye gelmiş değil.

Net Realized Profit/Loss (NUPL) metriği, holder’ların ortalama olarak ne kadar kârda ya da zararda olduğunu gösteriyor. Yüksek NUPL seviyesi, daha fazla holder’ın kârda olduğunu ve potansiyel olarak satış yapabileceğini ima ediyor. Bitcoin NUPL şu anda 0,35 civarında; bu da hala kapitülasyon bölgesinin oldukça üzerinde.

BTC için Hâlâ Yüksek NUPL: Glassnode

Daha önceki yerel dipler, NUPL değerinin 0,33–0,34 civarına gerilediği kasım sonu ve aralık ortasında oluştu. Şu anda NUPL hala bu seviyelerin üzerinde olduğu için, kalıcı bir dip oluşmadan önce bir miktar daha kar satışlarının yaşanabileceğini gösteriyor.

Kripto analiz şirketi Alphractal, BTC’deki NUPL riskine dikkat çekiyor:

Özetle satıcılar yavaşlıyor olsa da henüz tamamen piyasadan çekilmiş değiller. Bu nedenle önümüzdeki direnç bölgeleri fazlasıyla önemli hale geldi.

Bitcoin Fiyat Tahminini Cost-Basis Duvarları Açıklıyor

BTC fiyatındaki bu toparlanma nereye kadar devam edebilir diye merak edenler için, maliyet-bazlı veriler ışık tutuyor.

Maliyet tabanlı bir ısı haritası, geçmişte büyük miktarda Bitcoin alımının gerçekleştiği fiyat seviyelerini gösteriyor. Bu bölgeler genellikle direnç görevi görüyor çünkü eldeki coin’leri olanlar, BTC fiyatı başa baş seviyelerine gelince satış yapmayı tercih ediyor.

Grafikte özellikle vurgulanan, en güçlü direnç duvarı 90.168 dolar ile 90.591 dolar arasında yer alıyor ve 90.550 dolar civarında yoğunlaşıyor. BTC’deki toparlanma ivmesinin önündeki ilk büyük engel tam da burası.

Key BTC Cluster: Glassnode

Bitcoin 90.550 doların üzerine tırmanırsa sıradaki kritik seviye 91.210 dolar olacak. Bu seviyenin kalıcı olarak aşılması, daha önce öne çıkan baş-omuz formasyonundaki sağ omuzun kırılması anlamına gelir ve düşüş yönlü görünümü önemli ölçüde zayıflatır.

Ancak Bitcoin 97.930 dolar bölgesini net şekilde geri almadıkça genel yapı tamamen nötr hale gelmiyor. O zamana kadar bu formasyonun kırılgan kaldığını söylemek mümkün.

Bitcoin Fiyat Analizi: TradingView

Öte yandan aşağı yönde riskler hâlâ masada. Bitcoin fiyatının günlük kapanışla birlikte 86.100–85.900 dolar aralığının altına sarkması halinde, yaşanan geri çekilmenin teyit edildiğini göreceğiz. Bu senaryoda 78.000 dolara kadar düşüş yolu yeniden açılır ve bu, formasyonun tam düşüş hedefiyle birebir örtüşür. Yani formasyonun boyun çizgisinden %10, güncel BTC fiyatından ise %11’in üzerinde bir düşüş anlamına geliyor.
Japonya 2028’e Kadar Kripto ETF’lere İzin Verecek: Asya’da Rekabet KızışıyorJaponya, 2028 yılına kadar kripto para borsasında işlem gören fonlar’a (ETF) yasal onay vermeye hazırlanıyor. Bu adım, Asya’nın en büyük ikinci ekonomisinde kriptonun ana akımda kabulü için tarihi bir dönüm noktası anlamına geliyor. Gelişme, Nikkei raporunda yer aldı. Vergi oranının %55’ten %20’ye çekilmesi planlanıyor ve büyük varlık yönetim şirketleri şimdiden yeni ürünler hazırlıklarına başladı. Japonya her ne kadar geç hareket etse de Asya’daki parçalı kripto ETF manzarasında önemli bir oyuncu olmaya hazırlanıyor. Japonya’nın Düzenleyici Reformu Japonya Finansal Hizmetler Ajansı (FSA), 2028’e kadar Yatırım Fonları Yasası’nın yürütme emrinde değişikliğe gitmeyi planlıyor. Kripto paralar, yatırım fonları için uygun “belirli varlıklar” listesine eklenecek. Tokyo Menkul Kıymetler Borsası’nın onayının ardından, yatırımcılar kripto ETF’leri standart aracı kurum hesaplarından alıp satabilecek. Yapı, mevcut altın ve gayrimenkul ETF’lerine benzeyecek. Nomura Asset Management ve SBI Global Asset Management, düzenleme değişikliklerine daha yıllar varken bile ürün geliştirme hazırlıklarına başladı bile. Sektör tahminleri, Japonya’daki kripto ETF pazarının toplam varlık büyüklüğünün 1 trilyon yen’e (6,7 milyar dolar) ulaşabileceğine işaret ediyor. Bu rakam, ABD piyasasıyla yapılan kıyaslara dayanıyor. ABD’de listelenen Bitcoin ETF’lerinin toplam varlığı 120 milyar doları aşmış durumda. Vergi Oranında %55’ten %20’ye İndirim Belki de en köklü değişim vergilendirme tarafında yaşanacak. FSA, 2026’da Japonya parlamentosuna yasa teklifini sunmayı planlıyor. Teklif yasalaşırsa, kripto paralar Finansal Araçlar ve Borsalar Yasası kapsamına alınacak. Böylece, kripto karları üzerindeki azami vergi oranı %55’ten sabit %20’ye indirilecek ve hisse senetleri ile yatırım fonlarıyla eşitlenecek. Mevcut yüksek vergi yükü, Japon yatırımcılar için önemli bir engel oluşturuyor ve pek çoğu kripto varlıklarındaki kazançlarını realize etmekten çekiniyor. Planlanan oran indirimi, beklemede olan yüksek talebin önünü açabilir ve adeta suya düşen taş gibi etkilerini hissettirebilir. Yatırımcı Koruma Framework’ü Japonya’nın yaklaşımı, son dönemde yaşanan piyasa çalkantılarından çıkarılan derslere dayanıyor. FSA, ETF saklama işlemini üstlenen tröst bankalarına sıkı güvenlik protokolleri uygulama zorunluluğu getirecek. 2024’te yaşanan DMM Bitcoin hack’inde 48,2 milyar yen’lik zarar sonrası güvenlik endişeleri tavan yaptı. Varlık yöneticilerinin ve aracı kurumların da 2028 lansmanından önce risk açıklamalarını ve operasyonel güvenlik önlemlerini iyileştirmesi gerekecek. Asya’nın Parçalı Kripto ETF Manzarası Bölgede düzenleyici yaklaşımlar oldukça farklılık gösteriyor. Hong Kong, Asya’da perakende yatırımcılara spot kripto ETF sunan tek piyasa konumunda. Nisan 2024’te altı adet Bitcoin ve Ether ürünü piyasaya sürüldü ve Solana ETF’leri ekim 2025’te listeye dahil edildi. Yönetilen varlık büyüklüğü yaklaşık 500 milyon dolar seviyesinde, yani ABD’ye kıyasla devede kulak kalıyor. Güney Kore’nin iktidardaki Demokrat Partisi, Dijital Varlık Temel Yasası için özel bir ekip kurup kendi çerçevesini oluşturuyor. Partinin hedefi, taslağı ay sonuna kadar tamamlamak. Ancak takvim belirsizliğini koruyor; Haziran yerel seçimleri yaklaşırken Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung’un vaatleri arasında yer alan Bitcoin spot ETF tartışmaları ötelenebilir. Tayvan, şubat 2025’te içerideki yatırım fonlarının yurtdışındaki pasif kripto ETF’lerine yatırım yapabilmesinin yolunu açtı. Mali Denetim Kurulu (FSC), ayrıca bir kripto yasası üzerinde de çalışıyor. Kurulun başkanı Peng Jin-lung, 2026 ortasında Tayvan dolarına endeksli bir stablecoin çıkabileceğini duyurdu. Singapur ise perakende yatırımcılar için kripto ETF’lere hala onay vermiyor. Para Otoritesi, dijital token’ların perakende kolektif yatırım fonlarına uygun olmadığını vurgulmaktan geri durmuyor. Japonya 2028’e kadar bekleyerek diğer piyasalardan ders çıkarabilir. Ancak Güney Kore kendi düzenlemelerini hızla hazırlarken ve Hong Kong ürün yelpazesini genişletirken Asya’daki yarış kızışarak devam ediyor. Satın alan alır, elini çabuk tutan kazanır gibi görünüyor.

Japonya 2028’e Kadar Kripto ETF’lere İzin Verecek: Asya’da Rekabet Kızışıyor

Japonya, 2028 yılına kadar kripto para borsasında işlem gören fonlar’a (ETF) yasal onay vermeye hazırlanıyor. Bu adım, Asya’nın en büyük ikinci ekonomisinde kriptonun ana akımda kabulü için tarihi bir dönüm noktası anlamına geliyor. Gelişme, Nikkei raporunda yer aldı.

Vergi oranının %55’ten %20’ye çekilmesi planlanıyor ve büyük varlık yönetim şirketleri şimdiden yeni ürünler hazırlıklarına başladı. Japonya her ne kadar geç hareket etse de Asya’daki parçalı kripto ETF manzarasında önemli bir oyuncu olmaya hazırlanıyor.

Japonya’nın Düzenleyici Reformu

Japonya Finansal Hizmetler Ajansı (FSA), 2028’e kadar Yatırım Fonları Yasası’nın yürütme emrinde değişikliğe gitmeyi planlıyor. Kripto paralar, yatırım fonları için uygun “belirli varlıklar” listesine eklenecek. Tokyo Menkul Kıymetler Borsası’nın onayının ardından, yatırımcılar kripto ETF’leri standart aracı kurum hesaplarından alıp satabilecek. Yapı, mevcut altın ve gayrimenkul ETF’lerine benzeyecek.

Nomura Asset Management ve SBI Global Asset Management, düzenleme değişikliklerine daha yıllar varken bile ürün geliştirme hazırlıklarına başladı bile. Sektör tahminleri, Japonya’daki kripto ETF pazarının toplam varlık büyüklüğünün 1 trilyon yen’e (6,7 milyar dolar) ulaşabileceğine işaret ediyor. Bu rakam, ABD piyasasıyla yapılan kıyaslara dayanıyor. ABD’de listelenen Bitcoin ETF’lerinin toplam varlığı 120 milyar doları aşmış durumda.

Vergi Oranında %55’ten %20’ye İndirim

Belki de en köklü değişim vergilendirme tarafında yaşanacak. FSA, 2026’da Japonya parlamentosuna yasa teklifini sunmayı planlıyor. Teklif yasalaşırsa, kripto paralar Finansal Araçlar ve Borsalar Yasası kapsamına alınacak. Böylece, kripto karları üzerindeki azami vergi oranı %55’ten sabit %20’ye indirilecek ve hisse senetleri ile yatırım fonlarıyla eşitlenecek.

Mevcut yüksek vergi yükü, Japon yatırımcılar için önemli bir engel oluşturuyor ve pek çoğu kripto varlıklarındaki kazançlarını realize etmekten çekiniyor. Planlanan oran indirimi, beklemede olan yüksek talebin önünü açabilir ve adeta suya düşen taş gibi etkilerini hissettirebilir.

Yatırımcı Koruma Framework’ü

Japonya’nın yaklaşımı, son dönemde yaşanan piyasa çalkantılarından çıkarılan derslere dayanıyor. FSA, ETF saklama işlemini üstlenen tröst bankalarına sıkı güvenlik protokolleri uygulama zorunluluğu getirecek. 2024’te yaşanan DMM Bitcoin hack’inde 48,2 milyar yen’lik zarar sonrası güvenlik endişeleri tavan yaptı.

Varlık yöneticilerinin ve aracı kurumların da 2028 lansmanından önce risk açıklamalarını ve operasyonel güvenlik önlemlerini iyileştirmesi gerekecek.

Asya’nın Parçalı Kripto ETF Manzarası

Bölgede düzenleyici yaklaşımlar oldukça farklılık gösteriyor.

Hong Kong, Asya’da perakende yatırımcılara spot kripto ETF sunan tek piyasa konumunda. Nisan 2024’te altı adet Bitcoin ve Ether ürünü piyasaya sürüldü ve Solana ETF’leri ekim 2025’te listeye dahil edildi. Yönetilen varlık büyüklüğü yaklaşık 500 milyon dolar seviyesinde, yani ABD’ye kıyasla devede kulak kalıyor.

Güney Kore’nin iktidardaki Demokrat Partisi, Dijital Varlık Temel Yasası için özel bir ekip kurup kendi çerçevesini oluşturuyor. Partinin hedefi, taslağı ay sonuna kadar tamamlamak. Ancak takvim belirsizliğini koruyor; Haziran yerel seçimleri yaklaşırken Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung’un vaatleri arasında yer alan Bitcoin spot ETF tartışmaları ötelenebilir.

Tayvan, şubat 2025’te içerideki yatırım fonlarının yurtdışındaki pasif kripto ETF’lerine yatırım yapabilmesinin yolunu açtı. Mali Denetim Kurulu (FSC), ayrıca bir kripto yasası üzerinde de çalışıyor. Kurulun başkanı Peng Jin-lung, 2026 ortasında Tayvan dolarına endeksli bir stablecoin çıkabileceğini duyurdu.

Singapur ise perakende yatırımcılar için kripto ETF’lere hala onay vermiyor. Para Otoritesi, dijital token’ların perakende kolektif yatırım fonlarına uygun olmadığını vurgulmaktan geri durmuyor.

Japonya 2028’e kadar bekleyerek diğer piyasalardan ders çıkarabilir. Ancak Güney Kore kendi düzenlemelerini hızla hazırlarken ve Hong Kong ürün yelpazesini genişletirken Asya’daki yarış kızışarak devam ediyor. Satın alan alır, elini çabuk tutan kazanır gibi görünüyor.
Kış Fırtınası Baskısı: ABD’deki Büyük Havuzlar Çekilirken Bitcoin Hashrate’i DüşüyorABD merkezli bazı büyük Bitcoin (BTC) mining havuzları, ülke genelinde elektrik şebekelerini zorlayan aşırı kış koşulları nedeniyle faaliyetlerini kısıtladı. Amerika Birleşik Devletleri’nin geniş bir bölümünü etkisi altına alan kutup soğuklarıyla birlikte, buz gibi hava sıcaklıklarının etkisiyle bu kesintiler gerçekleşiyor. Arktik Hava Bitcoin Hashrate’inde Sert Düşüşe Neden Oldu TheMinerMag‘e göre, Kuzey Amerika’da faaliyet gösteren 2 büyük Bitcoin mining havuzu birlikte ocak 2026 sonunda toplamda 110 exahash saniye (EH/s) üzerinde hash oranı azalttı. Dünyanın en büyük Bitcoin mining havuzu Foundry USA, hashrate’inde sert bir düşüş yaşadı. Geçtiğimiz hafta sonunda yaklaşık 340 EH/s seviyesinden 242 EH/s bandına kadar geriledi. Luxor’da da benzer şekilde düşüş kaydedildi; hashrate yaklaşık 45 EH/s’ten 26 EH/s seviyesine düştü. Antpool ve Binance Pool gibi diğer havuzlarda da daha küçük oranda gerilemeler görüldü. Üstelik bu rakamlar daha da aşağı çekildi. TheMinerMag şöyle yazdı: ‘Sadece FoundryUSA üzerinde Bitcoin hashrate’te cuma gününden bu yana yaklaşık 200 EH/s ya da %60 azalma var; bu da devam eden kısıtlamaya işaret ediyor. Geçici olarak blok üretimi 12 dakikaya kadar yavaşladı.’ dedi. Hashrate Index verilerine göre, Foundry halen yaklaşık 163,5 EH/s hash gücünü elinde tutuyor. Bu, lider kripto para ağının toplam hashrate’inin yaklaşık %22,59’una denk geliyor. Luxor’un payı ise %3,01 seviyesinde ve hashrate’i 21,9 EH/s’ye kadar düştü. Bitcoin Mining Pools. Kaynak: Hashrate Index Hashrate’teki yaygın düşüş, kar ve buzun yanı sıra aşırı soğuğun da etkisiyle birlikte enerji talebinde ani yükselişe denk geliyor. Birçok eyalette elektrik şebekeleri baskı altına girerken, operatörler tasarruf çağrısında bulundu. BBC‘nin aktardığına göre, kış fırtınası en az üç kişinin hayatını kaybetmesine neden olurken, yüzbinlerce evin de elektriğini kesti. Tüm ülkede okullar ve yollar kapanırken, uçuşlar da iptal edildi; Texas’tan New England’a kadar “hayati tehlike” oluşturan koşullar yaşanıyor. X’te (eski adıyla Twitter) paylaşım yapan VanEck Dijital Varlıklar Araştırma Direktörü Matthew Sigel, aşırı hava olaylarında Bitcoin mining şirketlerinin şebeke üzerindeki yükü azaltmada üstlenebileceği role dikkat çekti. Matthew Sigel, şöyle belirtti: ‘Doğudaki ABD’de kış fırtınası nedeniyle bir milyondan fazla Amerikalı elektriksiz. Bazı halka açık Bitcoin mining şirketleri, etkilenen bölgelerde kayda değer kapasiteye sahip ve CLSK, RIOT, BTDR gibi şirketler, Tennessee Valley Authority (TVA) de dahil olmak üzere kamu talep yönetimi programlarıyla esnek yük olarak hareket edecek şekilde yapılanmış durumda. Bu fırtınayla ilgili anlık kısıtlamalara dair kesin bir bilgi henüz yok ancak bu model, koşullar sıkıştığında faydasını kanıtlamıştı.’ dedi. Hashrate’teki bu düşüş aynı zamanda mining şirketlerinin rezervlerinde yaşanan azalma sürecine denk geliyor. CryptoQuant’ın verilerine göre, Bitcoin miner’ların elinde tuttuğu miktar ocak 2026’da 2010’dan bu yana en düşük seviyeye indi ve sektör genelinde artan finansal baskının altını çizdi. Sönük Bitcoin fiyatları ve artan enerji maliyetleri marjları daraltarak birçok mining şirketini zarara sürükledi. Bu nedenle bazı operatörler iş modellerini yeniden gözden geçiriyor. Bitfarms örneğinde olduğu gibi, şirket artık kaynaklarını yapay zekâ ve yüksek performanslı bilgi işlem alanlarına kaydırmaya başladı. Öte yandan mining sektöründe genel tablo hâlâ zorlu. Elektrik fiyatları eylül 2025’te kilovatsaat başına 18,07 sentle rekor kırdı ve ocaktan bu yana %10,5 arttı. BeInCrypto Trump’ın başkanı olduğu yönetimin acil bir elektrik müzayede planı hazırladığını bildirdi. Bu plana göre, teknoloji tabanlı uzun vadeli sözleşmeler yoluyla 15 milyar dolarlık yeni üretim kapasitesi hayata geçecek. Plan dahilinde yeni kapasitenin devreye alınması uzun vadede bir nebze rahatlama getirebilir. Ancak bunun etkileri hemen görülmeyecek. Özellikle şu dönemde, mining şirketleri için uygun fiyatlı enerjiye erişim ve elektrik talep yönetimi programlarına aktif katılım hayati önem taşıyor.

Kış Fırtınası Baskısı: ABD’deki Büyük Havuzlar Çekilirken Bitcoin Hashrate’i Düşüyor

ABD merkezli bazı büyük Bitcoin (BTC) mining havuzları, ülke genelinde elektrik şebekelerini zorlayan aşırı kış koşulları nedeniyle faaliyetlerini kısıtladı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin geniş bir bölümünü etkisi altına alan kutup soğuklarıyla birlikte, buz gibi hava sıcaklıklarının etkisiyle bu kesintiler gerçekleşiyor.

Arktik Hava Bitcoin Hashrate’inde Sert Düşüşe Neden Oldu

TheMinerMag‘e göre, Kuzey Amerika’da faaliyet gösteren 2 büyük Bitcoin mining havuzu birlikte ocak 2026 sonunda toplamda 110 exahash saniye (EH/s) üzerinde hash oranı azalttı.

Dünyanın en büyük Bitcoin mining havuzu Foundry USA, hashrate’inde sert bir düşüş yaşadı. Geçtiğimiz hafta sonunda yaklaşık 340 EH/s seviyesinden 242 EH/s bandına kadar geriledi.

Luxor’da da benzer şekilde düşüş kaydedildi; hashrate yaklaşık 45 EH/s’ten 26 EH/s seviyesine düştü. Antpool ve Binance Pool gibi diğer havuzlarda da daha küçük oranda gerilemeler görüldü. Üstelik bu rakamlar daha da aşağı çekildi.

TheMinerMag şöyle yazdı: ‘Sadece FoundryUSA üzerinde Bitcoin hashrate’te cuma gününden bu yana yaklaşık 200 EH/s ya da %60 azalma var; bu da devam eden kısıtlamaya işaret ediyor. Geçici olarak blok üretimi 12 dakikaya kadar yavaşladı.’ dedi.

Hashrate Index verilerine göre, Foundry halen yaklaşık 163,5 EH/s hash gücünü elinde tutuyor. Bu, lider kripto para ağının toplam hashrate’inin yaklaşık %22,59’una denk geliyor. Luxor’un payı ise %3,01 seviyesinde ve hashrate’i 21,9 EH/s’ye kadar düştü.

Bitcoin Mining Pools. Kaynak: Hashrate Index

Hashrate’teki yaygın düşüş, kar ve buzun yanı sıra aşırı soğuğun da etkisiyle birlikte enerji talebinde ani yükselişe denk geliyor. Birçok eyalette elektrik şebekeleri baskı altına girerken, operatörler tasarruf çağrısında bulundu.

BBC‘nin aktardığına göre, kış fırtınası en az üç kişinin hayatını kaybetmesine neden olurken, yüzbinlerce evin de elektriğini kesti. Tüm ülkede okullar ve yollar kapanırken, uçuşlar da iptal edildi; Texas’tan New England’a kadar “hayati tehlike” oluşturan koşullar yaşanıyor.

X’te (eski adıyla Twitter) paylaşım yapan VanEck Dijital Varlıklar Araştırma Direktörü Matthew Sigel, aşırı hava olaylarında Bitcoin mining şirketlerinin şebeke üzerindeki yükü azaltmada üstlenebileceği role dikkat çekti.

Matthew Sigel, şöyle belirtti: ‘Doğudaki ABD’de kış fırtınası nedeniyle bir milyondan fazla Amerikalı elektriksiz. Bazı halka açık Bitcoin mining şirketleri, etkilenen bölgelerde kayda değer kapasiteye sahip ve CLSK, RIOT, BTDR gibi şirketler, Tennessee Valley Authority (TVA) de dahil olmak üzere kamu talep yönetimi programlarıyla esnek yük olarak hareket edecek şekilde yapılanmış durumda. Bu fırtınayla ilgili anlık kısıtlamalara dair kesin bir bilgi henüz yok ancak bu model, koşullar sıkıştığında faydasını kanıtlamıştı.’ dedi.

Hashrate’teki bu düşüş aynı zamanda mining şirketlerinin rezervlerinde yaşanan azalma sürecine denk geliyor. CryptoQuant’ın verilerine göre, Bitcoin miner’ların elinde tuttuğu miktar ocak 2026’da 2010’dan bu yana en düşük seviyeye indi ve sektör genelinde artan finansal baskının altını çizdi.

Sönük Bitcoin fiyatları ve artan enerji maliyetleri marjları daraltarak birçok mining şirketini zarara sürükledi. Bu nedenle bazı operatörler iş modellerini yeniden gözden geçiriyor. Bitfarms örneğinde olduğu gibi, şirket artık kaynaklarını yapay zekâ ve yüksek performanslı bilgi işlem alanlarına kaydırmaya başladı.

Öte yandan mining sektöründe genel tablo hâlâ zorlu. Elektrik fiyatları eylül 2025’te kilovatsaat başına 18,07 sentle rekor kırdı ve ocaktan bu yana %10,5 arttı.

BeInCrypto Trump’ın başkanı olduğu yönetimin acil bir elektrik müzayede planı hazırladığını bildirdi. Bu plana göre, teknoloji tabanlı uzun vadeli sözleşmeler yoluyla 15 milyar dolarlık yeni üretim kapasitesi hayata geçecek.

Plan dahilinde yeni kapasitenin devreye alınması uzun vadede bir nebze rahatlama getirebilir. Ancak bunun etkileri hemen görülmeyecek. Özellikle şu dönemde, mining şirketleri için uygun fiyatlı enerjiye erişim ve elektrik talep yönetimi programlarına aktif katılım hayati önem taşıyor.
2026’da Altcoin Sezonu Neden BeklenmiyorLider kripto para Bitcoin’in dominasyonu %59 seviyesinde kalırken bu hafta 1 milyar dolar’ın üzerinde token kilit açılışı gerçekleşiyor, sermaye ise hala altcoin’lerin yanından bile geçmiyor. Piyasa yapısındaki bu köklü değişimi anlamak önemli: Nedenini açıklıyoruz. CryptoRank tarafından yayımlanan son rapor, 2026’da geniş ölçekli bir altcoin rallisinin önünü tıkayan dört temel engeli vurguluyor. Bu gelişme, yatırım stratejilerini yıllarca şekillendirebilecek bir değişime işaret ediyor. Piyasa Verileri Bitcoin’in Gücünü Gösteriyor Günümüz piyasa verileri Bitcoin’in ağırlığının sürdüğünü gösteriyor. Altcoin Season Index değeri şu anda 41 ve bu; altcoin’lerin performansının, sezonun başladığını gösteren 75 seviyesinin oldukça altında olduğunu ortaya koyuyor. Bu endeks, ilk 50 coin’in (stablecoin’ler ve varlık temelli token’lar hariç), son 90 günde Bitcoin’den daha iyi performans gösterip göstermediğini ölçüyor. Uzun vadeli göstergeler de benzer bir tablo çiziyor. Altcoin Month endeksi 49’da ve Altcoin Year endeksi ise 29’a gerilemiş durumda. Bu rakamlar, Bitcoin’in farklı zaman dilimlerinde güçlenmeye devam ettiğine işaret ediyor ve alternatif kripto para’lar için zorlukların sürdüğünü teyit ediyor. Geçmişe bakınca tablo daha netleşiyor. Piyasa, tam 122 gündür bir altcoin sezonuna girmedi ve son altcoin yılının üzerinden 1.456 gün geçti. Bu kadar uzun süredir Bitcoin’in üstün performans göstermesi, işin sadece kısa vadeli bir akım olmadığını, piyasa yapısında köklü değişimler yaşandığını gösteriyor. Altcoin sezonu denince akla ilk gelen, ilk 50 kripto para’nın en az %75’inin, 90 gün boyunca Bitcoin’den daha iyi getiri sağlaması. Binance gibi kripto para borsaları tarafından takip edilen bu kriter, şu an için karşılanamıyor ve Bitcoin’in hakimiyetini koruduğunu gözler önüne seriyor. Altcoin’lerin Büyümesini Engelleyen 4 Yapısal Bariyer CryptoRank’in analizine göre altcoin piyasasında yaşanan en büyük sıkıntı, sermayenin dağılması. Geçen yıl boyunca takip edilen token sayısı 5.8 milyon’dan 29.2 milyon’a yükselince, mevcut alım gücü çok daha fazla projeye bölündü. Bu da sektörde geniş tabanlı yükselişleri tetiklemek için gereken yoğun alımı engelledi. Sıradaki engel ise token ekonomisi. Pek çok proje piyasaya düşük dolaşımdaki arzla ancak yüksek tam seyreltilmiş değerlemeyle çıkıyor; coin’lerin büyük bölümü ise içeridekilerde ve uzun hak ediş programlarına bağlı. Token kilit açılışları başladığında ise sürekli satış baskısı oluşuyor ve piyasa talebi artsa da fiyat yükselişi zayıf kalıyor. Bir yandan da altcoin’ler, yeni yatırım araçlarıyla rekabet etmek zorunda. Memecoin’ler kısa sürede yüksek kazanç vadederek spekülatif sermayeyi buraya çekiyor; eskiden altcoin piyasasını hareketlendiren trader’lar, şimdilerde bu alanlara kaydı. Perpetual futures ve prediction market’ler de doğrudan token tutmadan, kaldıraçlı pozisyon almaya imkan tanıyor ve klasik altcoin’lerin talebini azaltıyor. Son büyük bariyer ise kurumsal sermayeden geliyor. Büyük yatırımcılar, ETH, SOL ve XRP gibi yerleşik varlıklara odaklanıyor ve çoğunlukla ETF’ler aracılığıyla pozisyon alıyor. Bu araçlar mevzuata uygunluk ve güvenlik sunuyor ancak yeni fonların büyük bölümü en büyük ve en likit kripto para’lara akıyor. Böylece orta ve küçük ölçekli altcoin’ler, doğru dürüst toplu yatırımcı ilgisi göremiyor ve toparlanmaları çok daha zorlaşıyor. 1 milyar Dolar’lık token kilit açılışı baskıyı nasıl artırıyor? Tüm bu faktörler birleşince altcoin’lerin yükselmesi için gerekli zemini iyice daraltıyor. Bireysel yatırımcıların sermayesi çok sayıda coin’e yayılırken, kurumsal fonlar ise bluechip dediğimiz büyük coin’lere odaklanıyor. Böylece orta sınıf altcoin’ler için düzenli ve güçlü bir alım dalgası oluşmuyor; üstüne bir de piyasaya sürekli yeni token arzı gelince momentum oluşturmak gittikçe zorlaşıyor. Bu ortam, geçmişe göre epey farklı. Eskiden, piyasada çok daha az token varken, sermaye ilk 100 kripto para arasında yoğunlaşır ve koordineli yükselişler daha kolay yaşanırdı. Şimdi ise piyasanın bu kadar dağılması, altcoin’ler genelinde senkronize yükseliş ihtimalini azaltıyor. Ek olarak, alternatif trading ürünlerinin yükselmesi bu tabloyu iyice pekiştiriyor. Yüksek kaldıraç sunan perpetual kontratlar ve binary prediction market’ler, volatilite ve potansiyel getiri açısından altcoin’lere çok benzer fırsatlar sunuyor, hem de direkt token sahibi olmadan ve giriş engeli olmaksızın. Yine de altcoin sezonlarının uzun süre ortalarda görünmemesi kalıcı bir “veda” anlamına gelmiyor. Geçmişte de, altcoin odaklı döngüler arasında uzun aralar olduğunu gördük ancak bu dönemin süresi gerçekten hiç olmadığı kadar uzun. Yatırımcılar şu an bu sürecin yeni bir normali mi yoksa piyasa döngülerinin şartlar değiştikçe tekrar geri mi döneceğini sorgulamak zorunda. Bekleyip göreceğiz. Ocak 2026’nın son haftasına girilirken kripto para piyasası bu yapısal engellerle mücadele etmeye devam ediyor. Önümüzdeki aylarda, altcoin’ler sermaye seyrelmesi, zorlu tokenomics, yeni rakipler ve büyük paranın lider coin’lerde toplanması sorunlarını aşacak mı, yoksa bu rüzgar tersinden mi esecek, hep birlikte göreceğiz.

2026’da Altcoin Sezonu Neden Beklenmiyor

Lider kripto para Bitcoin’in dominasyonu %59 seviyesinde kalırken bu hafta 1 milyar dolar’ın üzerinde token kilit açılışı gerçekleşiyor, sermaye ise hala altcoin’lerin yanından bile geçmiyor. Piyasa yapısındaki bu köklü değişimi anlamak önemli: Nedenini açıklıyoruz.

CryptoRank tarafından yayımlanan son rapor, 2026’da geniş ölçekli bir altcoin rallisinin önünü tıkayan dört temel engeli vurguluyor. Bu gelişme, yatırım stratejilerini yıllarca şekillendirebilecek bir değişime işaret ediyor.

Piyasa Verileri Bitcoin’in Gücünü Gösteriyor

Günümüz piyasa verileri Bitcoin’in ağırlığının sürdüğünü gösteriyor. Altcoin Season Index değeri şu anda 41 ve bu; altcoin’lerin performansının, sezonun başladığını gösteren 75 seviyesinin oldukça altında olduğunu ortaya koyuyor. Bu endeks, ilk 50 coin’in (stablecoin’ler ve varlık temelli token’lar hariç), son 90 günde Bitcoin’den daha iyi performans gösterip göstermediğini ölçüyor.

Uzun vadeli göstergeler de benzer bir tablo çiziyor. Altcoin Month endeksi 49’da ve Altcoin Year endeksi ise 29’a gerilemiş durumda. Bu rakamlar, Bitcoin’in farklı zaman dilimlerinde güçlenmeye devam ettiğine işaret ediyor ve alternatif kripto para’lar için zorlukların sürdüğünü teyit ediyor.

Geçmişe bakınca tablo daha netleşiyor. Piyasa, tam 122 gündür bir altcoin sezonuna girmedi ve son altcoin yılının üzerinden 1.456 gün geçti. Bu kadar uzun süredir Bitcoin’in üstün performans göstermesi, işin sadece kısa vadeli bir akım olmadığını, piyasa yapısında köklü değişimler yaşandığını gösteriyor.

Altcoin sezonu denince akla ilk gelen, ilk 50 kripto para’nın en az %75’inin, 90 gün boyunca Bitcoin’den daha iyi getiri sağlaması. Binance gibi kripto para borsaları tarafından takip edilen bu kriter, şu an için karşılanamıyor ve Bitcoin’in hakimiyetini koruduğunu gözler önüne seriyor.

Altcoin’lerin Büyümesini Engelleyen 4 Yapısal Bariyer

CryptoRank’in analizine göre altcoin piyasasında yaşanan en büyük sıkıntı, sermayenin dağılması. Geçen yıl boyunca takip edilen token sayısı 5.8 milyon’dan 29.2 milyon’a yükselince, mevcut alım gücü çok daha fazla projeye bölündü. Bu da sektörde geniş tabanlı yükselişleri tetiklemek için gereken yoğun alımı engelledi.

Sıradaki engel ise token ekonomisi. Pek çok proje piyasaya düşük dolaşımdaki arzla ancak yüksek tam seyreltilmiş değerlemeyle çıkıyor; coin’lerin büyük bölümü ise içeridekilerde ve uzun hak ediş programlarına bağlı. Token kilit açılışları başladığında ise sürekli satış baskısı oluşuyor ve piyasa talebi artsa da fiyat yükselişi zayıf kalıyor.

Bir yandan da altcoin’ler, yeni yatırım araçlarıyla rekabet etmek zorunda. Memecoin’ler kısa sürede yüksek kazanç vadederek spekülatif sermayeyi buraya çekiyor; eskiden altcoin piyasasını hareketlendiren trader’lar, şimdilerde bu alanlara kaydı. Perpetual futures ve prediction market’ler de doğrudan token tutmadan, kaldıraçlı pozisyon almaya imkan tanıyor ve klasik altcoin’lerin talebini azaltıyor.

Son büyük bariyer ise kurumsal sermayeden geliyor. Büyük yatırımcılar, ETH, SOL ve XRP gibi yerleşik varlıklara odaklanıyor ve çoğunlukla ETF’ler aracılığıyla pozisyon alıyor. Bu araçlar mevzuata uygunluk ve güvenlik sunuyor ancak yeni fonların büyük bölümü en büyük ve en likit kripto para’lara akıyor. Böylece orta ve küçük ölçekli altcoin’ler, doğru dürüst toplu yatırımcı ilgisi göremiyor ve toparlanmaları çok daha zorlaşıyor.

1 milyar Dolar’lık token kilit açılışı baskıyı nasıl artırıyor?

Tüm bu faktörler birleşince altcoin’lerin yükselmesi için gerekli zemini iyice daraltıyor. Bireysel yatırımcıların sermayesi çok sayıda coin’e yayılırken, kurumsal fonlar ise bluechip dediğimiz büyük coin’lere odaklanıyor. Böylece orta sınıf altcoin’ler için düzenli ve güçlü bir alım dalgası oluşmuyor; üstüne bir de piyasaya sürekli yeni token arzı gelince momentum oluşturmak gittikçe zorlaşıyor.

Bu ortam, geçmişe göre epey farklı. Eskiden, piyasada çok daha az token varken, sermaye ilk 100 kripto para arasında yoğunlaşır ve koordineli yükselişler daha kolay yaşanırdı. Şimdi ise piyasanın bu kadar dağılması, altcoin’ler genelinde senkronize yükseliş ihtimalini azaltıyor.

Ek olarak, alternatif trading ürünlerinin yükselmesi bu tabloyu iyice pekiştiriyor. Yüksek kaldıraç sunan perpetual kontratlar ve binary prediction market’ler, volatilite ve potansiyel getiri açısından altcoin’lere çok benzer fırsatlar sunuyor, hem de direkt token sahibi olmadan ve giriş engeli olmaksızın.

Yine de altcoin sezonlarının uzun süre ortalarda görünmemesi kalıcı bir “veda” anlamına gelmiyor. Geçmişte de, altcoin odaklı döngüler arasında uzun aralar olduğunu gördük ancak bu dönemin süresi gerçekten hiç olmadığı kadar uzun. Yatırımcılar şu an bu sürecin yeni bir normali mi yoksa piyasa döngülerinin şartlar değiştikçe tekrar geri mi döneceğini sorgulamak zorunda. Bekleyip göreceğiz.

Ocak 2026’nın son haftasına girilirken kripto para piyasası bu yapısal engellerle mücadele etmeye devam ediyor. Önümüzdeki aylarda, altcoin’ler sermaye seyrelmesi, zorlu tokenomics, yeni rakipler ve büyük paranın lider coin’lerde toplanması sorunlarını aşacak mı, yoksa bu rüzgar tersinden mi esecek, hep birlikte göreceğiz.
CZ’in Anı Kitabı Şubat Sonunda Geliyor: Hapishane Deneyimini Tamamen AnlatacakBinance kurucusu Changpeng “CZ” Zhao’nun uzun zamandır beklenen anı kitabı şubat ayı sonunda ya da mart ayı başında raflardaki yerini alıyor. CZ, Davos Forumunda yaptığı röportajda açıklayamadığı detayları bu kitapta paylaşacağının sözünü verdi. ‘Saklayacak bir şey yok. Tüm ayrıntılar yakında çıkacak kitapta,’ CZ 25 Ocak’ta X’te yazdı ve kitabın 4-6 hafta içerisinde yayınlanacağını doğruladı. İki Dilde Kendi Yayınını Yapmak Yaklaşık 97.000 kelimelik ve 300 sayfalık bu anı kitabı, eş zamanlı olarak İngilizce ve Çince dillerinde kendi imkanlarıyla yayınlanacak. CZ, geleneksel yayıncıları devre dışı bırakmasının sebebini zamana olan ihtiyacı olarak açıkladı. ‘Bir yayıncıyla ilerlemek çok uzun sürüyor, dağıtımda büyük katkı sunsalar da süreç fazla uzuyor’ diye belirtti. Kitaptan elde edilecek tüm gelirler hayır işlerine bağışlanacak. CZ, ‘Kitaptan para kazanmak gibi bir amacım yok’ dedi. Chinese başlığı memecoin uyarısını tetikledi CZ, 8 Ocak’ta yaptığı bir paylaşımda, kitabın Çince versiyonuna ‘币安人生’ (kabaca ‘Binance Hayatı’ ya da ‘Binance’le Bir Hayat’) ismini vermeyi düşündüğünü açıkladı. İngilizce başlık ise henüz kesinleşmedi ve çok farklı bir isimle çıkabileceğini belirtti. Memecoin ekosistemindeki gündem ifadelerinin hızla tokenize edilmesi eğilimini fark eden CZ, bu konuya önceden açıklık getirdi. ‘Tam şeffaflıkla, bunu buradan paylaşmak istiyorum ki herhangi bir sızıntı olmasın… Bu bir meme token’la ya da bir listeleme ile alakalı değil. Mem kültürünü seviyorum ve hoşuma da gidiyor. Akılda kalıcı bir kelime, benim için oldukça etkili’ diye yazdı. Kendisinin herhangi bir ‘币安人生’ memecoin’i tutmadığını ve böyle bir niyeti olmadığını net şekilde belirtti. Ancak kitabın adını son anda değiştirme hakkını saklı tuttuğunu da vurguladı. 114.000 Kelimeden Son Düzenlemeye CZ’nin anı kitabı en azından Mart 2025’ten bu yana gündemde. O dönemde CZ, ilk kez 114.000 kelimelik bir taslak yazdığını paylaşmıştı. O dönemde projenin ‘beklenenden çok daha uzun sürdüğünü’ ve tekrar yazmak için ‘3 kat daha fazla çaba gerekeceğini’ belirtmişti. O süreçte CZ, kitabın kripto para sektöründeki bazı tartışmalı olaylara da değineceğinin sinyalini vermişti. Özellikle FTX ile Terra/LUNA’nın 2022 mayısındaki çöküşü arasında bir bağlantı olabileceği iddiası bunlardan biri. Mart 2025’te, ‘Bu bölüm üzerinde çalışırken bunu düşünüyordum… Spekülasyon yapmak istemedim; dedikodular vardı fakat hiçbir zaman elle tutulur bir kanıt görmedim’ diye yazmıştı. Aylar süren düzenlemeler sonucunda nihai versiyon yaklaşık 97.000 kelimeye ve 300 sayfaya indirildi. Hapishane Detayları Dahil Bir takipçisinin, anı kitabında hapiste geçen döneme dair detaylar olup olmadığı sorusuna CZ ‘Evet, hepsi orada yer alıyor’ şeklinde yanıt verdi. Zhao, 2023 yılı sonunda ABD Kara Para Aklamayı Önleme düzenlemelerini ihlal etmekten suçunu kabul edip Binance CEO’luğundan ayrılmıştı. Kendisi Federal Correctional Institution Lompoc I’da dört ay hapis yatıp Eylül 2024’te serbest bırakıldı. Ekim 2025’te de Donald Trump’tan başkanlık affı aldı. O tarihten bu yana CZ, Binance’ın faaliyetleriyle alakalı açıklamalardan uzak durdu. Şimdi ise daha çok hayırseverlik, eğitim projeleri ve tabii kendi anı kitabı üzerinde yoğunlaşıyor. Kitap, dünyanın en büyük kripto para borsasının kuruluşundan önce, kuruluş sürecinde ve sonrasında yaşadıklarını birinci elden kapsamlı şekilde aktaracağı için heyecan yaratıyor.

CZ’in Anı Kitabı Şubat Sonunda Geliyor: Hapishane Deneyimini Tamamen Anlatacak

Binance kurucusu Changpeng “CZ” Zhao’nun uzun zamandır beklenen anı kitabı şubat ayı sonunda ya da mart ayı başında raflardaki yerini alıyor. CZ, Davos Forumunda yaptığı röportajda açıklayamadığı detayları bu kitapta paylaşacağının sözünü verdi.

‘Saklayacak bir şey yok. Tüm ayrıntılar yakında çıkacak kitapta,’ CZ 25 Ocak’ta X’te yazdı ve kitabın 4-6 hafta içerisinde yayınlanacağını doğruladı.

İki Dilde Kendi Yayınını Yapmak

Yaklaşık 97.000 kelimelik ve 300 sayfalık bu anı kitabı, eş zamanlı olarak İngilizce ve Çince dillerinde kendi imkanlarıyla yayınlanacak. CZ, geleneksel yayıncıları devre dışı bırakmasının sebebini zamana olan ihtiyacı olarak açıkladı.

‘Bir yayıncıyla ilerlemek çok uzun sürüyor, dağıtımda büyük katkı sunsalar da süreç fazla uzuyor’ diye belirtti.

Kitaptan elde edilecek tüm gelirler hayır işlerine bağışlanacak. CZ, ‘Kitaptan para kazanmak gibi bir amacım yok’ dedi.

Chinese başlığı memecoin uyarısını tetikledi

CZ, 8 Ocak’ta yaptığı bir paylaşımda, kitabın Çince versiyonuna ‘币安人生’ (kabaca ‘Binance Hayatı’ ya da ‘Binance’le Bir Hayat’) ismini vermeyi düşündüğünü açıkladı. İngilizce başlık ise henüz kesinleşmedi ve çok farklı bir isimle çıkabileceğini belirtti.

Memecoin ekosistemindeki gündem ifadelerinin hızla tokenize edilmesi eğilimini fark eden CZ, bu konuya önceden açıklık getirdi.

‘Tam şeffaflıkla, bunu buradan paylaşmak istiyorum ki herhangi bir sızıntı olmasın… Bu bir meme token’la ya da bir listeleme ile alakalı değil. Mem kültürünü seviyorum ve hoşuma da gidiyor. Akılda kalıcı bir kelime, benim için oldukça etkili’ diye yazdı.

Kendisinin herhangi bir ‘币安人生’ memecoin’i tutmadığını ve böyle bir niyeti olmadığını net şekilde belirtti. Ancak kitabın adını son anda değiştirme hakkını saklı tuttuğunu da vurguladı.

114.000 Kelimeden Son Düzenlemeye

CZ’nin anı kitabı en azından Mart 2025’ten bu yana gündemde. O dönemde CZ, ilk kez 114.000 kelimelik bir taslak yazdığını paylaşmıştı. O dönemde projenin ‘beklenenden çok daha uzun sürdüğünü’ ve tekrar yazmak için ‘3 kat daha fazla çaba gerekeceğini’ belirtmişti.

O süreçte CZ, kitabın kripto para sektöründeki bazı tartışmalı olaylara da değineceğinin sinyalini vermişti. Özellikle FTX ile Terra/LUNA’nın 2022 mayısındaki çöküşü arasında bir bağlantı olabileceği iddiası bunlardan biri.

Mart 2025’te, ‘Bu bölüm üzerinde çalışırken bunu düşünüyordum… Spekülasyon yapmak istemedim; dedikodular vardı fakat hiçbir zaman elle tutulur bir kanıt görmedim’ diye yazmıştı.

Aylar süren düzenlemeler sonucunda nihai versiyon yaklaşık 97.000 kelimeye ve 300 sayfaya indirildi.

Hapishane Detayları Dahil

Bir takipçisinin, anı kitabında hapiste geçen döneme dair detaylar olup olmadığı sorusuna CZ ‘Evet, hepsi orada yer alıyor’ şeklinde yanıt verdi.

Zhao, 2023 yılı sonunda ABD Kara Para Aklamayı Önleme düzenlemelerini ihlal etmekten suçunu kabul edip Binance CEO’luğundan ayrılmıştı. Kendisi Federal Correctional Institution Lompoc I’da dört ay hapis yatıp Eylül 2024’te serbest bırakıldı. Ekim 2025’te de Donald Trump’tan başkanlık affı aldı.

O tarihten bu yana CZ, Binance’ın faaliyetleriyle alakalı açıklamalardan uzak durdu. Şimdi ise daha çok hayırseverlik, eğitim projeleri ve tabii kendi anı kitabı üzerinde yoğunlaşıyor. Kitap, dünyanın en büyük kripto para borsasının kuruluşundan önce, kuruluş sürecinde ve sonrasında yaşadıklarını birinci elden kapsamlı şekilde aktaracağı için heyecan yaratıyor.
Altın İlk Kez 5.000 Dolar’a Ulaştı: Paniğin Arkasındaki Üç RiskAltın ilk kez ons başına 5.000 doları aşıyor. Sadece ocak ayında fiyatlar 650 doların üzerinde artıyor. Geçtiğimiz haftaki %8,5’lik yükseliş, dolar bazında tarihin en büyük haftalık artışı olarak kayıtlara geçti. Oransal olarak da, pandemi paniğinin yaşandığı Mart 2020’den bu yana en sert haftalık yükselişe imza atıldı. Gümüş de 100 dolar seviyesini aşarak bu yıl %44 yükseldi. Piyasalar üçlü bir tehdide karşı alarmda: ABD-Kanada-Çin arasında tarifelerin tırmanması, potansiyel yen müdahalesi ve ABD’de hükümetin kapanma riskinin artmasıyla güvenli limanlara yönelim hızlanıyor. Altın Rallisi Güven Erozyonuna İşaret Ediyor TD Securities stratejisti Daniel Ghali, Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada altındaki rallinin küresel finans sistemine olan güvenle ilgili soru işaretlerinden kaynaklandığını söylüyor. Ghali, güvenin sarsıldığını ama tamamen kaybolmadığını belirtiyor ve ekliyor: Eğer bu güven tamamen yıkılırsa yükseliş daha da uzun sürebilir. Altındaki sert yükselişi birden fazla etken tetikliyor. Lider kripto para olan dolar, Trump’ın Venezuela’ya müdahalesi, Fed Başkanı Jerome Powell üzerindeki baskı ve Grönland’la ilgili tarife tehditleriyle zayıfladı. Fed’in faiz indirimleriyle Hazine tahvilleri ve para piyasası fonlarında getiriler düştü, altının fırsat maliyeti iyice azaldı. Çin 14 aydır üst üste altın almaya devam ederken, Polonya Merkez Bankası da yeni bir büyük alıma onay verdi. Döngüsel olarak düzeltilmiş F/K oranları, borsadaki değerlemelerin 2000 yılındaki dot-com balonundan bu yana en yüksek seviyelere ulaştığını gösteriyor. Yatırımcılar alternatif varlıklara yöneliyor. Piyasaların Takip Ettiği Üç Büyük Risk Altına yönelişin ötesinde, yatırımcıların bu hafta tedirginliğini artıran üç temel katalizör öne çıkıyor. ABD-Kanada-Çin Gümrük Vergisi Çatışması Başkan Trump, Kanada’nın Çin ile serbest ticaret anlaşmasına yönelmesi halinde %100 tarife uygulayacağını açıkladı. Kanada Başbakanı Mark Carney ise derhal karşılık verdi ve Çin’le böyle bir anlaşma planlarının olmadığını duyurdu. Carney, ‘ABD ve Meksika ile yapılan serbest ticaret anlaşmasında, önceden haber verilmeden piyasa dışı ekonomilerle serbest ticaret anlaşmalarının imzalanmaması taahhüdü var. Çin’le ya da diğer piyasa dışı ekonomilerle böyle bir niyetimiz yok’ dedi. Kanada’nın yaptığı ise Çin’in misilleme tarifelerine cevap olarak sınırlı bir anlaşmaya varmak oldu. 2024’te Kanada da ABD’yi takip ederek Çinli elektrikli araçlara %100, çelik ve alüminyuma %25 tarife uyguladı. Çin ise karşılık olarak Kanada kanola yağına %100, domuz eti ve deniz ürünlerine %25 tarife getirdi. Şimdi Kanada, yıllık 49.000 araç kotasıyla (toplam satışın yaklaşık %3’ü) EV tarifesini %6,1’e indirdi. Sorun şu: Trump bunu ‘tarihin en kötü anlaşmalarından biri’ olarak niteledi ve hafta sonu boyunca baskıyı sürdürdü. Hazine Bakanı Scott Bessent ise ABC ekranlarında, ‘Kanada’nın Çin’in ucuz mallarını ABD’ye akıtan bir geçit olmasına izin veremeyiz’ dedi. Trump sosyal medyada Kanada ile de dalga geçti; ‘Çin, bir zamanlar Büyük Kanada ülkesini tamamen ve başarıyla ele geçiriyor. Bunu görmek çok üzücü. Umarım en azından buz hokeyini rahat bırakırlar!’ paylaşımı piyasada pazartesi günü Kanada ve Çin’in birlikte karşılık verme olasılığına dair tedirginliği artırdı. Yen Müdahale Tehdidi Yen, dolar karşısında %0,7 değer kazandı ve 154,58’e yükseldi. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, ‘anormal hareketlere’ karşı önlem alınabileceği uyarısında bulundu. New York Merkez Bankası’nın finans kuruluşlarına yen döviz kuru sorusu yönelttiği haberleri de gündeme geldi. Piyasa bu sinyali ABD’nin Japonya’ya döviz müdahalesinde destek olabileceği şeklinde yorumladı. Miller Tabak’ın baş piyasa stratejisti Matt Maley, Bloomberg’e verdiği demeçte, yen için yapılacak müdahale girişimlerinin çoğunun sadece uzun vadeli faizleri yukarı çekebileceğini ve Japon yetkililerin elini kolunu bağladığını dile getirdi. Yen, carry trade işlemleri için başlıca fonlama para birimi işlevi görüyor. Gerçek bir müdahale, yen üzerinden açılan işlemlerin hızla kapanmasına neden olarak riskli varlıklarda volatilitenin tırmanmasına yol açabilir. ABD Hükümet Kapatma İhtimali Artıyor 31 Ocak’ta süresi dolacak bütçe anlaşması yeniden gündeme oturdu. Kalshi tahmin platformlarına göre hükümetin kapanma ihtimali %78,5’e kadar fırladı. Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer, başta Minnesota’da iki sivilin Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza ajanları tarafından öldürülmesi olmak üzere yaşananlardan ötürü İç Güvenlik Bakanlığı bütçe tasarısına Demokratların karşı çıkacağını duyurdu. 12 yıllık bütçe tasarısının altısı yasalaştı ancak kalan altı kalemin geçmesi için Cumhuriyetçilerin Demokratların desteğine ihtiyacı var. Bütçe Komisyonu’ndaki en üst düzey Demokrat olan Senatör Patty Murray, daha önce destek çağrısı yaptığı tasarı hakkında geri adım attı ve ‘federal ajanlar göz göre göre insan öldürüyorsa ve cezasız kalıyorsa buna onay veremeyiz’ dedi. Ekim ayında yaşanan 43 günlük kapanmanın aksine, Adalet, Ticaret, İçişleri ve Tarım gibi bazı bakanlıklar için tam yıl bütçesi zaten hazır. Bu yüzden tamamen bir kapanma olasılığı düşüşte. Ancak diğer devlet hizmetlerinde aksaklıklar yaşanabilir. Üstelik Senato’ya da kar yağışı nedeniyle salıdan önce dönülmesi beklenmiyor. Bu Haftanın Önemli Gelişmeleri ve Olası Etkileri Fed’in Açık Piyasa Komitesi (FOMC) kararı 29 Ocak’ta açıklanacak. Beklenti faizlerin sabit tutulması yönünde. Ancak Trump sürekli olarak faiz indirimi talebinde bulunuyor. Powell’ın yerine kendi adayını açıklayacağını duyurması ise belirsizliği bir kat daha artırıyor. ABD’de bütçe 31 Ocak’ta sona eriyor ve Japonya’da seçimler 8 Şubat’ta. Ayrıca Microsoft ve Tesla gibi devler de bu hafta bilanço açıklayacak. Hafta sonu Bitcoin işlem hacmindeki sert artış, yatırımcıların paniğe kapıldığını gösteriyor. ABD borsası daha açılmadan üç büyük risk birden üst üste geldi ve Trump’ın tarife tehditleri yine piyasaların sinirini iyice bozdu. Eğer geçmişteki döngü tekrar ederse, olumsuz piyasa tepkisiyle birlikte Tarife Açıklamasının İptali (TACO) da gündeme gelebilir. Ancak o zamana dek volatilite kaçınılmaz görünüyor. Altın ve gümüşte görülen tarihi zirveler net bir mesaj veriyor: Piyasalar güvenli liman arayışında.

Altın İlk Kez 5.000 Dolar’a Ulaştı: Paniğin Arkasındaki Üç Risk

Altın ilk kez ons başına 5.000 doları aşıyor. Sadece ocak ayında fiyatlar 650 doların üzerinde artıyor. Geçtiğimiz haftaki %8,5’lik yükseliş, dolar bazında tarihin en büyük haftalık artışı olarak kayıtlara geçti. Oransal olarak da, pandemi paniğinin yaşandığı Mart 2020’den bu yana en sert haftalık yükselişe imza atıldı. Gümüş de 100 dolar seviyesini aşarak bu yıl %44 yükseldi.

Piyasalar üçlü bir tehdide karşı alarmda: ABD-Kanada-Çin arasında tarifelerin tırmanması, potansiyel yen müdahalesi ve ABD’de hükümetin kapanma riskinin artmasıyla güvenli limanlara yönelim hızlanıyor.

Altın Rallisi Güven Erozyonuna İşaret Ediyor

TD Securities stratejisti Daniel Ghali, Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada altındaki rallinin küresel finans sistemine olan güvenle ilgili soru işaretlerinden kaynaklandığını söylüyor. Ghali, güvenin sarsıldığını ama tamamen kaybolmadığını belirtiyor ve ekliyor: Eğer bu güven tamamen yıkılırsa yükseliş daha da uzun sürebilir.

Altındaki sert yükselişi birden fazla etken tetikliyor. Lider kripto para olan dolar, Trump’ın Venezuela’ya müdahalesi, Fed Başkanı Jerome Powell üzerindeki baskı ve Grönland’la ilgili tarife tehditleriyle zayıfladı. Fed’in faiz indirimleriyle Hazine tahvilleri ve para piyasası fonlarında getiriler düştü, altının fırsat maliyeti iyice azaldı.

Çin 14 aydır üst üste altın almaya devam ederken, Polonya Merkez Bankası da yeni bir büyük alıma onay verdi. Döngüsel olarak düzeltilmiş F/K oranları, borsadaki değerlemelerin 2000 yılındaki dot-com balonundan bu yana en yüksek seviyelere ulaştığını gösteriyor. Yatırımcılar alternatif varlıklara yöneliyor.

Piyasaların Takip Ettiği Üç Büyük Risk

Altına yönelişin ötesinde, yatırımcıların bu hafta tedirginliğini artıran üç temel katalizör öne çıkıyor.

ABD-Kanada-Çin Gümrük Vergisi Çatışması

Başkan Trump, Kanada’nın Çin ile serbest ticaret anlaşmasına yönelmesi halinde %100 tarife uygulayacağını açıkladı. Kanada Başbakanı Mark Carney ise derhal karşılık verdi ve Çin’le böyle bir anlaşma planlarının olmadığını duyurdu.

Carney, ‘ABD ve Meksika ile yapılan serbest ticaret anlaşmasında, önceden haber verilmeden piyasa dışı ekonomilerle serbest ticaret anlaşmalarının imzalanmaması taahhüdü var. Çin’le ya da diğer piyasa dışı ekonomilerle böyle bir niyetimiz yok’ dedi.

Kanada’nın yaptığı ise Çin’in misilleme tarifelerine cevap olarak sınırlı bir anlaşmaya varmak oldu. 2024’te Kanada da ABD’yi takip ederek Çinli elektrikli araçlara %100, çelik ve alüminyuma %25 tarife uyguladı. Çin ise karşılık olarak Kanada kanola yağına %100, domuz eti ve deniz ürünlerine %25 tarife getirdi. Şimdi Kanada, yıllık 49.000 araç kotasıyla (toplam satışın yaklaşık %3’ü) EV tarifesini %6,1’e indirdi.

Sorun şu: Trump bunu ‘tarihin en kötü anlaşmalarından biri’ olarak niteledi ve hafta sonu boyunca baskıyı sürdürdü. Hazine Bakanı Scott Bessent ise ABC ekranlarında, ‘Kanada’nın Çin’in ucuz mallarını ABD’ye akıtan bir geçit olmasına izin veremeyiz’ dedi.

Trump sosyal medyada Kanada ile de dalga geçti; ‘Çin, bir zamanlar Büyük Kanada ülkesini tamamen ve başarıyla ele geçiriyor. Bunu görmek çok üzücü. Umarım en azından buz hokeyini rahat bırakırlar!’ paylaşımı piyasada pazartesi günü Kanada ve Çin’in birlikte karşılık verme olasılığına dair tedirginliği artırdı.

Yen Müdahale Tehdidi

Yen, dolar karşısında %0,7 değer kazandı ve 154,58’e yükseldi. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, ‘anormal hareketlere’ karşı önlem alınabileceği uyarısında bulundu. New York Merkez Bankası’nın finans kuruluşlarına yen döviz kuru sorusu yönelttiği haberleri de gündeme geldi. Piyasa bu sinyali ABD’nin Japonya’ya döviz müdahalesinde destek olabileceği şeklinde yorumladı.

Miller Tabak’ın baş piyasa stratejisti Matt Maley, Bloomberg’e verdiği demeçte, yen için yapılacak müdahale girişimlerinin çoğunun sadece uzun vadeli faizleri yukarı çekebileceğini ve Japon yetkililerin elini kolunu bağladığını dile getirdi.

Yen, carry trade işlemleri için başlıca fonlama para birimi işlevi görüyor. Gerçek bir müdahale, yen üzerinden açılan işlemlerin hızla kapanmasına neden olarak riskli varlıklarda volatilitenin tırmanmasına yol açabilir.

ABD Hükümet Kapatma İhtimali Artıyor

31 Ocak’ta süresi dolacak bütçe anlaşması yeniden gündeme oturdu. Kalshi tahmin platformlarına göre hükümetin kapanma ihtimali %78,5’e kadar fırladı. Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer, başta Minnesota’da iki sivilin Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza ajanları tarafından öldürülmesi olmak üzere yaşananlardan ötürü İç Güvenlik Bakanlığı bütçe tasarısına Demokratların karşı çıkacağını duyurdu.

12 yıllık bütçe tasarısının altısı yasalaştı ancak kalan altı kalemin geçmesi için Cumhuriyetçilerin Demokratların desteğine ihtiyacı var. Bütçe Komisyonu’ndaki en üst düzey Demokrat olan Senatör Patty Murray, daha önce destek çağrısı yaptığı tasarı hakkında geri adım attı ve ‘federal ajanlar göz göre göre insan öldürüyorsa ve cezasız kalıyorsa buna onay veremeyiz’ dedi.

Ekim ayında yaşanan 43 günlük kapanmanın aksine, Adalet, Ticaret, İçişleri ve Tarım gibi bazı bakanlıklar için tam yıl bütçesi zaten hazır. Bu yüzden tamamen bir kapanma olasılığı düşüşte. Ancak diğer devlet hizmetlerinde aksaklıklar yaşanabilir. Üstelik Senato’ya da kar yağışı nedeniyle salıdan önce dönülmesi beklenmiyor.

Bu Haftanın Önemli Gelişmeleri ve Olası Etkileri

Fed’in Açık Piyasa Komitesi (FOMC) kararı 29 Ocak’ta açıklanacak. Beklenti faizlerin sabit tutulması yönünde. Ancak Trump sürekli olarak faiz indirimi talebinde bulunuyor. Powell’ın yerine kendi adayını açıklayacağını duyurması ise belirsizliği bir kat daha artırıyor. ABD’de bütçe 31 Ocak’ta sona eriyor ve Japonya’da seçimler 8 Şubat’ta. Ayrıca Microsoft ve Tesla gibi devler de bu hafta bilanço açıklayacak.

Hafta sonu Bitcoin işlem hacmindeki sert artış, yatırımcıların paniğe kapıldığını gösteriyor. ABD borsası daha açılmadan üç büyük risk birden üst üste geldi ve Trump’ın tarife tehditleri yine piyasaların sinirini iyice bozdu. Eğer geçmişteki döngü tekrar ederse, olumsuz piyasa tepkisiyle birlikte Tarife Açıklamasının İptali (TACO) da gündeme gelebilir. Ancak o zamana dek volatilite kaçınılmaz görünüyor.

Altın ve gümüşte görülen tarihi zirveler net bir mesaj veriyor: Piyasalar güvenli liman arayışında.
RAIN token yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesine (ATH) bu hafta ulaşır mı?RAIN fiyatı son 30 günde neredeyse %40 yükseliyor ve çıkış yapısının sağlamlığını koruyor. Şu anda fiyat 0,0104 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor fakat artık asıl odak noktası bu seviye değil. Aktif yükseliş yapısı, güncel seviyelerden %10’dan fazla yukarıda, 0,0110 dolar üzerinde yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesi (ATH) için işaret veriyor. Yukarı yön halen açık ancak zayıflayan momentum, iyimserliğin zirveye çıktığı noktada satıcıların piyasaya dönebileceğine işaret ediyor. Yeni Tüm Zamanların En Yüksek Seviyesi Gerçek Hedef: Satıcı’lar Hâlâ Bekliyor Aktif çıkış yapan ters omuz-baş-omuz formasyonu, 0,0110 dolar bölgesine yakın, mevcut fiyatların %10’dan fazla üzerinde yeni bir zirveye işaret ediyor. Trader’lar artık eski zirveye değil, bu hedeflenen seviyeye odaklanıyor. Şu anki fiyat durgunluğu kar alımlarıyla ilgili değil; RAIN bir sonraki yükseliş adımını atabilecek mi, asıl konu bu. RAIN Breakout Structure: TradingView Böyle analizlere mi ihtiyacınız var? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan hemen abone olabilirsiniz! Zincir üstü veriler de bu görüşü destekliyor. Tüm yaş gruplarındaki token hareketini ölçen “spent coins age band” aktivitesi, genellikle satış ya da kar alma dönemlerini gösterir. Son birkaç günde bu aktivite adeta çöktü. 22 ocak’tan bu yana geçen yalnızca üç gün içerisinde, harcanan coin aktivitesi yaklaşık 104,8 milyon seviyesinden 25,4 milyona inerek %76’lık sert bir düşüş yaşadı. Coin Activity Takes A Hit: Santiment Bu sert düşüş, fiyatlar yükselmesine rağmen yatırımcıların token’larını hareket ettirmediğini ve kısa vadede olumlu bir görüntü çizdiğini gösteriyor. Yani dağıtım değil sabır hakim. Piyasa katılımcıları, beklenen yeni ATH denemesini görmek için beklemede kalıyor. Kısaca şu anda satıcılar kenara çekilmiş durumda ve 0,0110 dolar seviyesine doğru çıkış yolu açık kalmaya devam ediyor. Fakat ‘sessiz sakin akar suyu görünce’ dikkatli olmakta fayda var; işte bu sakin ortamda riskler birikmeye başlıyor. Öngörülen Tüm Zamanların En Yüksek Seviyesinde Satıcı’lar Neden Geri Dönebilir? İlk uyarı, orijinal çıkış yapısının altındaki formasyondan geliyor. Ocak ayı başından beri RAIN yükselmeye devam ederken, ikincil bir ters omuz-baş-omuz formasyonu oluşmaya başladı. İlk yapıdan farklı olarak, bu yapının boyun çizgisi dik bir şekilde yukarı eğimli ve sağ omuzu, baş kısmından daha büyük. Bu görünüm devamını zorlaştırıyor. Bu yapının fiyat tahmini ise daha mütevazı: Yaklaşık %13–14 ve başarı için güçlü momentum gerekiyor. Uzun vadeli momentumda ise aynı güç görülmüyor. 6 ocak ile 22 ocak arasında RAIN fiyatı daha yüksek bir zirve yaparken, Göreceli Güç Endeksi (RSI) daha düşük bir tepe oluşturdu. RSI, fiyat momentumunu son kazanç ve kayıpları karşılaştırarak ölçer. Fiyat yükselirken RSI zayıflarsa, bu alıcıların baskısının azaldığına işaret eder. Yani bu düşüş yönlü RSI ayrışması, ATH’ye gelinmeden önce görüldüğü için oldukça kritik bir uyarı niteliğinde. New Pattern, Weak Momentum: TradingView Bu endişeyi Para Akış Endeksi (MFI) daha da güçlendiriyor. MFI hem fiyat hem hacme dayanarak alım-satım baskısını ölçer. 6 ocak ile 24 ocak arasında RAIN fiyatı yatay veya hafifçe yükselirken, MFI aşağı yönde trend izliyor. Bu da, satış tarafı hâlâ pasif olmasına rağmen dipten alımların zayıfladığını gösteriyor. Dip Buyers Are Weak: TradingView Yani yüzeydeki çelişkiyi bu detay açıklıyor. Harcanan coin’lerde azalma, satıcıların beklemede olmasından; RSI ve MFI’daki zayıflama ise alıcıların güçlü şekilde piyasaya girmemesinden kaynaklanıyor. Satıcıların kenara çekilmesiyle desteklenen yükselişler, kalıcı olmayabilir. Eğer RAIN fiyatı tahmini ATH bölgesine ulaşırsa, orta ölçekli bir kar satışı dengeleri anında değiştirebilir. RAIN Fiyatında Takip Edilmesi Gereken Seviyeler RAIN yine de yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesi yapabilir. Verilerde bu yolu doğrudan kapatan bir engel yok. Günlük kapanışın 0,0110 dolar üzerinde gerçekleşmesi, yükselişin devamını netleştirir ve özellikle yatırımcı hissiyatı ve momentum artışıyla birlikte 0,0128 dolar seviyelerine kapı aralar. Ancak piyasa tam o seviyeye yaklaşırken tereddüt başlarsa, riskler de adeta çorap söküğü gibi artmaya başlayabilir. Satıcılar piyasaya döner ve yakın zamanda harcanan coin’ler ATH seviyesine yaklaşırken artış gösterirse, dikkatle izlenmesi gereken ilk seviye 0,0099 dolar. Bu seviyede son fiyat yapısı zayıflamaya başlıyor. Altına inilirse, mevcut kurulumdaki güven sarsılır. RAIN Fiyat Analizi: TradingView Fiyatın 0,0082–0,0081 dolar bandının altına sarkması, yeni oluşan sağ omuz ve baş formasyonunu geçersiz kılar. Böyle bir kırılım gerçekleşirse, 0,0068 dolara kadar derin bir düzeltme dalgası başlayabilir.

RAIN token yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesine (ATH) bu hafta ulaşır mı?

RAIN fiyatı son 30 günde neredeyse %40 yükseliyor ve çıkış yapısının sağlamlığını koruyor. Şu anda fiyat 0,0104 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor fakat artık asıl odak noktası bu seviye değil.

Aktif yükseliş yapısı, güncel seviyelerden %10’dan fazla yukarıda, 0,0110 dolar üzerinde yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesi (ATH) için işaret veriyor. Yukarı yön halen açık ancak zayıflayan momentum, iyimserliğin zirveye çıktığı noktada satıcıların piyasaya dönebileceğine işaret ediyor.

Yeni Tüm Zamanların En Yüksek Seviyesi Gerçek Hedef: Satıcı’lar Hâlâ Bekliyor

Aktif çıkış yapan ters omuz-baş-omuz formasyonu, 0,0110 dolar bölgesine yakın, mevcut fiyatların %10’dan fazla üzerinde yeni bir zirveye işaret ediyor. Trader’lar artık eski zirveye değil, bu hedeflenen seviyeye odaklanıyor. Şu anki fiyat durgunluğu kar alımlarıyla ilgili değil; RAIN bir sonraki yükseliş adımını atabilecek mi, asıl konu bu.

RAIN Breakout Structure: TradingView

Böyle analizlere mi ihtiyacınız var? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan hemen abone olabilirsiniz!

Zincir üstü veriler de bu görüşü destekliyor. Tüm yaş gruplarındaki token hareketini ölçen “spent coins age band” aktivitesi, genellikle satış ya da kar alma dönemlerini gösterir. Son birkaç günde bu aktivite adeta çöktü. 22 ocak’tan bu yana geçen yalnızca üç gün içerisinde, harcanan coin aktivitesi yaklaşık 104,8 milyon seviyesinden 25,4 milyona inerek %76’lık sert bir düşüş yaşadı.

Coin Activity Takes A Hit: Santiment

Bu sert düşüş, fiyatlar yükselmesine rağmen yatırımcıların token’larını hareket ettirmediğini ve kısa vadede olumlu bir görüntü çizdiğini gösteriyor. Yani dağıtım değil sabır hakim. Piyasa katılımcıları, beklenen yeni ATH denemesini görmek için beklemede kalıyor. Kısaca şu anda satıcılar kenara çekilmiş durumda ve 0,0110 dolar seviyesine doğru çıkış yolu açık kalmaya devam ediyor. Fakat ‘sessiz sakin akar suyu görünce’ dikkatli olmakta fayda var; işte bu sakin ortamda riskler birikmeye başlıyor.

Öngörülen Tüm Zamanların En Yüksek Seviyesinde Satıcı’lar Neden Geri Dönebilir?

İlk uyarı, orijinal çıkış yapısının altındaki formasyondan geliyor.

Ocak ayı başından beri RAIN yükselmeye devam ederken, ikincil bir ters omuz-baş-omuz formasyonu oluşmaya başladı. İlk yapıdan farklı olarak, bu yapının boyun çizgisi dik bir şekilde yukarı eğimli ve sağ omuzu, baş kısmından daha büyük. Bu görünüm devamını zorlaştırıyor. Bu yapının fiyat tahmini ise daha mütevazı: Yaklaşık %13–14 ve başarı için güçlü momentum gerekiyor.

Uzun vadeli momentumda ise aynı güç görülmüyor.

6 ocak ile 22 ocak arasında RAIN fiyatı daha yüksek bir zirve yaparken, Göreceli Güç Endeksi (RSI) daha düşük bir tepe oluşturdu. RSI, fiyat momentumunu son kazanç ve kayıpları karşılaştırarak ölçer. Fiyat yükselirken RSI zayıflarsa, bu alıcıların baskısının azaldığına işaret eder. Yani bu düşüş yönlü RSI ayrışması, ATH’ye gelinmeden önce görüldüğü için oldukça kritik bir uyarı niteliğinde.

New Pattern, Weak Momentum: TradingView

Bu endişeyi Para Akış Endeksi (MFI) daha da güçlendiriyor. MFI hem fiyat hem hacme dayanarak alım-satım baskısını ölçer. 6 ocak ile 24 ocak arasında RAIN fiyatı yatay veya hafifçe yükselirken, MFI aşağı yönde trend izliyor. Bu da, satış tarafı hâlâ pasif olmasına rağmen dipten alımların zayıfladığını gösteriyor.

Dip Buyers Are Weak: TradingView

Yani yüzeydeki çelişkiyi bu detay açıklıyor. Harcanan coin’lerde azalma, satıcıların beklemede olmasından; RSI ve MFI’daki zayıflama ise alıcıların güçlü şekilde piyasaya girmemesinden kaynaklanıyor.

Satıcıların kenara çekilmesiyle desteklenen yükselişler, kalıcı olmayabilir. Eğer RAIN fiyatı tahmini ATH bölgesine ulaşırsa, orta ölçekli bir kar satışı dengeleri anında değiştirebilir.

RAIN Fiyatında Takip Edilmesi Gereken Seviyeler

RAIN yine de yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesi yapabilir. Verilerde bu yolu doğrudan kapatan bir engel yok.

Günlük kapanışın 0,0110 dolar üzerinde gerçekleşmesi, yükselişin devamını netleştirir ve özellikle yatırımcı hissiyatı ve momentum artışıyla birlikte 0,0128 dolar seviyelerine kapı aralar.

Ancak piyasa tam o seviyeye yaklaşırken tereddüt başlarsa, riskler de adeta çorap söküğü gibi artmaya başlayabilir.

Satıcılar piyasaya döner ve yakın zamanda harcanan coin’ler ATH seviyesine yaklaşırken artış gösterirse, dikkatle izlenmesi gereken ilk seviye 0,0099 dolar. Bu seviyede son fiyat yapısı zayıflamaya başlıyor. Altına inilirse, mevcut kurulumdaki güven sarsılır.

RAIN Fiyat Analizi: TradingView

Fiyatın 0,0082–0,0081 dolar bandının altına sarkması, yeni oluşan sağ omuz ve baş formasyonunu geçersiz kılar. Böyle bir kırılım gerçekleşirse, 0,0068 dolara kadar derin bir düzeltme dalgası başlayabilir.
40 milyon Dolar’lık Kripto Para Soygunu: ABD’li Hükümet Yüklenicisinin Oğluna SuçlamaABD’de büyük bir kripto para skandalı gündeme oturuyor: Online dünyada “Lick” takma adıyla tanınan John Daghita, devletin el koyduğu adreslerden 40 milyon doların üzerinde kripto para çalmakla suçlanıyor. Bu olayın arkasında Daghita’nın babası bulunuyor. Babası, Virginia merkezli bir bilişim firması olan CMDSS’nin başında yer alıyor ve şirket 2024’te ABD Federal Polis Şefleri Servisi’ne (USMS) el konulan ve müsadere edilen kripto para varlıklarının yönetimi ile tasfiyesinde destek vermek için devlet sözleşmesi aldı. İddiaya Göre İçeriden Erişimle Devlet Düzeyinde Büyük Kripto Para Hırsızlığı İddialara göre, Daghita bu hırsızlığı babasının CMDSS’deki görevi sayesinde özel kripto adreslerine erişim elde ederek gerçekleştirdi. Olayın detayları henüz netleşmese de blockchain araştırmacısı ZachXBT, en az 23 milyon doların tek bir cüzdana aktarıldığını tespit etti. Söz konusu cüzdan 2024 ve 2025’in sonlarına yayılan, 90 milyon dolardan fazla olduğu tahmin edilen hırsızlıklarla doğrudan bağlantılı. Büyüyen skandal sonrası CMDSS, X (Twitter) ve LinkedIn hesaplarını sildi. Şirket aynı zamanda web sitesinden çalışan ve ekip bilgilerini de kaldırdı. ZachXBT’ye göre Daghita Telegram’da aktif kalmaya devam ediyor; çalınan varlıklarla övünüyor ve soruşturmayla bağlantılı adreslerle etkileşim kurmayı sürdürüyor. Ayrıca Daghita’nın, paylaşım sonrası NFT kullanıcı adlarını hızlıca Telegram hesabından kaldırdığı ve profil ismini değiştirdiği bildirildi. Bu da çalınan fonların izini sürmeyi daha da zorlaştırdı. Daghita Davası: Devlet Sözleşmeleri ve İçeriden Riskler CMDSS, devlet bilişim ihalelerinde küçük bir oyuncu değil. Yıllar içinde ABD Savunma Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı (DoJ) ile aktif sözleşmelerini sürdürdü. Bu da skandal ortaya çıkmadan önce Daghita’nın ne kadar hassas bilgiye ya da varlığa erişmiş olabileceğiyle ilgili endişeleri artırıyor. Analist’ler olası kayıpların boyutunun tam olarak anlaşılması için acil denetim ve şeffaflık çağrısı yapıyor. Bu olay, kripto para saklama süreçlerinde —devlet onaylı framework’ler’de bile— tekrarlayan bir zafiyete işaret ediyor. Gelişmiş denetim sistemleri bulunsa bile, insani bağlantılar ve içeriden erişimin büyük risk oluşturabileceği bir kez daha ortaya çıktı. Soruşturmacılar, iddia edilen hırsızlığın hem teknik hem de organizasyon boyutunu incelemeye devam ediyor. Yetkililer, CMDSS’nin operasyonel protokollerini inceleyerek şirketin devletle yaptığı sözleşmelerin değerli kripto varlıklara istemeden de olsa erişimi nasıl kolaylaştırmış olabileceğini araştırıyor. John Daghita’ya atfedilen bu hırsızlık olayı, son dönemde devlet tarafından yönetilen kripto para varlıklarında yaşanan en dikkat çekici güvenlik krizlerinden biri olarak kayıtlara geçiyor.

40 milyon Dolar’lık Kripto Para Soygunu: ABD’li Hükümet Yüklenicisinin Oğluna Suçlama

ABD’de büyük bir kripto para skandalı gündeme oturuyor: Online dünyada “Lick” takma adıyla tanınan John Daghita, devletin el koyduğu adreslerden 40 milyon doların üzerinde kripto para çalmakla suçlanıyor.

Bu olayın arkasında Daghita’nın babası bulunuyor. Babası, Virginia merkezli bir bilişim firması olan CMDSS’nin başında yer alıyor ve şirket 2024’te ABD Federal Polis Şefleri Servisi’ne (USMS) el konulan ve müsadere edilen kripto para varlıklarının yönetimi ile tasfiyesinde destek vermek için devlet sözleşmesi aldı.

İddiaya Göre İçeriden Erişimle Devlet Düzeyinde Büyük Kripto Para Hırsızlığı

İddialara göre, Daghita bu hırsızlığı babasının CMDSS’deki görevi sayesinde özel kripto adreslerine erişim elde ederek gerçekleştirdi.

Olayın detayları henüz netleşmese de blockchain araştırmacısı ZachXBT, en az 23 milyon doların tek bir cüzdana aktarıldığını tespit etti. Söz konusu cüzdan 2024 ve 2025’in sonlarına yayılan, 90 milyon dolardan fazla olduğu tahmin edilen hırsızlıklarla doğrudan bağlantılı.

Büyüyen skandal sonrası CMDSS, X (Twitter) ve LinkedIn hesaplarını sildi. Şirket aynı zamanda web sitesinden çalışan ve ekip bilgilerini de kaldırdı.

ZachXBT’ye göre Daghita Telegram’da aktif kalmaya devam ediyor; çalınan varlıklarla övünüyor ve soruşturmayla bağlantılı adreslerle etkileşim kurmayı sürdürüyor.

Ayrıca Daghita’nın, paylaşım sonrası NFT kullanıcı adlarını hızlıca Telegram hesabından kaldırdığı ve profil ismini değiştirdiği bildirildi. Bu da çalınan fonların izini sürmeyi daha da zorlaştırdı.

Daghita Davası: Devlet Sözleşmeleri ve İçeriden Riskler

CMDSS, devlet bilişim ihalelerinde küçük bir oyuncu değil. Yıllar içinde ABD Savunma Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı (DoJ) ile aktif sözleşmelerini sürdürdü. Bu da skandal ortaya çıkmadan önce Daghita’nın ne kadar hassas bilgiye ya da varlığa erişmiş olabileceğiyle ilgili endişeleri artırıyor.

Analist’ler olası kayıpların boyutunun tam olarak anlaşılması için acil denetim ve şeffaflık çağrısı yapıyor.

Bu olay, kripto para saklama süreçlerinde —devlet onaylı framework’ler’de bile— tekrarlayan bir zafiyete işaret ediyor.

Gelişmiş denetim sistemleri bulunsa bile, insani bağlantılar ve içeriden erişimin büyük risk oluşturabileceği bir kez daha ortaya çıktı.

Soruşturmacılar, iddia edilen hırsızlığın hem teknik hem de organizasyon boyutunu incelemeye devam ediyor. Yetkililer, CMDSS’nin operasyonel protokollerini inceleyerek şirketin devletle yaptığı sözleşmelerin değerli kripto varlıklara istemeden de olsa erişimi nasıl kolaylaştırmış olabileceğini araştırıyor.

John Daghita’ya atfedilen bu hırsızlık olayı, son dönemde devlet tarafından yönetilen kripto para varlıklarında yaşanan en dikkat çekici güvenlik krizlerinden biri olarak kayıtlara geçiyor.
Přihlaste se a prozkoumejte další obsah
Prohlédněte si nejnovější zprávy o kryptoměnách
⚡️ Zúčastněte se aktuálních diskuzí o kryptoměnách
💬 Komunikujte se svými oblíbenými tvůrci
👍 Užívejte si obsah, který vás zajímá
E-mail / telefonní číslo
Mapa stránek
Předvolby souborů cookie
Pravidla a podmínky platformy